Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Avrupa Birliği Bakanlığı, AB ile vize muafiyeti konusundaki soru işaretlerini gidermek için bir kitapçık yayımladı. İşte AB ile vize anlaşmasına ilişkin temel sorular ve yanıtları:

1- VİZE MUAFİYETİ HANGİ ÜLKELERİ KAPSIYOR? 

Türkiye-Avrupa Birliği (AB) Vize Serbestisi Anlaşması tüm AB ülkelerini kapsamıyor. Danimarka, İngiltere ve İrlanda vize serbestisi anlaşmasının dışında kalan ülkeler. İngiltere ve İrlanda AB’nin özgürlük, güvenlik ve adalet alanlarında farklı kurallara tabi olduklarından, AB’nin vize politikası ve geri kabul anlaşmaları bu iki ülkeyi bağlamıyor. Danimarka ise Schengen üyesi ülkeler arasında yer alıyor ve vize anlaşmalarının tarafı. Ancak Danimarka’nın Schengen sistemine koyduğu çekince nedeniyle Geri Kabul Anlaşması bu ülkede uygulanmayacak. Bu nedenle, Türkiye ile Danimarka arasında yeni bir geri kabul anlaşması yapılması gerekiyor.

2- GERİ KABUL ANLAŞMASI NEDİR?

Geri kabul anlaşması, bir ülkede yasadışı olarak bulunan kişilerin anlaşma yapılmış kaynak ülkeye veya en son transit geçiş yaptıkları ülkeye geri gönderilmesi. Türkiye ile AB Geri Kabul Anlaşmasıyla, karşılıklılık ilkesi gereği, Türkiye’de veya AB’ye üye bir ülkede, ülkeye giriş, ülkede bulunma veya ikamet etme koşullarını sağlamayan veya sağlayamaz duruma düşen kişilerin Anlaşmada belirlenen şartlar ve kurallar çerçevesinde ilgili ülkeye geri gönderilmesi amaçlanıyor.

Bu çerçevede,
• Yasadışı yollarla AB ülkelerine giden veya bu ülkelerde bulundukları sırada yasadışı duruma düşen (örneğin vize süresini geçiren) Türk vatandaşları ve Türkiye üzerinden Anlaşmaya taraf olan diğer ülkelere geçiş yapan üçüncü ülke vatandaşlarının Anlaşmada belirlenen şartlar ve kurallar çerçevesinde Türkiye’ye geri alınmasını,
• Yasadışı yollarla AB ülkeleri üzerinden Türkiye’ye gelen veya Türkiye’de bulundukları sırada yasadışı duruma düşen AB üyesi ülkeler ve üçüncü ülke vatandaşlarının Anlaşmada belirlenen şartlar ve kurallar çerçevesinde ilgili AB ülkesine iade edilmesini düzenliyor.

3- YOL HARİTASI NASIL OLACAK?

Vize Muafiyeti Yol Haritası, AB’nin vize muafiyeti vermek üzere koşulluluk ilkesi çerçevesinde ilgili ülke ile başlattığı görüşmelere temel teşkil eden belge. Yol haritalarında; seyahat belgelerinin güvenliği göç ve sınır yönetimi, kamu düzeni ve güvenliği ile temel haklar gibi alanlarda AB müktesebatına uyum ve etkili uygulamayı içeren koşullar yer alıyor.

AB’nin koşulluluk ilkesi çerçevesinde, komşu ülkeler bakımından teşvik edici bir dış politika aracı olarak benimsediği vize muafiyeti stratejisi, AB’nin Doğuya doğru genişleyen sınırlarını düzensiz göçe karşı koruyacak şekilde tasarlandı. Bu çerçevede, yakın coğrafyasındaki ülkelerle geri kabul anlaşmaları imzalaması ve uygulaması AB’nin bu ülkelere vize kolaylığı veya vize muafiyeti tanıma sürecinin bir ön koşulu olarak ortaya çıkıyor.

