Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya Bakan Fidan'dan Mısır'a ziyaret

        Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından yapılan açıklamada, Fidan'ın, Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Reşad'ı ziyaret ettiği bildirildi.

        Bakan Fidan ayrıca, Mısır Dışişleri, Göç ve Yurtdışı Mısırlılar Bakanı Bedir Abdülati ile El Alameyn'de görüştü.

        Bakan Fidan gün içerisinde Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi ile de bir araya geldi.

        "TÜRKİYE-MISIR İLİŞKİLERİ MÜKEMMEL SEVİYEDE"

        Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye ve Mısır ilişkileri sayın cumhurbaşkanlarımız liderliklerinde mükemmel seviyede seyretmektedir." dedi.

        Fidan, Mısır ziyareti kapsamında, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

        Yakın zamanda Libya'ya yaptığı ziyareti anımsatan Fidan, bu ülkeyle ilgili vizyonlarının örtüştüğünü söyledi.

        Fidan, Libya'da ilgili taraflarla bir araya geldiğini, uzun görüşmeler yaptığını belirterek "Türkiye ve Mısır, Libya'nın birliği, bütünlüğü, egemenliği, bölünmezliği konusunda ortak düşünüyorlar." ifadesini kullandı.

        Bu ortak düşünceyi ortak harekete dönüştürme konusunda karar alındığını aktaran Fidan, Libya'nın birliğinin, bütünlüğünün, egemenliğinin sadece Libyalılar için değil, tüm bölge için fevkalade önemli olduğunu vurguladı.

        Fidan, Mısırlı mevkidaşıyla Sudan'daki konuların da ele alındığını söyleyerek, sorunların çözülmesi için arayış içinde olduklarını dile getirdi.

        Gazze

        Görüşmede, Gazze'de yaşanan dramın ve buna nasıl çözüm bulunabileceğinin ele alındığını aktaran Fidan, "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu ve ekibinin giderek daha da insanlık onurunu ayaklar altına alan politikaları tırmandırdığını ve adeta tüm uluslararası toplumu provoke eden bir tutum içerisinde olduğunu görüyoruz." dedi.

        Fidan, "Bu sorun sadece Gazze'yi, Orta Doğu'yu ve bölgeyi ilgilendiren bir sorun değil bütün uluslararası toplumu ilgilendiren bir güvenlik sorunu haline dönmüştür Netanyahu ve arkadaşlarının izlediği tahrik edici, provoke edici, insanlık onurunu ayaklar altına alan politika." diye konuştu.

        Bölge ülkeleri olarak, uluslararası toplumla birlikte neler yapılabileceği konusunun ele alındığını belirten Fidan, "Daha ciddi tedbirlerin alınması konusunda mutabık kaldık. Özellikle insanların ulaştırılması, Filistinlilerin hedef alınarak öldürülmesinin önüne geçilmesi, Gazze Barış Planı'nın maddelerine riayet edilmesi konusunda görüşlerimizi gözden geçirdik tekrar ve kararlılığımızı vurguladık." ifadelerini kullandı.

        Türkiye-Mısır ilişkileri

        Bakan Fidan, 29 Temmuz'da Dimyat Limanı'nda iki LNG gemisini hedef alan saldırı nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ileterek, saldırıyı şiddetle kınadığını ifade etti.

        Bu saldırının ardından, Mısır'ın sergilediği sorumlu politikayla, bir kez daha bölgede barışı ve huzuru destekleyen ülkelerden biri olduğunu gösterdiğini söyleyen Fidan, Türkiye-Mısır arasındaki ikili ilişkilere değindi.

        Fidan, "Türkiye ve Mısır ilişkileri sayın cumhurbaşkanlarımız liderliklerinde mükemmel seviyede seyretmektedir." diyerek, kardeşlik hukuku çerçevesinde karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde işbirliğini derinleştirmek için var güçle çalışıldığını kaydetti.

        Bakan Fidan, "Türkiye-Mısır ilişkileri, tüm bölgenin refah ve istikrarına katkı sağlayacak biçimde ilerlemektedir." dedi.

        Mısırlı mevkidaşına nazik ev sahipliği dolayısıyla teşekkürlerini sunan Fidan, Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubu'nun ikinci toplantısını yapmak üzere Mısır'da bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

        Fidan, Trabzonspor'a transfer olan Mısırlı futbolcu Muhammed Salah'a Türkiye'de gösterilen ilgiye işaret ederek, Salah'a Türkiye'de gösterilen ilginin takip edildiğini söyledi.

