BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Tutmayın yol verin gidene, cevap da vermem artık gücüme gidene, yoktur tavsiyem bile beni kaybedene, doldu sığmaz içime” sözleriyle üç yıllık sessizliğini bozdu Fikri Karayel. Kıbrıs’ta yaşayan müzisyen, ilk albümünde öyle bir başarı gösterdi ki, hayranları ondan yeni albüm beklerken bir single çıkardı. Şarkılarında kendi hikâyesini paylaşmaktan çekinmeyen müzisyen, yüksek tempolu yeni albümü üzerinde çalışıyor. Karayel ile yeni çalışmalarını, hayatını konuştuk. HT Caumartesi'den Ekin Türkantos'un haberi...

İlk albümünde 12 parçanın hepsi sana aitti. Çok iyi bir albümdü o, insanlar seni sevdi. Single için neden 3 yıl bekledin?
‘Zor Zamanlar’ albümüm çıktıktan birkaç ay sonra askere gittim. Yeni deneyimler yaşadım, alışkın olduğum ritimden uzakta, kendimi ve etrafımdaki her şeyi uzun uzun düşündüğüm bir yıl geçirdim. Askerden sonra biraz gezip müziğime döndüm, hayata yeniden adapte oldum. Ardından sanat müziği sürprizi yaptım. Konser tekliflerine yanıt vermeye başladım ve bunlar olurken mutfakta boş durmadım, şarkılar yazdım. Yani beklemekten ziyade yeniden buluşmamızı sağlayan yeni parçayı nihayetinde oluşturacak akışın yaşanması zaman aldı.

Yol’un hikâyesi, çıkış noktası neydi?
Yol’un hikâyesi kimin dinlediğiyle alakalı... Uzun zaman sonra içimi dökmeme araç oldu. Bir açıdan yeniden şarkılara yol verdiğimi de anlatıyor. Bununla beraber canımızı sıkan, bizi yoran, üzen detayları sineye çekebilmek, hayatın akışına teslim olabilmek, küçük detaylara takılmayıp hayata, aşka ve birbirimize yol verebilmekle alakalı. Beni yeniden harekete geçiren, kendi yolunu da kendisi çizen bir şarkı.

İlk besteni 15 yaşında yaptın, çok defter eskitmişsindir onları paylaşmak için sabırsızlanmaman enteresan...
Evet, defterler dolmaya devam ediyor. Aslında şarkıların duyulması için heyecanlıyım da doğru zamanda, doğru proje içinde olması için bu heyecanı sabırsızlığa dönüştürmüyorum. Bir hikâyeyi anlaşılabilirliği ve geçerliliği açısından yersiz anlatmak yanlış olur. Taşlar yerine oturdukça sırası gelen şarkı zaten kendini defterden dışarı atıyor. Yazıldıkları anda kendi kaderlerini yaşamaya başlıyorlar bence. Defterlerimi sanatçı arkadaşlarıma da açmaya başladım. Şarkılarım onların projeleri içinde de çok yakında karşınıza çıkabilir.

Konuşmayı sevmediğin için sanırım iyi şarkı sözleri yazıyorsun...
Teşekkür ederim. Doğrudur. Ama eskisi kadar sessiz değilim, düşüncelerimi paylaşmaktan eskisi kadar kaçmıyorum. Şarkımda anlattığım gibi aslında muhabbetlere de yol veriyorum. Konuşmak ve yazmak farklı ifadeler yaratıyor. Olan biten her şeyi ince düşünmek, iyi özetlemek, kelimelerle oyun oynamak, bunu bir sanat disiplini içinde uygulamak, benim için keyifli olan ifade biçimi. Yorum almam gereken konuları konuşuyorum ancak anlatacak bir hikâyem varsa notalar kelimelere eşlik eder.

‘ÇOK BÜYÜK BİR OKYANUSUN KIYISINDAYIM’ 

Evrencan Gündüz ile sohbet etmiştik, seni buraya gelmen konusunda yüreklendirmek için telefonunu bulup aradığını anlatmıştı...
Evet, Evrencan hayatınızın yörüngesinden bile geçse, pozitif enerjisini ve çevresindeki insanların potansiyellerini yaşatmak üzere yaydığı etkiyi hissetmemeniz mümkün değil. Başkalarının başarılarına kendi başarıları kadar sevinebilen bir yapıya sahip. Bu paylaştığımız bir özelliktir. ‘Yol’ parçasını yazdıktan kısa bir süre sonra ilk kez ben de bu enerjiden telefonda nasibimi aldım. Beni harekete geçirme konusunda motivasyonu oldu. Fırsat buldukça buluşup güzel sohbetlerimize devam ediyoruz. Değer verdiğim bir dostumdur.

Türk sanat müziğine merakını biliyorum, düet projeleri olacak mı?
İstanbul; müzik yapmak için çok doğru bir ortam ve çeşitli disiplinlere ait müzisyenler olarak burada atomlar gibi birbirimizle çarpışıp duruyoruz. Bu ortamda bir düet çalışması bence an meselesi. Güzel sonuçlar doğuracak işlere her zamanki gibi açığım. Sahne paylaşmak üstüne de fikirler, muhabbetler var. Türk sanat müziğine gelince, bir süredir büyülenmekte etkilenmekteyim. Kıbrıs’ta çok değerli hocalarımın da işbirliğiyle güzel bir konser yaptık. Bu müziğin otantik halini dinleyiciye hatırlatmak, bu disipline ait müzisyenlere de ilginin hâlâ ne kadar büyük olduğunu göstermek gayesi içinde. Yalnız bu disiplinde kendimi bir öğrenci olarak değerlendiriyorum. Çok büyük bir okyanusun kıyısındayım, şimdilik nefesimi tutup derinlere dalmak adına büyük bir heyecanım var diyebilirim ancak.

İlk albümünü ‘mecazi ve ruhsal olarak düşüş albümü’ olarak tanımlamıştın. Şimdi nasıl bir ruh halindesin, yeni albüm nasıl olacak?
‘Yol’ güzel bir ilgiyle karşılandı ama çok özlettiğime dair yorumlar var. Bir albümün hazırlanması takdir edersiniz ki detaylı ve uzun süreli bir çalışma gerektirir. Yeni bir albüm hazırlığı içindeyim tabii ki ama bu sefer arayı fazla açmamak adına bir single sürprizi daha yapabilirim pek yakında. Bu aralar üstünde çalıştığım işler tempo olarak biraz daha yüksek. Konular daha fazla kendi hikâyem üstünden ilerlemeye başladı. Çuvaldızı batırmaya devam yani. Daha içsel, analitik ve eskisine nispeten daha hareketli bir albüm bekleyebilirsiniz. Düşerek başladık, yükselerek devam edelim.

Fikri Karayel 27 Nisan Cuma günü Antalya Sponge Pub’ta sahne alacak.

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300