Geri Kabul Anlaşmasının uygulanmasının yanı sıra, yine AB’nin koşulluluk politikasına paralel olarak, sınır denetiminden göç yönetimine, belge güvenliğinden temel haklara kadar geniş bir yelpazede atılacak adımlar neticesinde, o ülke vatandaşlarına önce vize kolaylığı sağlanıyor, sonra da vize muafiyeti veriliyor.

4- TÜRKİYE'NİN MUAFİYET İÇİN NE YAPMASI GEREKİYOR?

Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’nda tarafların, bir diğerinde bulunan ve Anlaşmada belirlenen şartlara uyan düzensiz göçmen durumundaki üçüncü ülke vatandaşlarını Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren 3 yıllık bir geçiş süresi sonunda kabul etmeye başlamaları öngörülüyor. Bu kapsamda, Türkiye, ülkesi üzerinden AB ülkelerine yasadışı yollarla giden üçüncü ülke vatandaşlarını Anlaşma yürürlüğe girdikten 3 yıl sonra geri almaya başlayacak. Bu durum, AB üzerinden Türkiye´ye gelecek düzensiz göçmenlerin ilgili AB ülkelerine iadesi için de geçerli.

Türkiye, vize muafiyeti sürecini başarıyla tamamladığı ve üçüncü ülke vatandaşlarının geri kabulüne ilişkin uygulamayı başlattığı zaman (AT) 539/2001 sayılı Konsey Tüzüğü’nde bir değişiklik yapılacak. Bu değişiklikle Türkiye, söz konusu Tüzüğün ekinde yer alan ve vize uygulanacak ülkelerin yer aldığı negatif listeden vize muafiyetine sahip ülkelerin bulunduğu pozitif listeye alınacak ve Türk vatandaşları için vize muafiyeti gerçekleşmiş olacak.

5- TÜRKİYE-AB VİZE MUAFİYETİ SÜRECİ HANGİ AŞAMALARDAN OLUŞUYOR? 

Türkiye-AB vize muafiyeti süreci, AB Konseyi’nin 21 Haziran 2012 tarihinde açıkladığı Sonuç Kararları ile Avrupa Komisyonu’na, nihai hedefi Türk vatandaşlarına yönelik Schengen vizesi uygulanmasının kaldırılması olan vize muafiyeti sü- recini başlatma izni vermesiyle fiilen başlamıştır.

Aynı tarihte, tarafların Geri Kabul Anlaşması metniyle mutabık olduklarını teyit etmek üzere, anılan Anlaşma parafe edilmiştir. Bir sonraki aşamada, Avrupa Komisyonu tarafından Vize Muafiyeti Yol Haritası hazırlanmıştır. Ancak, AB tarafından hazırlanan Yol Haritası’na konuyla doğrudan ilgisi bulunmayan bazı 6 hususlarda talep ve şartlar dercedilmiş olduğunun görülmesi üzerine, AB ile yürütülen müzakereler neticesinde Meşruhatlı Yol Haritası hazırlanmış ve vize diyaloğunun Meşruhatlı Yol Haritası temel alınarak yürütülmesi kararlaştırılmıştır.

      

Bu uzlaşı sonunda, 16 Aralık 2013 tarihinde Geri Kabul Anlaşması imzalanmış ve Türkiye ile AB arasında Vize Muafiyeti Diyaloğu resmen başlatılmıştır. Bu sürecin başarıyla tamamlanması halinde, Türkiye, ilgili AB Tüzüğü’nde vize serbestisine sahip ülkelerin bulunduğu pozitif listeye alınacak ve böylece Türk vatandaşları için vize muafiyeti gerçekleşmiş olacaktır

6- VİZE MUAFİYETİ DAHA ERKEN BAŞLAYABİLİR Mİ? 

Türkiye’nin Meşruhatlı (açıklamalı) Yol Haritası ile Geri Kabul Anlaşması’ndaki koşulları daha hızlı bir şekilde hayata geçirip, üçüncü ülke vatandaşlarının kabulünü daha öne çekebilmesi durumunda, vize muafiyeti de buna paralel olarak daha erken başlayabilir.