        Bakan Fidan, "Adeta Türk halkı ile Mısır halkı bu vesileyle kucaklaştı. Bu durumdan büyük memnuniyet duyuyoruz." ifadesini kullandı.

        Abdulati ile Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubunun ikinci toplantısına beraber eş başkanlık yaptıklarını hatırlatan Fidan, "Ülkemizden, çeşitli devlet kurumlarımızdan, bakanlıklarımızdan, teşkilatlarımızdan temsilcilerimiz, mesai arkadaşlarımız vardı. Ticaret Bakanlığından, Enerji Bakanlığından, AFAD'tan ve diğer kurumlardan katılımcılarımız vardı. Nitekim Mısırlı meslektaşlarıyla dün gün boyu yaptıkları görüşmeleri, bugün hep beraber bir araya gelerek biz eş başkanlar olarak tekrar gözden geçirdik." diye konuştu.

        15 milyar dolar ticaret hacmi hedefi

        Fidan, alınması gereken ortak kararları aldıklarını vurgulayarak, 2028'de ev sahipliği yapacakları yüksek düzeyli stratejik işbirliğine yönelik toplantıya ilişkin yol haritasını bu vesileyle tekrar değerlendirdiklerini söyledi.

        Toplantının özellikle ekonomik ve ticari ilişkiler bakımından fevkalade önemli olduğu değerlendirmesini yapan Fidan, "İnşallah 15 milyar dolar ticaret hacmi hedefine de ulaşacağız." dedi.

        Fidan, bu amaçla Mısır Yatırım ve Dış Ticaret Bakanı Muhammed Ferih Salih ile Serbest Ticaret Anlaşması'nı tadil eden bir kararı da beraber imzaladıkları bilgisini verdi.

        "Böylece iş insanlarımızın çok daha rahat koşullarda faaliyet göstermelerine imkan sağlamayı hedefliyoruz." diyen Fidan, Mısır'la ilişkilerin ilerletilmek istendiği konulardan birinin de bağlantısallık olduğunu belirtti.

        Fidan, "Geçtiğimiz sene, bazı Afrika ülkeleriyle birlikte bağlantısallığın güçlendirilmesi alanında işbirliği mutabakat zaptı imzalamıştık hatırlarsanız. Az önce değerli kardeşim Sayın Abdulati'nin imzasıyla Mısır da bu mutabakata katılmış oldu. Bu adımın, ülkelerimiz ve Afrika kıtası için hayırlı olmasını diliyoruz." ifadelerini kullandı.

        Türkiye-Mısır ilişkisinin tüm boyutlarında çalışmaların eş güdüm içinde devam ettiğine ve karşılıklı ziyaretler ile müşterek tatbikatlarla askeri alandaki ilişkilerin de giderek daha kapsamlı bir nitelik kazandığına vurgu yapan Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:

        "Biz Türkiye olarak, Doğu Akdeniz'de kamplaşma ve çatışma yerine uzlaşı ve işbirliğini önceleyen bölgesel politikalar izlenmesinden yanayız. Bu kapsamda Doğu Akdeniz'de uzun kıyı şeridine sahip iki ülke olan Türkiye ile Mısır'ın denizcilik alanındaki ilişkilerinin her iki ülkenin de menfaatine olacak şekilde geliştirilmesini arzu ediyoruz."

        Mısırlı mevkidaşı ile bölgesel meseleleri de ayrıntılı şekilde ele alma imkanları olduğunu aktaran Fidan, "Türkiye-Mısır ilişkileri, tüm bölgenin refah ve istikrarına katkı sağlayacak biçimde ilerlemektedir." dedi.

        Fidan, üzerinde çalışılan konuların hemen hemen hepsinde Türkiye ve Mısır olarak ortak anlayışla beraber hareket ettiklerini söyledi.

        Gazze meselesinde de çok yakından çalıştıklarına dikkati çeken Fidan, Filistin meselesinin Batı Şeria ve Kudüs alanındaki boyutlarıyla ilgili beraber çalışıldığı mesajını verdi.

