Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Bilgi Gündem Cuma hutbesi konusu 2026: Cuma hutbesi konusu ne oldu?
        1

        Cuma hutbesinin konusu Diyanet İşleri tarafından yayımlandı. Ahilik, Anadolu'da esnaf ve sanatkârlar arasında dayanışmayı, meslek ahlakını, dürüstlüğü ve yardımlaşmayı esas alan önemli bir gelenek olarak biliniyor. Bu haftaki hutbede Ahilik anlayışının yalnızca ticari hayatla sınırlı olmadığı, toplum hayatında güzel ahlak ve güven duygusunun güçlendirilmesine de katkı sunduğu vurgulanacak. Cuma namazı öncesinde okunacak hutbede helal kazanç, kul hakkı, doğruluk ve güvenilirlik gibi konuların da öne çıkması bekleniyor. Peki, 18 Eylül Cuma hutbesinin konusu ne oldu ve Ahilik ahlakı ne anlama geliyor? İşte bu haftanın Cuma hutbesi konusu ve hutbede öne çıkan başlıklar...

        2

        18 EYLÜL CUMA HUTBESİ KONUSU NE OLDU?

        18 Eylül 2026 Cuma hutbesinin konusu Ahilik ahlakı oldu. Hutbede Ahilik geleneğinin ortaya koyduğu ahlaki ilkeler ve bu ilkelerin günümüzdeki önemi ele alınacak.

        Ahilik anlayışında mesleğini dürüst şekilde yapmak, müşteriye karşı güvenilir olmak, haksız kazançtan uzak durmak ve ihtiyaç sahiplerine destek olmak önemli değerler arasında yer alıyor. Bu kapsamda Cuma hutbesinde de güzel ahlakın bireysel ve toplumsal hayattaki yerine dikkat çekilecek.

        3

        AHİLİK NEDİR?

        Ahilik, Anadolu'da özellikle esnaf ve sanatkârlar arasında gelişen sosyal, ekonomik ve ahlaki bir teşkilatlanma geleneği olarak öne çıkıyor. Ahilik anlayışında meslek eğitimi ile ahlaki eğitim birlikte değerlendiriliyor.

        Ahilik ahlakı denildiğinde doğruluk, dürüstlük, güvenilirlik, cömertlik, yardımlaşma, dayanışma ve kul hakkına riayet gibi değerler öne çıkıyor. Bu nedenle Ahilik yalnızca ticaret yapan kişilerin değil, toplumun tamamının sosyal ve ahlaki hayatıyla ilişkilendiriliyor.

        4

        18 EYLÜL CUMA HUTBESİ TAM METNİ

        AHÎLİK AHLAKI

        Muhterem Müslümanlar!

        Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in doğumunu, “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla kutladığımız şu günlerde; onun gibi etrafına güven veren, elinden ve dilinden emin olunan bir insan olmamızın gerekliliğini toplumumuzla paylaşmaya gayret gösteriyoruz. Peygamber Efendimiz (s.a.s) ile özdeşleşen güvenilir ve emin olma erdemini yansıtmamız gereken alanlardan biri de ticaretimizdir.

        Aziz Müminler!

        Öncelikle şu hususu ifade edelim ki; hayatımızın her alanına yön veren ilahi ve nebevi ilkeler, ticaretimizde de bizlere rehberlik etmektedir. Dini, insani ve vicdani olan bu ilkeler; helal kazancın peşinden gitmek, dürüst ve güvenilir olmak, haksız rekabetten kaçınmak, adaleti, doğruluk ve dürüstlüğü ticarette hâkim kılmak, sözleşmelere riayet etmek gibi değerlerdir.

        Kıymetli Müslümanlar!

        Alicenap milletimiz; dinimizden, medeniyet ve örfümüzden aldığı ilhamla, Ahîlik gibi bir teşkilatı ihdas etmiştir. Bu teşkilat ile ticaret, zanaat ve ustalığı; ahlak, kanaat ve hayırlı insan yetiştirme anlayışıyla bir araya getirmiş, esnaf ve müşteri arasında kardeşlik köprüsü kurmuştur. Hatta kurduğu bu kardeşlik köprüsü öyle bir hal almıştır ki; nice insanın İslam’la şereflenmesine ve nice beldenin kılıçsız fethedilmesine zemin hazırlamıştır. Şanlı ecdadımız; “Halka hizmet, Hakk’a hizmettir!” şuuruyla hareket etmiş, nesillerini; “Eline, beline, diline sahip ol!” düsturuyla yetiştirmiştir.

        5

        Değerli Kardeşlerim!

        Üzülerek ifade edelim ki, kimi insanımız, maddiyatı her şeyin önüne geçirebiliyor; aldatmayı kurnazlık, kandırmayı başarı olarak görebiliyor. Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Bizi aldatan bizden değildir!” ikazı apaçık ortada dururken, dünyalık kazanç uğruna malının kusurunu gizlemeyi ustalık, gerçeği çarpıtmayı ise pazarlama tekniği sayabiliyor.

        Ey Esnaf Kardeşim!

        Ey Tüccar Kardeşim!

        Ey Zanaatkâr Kardeşim!

        İşte tam bu noktada bizlerden beklenen; Yüce Rabbimizin, “Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar, insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar” uyarısını dikkate almaktır. Bizlerden beklenen; günlük meşgalelere dalmadan Allah’a karşı kulluk görevlerimizi yerine getirmek, kul ve kamu hakkına riayet etmektir. Bizlerden beklenen, dinimizce haram görülen şeylerin ticaretini yapmaktan; rüşvet, faiz, karaborsacılık ve stokçuluk gibi gayr-ı meşru yollardan uzak durmaktır.

        6

        Aziz Müslümanlar!

        Kaynağını vahy-i ilahiden ve Efendimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesinden alan Ahîlik ilkelerini ticaretimize yansıttığımız ölçüde, toplumumuzda güveni, huzur, barış ve adaleti daha da güçlü hale getireceğimizi hatırlatıyor; hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz: “Satarken, satın alırken, alacağını talep ederken hoşgörülü davranıp kolaylık gösteren kimseye Allah rahmetiyle muamele eylesin.”

        ÖNERİLEN VİDEO
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