CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, 10 Aralık günü hayatında ilk defa TBMM kürsüsüne çıktığını ve orada bir iddianameyi göstererek, bazı bilgiler paylaştığını anımsattı. Konuşmasının ardından, bazı uluslararası medya kuruluşlarının kendisi ile irtibat kurduğunu ve söz konusu bilgileri sorduğunu belirten Erdem, bunun üzerine röportajlar verdiğini kaydetti.

Rus televizyonuna yaptığı açıklama sonrasında yaşananlara vurgu yapan Erdem, "Bu benim son açıklamam olacak. Bir daha da bu konuda konuşmayacağım. Bir insan söylemediği bir sözden dolayı bu kadar ciddi bir linç ve saldırının hedefi haline getirilemez. Ben bir milletvekiliyim. Ben iki defa sandıktan geldim. Ön seçim ile gelmiş bir adamım" diye konuştu.

Erdem, şöyle devam etti:

"Benim hakkımda vatana ihanet soruşturması başlatan savcıya sesleniyorum, Anayasa, madde 83 diyor ki bir milletvekili Meclis oturumunda ileri sürdüğü görüşleri, Meclis Başkanı aksi bir tavır almadığı taktirde, farklı bir ortamda kullanmaktan sorumlu tutulamaz. Bunun adı kürsü dokunulmazlığıdır. Meclis Başkanı böyle bir karar almamıştır. Savcı, sen hangi niyetle bir soruşturma açma cüretinde bulunuyorsun. Yapılan konuşma kürsü dokunulmazlığı kapsamına giriyor."

Eren Erdem, röportajdaki cümlelerini tekrarlayarak, röportajın görüntüsünü gazetecilere izletti. Erdem, kendisi hakkında kaçacağı yönünde iddiaların ortaya atıldığını hatırlatarak, "Eren Erdem'i kendiniz mi zannettiniz? Nereye kaçacak?" dedi.

Erdem, hakkında "İran ajanı" olduğu yönünde yapılan haberleri de eleştirerek, bunun Selam Tevhit iddianamesine dayandığını ve kendisi hakkında bu dosyada savcının takipsizlik kararı verdiğini bildirdi.

Erdem, "Eğer o iddianame doğruysa ve ben İran ajanıysam Hakan Fidan da İran ajanı. O iddianamede yer alanların hepsi İran ajanı. Savcı o iddianamede benim için takipsizlik verdi. Hodri meydan, Selam Tevhit iddianamesini açmayan namerttir. Çıkarsınız açıklarsınız. Ya da o iddianameyi Meclis kürsüsünden okumayan namerttir" diye konuştu.

Hayatında hiç İran'a gitmediğini, pasaportunun ortada olduğunu anlatan Erdem, "Röportajın videolarını TÜBİTAK'a gönderiyorlar. Ne gerek var? Açın televizyona telefon, size ham halini gönderirler. 'Dokunulmazlığı kalkacak' diyorlar. Kaldırmayan namerttir. Sizin şerrinizden korkan da namerttir. Çünkü ben haklıyım. Yürekleri yetiyorsa dokunulmazlığımı kaldırırlar" ifadelerini kullandı.

Erdem, yarın savcılığa giderek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti'nin 60'a yakın milletvekili ve bazı medya organları hakkında, "İftira atmaktan" dava açacağını belirtti.

Gazetecilerin, partisinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, kendisi hakkındaki açıklamalarına ilişkin sorusu üzerine Erdem, "Genel Başkanımız bir programa katıldı. Program öncesi beni aradı. Bu röportajın ham halinin çözümünü istedi. Biz de bunu kendisine yolladık. Programa çıkmadan önce 'Siz böyle bir şey söylememişsiniz, çok açık ve net. Ben bunu gündeme getireceğim' dedi. Orada 'Eren Erdem böyle bir söz söylemişse ben yolumu ayıracağım ama söylememişse siz özür dileyecek misiniz?' dedi. Arkasından zamanlamasını eleştirdi. Doğrudur. Genel Başkan'ın görüşüdür ben buna en üst bağlamda saygı duyuyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan ölüm tehditleri aldığını belirten Erdem, şunları söyledi:

"Adam benim oturduğum evin adresini paylaşıyor. Binamın numarasını paylaşıyorlar ve öldürülmem için çağrı yapıyorlar. İnsanlar ha bire evimin önüne geliyorlar. Dört gün önce Valilikten koruma talebinde bulundum, daha korumam bile çıkarılmıyor. Başıma gelen her şeyin sorumlusu Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, AKP milletvekilleri ve havuz medyasıdır."

"Dokunulmazlığınızın kaldırılması için girişiminiz olacak mı?" sorusunu yanıtlayan Erdem, böyle bir girişiminin olmayacağını, kendisi hakkında açılan soruşturmanın dayanaksız olduğunu savunarak, fezlekenin Meclis'e gelmesi durumunda Anayasa Mahkemesi'ne başvuracağını kaydetti.

AA

 

1881 -
1938