        Fidan, Gazze'ye ilişkin barış planında Ankara-Kahire koordinasyonunun en üst düzeyde devam ettiğinin altını çizerek, Gazze'ye yönelik insani yardımlarla ilgili de çabaların sürdüğünü söyledi.

        Abdulati ile Sudan'daki konuları da ele aldıklarını aktaran Fidan, "Sudan'daki çatışmaların bir an önce durması, orada da sivil halkın artık yaşadığı sıkıntıların hafifletilmesi, normal hayata dönülmesi için neler yapabiliriz? Uluslararası toplumla, bölgesel ortaklarla ne türden işbirlikleri içerisinde oluruz? Bunun arayışı içerisindeyiz." diye konuştu.

        Fidan, bölgesel sahiplenme anlayışıyla bölgedeki diğer sorunlara çözümler için arayışta olunduğuna işaret ederek, özellikle Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yapılan saldırıların bölgedeki seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye soktuğunu anlattı.

        Türkiye-Mısır ilişkileri

        Fidan, Türkiye ve Mısır’ın tarihin ve coğrafyanın kendilerine yüklediği sorumluluğun bilinciyle hareket eden iki büyük devlet olduğunun artık hem bölge hem uluslararası toplum tarafından görüldüğünün altını çizdi.

        İki ülke arasındaki ilişkilere dikkati çeken Fidan, şu ifadeleri kullandı:

        "Bütün alanlarda, özellikle ticaret, güvenlik, savunma, enerji, denizcilik, ulaştırma, bağlantısallık ve bölgesel diğer işbirliği alanları başta olmak üzere, bütün işbirliği alanlarında ilişkimizi en ileri seviyeye çıkarmaya çalışmaya devam edeceğiz. Bunun için kurumlarımızla gereken koordinasyonu Ortak Planlama Grubu'nun eş başkanları olarak beraber yapmaktayız."

        Fidan, Mısırlı mevkidaşıyla yaptığı görüşmenin verimli geçtiğinin altını çizdi.

        "Mısır, bizim doğal ortağımız, inşallah yakında resmi ortağımız da olur"

        "(Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın) Mekke İttifakı, tabiatı itibarıyla bizim bölgemiz için tarihi bir an olmuştur." diyen Fidan, uzun yıllardır bölgede olan politikaların dışarıdan beklenen birtakım kurtarıcılar yoluyla çözülmesi gibi bir durumun hasıl olduğunu belirtti.

        Fidan, ittifakla, bölge ülkelerinin artık bir araya gelerek bölgesel sahiplenme, işbirliği ruhuyla, kendi sorunlarına kendi sahip çıkmasının ve bölgenin sorunlarını kendi çözmesinin bu noktada kendileri için başlangıç noktası olduğunu söyledi.

        Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bölgedeki liderlerle uzun yıllardır sürdürdüğü dostluk ilişkileri, gözlemlediği olaylar ve yürüttüğü çalışmaların kendileri için ortaya çıkardığı sonuca vurgu yapan Fidan, "Biz bölge ülkeleri olarak kendimiz, meselelerimizi sahiplenmezsek başkalarının bizim adımıza herhangi bir soruna çözüm getirmesini beklememiz en hafif tabiriyle saflık, naiflik olacak." dedi.

        Fidan, son 3 yıldır Mısır başta olmak üzere bölgedeki belli başlı kardeş ülkelerle yaptıkları bütün görüşmelerde bu konudaki düşünce birliğini, kavram birliğini oluşturduklarına dikkati çekti.

        "Bölgesel sorunlarda da görüldüğü üzere Libya, Sudan, Filistin, Afrika'daki diğer konular başta olmak üzere birçok konuda aslında beraber hareket ediyoruz." diyen Fidan, savunma teşkilatları ve savunma sanayilerinin muazzam işbirliği içerisinde olduğunu dile getirdi.

        Fidan, adını koymadan bölgesel sahiplenmeye, bölgesel işbirliğine yeni bir ruhla, yeni bir vizyonla çok önceden başladıklarını belirterek, bunun yapısallaştırılması gerektiğini söyledi.