7- GEÇİŞ SÜRECİ NE KADAR SÜRECEK? 

Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’nda, tarafların üçüncü ülke vatandaşlarını Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren 3 yıllık bir geçiş süresi sonunda kabul etmeye başlamaları öngörülüyor. Buna göre Türkiye, ülkesi üzerinden AB ülkelerine yasa dışı yollarla giden üçüncü ülke vatandaşlarını Anlaşma yürürlüğe girdikten 3 yıl sonra geri almaya başlayacak.

8- TÜRKİYE SORUMLULUKLARINI YAPTIĞI HALDE UYGULAMA VETO EDİLEBİLİR Mİ? 

Konsey, Türkiye’ye vize serbestisi sağlanmasına yönelik kararını nitelikli çoğunlukla vereceğinden, Tüzük değişikliği için tüm AB üyesi ülkelerin onayı gerekmiyor. Dolayısıyla, Türk vatandaşlarının İngiltere ve İrlanda hariç AB üyesi ülkelere vize almadan gidebilmeleri Geri Kabul Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden en geç 3-3,5 yıl sonra başlayacak.

9- KAZANILMIŞ HAKLAR NE OLACAK?

Vize muafiyeti süreci Türk vatandaşlarının ortaklık hukuku çerçevesinde kazanılmış haklardan bağımsız bir biçimde ilerliyor ve bu haklarda herhangi bir kayıp getirmiyor. Yani vize muafiyeti süreci, ortaklık hukukundan kaynaklanan hakların kullanılmasına herhangi bir engel oluşturmuyor. Ortaklık hukukundan kaynaklanan haklar bakımından herhangi bir kaybın olamayacağı Geri Kabul Anlaşmasında da açıkça düzenledi.

10- AB’DEKİ TÜRKLER KARARDAN ETKİLENECEK Mİ? 

Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması, AB ülkelerinde yasal olarak ikamet eden ya da çalışan Türk vatandaşlarını hiçbir şekilde etkilemeyecek. Anlaşma sadece AB ülkelerinde düzensiz göçmen konumundaki Türkler için geçerli olacak. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 23. Maddesi Türk vatandaşlarının yurda girme hakkından yoksun bırakılamayacağı hükmünü içerir. Geri Kabul Anlaşması uygulamaya girdikten sonra, önceden olduğu gibi, AB ülkelerine yasadışı yollarla giriş yapmış veya AB ülkelerinde ikamet ederken herhangi bir sebeple düzensiz göçmen durumuna düşen Türk vatandaşlarının Türkiye’ye iadesi mümkün olacak.
Öte yandan, bu durumdaki bir Türk vatandaşı konuyu yargıya taşımışsa, AB’nin bu kişiyi yargı süreci tamamlanmadan önce iade edemeyeceğine ilişkin bir kayıt Meşruhatlı Yol Haritasında yer alıyor.

11- KAÇAK İADESİ NASIL OLACAK? 

Türkiye üzerinden geçerek AB ülkelerine giren düzensiz göçmenlerin Türkiye’ye iade edilmeleri ancak bu kişilerin Türkiye üzerinden geçerek AB’ye girdikleri Türkiye tarafından kabul edilmesi durumda mümkün olacak.

Türkiye’nin AB’den gelen geri kabul başvurusunu Anlaşmada belirlenen koşullara uygun olmadığı gerekçesiyle kabul etmemesi durumunda ilgili kişinin Türkiye’ye iadesi yapılamayacak. Ayrıca, Türkiye’nin, gelecek dönemde üçüncü ülkelerle ikili geri kabul anlaşmaları yapması ve dil laboratuvarları gibi bazı teknik yatırımları hayata geçirmesi sayesinde AB tarafından Türkiye’ye iade edilecek düzensiz göçmenlerin kaynak ülkelere geri gönderilmesi söz konusu olacak.

12- TÜRKİYE'DEKİ SURİYELİLERİN DURUMU NE OLACAK? 

Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’nın, Türkiye’de geçici korumadan yararlanan ve Türkiye’nin 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne koyduğu coğrafi sınırlama nedeniyle mülteci statüsünde değil, misafir olarak kabul ettiği Suriye vatandaşlarına etkisi olmayacak. Suriye vatandaşları içerisnden, AB ülkelerine yasadışı yollarla girenlerin Geri Kabul Anlaşması kapsamında Türkiye’ye iadesi ancak Anlaşma yürürlüğe girdikten 3 yıl sonra söz konusu olacak.

13- TÜRKİYE'NİN MALİ YÜKÜ AĞIRLAŞACAK MI? 

Geri Kabul Anlaşması çerçevesinde iade edilecek göçmenlerin iade masrafları gönderen ülke tarafından karşılanacak. Türkiye’den AB’ye geçtikleri tespit edilerek iade edilen düzensiz göçmenlerin geri gönderme merkezlerinde idari gözetim altında tutuldukları süre boyunca barınma ve ülkelerine geri dönüşlerine ilişkin masraflarsa Türkiye tarafından karşılanacak.

14- AB BÜTÇE DESTEĞİ SAĞLAYACAK MI? 

AB’den Türkiye’ye iade edilecek düzensiz göçmen sayısına paralel olarak Türkiye’nin üstleneceği mali yük de artacak. Bu mali yükün bir bölümünün Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) vasıtasıyla gerçekleştirilecek projelerle AB tarafından karşılanması söz konusu.

15- VİZE KOLAYLIĞI ANLAŞMASI İLE VİZE MUAFİYETİ ANLAŞMASI ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?

AB’nin Batı Balkanlar dâhil üçüncü ülkelerle yürütmüş ve hâlihazırda yürütmekte olduğu vize muafiyeti süreçlerine bakılacak olursa, geri kabul anlaşması koşulu karşılığında önce vize kolaylığı anlaşması yapıldığı görülmektedir. Vize kolaylı- ğı anlaşmaları bona fide olarak adlandırılan işadamları, akademisyenler, sporcular vb. gibi belli kategorilerdeki kişilere uzun süreli ve çok girişli vize verilmesini, tüm başvurular için Konsolosluklar tarafından talep edilen belgelerin sayılarının azaltılmasını ve standart hale getirilmesini, vize başvuru ücretlerinin düşürülmesini ve vize başvuru sürelerinin kısaltılmasını içermektedir. AB, daha sonraki aşamada ilgili ülkeyle vize muafiyeti diyaloğu başlatmakta ve bu ülkelerin yapması gerekenleri içeren vize muafiyeti yol haritaları hazırlamaktadır.

İlgili ülkenin Vize Muafiyeti Yol Haritası’nda belirtilen kriterleri yerine getirmesi halinde ise, bu ülkeye vize muafiyeti sağlanmaktadır. AB’nin vize kolaylığı anlaşmaları imzaladığı ülkelerin hemen hepsine, bu anlaşmaların tümüyle yürürlüğe girmesinden 2-3 yıl sonra vize muafiyeti sağladığı görülmektedir. Türkiye açısından konuya bakıldığında, geçmiş tecrübelerimiz ışığında, önce geri kabul ve vize kolaylığı anlaşmalarının imzalanması yerine doğrudan vize muafiyeti görüşmelerine geçilmesi ve Geri Kabul Anlaşması’nın vize muafiyetiyle ilişkilendirilmesi yöntemi tercih edilmiştir.

Bir başka ifadeyle, Batı Balkan ülkeleri önce Geri Kabul Anlaşması’nı yürürlüğe koyup vize diyaloğuna girerken, Türkiye Geri Kabul Anlaşması’nı son aşamaya bırakmış olmaktadır. Öte yandan, ülkemiz, vize kolaylığının ülkelerle ikili temelde ele alınmasının daha uygun olacağını değerlendirmiş ve bu konuda çeşitli AB üyesi ülkelerle ikili protokoller imzalamaya başlamıştır.