Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Bilgi Yaşam Fonografı kim icat etti, kim buldu? Fonograf ne zaman, nerede icat edildi?

        FONOGRAFI KİM BULDU?

        Fonograf, insan sesinin kaydedilmesini ve tekrar dinlenmesini mümkün kılan ilk ses kayıt cihazı olarak tarihe geçmiştir. Bu icat, 19. yüzyılın son çeyreğinde Amerika Birleşik Devletleri’nde geliştirildi. Çalışmalar, sesin dalgalar hâlinde ilerlediği ve mekanik olarak yüzeye işlenebileceği fikrinden yola çıkılarak başlatıldı. Fonografın en temel özelliği, bir sesin hem kaydedilip hem de aynı cihazla yeniden dinlenebilmesiydi. Cihaz, ses titreşimlerini mekanik bir iğne yardımıyla döner bir silindir üzerine işler, daha sonra bu izler yeniden iğneye temas ettirildiğinde ses dalgaları tekrar oluşurdu.

        Bu fikir, zamanının ötesinde bir yenilik olarak görülmüş ve yalnızca bilim çevrelerinde değil, halk arasında da büyük ilgi uyandırmıştır. Fonograf, ilk başta sesi tutabilen mekanik bir not defteri gibi düşünülüyordu. O dönem kullanılan balmumu ya da kalayla kaplı silindirler üzerine yapılan kayıtlar, birçok alanda yeni kullanım imkânları yarattı. Eğitimden haberciliğe, müzikten belge saklamaya kadar pek çok alanda etkili oldu. Zamanla silindirler yerine plaklar kullanılmaya başlandı ve fonografın yerini gramofonlar aldı.

        REKLAM

        Ancak sesin ilk kez fiziksel olarak izlenebileceği ve sonra tekrar dinlenebileceği düşüncesi, fonografla birlikte mümkün oldu. Bu cihaz, sesin kayıt altına alınması fikrini gerçeğe dönüştürerek iletişim ve medya tarihinde yeni bir sayfa açtı. İnsan sesi ilk defa bir makineye kaydedilmiş ve yeniden duyulabilir hâle getirilmişti. Bu sayede hem müzik hem konuşma ilk kez saklanabilir ve paylaşılabilir bir içeriğe dönüşmüştür. Fonograf, yalnızca bir icat değil, ses teknolojilerinin doğuş noktası olarak kabul edilmiştir.

        FONOGRAF NEREDE İCAT EDİLDİ?

        Fonograf, 19. yüzyılın sonlarında Amerika Birleşik Devletleri’nde icat edilmiştir. Bu cihazın geliştirilmesinde etkili olan çalışmalar, sesin fiziksel olarak kaydedilip tekrar üretilebileceği fikrini temel alıyordu. Dönemin teknolojik koşulları göz önüne alındığında, bu tür bir makine yalnızca birkaç ileri endüstrileşmiş ülkede tasarlanabilecek düzeydeydi. O dönemde ABD, hem bilimsel araştırmaların hem de seri üretim tekniklerinin geliştiği bir merkez hâline gelmişti. Fonograf fikri, ses dalgalarının titreşim yoluyla yüzeye işlenmesi üzerine kuruldu. Amerika’da yapılan deneylerde, insan sesi bir zara çarptırılıyor ve bu zarın titreşimi ince bir iğne yardımıyla dönmekte olan silindirin yüzeyine kaydediliyordu.

        Cihaz çalıştırıldığında iğne aynı izleri tekrar takip ediyor, zar tekrar titreşiyor ve ilk kaydedilen ses yeniden duyulabiliyordu. Bu yenilikçi sistem ilk kez ABD’de başarıyla denenip hayata geçirildi. Kullanılan malzemeler, silindirin dönüş mekanizması ve sesin kaydedileceği yüzey gibi tüm detaylar orada geliştirildi. Fonografın ortaya çıkışıyla birlikte ABD, ses kayıt teknolojisinin merkezi hâline geldi. Bu cihazın tanıtımı ve ticarileştirilmesi de yine Amerika’da gerçekleştirildi. İlk prototiplerin üretilmesinden sonra ülke genelinde sergilerde gösterildi, gazetelerde tanıtıldı ve kısa sürede bilim çevrelerinin ilgisini çekti.

        REKLAM

        Amerika’daki bilimsel altyapı ve ticari üretim gücü sayesinde fonograf kısa sürede yaygınlaştı. Ardından Avrupa ülkeleri bu teknolojiyi örnek alarak benzer cihazlar üretmeye başladı. Fakat ilk başarılı örnek, fikrin gelişimi, teknik detayların oturtulması ve kamuya tanıtımı tamamen Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle fonografın icat edildiği yer, tüm yönleriyle değerlendirildiğinde, açık biçimde Amerika olarak kabul edilir. Bu gelişme, yalnızca ses teknolojisinin değil, kayıt altına alınabilen tüm iletişim sistemlerinin temel taşlarından biri olmuştur.

        FONOGRAF NE ZAMAN İCAT EDİLDİ?

        Fonograf, 19. yüzyılın ikinci yarısında, 1877 yılında icat edilmiştir. Bu tarih, sesin ilk kez fiziksel bir yüzeye kaydedilip yeniden işitilebilir hâle geldiği dönüm noktasıdır. O yıllarda haberleşme ve kayıt teknolojileri hızla gelişmekteydi; telgraf yaygınlaşmış, telefon yeni yeni tanıtılmaktaydı. Ancak sesi yalnızca aktarmak değil, saklayabilmek fikri henüz hayata geçirilmemişti. İşte bu eksiklik, 1870’li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir dizi deneyin temelini oluşturdu.

        1877 yılına gelindiğinde, sesin mekanik olarak kaydedilip tekrar üretilebileceği bir cihaz geliştirme fikri başarıya ulaştı. Bu cihazda, bir koni şeklinde yerleştirilen zar, konuşma sesiyle titreşiyor, bu titreşim iğneye iletiliyor ve iğne de dönen bir silindirin yüzeyine ince izler işliyordu. Daha sonra aynı iğne, bu izleri yeniden takip ettiğinde zarda aynı titreşimler oluşuyor ve ilk kaydedilen ses tekrar duyulabiliyordu. Bu mekanizma, müziğin, konuşmanın ve her türlü sesin fiziksel bir ortamda saklanabileceğini kanıtladı. 1877 yılı yalnızca bu cihazın ilk kez çalıştırıldığı tarih değil, ses kayıt teknolojisinin başlangıç noktası olarak kabul edilir.

        Bu gelişmeyle birlikte müzik, sözlü anlatım ve belge niteliği taşıyan her türlü sesli içerik ilk defa kalıcı hâle getirilebildi. Fonografın bu tarihte geliştirilmiş olması, sadece teknolojik bir icatla sınırlı kalmayıp kültürel ve toplumsal etkiler de yaratmıştır. İnsanlar ilk kez kendi seslerini kaydedip tekrar duyabilmiş, böylece sesin ölümsüzleştirilebileceği düşüncesi ortaya çıkmıştır. 1877 yılında başlatılan bu teknoloji, daha sonraki yıllarda gramofon, plak ve kaset gibi sistemlerin temelini oluşturmuş, sesle ilgili tüm kayıt sistemlerinin ilk adımını atmıştır. Bu nedenle 1877, yalnızca bir yıl değil, aynı zamanda bir çağın başlangıcını temsil eder.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Rüya Gibi 8. Bölüm 2.fragman

        Rüya Gibi 8. Bölüm 2.fragman

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