        Dışişleri Bakanı Fidan, şöyle devam etti:

        "Mekke'de üç ülke tarafından atılan bu temel gerçekten liderlerimizin ortaya koyduğu tarihi bir inisiyatif olmuştur. Bu noktada tabii ki biz, Mısırlı kardeşlerimizle bu meseleyi en başından itibaren konuşuyoruz. Çok yakından istişare ediyoruz. Bölgede attığımız gerek güvenlik gerek siyasi gerek ekonomik konuların hepsinde istişare ettiğimiz kardeş ülkelerden biridir Mısır. Bu konu, bizim için önemli. Tabii ki onlar kendileri de ifade ettiler. Bunu şu anda belli bir detayla değerlendiriyorlar. Ama yani Mısır, bizim doğal ortağımız. İnşallah yakında resmi ortağımız da olur."

        Dörtlü grubun çalışmalarına hız kesmeden devam ettiğini aktaran Fidan, bunun kendileri için son derece kıymetli ve değerli bir platform olduğunu, burada gayriresmi şekilde hem aralarındaki ilişkileri hem bölgesel sorunları çok seri şekilde liderler adına konuşup, görüştüklerini dile getirdi.

        "Bu ittifak hiç kimseye karşı değil"

        Fidan, söz konusu platform ile gerekirse diğer ülkelere buradan çıkan görüşleri ilettiklerini, bölge dışı diğer oluşumlara da mesajlarını paylaştıklarını aktardı.

        "Bu ittifak, hiç kimseye karşı değil. Sadece birbirimize olan güvenlik, egemenlik ve refah taahhüdünün altını çizmek ve bölgesel sorunları sahiplenmeyi artırmak." diyen Fidan, şunları kaydetti:

        "Bölgede başka ittifaklar bizlere karşı oluyor mu? Oluyor. Yani biz, Mekke İttifakı'nı imzalamadan önce biliyorsunuz İsrail, Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan bir araya gelip, Akdeniz'de bir güvenlik ittifakı kurdular. Bu aslında kimsenin şu anda altını çizip gündeme getirdiği bir durum olmadı. Ama hepimiz biliyoruz bu ittifakın hedefinin ne olduğunu. Akdeniz'in kuzeyinde Türkiye, güneyinde Mısır var. Ortasına bir çizgi çeken bir ittifak var. Bu ittifakın amacı belli, nereye gittiği de belli. Ama bizim ittifakımız onların tersine herhangi bir ülkeye değil, tamamıyla kendimiz için bir işbirliği düzlemi, meselelere sahip çıkma ve caydırıcılık oluşturma ile alakalı bir konu."

        Fidan, bölgenin savaşlarla, işgallerle, iç çatışmalarla çok uzun yıllar kaybettiğine dikkati çekerek, yakalamaları gereken büyük bir açığın olduğunu söyledi.

        "Özellikle kalkınma, ekonomik gelişme ve fakirliğin giderilmesi, teknolojiyle ilgili yatırımların yapılması adına bölgedeki ülkelerin yapması gereken çok şey var. Bunun için ilk önce güvenlik istikrarına ihtiyaç var. Onun için bu güvenlik platformu önemli, dolayısıyla bundan başladık." diyen Fidan, bunun arkasından ekonomik entegrasyon, teknolojik atılımlar, büyük yatırımlar, bağlantısallık projelerinin ışık hızıyla geleceğini bildirdi.

        Fidan, Gazze Barış Planı’nın uygulanması için Türkiye, Mısır ve Katar’ın ABD ile arabuluculuk faaliyetlerini büyük bir iyi niyetle, gayretle sürdürdüğünü vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

        "Birçok imkansız denen problemli alanı, müzakere teknikleri neticesinde çok şükür açtık. Burada gerçekten Filistin tarafının büyük bir fedakarlıkta birçok şeyi kabul ettiğini gördük. Her aşamasında, Netanyahu ve arkadaşlarının aslında bu barış anlaşmasıyla bir alakalarının olmadıklarını, böyle bir niyetlerinin olmadığını defaatle görüyoruz."

        Gazze'de barış planının uygulanmasının, bu noktada kritik bir aşamaya evrildiğini, bunun ABD başta olmak üzere Barış Kurulu'nun diğer üyelerine iletildiğini belirten Fidan, şunları kaydetti:

        "İkinci aşamaya geçişte, Filistin tarafının taahhütlerini tutmasına rağmen İsrail'in bundan sonra adım atmaması, biz diğer arabulucuları ortaklaşa bir radikal adım atmaya itebilir bu süreçle alakalı. Bu konuda Amerika'nın İsrail'e yönelik gerekli baskıyı tabii ki uygulamasını bekliyoruz. Yoksa Türkiye, Katar ve Mısır olarak bu konuda atmamız gereken tabii ki radikal adımlar olacak. Bu bizim milletimize ve Filistinlilere karşı bir borcumuz."

