Ekonomi de derin çatlak!
Sabah Gazetesi'nden Okan Müderrisoğlu Hükümet ve Merkez arasındaki gerilimi yazdı.
Memnun oluruz
Yılmaz'a yakın kaynaklar, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, "Kaç bütçe yaptık. Hepsinde mali disipline özen gösterdik. Parti çıkarlarına ülkenin geleceğini teslim etmem. Seçim yılı da böyle olacak" sözlerine Başkan Yılmaz'ın, "Bundan ancak mutluluk duyarız" tepkisini verdiğini aktarıyor. Yine Yılmaz'ın yakındaki isimler, Başkan'ın, "Seçimlerin demokratik ve anayasal bir süreç olduğunun farkındayız. 'Seçim şu tarihte olsun, şöyle sonuçlansın' gibi bir duruşumuz yok ve olamaz. Ama seçim nedeniyle bekleyişlerde gözlenecek değişikliği, risk primini vurgulamak bizim görevimiz" dediğini ifade ediyor.
Son günlerde medya ile ilişkilerinde ketum bir çizgi tutturan Yılmaz, günlük hayatına ilişkin sorulara, "Evden işe, işten eve. Oran'daki lojmana taşındık. Lakin sağdaki komşu kim, soldaki komşu kim bilmiyorum" yanıtını veriyor. Peki, okumaya vakit bulabiliyor mu? Başkan'ın yanıtı, "Eskisi gibi değil. Not, resmi yazı, rapor derken her gün 200 sayfa önümden geçiyor" oluyor. Doğrusu, Merkez Bankası bağımsızlığı adına Başkan'ın, "Bildiğini okuması" gerekiyor. Oysa ılımlı tondaki çıkışları bile siyasi hazım sorununa dönüşüyor. Belki de bu yüzden başkan yardımcılığı atamaları kilitleniyor. Başkan Yılmaz'ın, Merkez Bankası Newyork Temsilcisi Akil Özçay'ı başkan yardımcılığına getirememesi bile yönetime siyasi etki arzusunu yansıtıyor. Banka içinden önerilen Necati Şahin'in, siyasi engele takılmaması ise son günlerde çok tartışılan İstanbul'daki muhafazakar gruplardan icazet almasına bağlanıyor.
Yılmaz'ın memur hali