Dünyanın sayılı otomobil etkinliklerinden Frankfurt Otomobil Fuarı, bu yıl ev sahipliği yaptığı yeni modeller ile kuşkusuz önemli bir ses getirdi.

20'den fazla markanın katılmadığı fuarın renksiz geçeceği şeklinde yorumlar yapılırken, kapıların açılması ile birlikte işin aslının farklı olduğu ortaya çıktı.

Frankfurt'ta tanıtılan Land Rover Defender, Opel Corsa, Ford Puma, VW ID.3, Cupra Tavascan, BMW Concept 4, Hyundai 45 Concept, Audi AI: Trail, Lamborghini Sian, Mercedes EQS gibi modeller otomobil severlerin beğenisini kazandı.

Farklı karoser özelliklerine sahip bu modellerin ve tanıtılan diğer konseptlerin ortak yanı ise, hepsinin bir şekilde elektrikli olması oldu.

Kimisi yarı hibrit, kimisi hibrit, kimisi şarj edilebilen hibrit ve kimisi de tam elektrikli olan söz konusu otomobiller, kısa bir süre önce konsept olarak sergilenen elektrikli otomobillerin artık hayatımıza belki de hiç çıkmamak üzere girdiklerini göstermeleri bakımından önemliydi.

Frankfurt'ta hayatımıza girdiği anlaşılan bir diğer olgu da, Çinli modeller oldu.

AVRUPA'DAN TALEP VAR

Bunların başında ise ülkedeki elektrikli otomobil startuplarından biri olan Byton geliyor.

SUV gövdeye sahip ilk aracını Frankfurt Otomobil Fuarı'nda sergileyen firma, birkaç yıl öncesine kadar Batıdaki modelleri kopyalamaktan öteye gidemeyen Çinli üreticilerin kat ettikleri mesafeyi gözler önüne serdi.

M-Byte ismiyle tanıtılan model, 48 inc boyutunda ve aracın dashboardunu boydan boya saran bilgi ekranıyla dikkat çekiyor.

Aracın kokpitindeki bir diğer kontrol ekranı da direksiyonun üzerinde yer alıyor.

Son hızı 190 km/s olarak açıklanan elektrikli otomobilin, 2021'de Avrupa'da satışa çıkacağı açıklandı. Asıl sürpriz ise, otomobile küresel pazarlardan gelen 50 bin ön talebin yüzde 40'ının Avrupa'dan geldiğinin açıklanması oldu.

Rakamlar, Avrupalı tüketicilerin de Çin malı otomobil kullanmaya hazır olduğunu gösteriyor.

2 YIL İÇİNDE DÜNYAYA AÇILIYOR

Fuardaki diğer Çinli modeller ile devam edelim.

Çin'in en büyük hafif ticari araç üreticisi Great Wall Motor, Frankfurt'ta premium markası Wey'in modellerini sergiledi.

Wey'i küresel pazarlara açmayı planlayan şirket, tanıtılan model hakkında şimdilik herhangi bir teknik detay paylaşmadı.

Yapay zeka ve hidrojen yakıt hücresi yatırımları ile bilinen Wey'in sergilediği otomobil hakkında bilinen tek detay ise seviye 4 otonom sürüşe sahip olması, bir diğer deyişle kendi kendine yol alabilmesi.

WEY kurucusu ve Great Wall Motors'un Yönetim Kurulu Başkanı Wei Jianjun, markayı 2 yıl içinde Avrupa'ya taşıyacaklarını kaydetti.

Great Wall'ın, Avrupa'da WEY satışları 50 bin adede ulaşınca, markanın üretimini buraya taşıma gibi bir planı da bulunuyor.

ROLLS-ROYCE'U TASARLAYAN İSMİN ELİNDEN ÇIKTI

Çinli bir diğer üretici olan FAW da, bünyesindeki Honqqi markasının spor otomobilini Frankfurt'ta dünyaya gösterdi. Aracın tasarımında Rolls-Royce'in eski tasarım direktörü Giley Taylor'in imzası bulunuyor.

1958 yılında üst düzey devlet görevlilerine limuzin üretmek üzere kurulan Honqqi, Çinlilerin dünyaya açmak istediği markaların başında geliyor.

Çinli üreticilerin ayak sesleri ülkeleri dışındaki bir otomobil etkinliğinde belki de ilk kez bu kadar yüksek çıktı. Bunda, tanıtılan modellerin tasarımı, özellikleri ve teknolojileri kadar, seri üretime hazır versiyonları ile görücüye çıkmaları da etkili oldu.

Öte yandan Frankfurt'a en çok katılım sağlayan yabancı firmalar da Çinliler oldu.

Sadece otomobil üreticileri ile değil, teknoloji geliştiren şirketleri ile de Frankfurt'ta boy gösteren Çinliler, batarya teknolojilerinde geldikleri noktayı Batıya gösterme şansın elde ettiler.

Lityum ion batarya hücreleri geliştiren Çinli firmalardan CATL, VW ve BMW ile işbirliklerini artıracaklarını fuarda açıkladı.

Daimler ise, bir diğer Çinli batarya üreticisi Farasis Energy ile anlaştığını duyurdu. Farasis'in bu kapsamda 600 milyon euroluk bir tesisi Doğu Almanya'ya açacağı bildirildi.

Aynı bölgede CATL'in de 1.8 milyon euroluk fabrikası inşa ediliyor.

Çinli bir diğer batarya geliştiricisi SVOLT ise, Avrupa'ya 2023 yılına kadar 2 milyar euroluk bir fabrika kuracağını duyurdu.

Tüm bunlar alt alta konulduğunda, Çinlilerin sadece otomobilleri ile değil, teknolojileri ile de Avrupa'yı fethetmeye hazırlandığı ortaya çıkıyor.

Yapılan açıklamalardan, Frankfurt'ta gördüğümüz Çin malı otomobillerin beklenenden daha kısa bir sürede hayatımıza gireceği anlaşılıyor.

Kağıt üstünde Batılı rakiplerinden geri kalmayan bu otomobillerin önündeki en büyük engelin ise, şimdilik önyargılar olduğu görülüyor.

Fakat, konu elektrikli otomobiller olunca oyunun kurallarının sıfırdan yazıldığını da unutmamak lazım. Zaten Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu'nun (TOGG) yakında prototipini tanıtacağı yerli otomobilin de bu yüzden küresel pazarlarda potansiyeli bulunuyor.