        Fidan, Filistin’in üzerine düşen görevleri yapmasına rağmen İsrail'in hiçbir şekilde niyet değiştirmemesinin kabul edilebilir bir durum olmadığının altını çizdi.

        Uluslararası toplumun ve diğer ülkelerin, Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere uluslararası teşkilatların da buna son derece hassas ve duyarlı olduğunun bilindiğini söyleyen Fidan, "Ama Körfez'de devam eden bu boğaz meselesinden dolayı insanların, ülkelerin dikkati şu anda orada. Bunun biter bitmez diğer ülkelerin de buraya var gücüyle yükleneceğinden eminim. Netanyahu'nun İsrail'i giderek bir uluslararası izolasyona mahkum ettiğini artık görmemek mümkün değil." diye konuştu.

        Bu baskının bir an önce artırılması ve Netanyahu'nun takip ettiği bu "çılgın" projelerden vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, İsrail’in amacının Gazze'den Filistinlileri sürmek, mümkünse Gazze'de Filistinli bırakmamak olduğunu söyledi.

        Bakan Fidan, şu ifadeleri kullandı:

        "Biz Barış Kurulu'na katılırken, Mısır ve diğer ülkelerle beraber diplomatik ve barışçıl yollarla bu çılgın planın önüne geçmeyi hedefledik. Birinci aşamasında; soykırımın durdurulması vardı. Çok şükür, hep beraber bunda başarılı olduk. Uluslararası toplum olarak başta bölge ülkelerinin ortaya koyduğu ortak çaba ve kavga ve mücadele ile soykırımı belli ölçüde durdurduk, her ne kadar insani yardımlarda istediğimiz miktar görünmese de."

        Sudan'la ilgili mevkidaşıyla görüştüğünü aktaran Fidan, savaşın durdurulmasının ve tarafların diyalog yoluyla sorunların çözülmesinin önemli olduğunu vurguladı.

        Fidan, bunun kolay olmadığının altını çizerek, ABD'nin ve bölge ülkelerinin ortaya koyduğu çabalar olduğunu anlattı.

        Sudan'ın Mısır'a sınır komşusu olması nedeniyle Mısır'ın güvenliği ve ekonomisi için doğrudan tehdit oluşturduğunu aktaran Fidan, şunları kaydetti:

        "Mısır'da, Sudan'dan gelen mülteciler var, biz bunu Suriye'de yaşadık. Bir sınır ülkesi, diğer tarafta olan çatışma, size mülteci ve güvenlik tehditleri olarak geri dönüyor. Ama biz, büyük bir sabırla elimizden geleni yaptık. Burada da Mısırlı kardeşlerimizin, Sudanlı kardeşlerimize sahip çıktıklarını görüyoruz. Ama aynı zamanda iç savaşın da bitmesi için ellerinden gelen bütün çabayı ortaya koyduklarını görüyoruz. Biz Mısır'la, Suudi Arabistan'la ve diğer bölgesel ülkelerle bu konuda aynı durumda çalışıyoruz. Çalışmaya da devam edeceğiz."

        "TÜRKİYE VE MISIR İLİŞKİLERİ GÜÇLÜ TEMELLERE DAYANIYOR"

        Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, "Türkiye ve Mısır ilişkileri hakikaten güçlü temellere dayanıyor." dedi.

        Abdulati, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile El Alameyn kentinde yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısında konuştu.

        Mısırlı Bakan, "Bölgede birçok zorluklarla karşı karşıyayız, bu göz önüne alındığında sürekli istişare içinde olmalıyız. Bugün Sayın Fidan ile yapıcı görüşmeler gerçekleştirdik ve üst düzey yetkililer de bu toplantılara katıldı. İlişkilerimizi ilerletmek için siyasi irade de mevcut." diye konuştu.

        İki ülke arasında ilişkilerin ilerletileceğini ve özel sektördeki koordinasyonun geliştirileceğini düşündüğünü ifade eden Abdulati, iki ülke arasındaki koordinasyonun "dünyaya da örnek" olacağını vurguladı.

