Doğuda bir yıldız parlıyor
Karabağ zaferinin ardından bölgeyi kalkındırmak için kolları sıvayan Azerbaycan, Karabağ'da modern evlerin yanı sıra fabrikalar da inşa ediyor. Mayınların temizlenmesinin ardından sırada tarımsal üretim ve zengin yeraltı kaynakları var. Savaşın yeni sona ermesine ve yaşadığı acılara rağmen Azerbaycan bölgesel barışı Türkiye ile birlikte önceliklendirirken Zengezur Koridoru, yeni ticaret ve enerji yolları ve Türk dünyasının entegrasyonu ile bölgedeki dengeleri Türkiye ile birlikte değiştiriyor. Üstelik bunları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev'in söylemi ile işin içinde Türkiye varken asla müzakere etmeyerek yapıyor.
Türkiye Azerbaycan Dostluk ve İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından düzenlenen “Barışın Coğrafyası Karabağ. Güney Kafkasya'da İmar, İstikrar ve Bölgesel İşbirliği" programı çerçevesinde bir grup gazeteci ile birlikte Azerbaycan'ı ziyaret ettik. Ziyaret kapsamında 30 yıl işgal altında kalan Karabağ'ın yeniden ayağa kaldırılmaya çalışılan şehirlerini, buradaki olağanüstü kalkınma faaliyetlerini görme fırsatı bulurken Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hacıyev'in yaklaşık 3 saat süren bilgilendirme sohbeti bölgenin Türkiye ve Azerbaycan lehine artık eski Güney Kafkasya olmaktan çıkmaya başladığını ortaya koydu.
Hacıyev, bölgede Türkiye ile Azerbaycan'ın ortak bir strateji ile güçlendiğini gören diğer büyük ülkelerin bu kardeşliği bozmak için kaşıdıkları iki konu olan İran-ABD savaşı ve İsrail-Filistin sorununa ilişkin söylediği şu cümleler bu girişimleri boşa çıkarıyor: "Azerbaycan dış politikasında, iç politikasında ve devlet düşüncesinde bir numaralı konu Türkiye’dir. Türkiye söz konusu olduğunda bu bizim için bir müzakere meselesi değildir. Türkiye’nin çıkarlarına, kimden gelirse gelsin zarar verebilecek herhangi bir konu varsa Azerbaycan’ın orada ilkeli bir tutumu vardır."
Hacıyev kısaca Filistin ve Gazze'de Türkiye ne diyorsa Azerbaycan'ın da aynı şeyi söylediğini ve insani yardımdan da geri kalmadıklarını anlattı. Doğu Kudüs’ün başkent olduğu bağımsız bir Filistin devletinin kurulması yaklaşımının esas olduğunu söyleyen Hacıyev, İran konusunda da bölgede barışı arzuladıklarını, Azerbaycan üzerinden bu ülkeye başka ülkelerin saldırmasına asla izin verilemeyeceği, fiziki olarak da bunun mümkün olamayacağını ifade etti.
SOCAR'A SALDIRILARIN AMACI TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİ BOZMAK
Hacıyev, Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR'ın Azerbaycan ve Türkiye'nin ortak şirketi olduğunu, şirketin şimdiye kadar Türkiye'ye 20 milyar dolar yatırım yaptığını ve yatırımlarına devam edeceğini de belirtti. SOCAR'a yönelik iddiaların amacının Türkiye ile Azerbaycan'ın arasını bozmak olduğunu ifade eden Hacıyev, "Bu durum bizim kalbimizi incitiyor. Propaganda yapanlar Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın düşmanlarıdır, vatan hainidir" dedi.
Hacıyev'in barış süreci ve bölgenin yeni durumuyla ilgili verdiği bilgi ve çizdiği resim ise bölgede jeopolitik gerçekliğin artık farklı olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye ve Azerbaycan'ın önce enerji hatları ardından Bakü-Tiflis-Kars gibi ticaret yolları oluşturulması ve son olarak işgal altındaki toprakların kurtarılmasının ardından oluşan yeni jeopolitik durum Türkiye ve Azerbaycan'ın elini oldukça güçlendirmiş durumda. Ortak stratejik hareket ile bundan sonraki barış süreci de savaşın ardından hızla başlayan imar faaliyetleri, Zengezur başta olmak üzere yeni yollar ve üretim merkezleri ile oldukça önem kazanıyor.
Hacıyev'in "Ermenistan kendi gelişimi için Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkilerin ne kadar önemli olduğunu kabul etmiş durumda" sözü yeni dönemde Ermenistan'ın Türkiye ve Azerbaycan karşıtı cepheden koparılması ile üç ülke lehine farklı bir yapının oluşacağının işaretlerini veriyor.
MADE İN KARABAĞ
Zengezur elbette bu stratejide önemli yer tutuyor ancak Azarbaycan'ın Türk şirketleri eliyle inşa ettiği yeni yollar ve modern konutlar bu strateji doğrultusunda hızlı adımlar atıldığını kanıtlıyor.
Özellikle Ağdam'da konut faaliyeti hızlı sürüyor. Bu şehirde ziyaret ettiğimiz kompleks 13 hektarlık alana yayılıyor, 60'ı konut olmak üzere toplam 66 binadan ve 1268 daireden oluşuyor. Komplekse bugüne kadar 814 ailenin yerleştirilmiş. Konutların inşaasının ardından Karabağ'ın tüm şehirlerine 60 bin kişi taşınmış durumda.
Geri dönüş süreci ve yeni konut alanlarının inşaası aşamalı olarak sürüyor. Henkendi, Şuşa ve Laçin'de de modern konut yapımı hızla devam ediyor.
İşgalden yeni kurtarılan Ağdam'da üretime başlayan iş ayakkabıları ve duvar kağıdı fabrikaları yapılaşmanın artık üretim merkezleri ile de destekleneceğini gösteriyor. Ağdam Sanayi Kompleski'nde iş ayakkabıları üreten Bafco şirketi ürettiği ayakkabıları Made in Karabağ damgası ile ihraç etmeye başlamış bile. Mister Decor ise ürettiği duvar kağıtlarını Türkiye ve diğer ülkelere ihraç ediyor. Sanayi merkezinde bir de dev sigara fabrikası üretime başlamış. Diğer yatırımlar da hızla sürüyor. Bölgede yapılan yatırımlar için 10 yıl Kurumlar Vergisi ististası, faizsiz kredi, kademeli olarak çalışanların gelir vergisi, enerji muafiyeti ve ihracata büyük destek var. Bölgeden Türkiye'ye yapılan ihracatta şirketler gümrük vergisi de ödemiyor.
TARIM VE YERALTI ZENGİNLİKLERİ SIRADA
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, bölgede 20 HES, güneş enerjisi yatırımları yapıldığı bilgisini verirken bundan sonraki süreçte büyük bir potansiyel barındıran tarımsal üretim ve çok zengin mineral ve yeraltı kaynaklarına yönelecekleri bilgisini veriyor. Tabi önce bölgenin Ermeniler'in döşediği binlerce mayından kurtulması gerekiyor. Öyle ki Azerbaycan topraklarını yüzde 13'ü şu anda mayınlı. Azarbaycan'ın mayın temizleme çalışmaları ise hızla sürüyor.