Çay taban fiyatı 85 YKr
Tarım Bakanı Mehdi Eker, çay alım fiyatlarını açıkladı
Yaklaşık bir milyon kişiyi ilgilendiren yaş çay alım fiyatı beklentilerin altında geldi. Tarım Bakanı Mehdi Eker, 1 YTL fiyat beklenmesine karşlılık 85 Ykr fiyat açıkladı.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Çaykur'un bu sene yaş çay alımlarında kullanacağı taban fiyatın kilogram başına destekleme primi dahil olmak üzere geçen yıla oranla yüzde 16.4 arttığını söyledi.
Eker, Rize'de yaptığı açıklamada, gelişmeleri dikkate alıp maliyet hesabi üretici refahı ve kârını da koymak suretiyle fiyatı belirlediklerini söyledi. Eker'in verdiği bilgilere göre, Çaykur yaş çaya kilogram başına 73.7 YKr fiyat verecek ve 11.3 YKr prim uygulamasıyla birlikte üreticilerin eline 85 YKr geçecek.
Çay üreticileri, en az 1 YTL fiyat verilmesini talep ediyorlardı. Geçen sene ise fiyat 9 YKr primle birlikte 73 YKr seviyesindeydi. Eker, yaş çay alım kampanyasında 1. sürgünde 250,000 ton alım yapılması planlandığını söyledi.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker,
gelişmeleri dikkate alıp yaptıkları maliyet hesabı ve üzerine üretici
refahını da koyarak, bu yıl yaş çay alım fiyatının; kilogramda '73,7 YKr
taban fiyat, 11,3 YKr de destekleme primi' olmak üzere, toplam 85 YKr
olarak belirlendiğini bildirdi.
Eker, ÇAYKUR Genel Müdürlüğü'nde düzenlediği basın toplantısında, yaş
çay alım fiyatını açıkladı.
Dünyada en büyük çay üreticisi ülkenin Çin olduğunu, arkasından da
Hindistan ve Srilanka'nın geldiğini hatırlatan Bakan
Eker, ''Türkiye'de ise yıllık 110-120 bin ton yaş çay üretiliyor. Bunun
yüzde 62'si Rize'de, diğer kısmı da Ordu, Trabzon ve Artvin'de
üretilmektedir. 204 bin çiftçimizin uğraşıdır çay '' dedi.
Dünyadaki gelişmelere bakıldığında, çayda 'ürün çeşitliliğine gidilmesi'
ve 'belli bir ömrü tamamlayan çay bahçelerinin yenilenmesi' ile ilgili
çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden Eker, şöyle devam etti:
''Böylece ihracat imkanın artırmış oluruz. Çayda ürün zenginliğine
gitmemiz gerekmektedir. Bu çerçevede ÇAYKUR, Hemşin ilçesinde günlük 100
ton kapasiteli bir fabrika yapımına başlamıştır. Bu fabrika, 2009
yılında üretime geçecektir. Burada daha çok organik çay işlenecek. 353
üretici ile yaklaşık 100 dekar alanda üretim için sözleşme
imzalanmıştır.''
Eker, çay bitkisinin ekonomik ömrünün 60 yıl olduğunun kabul edildiğini,
ilk çay bahçelerinin 1930 yılında oluşturulduğundan yola çıkıldığında
çay bahçelerinin önemli bir kısmının yaşlandığının görüleceğini
vurgularken, ''Verimden düşen çay bahçelerinin yenilenmesi, daha
nitelikli hale getirilmesi bizim hedeflerimiz arasındadır. Bu, Tarım
Bakanlığı'nın eylem planında da yer almaktadır. Son derece önemli bir
meseledir. Gelecek adına bu projeleri mutlaka hayata geçirmemiz
gerekiyor. Burada kuşkusuz hepimizin katkı sağlaması gerekiyor'' diye
konuştu.
Diğer ürünlerde olduğu gibi çay bitkisinin üretiminden tüketimine
kadarki safhalarda sorunlar olduğunu ifade eden Eker, ''Hayat devam
ettiği sürece sorunlar ortaya çıkacaktır. Önemli olan sorunlar değil, bu
sorunların üstesinden nasıl gelineceğidir. Gerisi önemli değildir'' dedi.
-''ULUSAL ÇAY KONSEYİ KURULDU''-
Eker, bu çerçevede çıkardıkları Tarım Kanununda yer aldığı gibi, önemli
tarımsal ürünlerle ilgili ürün konseyleri kurulduğunu, bunu fındık,
narenciye ve zeytinyağı gibi bazı ürünlerde oluşturduklarını
hatırlatarak, dün de Ulusal Çay Konseyi'nin kurulduğunu söyledi.
Ulusal Çay Konseyi'nin hayırlı olmasını dileyen Eker, buradaki amacın,
üretici, sanayici, ihracatçı, araştırma kurumları ve meslek odaları gibi
kurumları bir aya getirmek olduğunu belirterek, konseyin, ürünün,
tarladan raflarda yer alacağı aşamalarda aktif görevler üstleneceğini
kaydetti.
Eker, ÇAYKUR'un daha verimli hizmetler yapmasını temin için hükümet
olarak destek verdiklerini ifade ederek, bu çerçevede, 350'ye yakın
personelin işçi kadrolarında çalıştırılması sorununu geçen yıl çözerek,
bu kişilerin memur kadrosuna geçmesinin sağlandığını söyledi.