        Abdulati, "Türkiye ve Mısır ilişkileri hakikaten güçlü temellere dayanıyor." ifadesini kullandı.

        Suriye konusuna da değinen Abdulati, "(Bakan Fidan ile yaptığımız görüşmede) İsrail’in Suriye’nin egemenliğine yönelik bütün saldırılarına karşı olduğumuzu ve bunları kınadığımızı ifade ettik." dedi

        Sudan konusunda Abdulati, "(Türkiye ile) Sudan’ın toprak bütünlüğünü destekleme ve bölünmeyi kesin şekilde reddetme hususunda tam olarak mutabıkız." ifadelerini kullandı.

        "İSRAİL'İN YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMESİ GEREKİYOR"

        Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasının uygulanmasına çelme takacak her türlü girişime karşı olduklarını belirterek, "Gazze'deki Filistinli gruplar, silahların teslim edilmesi, siyasi sürece başlanması konusunda sorumlu davrandı. İsrail'in de yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekiyor." dedi.

        Mısırlı Bakan, bölgede birçok zorlukla karşı karşıya olduklarını dile getirerek, bu durum göz önüne alındığında sürekli istişare içinde olunması gerektiğini belirti.

        Bakan Fidan ile yapıcı görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Abdulati, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin ilerletilmesi için siyasi bir iradenin mevcut olduğunu ifade etti.

        Abdulati, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin yanı sıra, kendisi ile Bakan Fidan'ın eş başkanlığını yaptığı Ortak Planlama Grubu'nun bulunduğunu belirtti.

        Bakan Abdulati, düzenli toplantıların ve üst düzey istişarelerin iki ülke arasındaki diyaloğu ve işbirliğini güçlendirdiğini ifade etti.

        "İkili ticareti 15 milyar dolara çıkmasını hedefliyoruz"

        Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin ilerletileceğini ve özel sektördeki koordinasyonun geliştirileceğini düşündüğünü ifade eden Abdulati, iki ülke arasındaki koordinasyonun "dünyaya da örnek olacağını" söyledi.

        Abdulati, Türkiye ile Mısır arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin de görüşmelerde ele alındığını dile getirerek, "Mısır-Türkiye ilişkileri, iki büyük ülke arasındaki sağlam temellere dayanıyor ve bölgede istikrar ile işbirliğinin temel dayanaklarından birini oluşturuyor." diye konuştu.

        Türkiye ile ekonomik ve ticari ilişkilerin giderek ivme kazandığını belirten Abdulati, "Türkiye ile Mısır arasındaki ticaret hacmi 9 milyar dolara ulaştı ve 15 milyar dolara çıkmasını hedefliyoruz." ifadesini kullandı.

        İki ülke arasındaki serbest ticaret anlaşmasından daha etkin şekilde yararlanılması gerektiğini vurgulayan Abdulati, bunun ekonomik işbirliğini güçlendireceğini ve ortak yatırımlar için yeni fırsatlar oluşturacağını kaydetti.

        Abdulati, Türk şirketlerinin Mısır'daki artan yatırımlarından memnuniyet duyduğunu, bölgesel ve uluslararası pazarlara yönelik ortak projelerin geliştirilmesini teşvik ettiklerini aktardı.

        İki ülkenin sanayi, ortak üretim, lojistik, enerji, ulaştırma, madencilik, bilişim teknolojileri ve yenilenebilir enerji alanlarında işbirliğini geliştirme imkanlarını ele aldığını kaydeden Abdulati, teknik eğitim, teknoloji transferi ve insan kaynağının geliştirilmesinin de görüşmelerin gündeminde yer aldığını söyledi.

        Abdulati, ayrıca eğitim, mesleki eğitim, yükseköğretim, turizm, kültür, arkeoloji, sağlık, sivil havacılık, gençlik ve spor alanlarında da işbirliğinin geliştirilmesinin önemini vurguladı.

        Türk mevkidaşıyla ikili işbirliği konusunda gerçekleştirdikleri görüşmelerin verimli geçtiğini vurgulayan Mısırlı Bakan, ayrıca, yaklaşık bir hafta önce Trabzonspor'a transfer olan Mısırlı yıldız futbolcu Muhammed Salah'ın Türkiye'de sıcak karşılanmasından dolayı Türk halkına teşekkür etti.

