Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin Genelkurmay Başkanlığı'ndaki eylemlerle ilgili, arasında "Yurtta Sulh Konseyi" üyelerinin de bulunduğu 221 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 4. günde devam etti.

"KRALINIZ KİM?" SORUSUNA "ONU AKINCI ÜSSÜ DAVASINA BIRAKALIM" YANITI

Darbeci eski Tuğgeneral Gökhan Sönmezateş, savunmasında çarpıcı itiraflarda bulunarak, "Ben de ihtilalde, darbede yer aldım" dedi. Sönmezateş, şu an içinde bulunduğu durumu, İngiltere'ye karşı bağımsızlık mücadelesi veren, 1995 yılında ünlü aktör Mel Gibson'ın canlandırdığı 'Cesur Yürek' adlı filmde hayatı anlatılan İskoçların ulusal kahramanı William Wallace'a benzetti. Davada Sönmezateş'in William Wallace'lı savunmasının ardından Mahkeme Başkanı Oğuz Dik, "Kralınız kim?" diye sorunca, Sönmezateş, "Onu şu an için müsaade edin Akıncı Üssü davasına bırakalım" diye yanıtladı.

"CUMHURBAŞKANI'NIN GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE ANKARA'YA GETİRİLMESİ İÇİN EMİR ALDIM"

İfadesinde Marmaris'e giden ekibin başında olduğunu itiraf eden sanık Sönmezateş, "Marmaris'e giden ekibin başında yer aldım. Bize verilen emir Cumhurbaşkanının Marmaris'ten alındıktan sonra Ankara'ya güvenli bir şekilde getirmekti. Biz tim olarak 15 Temmuz saat 22.25'de göreve hazırdık ve görevi beklemeye başladık. 4 saat boyunca Çiğli Üssünde bekledik. Kalkışımız saat 02.25 civarıdır. Cumhurbaşkanımızın otelden ayrılışı saat 00.30-00.40 civarıdır. Saat 01.40 sıralarında da Dalaman'dan uçağı kalkmıştır. Cumhurbaşkanı orada yok iken, bütün dünya İstanbul da olduğunu bilirken, verilen emir gereği biz Marmaris'e yönlendirildik. Birileri bizi orada 4 saat bekletti. Bu birileri sivil değil askerdi. Kim olduğunu halen bilmiyorum. Cumhurbaşkanı alma emrini Semih Terzi'den aldık" dedi.

"DARBE GİRİŞİMİ ÇARŞAMBADAN BERİ KONUŞULUYORDU"

Mahkeme başkanının araya girip, "Neden görevi kabul ettin" diye sorması üzerine Sönmezateş, "Ben Cumhurbaşkanı'nın alınma görevini kabul ettim. Emir verilirken darbe yapılacağı söylenmedi ama emir-komuta zincirinde bir ihtilal olduğu düşünmüştüm. Bu Çarşamba gününden beri konuşuluyordu" dedi.

"DARBEYE KATILDIM, İHTİLALE KATILDIM"

İfadesinde darbe girişiminden 'ihtilal' diye bahseden Sönmezateş, Mahkeme Başkanı'nın "Darbe mi ihtilal mi?" çıkışı üzerine şunları söyledi: "Darbeye katıldım, ihtilale katıldım. Sonuç olarak Cumhurbaşkanının orada olmadığını bile bile bizi oraya gönderen bir irade var. Bu salondaki hiç bir sanıkla bunu konuşmadım. Kimlerle konuştuğumu Muğla mahkemesinde kayıtlarında var"

"BEN FETÖ'CÜ DEĞİLİM, BU ELBİSE BENİM ÜZERİMDE DURMAZ"

Darbe toplantılarına katıldığı yönündeki iddiaları reddeden Sönmezateş, "Ben FETÖ'cü değilim. Bu elbise benim üzerimde durmaz. Ben FETÖ'cü değilim, Gülenci değilim. Ben hiçbir tarikata üye değilim. Hiç bir imamın, hiç bir hocanın, kimsenin önünde diz çökmedim, el öpmedim bu benim karakterime uygun değil" diye konuştu.