Bu yıl havanın erken ısınması nedeniyle yaş çay kampanyasını bir miktar
öne alarak 25 Nisan'da başlattıklarını ve bu güne kadar 70 bin ton alım
yapıldığını belirten Eker, birinci sürgünde 250 bin ton alım yapmayı
planladıklarını, geçen yıl ise birinci sürgünde 218 bin ton yaş çay
alımı yapıldığını kaydetti.
-''FİYATTA, YÜZDE 16,4'LÜK BİR ARTIŞ YAPILDI''-
Sezonun erken başlaması nedeniyle yaş çaya verilecek fiyatı da, geçmiş
yıllara göre daha erken açıkladıklarını ifade eden Eker, şunları söyledi:
''2002 yılında hükümete geldiğimizde çayın fiyatı bugünkü parayla 32 YKr
idi. 2003 yılında çiftçilerin desteklenmesi çerçevesinde birçok üründe
olduğu gibi çayda da prim uygulaması başlattık ve fiyatı yüzde 40,6
artırdık. Çay fiyatlarında 2004'te yüzde 16,6 , 2005'te yüzde 11,4 ,
2006'da 11,1 artış sağlandı. Geçen yıl da 64 YKr taban fiyat, 9 YKr prim
olmak üzere 73 YKr fiyat açıklamıştık. 2007 yılındaki artış, bir önceki
yıla göre yüzde 12,3'lük bir atışa tekabül ediyordu.
Bu sene de, gelişmeleri dikkate alıp, yaptığımız maliyet hesabı ve
üzerine üretici refahını da koyarak, 73,7 YKr taban fiyat, 11,3 YKr de
destekleme primi olmak üzere, çayı toplam 85 YKr'ye alacağız. Böylece
geçen yıla göre yüzde 16,4'lük bir artış yapılmış oldu.''
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker,
Türkiye'nin tarımsal gayrı safi yurt içi hasılasının, 2002 yılından bu
yana geliştirilerek 20 milyar dolar civarından 50 milyar dolara
çıkarıldığını bildirdi.
Eker, ÇAYKUR Genel Müdürlüğü toplantı salonunda, yaş çay fiyatının
açıklandığı basın toplantısında, Türkiye'nin polikültür tarımın
yapıldığı, yaklaşık 150 tarımsal ürünün ekonomik olarak yetiştirildiği
çok zengin bir biyo çeşitliliğe sahip cennet bir ülke olduğunu belirtti.
Türkiye'nin birçok bölgesinde polikültür tarım, bazı bölgelerinde de
monokültür tarım yapıldığını ifade eden Eker, ''Türkiye'nin
kaynaklarının en iyi şekilde değerlendirilmesi ve Türkiye tarımında en
rasyonel şekilde kullanılması, AK Parti hükümetinin temel politika ve
hedefidir. Uygulanan tarımsal politikalarla Türkiye tarım sektörü,
iktidara geldiğimiz 2002 yılından itibaren geliştirilmiş ve Türkiye
tarımsal gayrı safi yurt içi hasılası geçen zaman içinde 20 milyar dolar
civarından 50 milyar dolara çıkarılmıştır. Bu son derece önemli bir
gelişmedir'' dedi.
Türkiye'nin tarım ürünleri ihracatının aynı dönemde 4 milyar dolardan 10
milyar dolara çıktığını, Türkiye'de tarımda çalışanların milli gelirden
aldığı payın da geçen zaman içinde bin dolardan 2 bin 500 dolara
çıktığını kaydeden Eker, takip edilen politikalarla bu noktaya
gelindiğini söyledi.
Eker, dünyanın her yerinde tarım sektörünün imkanlar ölçüsünde
desteklendiğini, çünkü tarım sektörünün her zaman risk altında olduğunu
belirterek, şöyle konuştu:
''Enerji ve petrol fiyatlarında meydana gelen anormal artışa bağlı
olarak dünyada alternatif enerji kaynaklarına yönelinmesi ve gıda
maddelerinin biyo yakıt olarak kullanılmaya başlanması, dünyada gıda
fiyatlarını artırmaktadır. 2007 yılında yaklaşık 100 milyon ton gıda
maddesi olarak kullanılması gereken hammadde, biyoyakıt olarak
kullanılmıştır. Bu da dünyada fiyatların artmasına neden olmaktadır.
Bunları dikkate alan AK Parti hükümeti, tarımsal destekleme politikasını
bu gelişmeler ışığında değerlendirmektedir.''
Türkiye'de tarım sektörüne 2002 yılında 1,8 milyar YTL destek
verilirken, bu desteğin 2007 yılında 5.4 milyar YTL'ye çıkarıldığını,
bunun 3 kat artış anlamına geldiğini vurgulayan Eker, ''Rize'de de 2002
yılında Doğrudan Gelir Desteği de dahil olmak üzere 3,6 milyon YTL ödeme
yapılırken, 2007 yılında bu 110 milyon YTL desteğe çıkmıştır. Yani
Rize'ye ödenen tarımsal destek 30 kat artırılmıştır. Bu yıl ise bugüne
kadar ödenen destek 75 milyon YTL'dir. Yıl sonuna kadar da Rize'ye 122
milyon YTL tarımsal destek ödenmiş olacak'' dedi.