        Abdulati, Mısır ve Türkiye'nin birçok bölgesel ve uluslararası meselede benzer görüşlere sahip olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın güçlendirilmesi ve gelecek dönemde üçüncü Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısına hazırlık yapılması için çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.

        Filistin meselesi

        Filistin topraklarındaki durumun görüşmelerin önemli başlıklarından biri olduğunu söyleyen Abdulati, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere yönelik ihlallerini reddettiklerini ve kınadıklarını belirterek, "Filistin halkının devredilemez haklarından taviz verilmesini kabul etmediğimizi vurguladık." şeklinde konuştu.

        Abdulati, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesi ile işgal altındaki Kudüs'teki Müslüman ve Hristiyan kutsallarının hukuki ve tarihi statüsünün ihlal edilmesini de kınadıklarının altını çizdi.

        Bakan Fidan ile yaptıkları görüşmede Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasının uygulanmasının önemini kapsamlı şekilde ele aldıklarını aktaran Abdulati, şöyle devam etti:

        "İkinci aşamanın içeriği açık. Bu aşama silahların teslim edilmesini ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesini öngörüyor. Dolayısıyla bunun dengeli bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu, planda son derece açık bir şekilde ortaya konulmuş durumda. Bu nedenle, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın planının ikinci aşamasının uygulanmasının önüne engel koyacak her türlü politikayı veya eylemi kınıyoruz."

        Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasının uygulanmasına çelme takacak her türlü girişime karşı olduklarına vurgu yapan Abdulati, "Gazze'deki Filistinli gruplar, silahların teslim edilmesi ve siyasi sürece başlanması konusunda sorumlu davrandı. İsrail'in de yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekiyor." dedi.

        İsrail'in Trump'ın planı kapsamında özellikle ilk aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Abdulati, şunları söyledi:

        "İlk aşamada insani yardımların girişinin tamamlanması ve günlük 600 kamyonluk yardım seviyesine ulaşılması, hastaneler ile kliniklerin yeniden rehabilite edilmesi ve ikinci aşamanın uygulanması gerekiyor. Ayrıca plana tam olarak bağlı kalınması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesinin silahların teslim edilmesiyle eş zamanlı gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bunlar son derece önemli hususlar. İsrail tarafının ikinci aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirmesi yönünde sürekli baskı yapılması gerekiyor."

        Libya ve Sudan

        Görüşmede Libya'daki gelişmelerin de ele alındığını söyleyen Abdulati, Türkiye ve Mısır'ın Libya'daki kurumlarının birleştirilmesi ve Libyalıların öncülüğündeki çözümün desteklenmesi için ortak çabalarını artırmasının önemine işaret etti.

        Libya'daki yürütme erkinde yaşanan bölünmenin sona erdirilmesi ve devlet kurumlarının birleştirilmesinin, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasının önünü açacağını ifade eden Abdulati, seçimlerin eş zamanlı gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

        Abdulati, yabancı savaşçı ve paralı askerlerin Libya'dan çıkarılması ile ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasının önemini de dile getirdi.

        Sudan'ın Fidan ile yaptıkları görüşmelerde yoğun şekilde ele aldıkları dosyalardan biri olduğuna işaret eden Abdulati, "Mısır ile Türkiye arasında Sudan'da güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabalar konusunda işbirliği bulunuyor." dedi.

        Sudan'daki krizde siyasi çözümlerin önceliklendirilmesi ve ülkedeki ulusal kurumların korunup desteklenmesi gerektiğini belirten Abdulati, Mısır'ın bölgesel aktörlerle koordinasyon içinde siyasi çözümü desteklemek ve Sudan'ın birliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için çalışmalar yürüttüğünü söyledi.

        Abdulati, "Sudan konusunda Türkiye'deki dostlarımızla üzerinde mutabık olduğumuz bir dizi ilke ve kriter var. Bunların başında ateşkesin sağlanması ve Sudan'da tamamen Sudanlıların sahipliğinde kapsayıcı bir siyasi sürecin başlatılması geliyor." ifadelerini kullandı.

