Jose Mourinho'nun unutulmaz sözleri
Jose Mourinho'nun unutulmaz sözlerini sizler için derledik...
Zlatan Ibrahimovic-Eto'o takası hakkında: "Sadece aptal bir antrenör İbrahimovic'i kaybettiği için üzgün olmadığını söyleyebilir ancak onun yerine gelen oyuncuyu beğenmemek de yalnızca aptal birinin söyleyebileceği bir şey."
Şampiyonlar Ligi’ne dair: “Kendimi zapturapt altına alacak değilim. Geçen sezon yaptığım şeylerin sebepleri vardı. Dolayısıyla, rekabet normal şartlarda gelişir ve acayip bir şeyler dönmezse, ben de iyi çocuk olup edebimle oturmayı bilirim.”
Mihajlovic: "Mourinho ile futbol konuşmam. futbol oynamamış birinin bazı şeyleri anlamasını beklememeli."
Jose Mourinho: "Jokey olmak için önce at mı olmak gerekir?"
Kendisini eleştiren Johan Cruyff’a dair: "Açıkçası bana nasıl Şampiyonlar Ligi finalinde 4-0 yenilebilineceğini öğretmesine ihtiyacım yok; çünkü böyle bir şeyi öğrenmeye yönelik arzum yok."
"Teknik direktörlüğe başlamadan önce büyük kulüplerde asistanlık yaptım. 30 yaşımdayken Ronaldo'nun antrenörlüğünü yapıyordum. Cristiano'nun değil, gerçek Ronaldo'nun, Brezilyalı olanın."
''Barcelona serisini kazandık ama herkes Barcelona'nın ne kadar iyi oynadığından ve bizim kalenin önüne takım otobüsünü park ettiğimizden bahsediyor. Kalenin önüne takım otobüsünü parketmedik, takım uçağını parkettik. 2 sebebi vardı. Birincisi 10 kişiydik, ikincisi ilk maçı 3-1 kazanmıştık. Otobüs, gemi ya da uçak park ederek değil, San Siro'da onları ezerek finale çıktık."
Barcelona-Inter maçı sonrası...
- Gazeteci: "İleride Barcelona'yı çalıştırma fikrine nasıl bakıyorsunuz?"
-Mourinho: "Burada benden ne kadar nefret edildiğini sizler de gördünüz. Bunun sevgiye dönebileceğine inanacak kadar salak olduğumu mu düşünüyorsunuz?"
Hakemler hakkındaki soruya verdiği cevap: "O sizin sorununuz ben yabancıyım gideceğim bir gün. Hakemler sizin, ne yapacağınızı siz düşünün."
Puan kaybından sonra basın toplantısında soru: "Takım yorgun muydu?"
Mourinho: "Yorgun mu? Günde 15 saat çalışıp ayda bir kaç yüz euro kazanıp evine dönen baba yorgun olur. Biz değil!"
Şampiyonlar Ligi mücadelesindeki Liverpool yenilgisine dair: "Ay'dan uçup gelen bir goldü... En iyi takım kaybetti. Onlar golü attıktan sonra sahada futbol oynayan tek bir takım vardı. Onlar, bütün maç boyunca golün üzerine yattı. Finale onlar kaldılar ve bütün kalbimle dilerim ki kazanırlar. Neticede bu onların gecesi, ben de bu konuda eleştiri getirecek değilim."
Roman Abramovich'e dair: "Eğer bana takımı çalıştırma konusunda yardım etseydi, ligin d***** vururduk. Ve eğer ben ona mali işlerinde yardım etmeye kalksaydım, çoktan iflas etmiş olurdu!"
"En büyük yıldız futbolculara, en iyi stadyuma, en iyi tesislere, en ateşli taraftara, en iyi projelere ve daha nice en iyiye sahip olabilirsiniz ama sahada kazanamazsanız, tüm bunları kimse hatırlamaz."
Kendisini yuhalaması kuvvetle muhtemel Barcelona taraftarlarına dair: "Salı günü sahaya maçtan önce çıkıp, kalabalığın yaratacağı duygunun tadını çıkaracağım."
"Ben Jose Mourinho’yum ve değişmem… Kalitem, defolarımla birlikte gelir."
Ligdeki yüzde 100'lük başarı rekorunu kırma fırsatını kaçırmalarına neden olan Everton mağlubiyetine dair: "Herkes Chelsea'nin kazanması, kazanması, kazanması ve yine kazanmasıyla ilgili o kadar ağlak yapıyor ki..."
"Dünyanın en iyi teknik direktörü ben değilim ama benden daha iyi bir teknik direktör de yok."
Tottenham ile Stamford Bridge'te berabere kalınan maç sonrası:
''Tottenham buraya bir otobüsle geldi ve o otobüsü kalenin önüne çektiler.''
"Galatasaray'ın özel oyuncuları var. Kulübede de Umut Bulut gibi çok iyi bir hücumcuları var."
"Omletler ve yumurtalar… Yumurta yoksa omlet de yok. Omletin kalitesi yumurtalara bağlıdır. Süpermarkette birinci, ikinci, üçüncü sınıf yumurtalar vardır. Bazıları diğerlerinden daha pahalıdır ama omleti de daha güzel olur. Markette birinci sınıf yumurta varken alamıyorsan problem vardır."
"Eğer hayatım hakkında bir film yaparlarsa bence beni George Clooney oynamalı… Eşim de böyle düşünüyor."
"Beni sevmek zorunda değilsiniz. Bana hayran olmak zorunda değilsiniz ancak bana saygı duymak zorundasınız."
"Eğer taraftar protesto edecekse, maçtan 40 dakika önce sahada olacağım, beni ıslıklasınlar. Maçta takımı desteklesinler."
"10 yıl kupasız kalmaktansa ‘sıkıcı’ olmayı tercih ederim."