Amerika Birleşik Devletleri'ne göç edip çalışma ve daimi oturmak isteyen yabancı uyruklu kişiler, Amerika’da kalıcı konaklama izni almak zorundalar. Yabancı uyruklu kişiler genellikle ya yakın aile üyesi ya da Amerika'da iş sahibi olan bir işverenin sponsorluğu ile yeşil kart alabiliyorlar. Aile yakınının ya da firmanın, başvuran kişiye destekleyici olması gerekiyor. Ancak, bu yol herkese açık değil. Diğer bir yöntem ise EB-5 vize programı yöntemi. EB-5 vize programı ile yabancı yatırımcılar Amerika'da yatırım yapabiliyor ve yeşil kart sahibi olabiliyorlar. İşte, EB-5 vize programının bilinmeyenlerini, EB-5 üzerine uzmanlaşan, Türk asıllı, 'America EB-5 Visa' şirketinin kurucusu, Marko İşsever açıkladı.

Yatırımcı vizesi nedir? Nasıl işliyor? Nasıl alınıyor?

Okuyucularınız, bu bilgileri daha geniş ve kapsamlı bir şekilde internet sitemizden www.americaEB5visa.com alabilirler. Burada kısa bir şekilde özetleyebilirim. Yatırımcı vizesinin ismi dediğimiz gibi “EB-5”. Bu vizeden iki tip yatırımcılar yararlanabilirler.

Biri direkt bir şekilde yapılan yatırım. Yatırımcı bu yöntemi seçerse, Mc Donald's, Burger King, gaz istasyonu gibi küçük bir çapta iş kurabilir veya satın alabilir. Bu tip yatırımlar söz konusu olduğu zaman genellikle işi yatırımcılar bizzat kendileri yönetiyorlar. Bütün sorumluluk onların oluyor. Bu yöntem biraz risklidir çünkü yeşil kart vizesini alabilmek için en önemli gereksinim en az on tane Amerikan vatandaşına iş sağlayabilmektir. Yatırımcı beş yüz bin veya bir milyon doları yatırdığı zaman, aynı zamanda, istihdam şartını da bizzat karşılaması gerekir. Bu şartın getirdiği mali yük sebebinden dolayı hem işi tehlikeye girebilir; hem parasını ve hem de yeşil kart alma şansını yitirebilir.

Yatırımcı vizesini alabilmek için ikinci bir yöntem daha var. Bunun ismi “Bölgesel Merkez” yöntemi. İngilizce  “Regional Center” diyoruz. Amerika’da EB-5 kanunu 1990'da çıktı. Bölgesel Merkez üzerinden, birçok yatırımcının beraber bir havuz yoluyla paralarını, kendilerinin aktif bir şekilde yönetmediği, başkasının sorumluluğu altında ilerleyen bir projeye yatırım yapabilme kanunu ise, iki yıl sonra, 1992'de çıktı. Bu program özellikle, Çinlilerden çok rağbet gördü. Çünkü bu yöntemde istihdam yaratma dahil olmak üzere, bütün mesuliyetler bu konuda tecrübe sahibi ve uzman olan Bölgesel Merkeze aktarılıyor.

Böylece, istihdam sağlama sorunu Bölgesel Merkezin sorunu oluyor. Ama Bölgesel Merkez yolunun direkt yatırım yoluna göre büyük bir avantajı var. Örneğin, bir gayrimenkul projesinde, yıkım ve inşaat safhalarında harcanan fonların yaratacağı varsayılan işler “yaratılmış” görünüyor. Bu varsayım proje bazında bir ekonomistin yaptığı istatistik analize dayanıyor. Bu nokta da Bölgesel Merkez yöntemini, direkt yöntemden çok daha avantajlı bir duruma sokuyor. Aynı zamanda, EB-5 fonlarını alan şirket toplam inşaat bütçesini karşılayabilmek için, kendisi gidip bankadan veya piyasadan kredi alıyor. Üstüne kendi parasını hisse senedi bazında ekliyor. Biz genellikle, toplam proje finansmanına oranla, EB-5 kısmının yüzde 20'nin altında kalması gerektiğine inanıyoruz. Aynı zamanda, gayrimenkul geliştiricisinin de kendi cebinden en az yüzde 20 koymasını arzuluyoruz.

Genel bütçenin finansmanına baktığınızda geri ödeme önceliğine göre en tepede banka borcu vardır. Onun altında hisse senedi vardır. EB-5 yolu ile sağlanan fonların geri ödeme önceliği banka ile hisse senedinin ortasında oluyor.

Hangi işlere yatırımcı vizesi veriliyor?

