‘Darülaceze gibi bizim de benzerimiz yok’
Balat'ta, Sulukule yıkımından sonra parkta yaşamaya çalışanlara ve toplumdan dışlanan meczuplara yardım etmek üzere kurulan 'Derviş Baba Kahvehanesi'nin 15 bin gönüllüsü var. Kahvehanenin sahibi Ali Denizci, "Darülaceze gibi bizim de benzerimiz yok" diyor
Barış Can ÜNAL/GAZETE HABERTÜRK
DERVİŞ Baba, Deliler, Abdallar, Meczuplar ve Âşıklar Kahvehanesi, halk arasındaki adıyla ‘Deliler Kahvesi’ 2009 yılında ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak ve toplumdan soyutlanan kişileri yeniden topluma kazandırmak için kuruldu.
İLK DURAK BALAT
İlk olarak Balat’ta, Sulukule yıkımından sonra sokakta kalan ve zor şartlarda yaşama tutunmaya çalışan insanlara yardım etme amacıyla kurulan bu kahvehane, 15 bin gönüllüye ulaşarak bugün Cihangir’deki yeni yerinde de hizmet vermeye başladı. Biz de kahvehanenin sahibi Mimar Ali Denizci ile konuşmak için bir araya geldik. Ali Denizci, “Yardımlarımız sadece parkta yaşayan evsizlerle, öğrencilerle, mültecilerle kalmayıp akli dengesi yerinde olmayanları da kapsıyor. Öyle ki dışlanan, hayattan soyutlanmış akli dengesi yerinde olmayanlar burada topluma kazandırılıyor, karınları doyuruluyor hamama götürülüp temizleniyor ve hayırseverlerin bağışladığı kıyafetlerle giydiriliyor. Ve bunların hepsini 15 bin kişilik bir gönüllü ordusu yapıyor. Darülaceze gibi benzerimiz yok” diyor. Denizci, yardıma ihtiyacı olanla, yardım gönüllülerini buluşturmak için esas işi olan mimarlığa da ara vermiş. 457 aile ve binlerce çocuğa gönüllülerle beraber maddi manevi destekte bulunan Denizci, Cihangir’deki 2 katlı kahvehanede, yardımların yanı sıra keman, gitar, saz ve davul dersleri ve Türkçe, İngilizce, İspanyolca gibi dil dersleri verdiğini söylüyor. Ali Denizci, kahvehanedeki çalışmaları şöyle anlatıyor: “Biz dil, dil, ırk ayrımı yapmadan herkese yardım ediyoruz. 200’ü aşkın Suriyeli çocuğa Türkçe dersleri verdik. Her türlü yardımda bulunuyoruz.”