KAMERA KAYITLARI SİLİNMİŞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın darbe girişimi sonrası söylediği "Kılpayı kurtulduk" sözlerini hatırlatan Sönmezateş, şöyle devam etti: "Biz gitmeden orada bir askeri hareketlilik olmuş. Otelin saat 00.00 ve 00.20 arası kamera görüntüleri silinmiş. Dalaman'daki uçağın bulunduğu kameralar elle çevrilmiş ve hiçbir görüntü yok. Radar kayıtlarında 3 tane helikopterin gözüktüğü net olarak var. Bizden önce bir askeri hareketlilik olmuş. Delil dosyasında olan silahlar ve şarjörler bize ait değildir. Cumhurbaşkanının kıl payı kurtulduğu operasyonu yapan Tim'i ya bu davalarda öğreneceğiz ya da tarihe bırakacağız"

BAŞKANDAN 'KRALINIZ KİM?' ÇIKIŞI

Sanık Sönmezateş, içerisinde bulunduğu durumu İskoçya'nın ulusal kahramanı William Wallace'a benzetti. Sönmezateş, "Bir tane film var 'Cesur Yürek' diye. İskoçya'nın kurtuluşu ile alakalı ve William Wallace diye bir adam var. Kralıyla konuşuyor ve İngilizlerle savaşma kararı alıyor. İngilizlerle savaşa çıktıklarında birkaç grup Wallace'i savaşta yalnız bırakıyor. Buna rağmen savaşa devam ediyor. Savaşın bir bölümünde bir İngiliz ile savaşırken, İngiliz'in maskesi düşüyor ve maskenin altındaki kişinin kendi kralı olduğunu görüyor. Uğruna İngilizlerle savaşa girdiği kralın kendisine karşı savaştığını görüyor. Benim durumumu soruyorsanız ben de aynı durumdayım" dedi.

Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Oğuz Dik, sanığa, "Kralınız kim?" diye sordu. Sönmezateş, soruyu "Onu şu an için müsaade edin Akıncı Üssü davasına bırakalım" diye yanıtladı. Mahkeme Başkanı Dik ise "O vatanını kurtarmaya çalışıyor siz devletin meşru Cumhurbaşkanı'nı devirmeye çalışıyorsunuz. Benzerlik yok" dedi.

'RUS UÇAĞI' İDDİASI

Sönmezateş, davayla ilgili olmamasına rağmen önüne gelenin FETÖ'cülükle suçlanmasının, ülkeye zarar verdiğini söyleyerek, şöyle konuştu:

"Örneğin Rus uçağının düşürülmesi olayı. Bu konuda bilgim var. Uçağı denildiği gibi FETÖ'cüler düşürmedi. Bir generalin emri ile angajman kuralları gereği düşürüldü. Bu 22 dakikalık bir olaydı. Burada isim vermek istemiyorum ama bu kişi, hükümetin verdiği emir doğrultusunda angajman kuralları gereği vurma emrini verdi" diye konuştu.

"AKINCI ÜSSÜ'NDE GELEN EMİRLE ÇİĞLİ'DE 4 SAAT BEKLETİLDİM"

İfadesinin ardından çapraz sorgusuna geçilen Sönmezateş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın'ın, "Semih Terzi'den talimatı ne zaman, nerde aldınız" sorusuna, "Askeri telefonla pazartesi ve çarşamba iki kez görüştük. 15 Temmuz'da görüşemedik çünkü ulaşamadım" diye yanıt verdi.

Çiğli Üssü'nde bekletilme emrini kimden aldığı sorulan Sönmezateş, "Bekletilme talimatını Akıncı Üssü Hareket Merkezinden aldık. Hüseyin adlı soyadını hatırlamadığım bir yarbayla görüştüm. Ama emri verenlerin hangi generallerin olduğunu biliyorum. Talimatın emir komuta zinciri içinde yapıldığını düşünüyordum" dedi.