Bölgesel Merkez yoluyla elde edilen vizelerin yüzde 90’ı gayrimenkul üzerinden yapılıyor diyebilirim. Gayrimenkul çeşitleri, ticari iş yeri, yerleşim yeri veya otel olabilir. Bunun dışında yatırımın herhangi başka bir alana girememesi gibi bir zorunluluk veya kısıtlama yok. Tek şart 10'un üzerinde istihdam yaratmak. Bu şart en kolay Bölgesel Merkez üzerinden finanslanan, direkt ve dolaylı yaratılacağı varsayılan istihdamı kabul eden gayrimenkul işlerinde sağlanabiliyor.

Türkler daha çok hangilerini tercih ediyor?

Türkler, genellikle, Bölgesel Merkez yolunu seçtikleri zaman, New York ve Miami gibi çok tanıdıkları şehirlerde otel, kondo tipinde yatırımlara iştirak ediyorlar. Bildiğiniz gibi iki tip vize var. Biri göçmenlik vizesi ve diğeri de göçmen olmayacak olanların aldığı geçici vize. Göçmenlik olmadan alınan vize ile yalnızca iş için gidiliyor ve yatırımcı bir iki sene sadece işi yönetiyor. Ondan sonra yatırımcının vizesini tekrar uzatması gerekiyor. Göçmenlik vizesi olduğu zaman, işlem bittikten sonra daimi göçmen olabiliyor.

Başvuru onay süresi ne kadar sürüyor?

Kademe kademe ilerliyor. İlk önce, yatırımcının ciddi bir şekilde işlemi yapma isteği olması lazım. Ben bunu yapacağım dedikten sonra bir göçmenlik avukatıyla temasa geçmesi lazım. Bir de aklının yattığı, riski az olan, bir projeyi bulup seçmesi gerekli. Yatırımcı proje seçme safhasına geldiği zaman biz ona yardımcı oluyoruz. İki tip proje var. Biri beş yüz bin dolar karşılığında, öbürü ise bir milyon dolar karşılığında. Şu an, beş yüz bin dolar yalnız kırsal yerlerde, işsizliğin çok olduğu yerlerde geçerli olmasına rağmen, gayrimenkul firmalarının lobisi çok kuvvetli olduğu için, Manhattan'daki yetmiş  katlı, doksan katlı binalar beş yüz bin kategorisinden işlem görüyor. Dolayısıyla bir milyon dolar yatırım yapan yok gibi bir şey.

Bu kısımdan sonraki en önemli aşama bu paranın kaynağını ispat etmek. Maalesef, burada çok kişi takılıyor. Bazıları yanlış avukatla iş yaparlarsa, o avukatın bütün kafasında olan o parayı yatırsın, muamele görülsün mantığı olursa, para yatırıldıktan sonra, bekleme suresinde fonların kaynağı tam belli olmadığı için ya vize reddediliyor ya da daha fazla belge isteniyor. Bu çok önemli bir püf nokta; gayrimenkul firmasının avukatlık firması ile yatırımcının göçmenlik avukatı arasında olan müzakerede ikisinin de çok tecrübeli olması şart. İkisinin de birbirini desteklemesi ve denetlemesi lazım ki başvuru sonrasında bu tip dertler çekilmesin.

Örnek vereyim; Yatırımcı göçmen adayının bir evi, gayrimenkulü vardır burada. Onu satar. Hükümete 500-700 bin dolar gösterir. Bankada parası vardır, havale eder. Hiçbir problem olmaz. İşlem tıkır tıkır gider. Ama katını bir milyon dolara satıp hükümete yalnız yüz bin dolar gösterirse bankada bir milyon doları olmasına rağmen para kaynağını ispatı aşamasında sıkıntı çekecektir. Bankasından, Amerika’ya, beş yüz bin dolar gönderir. Avukatlar ona ek dört yüz bin doların nereden geldiğini sorar. Kişi katımı sattım der ancak belgeleri gösterdiği zaman ancak yüz bin dolar kanıtlayabilir. Eğer, avukat bu ciddi pürüze bir çözüm bulmadan yatırımcının başvurusunu yaparsa büyük bir ihtimalle başvuru ret edilecektir.

Kısacası, en önemlisi, hazır olmadan başvuru yapmamak. Başvuru sonrası onay işlemi Çinliler için 24-36 ay arasında iken, Türkler için 14-16 ay gibi bir sürede sonuçlanıyor. Onaylandıktan sonra bir de randevu bekleme süresi var. Eğer, vizeyi Türkiye’de bekliyorsa, Amerikan konsolosluğundan randevu alması gerekiyor. Bu safha da altı ay gibi bir süre sürüyor. Şartlı yeşil kartın çıkması, onay ve randevu ile birlikte iki sene kadar bir süre alıyor. Amerika’nın bu aşamadaki beklentisi, yatırımcının Amerika’ya gelip daimi olarak orada oturacağı. İki sene gözaltında olan yatırımcı isterse çalışabilir, para kazanır, vergi verir. Kısacası, namusu ile yaşar. Projenin de, şartlar kaldırılana kadar batmaması gerekli. Eğer, proje batarsa, yatırımcı hem parasını ve hem de yeşil kartını kaybeder. Bu yüzden yatırımcıların proje seçerken çok dikkatli olmaları ve güvenilir kişilerle çalışmaları gereklidir.

