Ahmet Kıvanç

Dernek çatısı altında örgütlenen emeklilikte yaşa takılanlar (EYT),son yıllarda etkin bir şekilde seslerini duyurmaya çalışıyor. Salon toplantıları ve çalıştayların ardından mitingler düzenlemeye başladılar. Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (EYT SYDD) olarak nihayet bu yıl, hazırladıkları bir raporu Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Başkanvekili Vedat Bilgin’e sunmayı başardılar.

Raporda, sigortalı olarak ilk işe başlama tarihinin, sigortalılar açısından, işverenle yapılan sözleşme dışında emeklilik yönünden devlet ile yapılmış bir sözleşme olduğu vurgulandı. İlk işe başlama tarihine göre emekli olacağını bilen milyonlarca çalışanın emekli olacağı tarihin değişmesinin, büyük mağduriyetler doğurduğu belirtilen raporda, Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin vazgeçilmez unsurlarından birisinin kanunların hukuk güvenliği sağlaması, bu doğrultuda geleceğe yönelik, öngörülebilir kurallar içermesinin gerekliliği olduğu kaydedildi. Toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güven sağlamanın gerekliliğine işaret edilen raporda, kanunların gerek özel hukuk, gerekse kamu hukuku alanında, kural olarak ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanabileceği, o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanamayacağı dile getirildi.

Dernek taleplerini şöyle sıraladı:

- Emeklilikte yaşa takılanların emeklilik hakkına kavuşması

- İntibak ya da seyyanen zam ile en düşük emekli aylığının asgari ücret düzeyine yükseltilmesi

- Emekli olduktan sonra çalışmak isteyenlerin emekli aylıklarının belli bir oranda veya tamamen kesilmesi.

Raporda, emekli olanların çalışma hayatından çıkmasının amaçlanması gerektiği, emekli olanlar çalışma hayatından çıktıklarında işsizlere iş imkânı doğacağı görüşü savunuldu.

“EYT’Lİ SAYISI 5.4 MİLYON KİŞİ”

Raporda, emeklilikte yaşa takılanların sayısına ilişkin tahminlere de yer verildi. 2000 yılında toplam sigortalı çalışan sayısının 11 milyon 759 bin, emekli sayısının ise 5 milyon 913 bin kişi olduğu belirtildi. 2000 yılından 2018 yılına kadar 5 milyon 854 bin, bu yıl da 400 kişinin emekli olduğu dikkate alınırsa, emeklilikte yaşa takılanların sayısının 5 milyon 404 bin kişi olduğu kaydedildi.

Derneğe göre, EYT yasası çıkmış olsa ilk etapta emekli olacak kişi sayısı 750 bin ile 1 milyon kişi arasında kalacak. Kişi başı aylık 1600 TL emekli aylığı ödendiği dikkate alınırsa, aylık 1.2 milyar, yıllık olarak da 14.4 milyar liralık bir maliyet ortaya çıkacak.

1999’DAKİ HAKLARLA EMEKLİLİK

EYT’liler, 8 Eylül 1999 tarihinden önce işe başlayanların, o tarihte yürürlükte olan yasadaki koşullarla emekli olmalarının sağlanmasını istiyor.

8 Eylül 1999 tarihindeki değişiklikten önce kadınlar 20 yıl 5000 prim günü, erkekler 25 yıl 5000 prim günü koşuluyla emekli olabiliyordu. 4447 sayılı yasa ile prim günü ve sigortalılık sürelerine yaş koşulu eklendi. 2002 yılında çıkartılan ikinci kanunla da kademeli emeklilik yaşı bugünkü şeklini aldı.

“ÇALIŞTIKÇA EMEKLİ AYLIĞININ DÜŞMESİ ÖNLENSİN”

EYT’lilerin çözüm bekledikleri bir diğer konu da EYT dosyasının dünkü bölümünde geniş şekilde ele aldığımız, çalıştıkça emekli aylığının düşmesinin önlenmesi. Yüz binlerce vatandaşın emeklilik için gerekli prim gün sayısını doldurduklarında, emekli aylıkları düşmesin diye sigortasız çalışmaya başladıkları belirtilen raporda, acil bir düzenleme yapılarak çalıştıkça, prim ödendikçe emekli olunduğunda daha yüksek emekli maaşı alınacak bir sisteme geçiş yapılması gerektiği kaydedildi.

DEVLETİN MALİYET HESABI FARKLI

Emeklilikte yaşa takılanlar sorunu, çok istenmese de dönüp dolaşıp maliyet konusunda düğümleniyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) da hem EYT’li sayısı, hem de maliyete ilişkin bir rapor hazırladı. Buna göre, yaşı bekleyen sigortalı kişi sayısı 6.3 milyonu buluyor. Bunların 4.4 milyonu 4/a’lı, 927.2 bini 4/b’li, 1 milyonu da 4/c’lilerden oluşuyor.

SGK’nın hesabına göre, 8 Eylül 1999 öncesi işe başlayanlarda yaş şartının kaldırılması halinde 668 bin 4/a’lı, 138 bin 4/b’li ve 465 bin 4/c’li olmak üzere toplam 1.3 milyon kişi hemen emekli olabilecek durumda.

1.3 milyon kişinin tamamının emekli olması halinde yıllık 23.5 milyar lira, 6.3 milyon kişinin tamamının yaşı beklemeden emekli olması halinde ise bugünkü değeri ile 753.8 milyar lira maliyet çıkacak.

Hemen emekli olabilecek durumdaki 1.3 milyon kişiye bayram ikramiyesi verildiğinde ise yıllık 2.6 milyar liralık ilave bir maliyet oluşacak.

SGK’nın raporunda, emeklilik için yaş bekleyenler kavramının, emekliliği hak etmek için edinilmesi gereken asgari şartlardan biri olduğu belirtilerek, şöyle denildi:

“52 yaşında beklenen yaşam ömrü kadın için 31, erkek için 27 iken, günümüzde sigortalılar yetişkin dönemlerinin neredeyse yarısını emeklilikte geçirmektedir. Yaş şartının kaldırılması sosyal güvenlik sisteminde 20 yıl öncesine dönülmesi anlamı taşımaktadır. Bu geri dönüş, gelecek nesillerin refahı pahasına olacaktır. Bu sürecin, nesillerin refahı ve aktüeryal ve mali açıdan sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde ve toplumsal sağduyu ile yönetilmesi gerekmektedir.”

Yarın: Çalışmak için yaşlı, emeklilik için genç

 

1881 -
1938