        Ayrıca insani yardımların Sudan'ın tüm bölgelerine ulaştırılması gerektiğini, Sudan ordusu ve devlet kurumlarının ülkedeki herhangi bir milis güçle eş tutulamayacağını kaydeden Abdulati, şunları kaydetti:

        "Sudan'da askeri bir çözüm bulunmadığını ve diplomatik ve siyasi çabaların ilerletilmesinin büyük önem taşıdığını da görüştük. Biz de bu doğrultuda hareket ediyor ve ateşkesin sağlanmasının ardından Sudan'da siyasi sürecin başlatılması için ortaklaşa yoğun çaba harcıyoruz. Bu çabalar durmayacak, devam edecek."

        Milislere ulaştırılmak üzere Sudan'a "silah kaçakçılığı" yapıldığını söyleyen Abdulati, "Bu durum ülkedeki gerilimin ve çatışmaların tırmanmasına neden oluyor. Silahların milislere akışını durdurmak ve siyasi çözümleri ilerletmek için mümkün olan tüm çabayı gösteriyoruz." diye konuştu.

        Mekke Ortak Savunma Anlaşması

        Bakan Abdulati, Mısır'ın Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması'na katılıp katılmayacağına ilişkin soruya, bu konuyu ciddiyetle ele aldıkları yanıtını verdi.

        Bu konunun Mısır devlet kurumlarınca kapsamlı şekilde incelendiğini söyleyen Abdulati, "Mısır'ın üç ülkeyle de (Türkiye-Suudi Arabistan ve Pakistan) siyasi alanlarla sınırlı olmayan, ayrıcalıklı ilişkileri bulunuyor. Mısır, üç ülkeyle ikili ilişkilerini ilerletmeye önem veriyor." dedi.

        Mekke Savunma Anlaşması'na işaret eden Abdulati, "Savunma alanları söz konusu olduğunda ve bu konuda yükümlülükler bulunduğunda, Mısır Anayasası ve hukuki yükümlülükler doğrultusunda kapsamlı incelemeler yapılması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

        Abdulati, "Bu konunun en başından beri farkındayız ve karar alınması amacıyla Mısır devleti içinde kapsamlı şekilde inceleniyor. Özellikle bölgede eşi görülmemiş meydan okumaların yaşandığı bir dönemde bölgesel düzenlemelere ilişkin çok sayıda fikir ve girişim bulunuyor." ifadelerini kullandı.

        Karadeniz'de seyrüseferin güvenliği

        Abdulati, Ukrayna krizinin de görüşmelerde ele alındığını belirterek, savaşın Mısır ve gelişmekte olan ülkeler üzerindeki ekonomik etkilerine dikkati çekti.

        Karadeniz üzerinden gıda sevkiyatının ve deniz ulaşımının sürdürülebilirliğini sağlayacak tüm çabaları desteklediklerini ifade eden Abdulati, Mısır'ın dünyanın en büyük buğday ve tahıl ithalatçısı olduğunu ve ithalatının bir bölümünün Karadeniz'deki deniz yolları üzerinden gerçekleştirildiğini söyledi.

        Mısırlı Bakan, 2022'de Türkiye, Rusya, Ukrayna ve BM arasında İstanbul'da imzalanan Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması'nın yeniden yürürlüğe girmesi için Ankara'nın sarf ettiği çabaları ve Karadeniz'de gemilerin seyrüsefer özgürlüğünü desteklerini belirtti.

        ÇEŞİTLİ BELGELER İMZALANDI

        Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Yatırım ve Dış Ticaret Bakanı Muhammed Ferih Salih ile "Ortak Planlama Grubu Toplantı Tutanağı" ve "Serbest Ticaret Anlaşması'nın 3 Numaralı Menşe Protokolü'nün Tadiline ilişkin Karar"ı imzaladı.

        Dışişleri Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, Bakan Fidan'ın, Mısır'ın El-Alameyn kentinde düzenlenen Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubu İkinci Toplantısı'nda, Mısırlı bakanlar Abdulati ve Salih ile sırasıyla "Ortak Planlama Grubu Toplantı Tutanağı" ile "Serbest Ticaret Anlaşması'nın 3 Numaralı Menşe Protokolü'nün Tadiline ilişkin Karar"a imza attığı belirtildi.

        Paylaşımda ayrıca Mısırlı Bakan Abdulati'nin, "Türkiye ile Afrika Kıyı Ülkeleri Arasında Ulaştırma Bağlantısallığının Güçlendirilmesi Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı'na Mısır'ın Katılım Belgesi"ni de imzaladığı aktarıldı.

        ÖNERİLEN VİDEO
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