Şartlı yeşil kart çıktıktan sonra iki sene bekleme süresi var. İkinci senenin dolmasından doksan gün öncesinde şartların kaldırılması için başvuruda bulunabilir. Altı ay daha bekledikten sonra yeşil kartının şartları kaldırılır. Vatandaşlık hakkını kazanmak, şartlı yeşil kart sahibi olduğu tarihten beş sene sonrasında, bütün işlemlerin başlama tarihinden yedi sene sonra, oluyor.

Hangi ülkelerden daha çok yatırım yapılıyor?

Senelik EB-5 kotası 10 bin kişi. Benim duyduğuma göre, senede yalnız Çinlilerden 15-20 bin kişi başvuruyor. Her Çinliye yeşil kart verselerdi Türkiye gibi diğer ülkelerden başvuran hiç bir kişiye yeşil kart sahibi olma olanağı kalmazdı. Dolayısıyla, 8 bin 500 ile 9 bin 200 gibi bir rakam Çinliye veriyorlar. Dolayısıyla 9 bin diyelim, bin tane bakiye kalıyor. Bin tane dünyadaki diğer bütün yatırımcılar arasında paylaşılıyor. Aktif olan memleketler Güney Kore, Vietnam, Rusya, Hindistan, Brezilya gibi ülkeler. Son zamanlarda Körfez ülkelerinden de bayağı başvuru geliyor.

Trump'la birlikte bu kanunda bir şey değişir mi?

Ben beklemiyorum. Trump'ın seçim öncesi vaat ettiği memlekette kanunsuz oturan insanları bulmak, onların da hepsini atmak değil. Hedefi, kanunsuz yaşayanları, teröristleri, kaçakçılık yapanları ve kanunlara aykırı yaşayanları bulup, bu kişileri sınır dışı etmek. Hem vizesi yok, hem de memlekette problem çıkarıyor. Onları göndermek istiyor. Amerika'ya zengin ve akıllı bir şekilde parasıyla gelen kişileri, hele hele istihdam yaratan kişileri atmaya hiç niyeti yok. Biliyorsunuz, eğer bu programı batırırsa, bu kanundan yararlanan bütün gayrimenkul endüstrisi ayağa kalkar. Zaten, hem kendisi ve hem de damadı gayrimenkul işinde. Bu kanunu iptal edeceğini hiç sanmıyoruz.

Fakat hem Demokratlar ve hem de Cumhuriyetçiler şartların değişmesini istiyor. 1990'da beş yüz bin dolar çok büyük bir para iken, bugün yaşam standartlarına bakarsak beş yüz bin doların alım gücü aynı değil. Dolayısıyla, asgari yatırım miktarını Amerikan meclisinde çoğunluk sekiz yüz bin dolara çıkarmak istiyor. Geçtiğimiz Eylül’de toplantı ertelendi. 9 Aralık'taki karar erteleniyor. Şimdi Trump, gelecek ay, 20 Ocakta başkan olduktan sonra, Şubat/Mart aylarında tekrar Meclis'e gelecek bu konu. Bu miktarın yükselmesini bekliyoruz. Asgari yatırım tutarı en az sekiz yüz bin dolara çıkması bekleniyor.

Siz ne kadardır bu işi yapıyorsunuz?

EB-5 vize işinden başka bazı gayrimenkul projelerim var. Arsa satın alıp köşk inşa ediyorum. Bu işi daha çok New York civarında sayfiye yerlerinde gerçekleştiriyorum.  Aynı zamanda, diğer gayrimenkul projeleri için hisse senedi şeklinde kurumsal bazda yatırım yapmak isteyen yatırımcılarla da çalışıyorum.

Sizin eklemek istedikleriniz...
 
Bu EB-5 başvurusuna aslında yalnız yabancı vatandaşlık peşinde koşmak gibi bakmamak lazım. Buradan Amerika'da okumaya giden birçok öğrenci var. EB-5, bu öğrencilerin mezun olduktan sonra bir iş tecrübesi kazanmasını da sağlar. Teorik bilgiyi üniversitede öğrendikten sonra, öğrenci kendi uzmanlaşmak istediği alanda bir kaç sene çalışıp hem eğitim masrafını karşılama şansını kazanır hem de tecrübe sahibi olur. Yurda geri döndüğü zaman üniversitede öğrendiği yalnız teorik bilgi ile kalmaz.