Emri veren generalin kim olduğu sorulunca Sönmezateş, "O generalin kendisinin açıklamasını bekliyorum" açıklamasında bulundu.

Avukat Aydın'ın, Rus uçağının vurulmasıyla ilgili 2 saat önce Fetullah Gülen'e bilgi verildiği yönündeki iddiaları hatırlatması üzerine Sönmezateş, "Dediğiniz gibi bu emri veren komutan FETÖ'cü ise şu an Hava Kuvvetlerini bir FETÖ'cü bir komutan yönetiyor" dedi.

AKAR'IN 'ÜRKÜTÜCÜ' DEDİĞİ ESKİ ALBAY SAVUNMA YAPTI

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın ifadesinde 'ürkütücü' dediği Kurmay Albay Fırat Alakuş savunmasını yaptı.

DHA'nın haberine göre; Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan'da Cezaevi Kampusü içerisindeki duruşma salonunda görülen duruşmanın bugünkü celsesinde Kurmay Albay Fırat Alakuş savunma yaptı. Fırat Alakuş için, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanlığı'nda derdest edildiğinde yaşadıklarını anlattığı ifadesinde, "Bir müddet sonra gidiyoruz deyip beni aldılar. Kapıdan çıktığımda tam taçhizatlı, kafasında çelik miğfer ve silahlı bir şekilde, ürkütücü bir yüz ifadesi ile karşıma çıkan asker şahıs dikkatimi çekti. Sonradan bu kişinin Kurmay Albay Fırat Alakuş olduğunu öğrendim" şeklinde bahsetmişti.

Mahkeme ressamının çizimleri

"BEN VE TİMİM TUZAĞA DÜŞÜRÜLDÜK"

İfadesinde suçlamaları kabul etmeyen Alakuş, "Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı duran bütün terör örgütlerine karşı mücadele ettim. FETÖ ile ne ilgim ne de irtibatım var. Menfur darbe girişimini kim, kimler, ne zaman, ne şekilde planladı bilmiyorum. Darbe teşebbüsünde doğrudan ya da dolaylı bir şekilde icraatım olmadı diye düşünüyorum. Genelkurmay Başkanlığı'nın emniyetini sağlamak için emir komuta içinde görevimi icra ettim. Ben ve timimim darbeciler tarafından tuzağa düşürüldüğüne inanıyorum" dedi.

"GÖREVİ ZEKAİ AKSAKALLI VERDİ"

Sanık Alakuş, kendisine verilen görevin "Alınan bir istihbarat dayalı olarak terör örgütlerinin muhtemel bir eylemeni karşı Genelkurmay Başkanlığı'nın takviye edilmesiydi. Görevi bizzat ÖKK Komutanı Zekai Aksakallı'dan aldım. Görevin detayını ise Albay Ümit Bak'tan öğrenmem söylendi" diye konuştu.

KESKİN NİŞANCILAR HAZIR BEKLETİLDİ

Duruşmanın yapıldığı binanın çevresinde, Ankara Jandarma Komando Tabur Komutanlığı komandoları, infaz koruma memurları, bomba arama köpekleri, TOMA ve zırhlı araçlar ile güvenlik önlemi alındı. Cezaevinin çatısında da keskin nişancılar hazır bekletildi.

KİMLER SAVUNMA YAPTI?

Duruşmada dün, sanıklardan Kara Kuvvetleri Harekat Başkanlığı Teşkilat Şube Müdürlüğünde görevli eski Kurmay Albay Bilal Akyüz, eski Kara Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanlığı Kuvvet Geliştirme ve Teşkilat Daire Başkanı Tuğgeneral Erhan Caha, eski 28. Mekanize Piyade Tugayı İkinci Tabur Komutanı Kurmay Yarbay Ertuğrul Terzi savunma yapmıştı.

İlk celsede ise eski YAŞ üyesi Akın Öztürk ile eski Kurmay Albay Ahmet Özçetin ifade vermişti.

Çatı davasının ilk duruşması 16 Haziran'a kadar kesintisiz devam edecek.