Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Ömer Faruk Şerifoğlu'nun küratörlüğünde yaklaşık bir aylık yoğun bir çalışmayla hazırlanan sergi, yakın kültür tarihine ışık tutacak.

"Matbaa-i Ebüzziya" ile ailenin üç kuşak kesintisiz süren basın, yayın, siyaset sahnesindeki serüveni, Ebüzziya Tevfik Bey ile başlıyor.

"Ebüzziya" mahlasını 1876'dan itibaren eserlerinde kullanan Mehmed Tevfik, Osmanlı'nın son dönem yayın, sanat ve edebiyat ortamının önde gelen isimleri arasında yer alıyor.

Ebüzziya Tevfik Bey yazar, şair, siyaset adamı, matbaacı, grafiker, ressam, reklamcı, seramikçi, halıcı, peyzaj mimarı, dekoratör, hattat, ince marangoz gibi pek çok unvanı aynı anda taşıyor.

Takvim denilince akla gelen ilk isim olan Ebüzziya Tevfik Bey, hayatı boyunca cehaletle ve ülkeye zarar getirebilecek durumlarla da mücadele ediyor.

Ebüzziya'nın vefatından sonra ise bayrağı, oğulları Talha ve Velid Ebüzziya Bey ile torunu Ziyad Ebüzziya Bey devralıyor.

Kazlıçeşme Sanat'ta yarın ziyarete açılacak sergide, aileye ilişkin pek çok eser ve arşiv belgesi meraklılarının beğenisine sunulacak.

Serginin küratörü sanat tarihçisi Ömer Faruk Şerifoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ebüzziya ailesiyle tanışmasının 1989'da bir gazeteci olarak Ziyad Ebüzziya'nın kapısını çalmasıyla başladığını söyledi.

- "Sergiyi birkaç yıldır planlıyoruz"

Vefatına kadar Ziyad Ebüzziya'nın fahri olarak asistanlığını yaptığını belirten sanat tarihçisi Şerifoğlu, şunları kaydetti:

"Geriye dönüp baktığımızda yaptığım iş bir tür asistanlıktı. Tekerlekli sandalyeye mahkum olmuştu ve evden çıkamadığı için dışarıdaki birtakım işlerini ben hallediyordum. Haftanın üç dört günü muhakkak o evden birtakım şeyler öğrenerek, her gün yeni bir şeylerle donanarak çıktığımı hatırlıyorum."

Amcası Velid Ebüzziya ile ilgili bir çalışma yapılması durumunda, Ziyad Ebüzziya'nın elindeki bütün dokümanları paylaşacağını söylediğini aktaran Şerifoğlu, Ziyad Beyin vefatından sonra aile için bir şeyler yapma isteğinin artarak devam ettiğini dile getirdi.

Bunun sadece bir sanat sergisi olmadığını, Ebüzziya ailesine ilişkin bir kültür tarihini de içinde barındırdığını ifade eden Şerifoğlu, serginin birkaç yıldır fikir aşamasında olgunlaştığını söyledi.

- Matbaa-i Ebüzziya büyük başarılar elde etti

Şerifoğlu, ilk olarak Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy ile konuşmalarında gündeme gelen sergiyi açma kararını, yaklaşık bir ay önce aldıklarını kaydetti.

Kararın bu kadar kısa bir zamanda hayata geçirilmesini beklemediğini dile getiren Şerifoğlu, "30 yıllık bir birikim var geride. Bu işi toparlayıp sergilenebilir hale getirebilmemiz ve bir kitap yapmamız bir ayın ürünü diyebilirim." ifadelerini kullandı.

Sanat tarihçisi Şerifoğlu, Ebüzziya'nın kelime olarak "Ziya'nın babası" anlamına geldiğini, Ebüzziya Tevfik Bey'in 1874'te Rodos'a sürgün edildiğinde evde bıraktığı 4 yaşındaki oğlu Ziya'ya hasretle gönderdiği yazılarda, "Ebüzziya" adını kullandığını aktardı.

