Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Teknoloji Uygulama Dijital Ürün Pasaportu’na entegrasyon - Teknoloji Haberleri

        Türkiye’de üretilip satışa sunulan veya yurtdışından ithal edilen ticari ürünlerin iç pazarda kolaylıkla dolaşımının sağlanması ya da ihracat amacıyla farklı ülkelere gönderilen ürünlerin takibinin yapılabilmesi barkod hizmetiyle gerçekleşirken bu teknoloji artık karekoda dönüşüyor. Bu dönüşüm ise satın alınan ürünlerin seri numarasına, hammadde bilgilerinden varsa karbon emisyon ölçümüne kadar pek çok bilgiyi tek bir kodun içine gömebilme imkânı sunacağı belirtiliyor.

        HER GÜN 10 MİLYAR KEZ TARANIYOR

        Perakende, tekstil, ilaç, kozmetik, hızlı tüketim malları, elektrikli ev aletleri ve daha birçok sektöre yönelik olarak birçok farklı hizmet sunduklarını dile getiren GS1 Türkiye Genel Müdürü Elif Bilgehan Müftüoğlu, “1960’ları gösteren filmlerde market çalışanlarının etiket tabancası taşıdığını görürdük. Bu tabancanın oluşturduğu külfeti kaldırma fikri, GS1’in hikâyesini başlatıyor. İlk kez 1974’te GS1 ürün numarası taşıyan sakız paketi kasada taranıyor ve bu tarama, modern alışveriş deneyiminin başlangıcı oluyor. GS1 (GlobalStandartlar1), 1973’te Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulan Evrensel Ürün Kodlama ile 1977’de Belçika’da kurulan Avrupa Mal Numaralandırma Örgütü’nün 2005’te birleşmesiyle oluşan, 117 ülkede faaliyet gösteren bir oluşum… Ülkemizde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde 1988’de Milli Mal Numaralandırma Merkezi kuruluyor, sonrasında 2015’te GS1 Türkiye ismini alıp, 2017’den itibaren TOBB’un kurucusu olduğu vakıf tüzel kişiliği altında faaliyet gösteriyor. Bugün herhangi bir mağazadaki raflarda bulunan ürünlerin %99’unda barkodlarımız bulunuyor. Bu barkod numaraları, dünyada her gün 10 milyar kez taranıyor, yani 10 milyar kez kasalarda bip sesi duyuluyor” şeklinde konuştu.

        AŞILAR NUMARALAR SAYESİNDE TAKİP EDİLDİ

        Barkodların taranması ile satın alınan malın stoktan düştüğünü, stoğu azalan malın ise sistemde kayıtlı minimum sipariş miktarına göre otomatik olarak sipariş edildiğini belirten Müftüoğlu, “Üretici-dağıtıcı-satıcı sistemlerinde bu numara üzerinden veri alışverişi yapıldığında stok, sipariş, sevkiyat süreçlerinin yönetimi daha etkin bir şekilde yapılıyor, ürünün dünyanın herhangi bir yerinde kime ait olduğunun bilinmesi ve ürün hakkında bilgi paylaşılması sağlanıyor. Örneğin Koronavirüs aşılarının yapıldığı dönemde bir Türkiye haritası üzerinde anlık olarak hangi ilde kaç kişiye aşı vurulduğu; Sağlık Bakanlığımızın kurup yönettiği sistemde GS1 numaralarının kullanılması sayesinde takip edildi. Adli tıp çalışmalarında; kalp pili ya da implant numaralarından maktullerin kimliği belirlenebiliyor. Eczanelerden ilaç alırken daha önce ne zaman aldınız, ne zaman yazdırabilirsin gibi bilgiler de GS1 numaralarıyla takip ediliyor. Bu sistemi, tüm sektörlere yaymak istiyoruz, ilgili kamu kurumlarına da ücretsiz destek vermeye hazırız” dedi.

        "KAREKOD İLE ÜRÜNÜN GEÇMİŞİNİ GÖREBİLECEĞİZ"

        “Ürün Verisi Yakalama hizmetinin devamı olarak 2027’de KareKod’a geçeceğiz” diyen GS1 Türkiye Genel Müdürü Elif Bilgehan Müftüoğlu, “Dönüşümle birlikte ambalaj üzerindeki bilginin yanı sıra üretim bilgilerinden seri numarasına, hammadde bilgilerinden varsa karbon emisyon ölçümüne kadar pek çok bilgiyi tek bir kodun içine gömebileceğiz. Dönüşümün temelinde tüketici güveni, gıda arzı yönetimi ve döngüsel ekonomi konseptlerinin getirdiği talepleri karşılamak yer alıyor. Böylelikle sektörlerin dijital dönüşümünü bir 50 sene daha güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Karekoda geçiş, 2024 – 2030 arası farklı yönetmeliklerle devreye girecek olan Avrupa Birliği Dijital Ürün Pasaportu regülasyonuna uyumu da sağlayacak. Bu pasaportta karbon emisyonundan tutun da ne kadar su kullanıldı, ürün nerede nasıl üretildi, çocuk işçi çalıştırıldı mı gibi ürüne ait pek çok bilginin yer alması gerekecek" şeklinde konuştu.

        ÖNERİLEN VİDEO
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