Kelimenin aynı zamanda "ışığın babası" anlamına da geldiği ve Tevfik Ebüzziya'nın kurduğu Matbaa-i Ebüzziya'nın büyük başarılar elde ettiği bilgisini veren Şerifoğlu, "Öyle bir matbaa tesis etmiş ki Avrupa matbaalarıyla yarışıyor. 1890'ların İstanbul'unda Belçika, Danimarka, Paris ve İtalya'ya baskı işleri yapıyor." ifadesini kullandı.

- Sürgünlerle kesintiye uğrayan bir hikaye

Ailenin hikayesinin sürgünlerle kesintiye uğradığını, bütün zorluklara rağmen önce Ebüzziya Tevfik ardından da üç oğlu ve torunu sayesinde üç kuşak boyunca matbaa ve yayımcılık serüveninin devam ettiğini kaydeden Şerifoğlu, "Hem yayın çeşitliliği, vizyonu ve tasarımı hem de kalitesiyle Türk kültür hayatımıza, bizim yayıncılık ve matbaacılık hayatımıza damgasını vurmuş bir ailedir." diye konuştu.

Şerifoğlu, bu süreçte ailenin elinde kalan ve farklı kaynaklardan ulaşılan fotoğraf ve evrak gibi çok sayıda materyalin bulunduğunu dile getirdi.

Ziyad Ebüzziya'nın vefatına kadar evinde bir seramik fırını bulunduğundan ve Konya'da sürgündeyken seramik boyarken bir fotoğrafı olduğundan bahseden Şerifoğlu, "Aile de çok yönlü, eski tabirle hezarfen denilir, yani bin hüner sahibi anlamında. Ebüzziya Tevfik, kelimenin hakkını veren 20 küsur alanda birinci sınıf düzeyde eser vermiş bir adam. Çocukları Velid Bey de hakeza... Ziyad Bey belli ölçüde bir şeyler yapmış." değerlendirmesinde bulundu.

- Sergide mektuplar, aile albümleri, soy ağacı, özel eşyalar yer alacak

Şerifoğlu, Ziyad Ebüzziya'nın kızı Alev'e 10'uncu yaş armağanı olarak hazırladığı 1948 yılına ait fincanın hikayesine ilişkin ise şunları aktardı:

"Büyük dede Ebüzziya Tevfik'in seramik boyarken fotoğrafından söz ettim. Evde Ziyad Bey'in bir seramik fırını olduğundan bahsettim. Ziyad Ebüzziya 1948'de Alev Ebüzziya'ya 10'uncu yaş armağanı olarak bu fincanı hediye etmiş. Bunu Paris'e gittiğimde Alev abla 'Bunun kıymetini sen bilirsin' diyerek bana vermişti. Bu fincan böylelikle bana geçmiş oldu. On yaşında fincanın hediye edildiği çocuk, bugün dünyanın sayılı seramik sanatçılarından biri kabul ediliyor."

Yarın açılışı yapılacak sergide, Ebüzziya Tevfik Bey'in 1881'de kurduğu, oğulları Talha ve Velid ile torunu Ziyad Ebüzziya tarafından 1949'a kadar sürdürülen "Matbaa-i Ebüzziya" ile tanınan aileden kalan materyaller gün yüzüne çıkacak.

Sergide, Takvim-i Ebüzziya, Matbaa-i Ebüzziya, Ebüzziya Kartpostalları, Meclis-i Mebusan Seçim Mazbatası'nın da arasında bulunduğu arşiv kayıtlarının yanı sıra mektuplar, aile albümleri, soy ağacı, aile üyelerine ilişkin bilgiler ve aileye ait bazı özel eşyalar da yer alacak.

"Kültür ve Sanat Hayatımızda Ebüzziya Ailesi" sergisi, 27 Aralık'a kadar Kazlıçeşme Sanat'ta görülebilecek.