Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

SELÇUK TEPELİ: VALBUENA’YI İDARELİ KULLANMAYA ÇALIŞIYOR
Şu anki duruma bakıldığında, Aykut Kocaman haklı görünüyor ve kadroyu da istediği gibi kurma otoritesine sahip. Valbuena iyi oyuncu ama o kadar çok topla oynuyor ki takımın geri kalanı sanırım maçtan ve taktikten soğuyor! Kocaman da onu idareli kullanmaya çalışıyor.

YABANCI OYUNCU SINIRI OLMAMASI KALİTEYİ ARTIRDI
Adını daha önce duymadığımız çok iyi oyuncular var Süper Lig’de. Bu, yabancı sınırlaması olmamasının sonucu olabilir. Kulüpler zamanla adapte oldular ve bu şansı verimli kullanmaya başladılar. Bir karar alındığında, bir kural konulduğunda sonuç için biraz sabretmek gerekir. Ligin kalitesi genç ya da isim yapmış tecrübeli yabancılarla arttıkça daha iyi Türk oyuncular yetişeceğine de inanıyorum. Yabancı futbolcu düzenlemesiyle ilgili planlara ve tartışmalara bir de bu açıdan bakılmasında fayda var.

HALİL ÖZER: TARTIŞMASIZ 11’DE OLMALI
Valbuena tartışmasız ilk onbirde olmalı. Ama şu var. Tamam, biz Aykut Hoca’yı eleştiriyoruz. Ama Valbuena’yı gözden çıkaracak kadar da futbol aklının yerlere düştüğünü düşünmüyorum. Bence hoca Valbuena’yı en ekonomik bir şekilde kullanmak isteyecektir.

BU LİGDE KOLAY KOLAY KOPMA OLMAZ
Süper Lig’in kalitesinin artmasını takımlardaki bütçelerin artmasına ve yine kadrolarda bulunan yabancı kalitesine bağlıyorum. Bu yüzden artık hiçbir maç kolay değil. Ve bu görüntü bana göre ligin son haftasına kadar sürebilir. Kolay kolay kopma olmaz. Artık kulüpler mali sıkıntıları da göz önünde alarak özellikle Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmek için bütün varlarını yoklarını ortaya koyacaklardır. Umarım ligimizin kötü hakemleri bu mücadelenin tadını kaçırmazlar.



MERİÇ MÜLDÜR: FRANSIZ YILDIZI KAZANMAK İÇİN ÇABALIYOR
Valbuena gibi bir silahı hangi hoca kullanmayıp da kendi ayağına sıkar. Egosu tavan yapmış isimleri idare etmek kolay mı? Aksine Valbuena’yı kazanmaya çalışıyor. Son maçtaki hareketi elbette rahatsız edici ama futbolun içinde bunlar var. Valbuena’ya da hak vermek lazım. Her futbolcu sürekli oynamak ister. Valbuena ilk 11 başladığı maçların son periyodunda düşüyor. Rakipler hep onun bölgesinden yükleniyor. Sonradan oyuna girdiğinde de düğümü çözüyor. Katkısı daha fazla oluyor. Futbolcu üzülebilir ama hoca da en fazla verimi nasıl alıyorsa o yolu kullanacaktır. Sonuçta önemli olan ne futbolcu ne de Aykut Hoca. Ortak menfaat Fenerbahçe’nin başarısı...

TÜRK HOCALARIN MANTALİTESİ DEĞİŞTİ
Saha zeminleri düzeldi. Kaliteli yabancılar geldi. Pasta büyüdü. Bir galibiyet oldu 2 milyon lira. Oynamaktan çok oynatmamayı düşünüyorlar dediğimiz Anadolu ekipleri ligin tepesindeki takımlardan hak ederek de çok puan aldılar. Demek ki bizim Türk hocaların mantalitesinde de bir değişiklik var. İmkanları, paraları, kadroları anlamında aradaki farkı biraz kapatabilseler kalite daha da artacak.

SERDAR ALİ ÇELİKLER: AYKUT HOCA PSİKOLOJİK HARBİ BİLİYOR
Aykut Kocaman artık en sevdiklerinin bile söylediği üzere takıntılı biri. Takıntıları ve ‘idefix’leri var. Bir şekilde kendinden biraz olsun fazla sivrilen ismi istemiyor. O yüzden “evet efendim, sepet efendim” deyip basitçe işini yapacak adamlarla çalışıyor. Ama en olmayacak kulüpte yapıyor bunu. Yakışıklı futbola ve iyi futbolculara aşık olan F.Bahçe’de yapıyor. Valbuena meselesine böyle bakıyorum. Suni çıkısını ise 2010-11 sezonunda Trabzonsporla ilgili yaptığı “O üç penaltı irdelenmeli” açıklamasına benzetiyorum. O açıklama Trabzon’u bozmuştu. Psikolojik harbi biliyor Aykut Hoca.

KATKI ARTSA DAHA DA GÜZEL LİG İZLERİZ
Yabancı sayısının serbestliğine, ekonomik olarak daha da kuvvetlenen kulüplere... Türk teknik adamlar ve hakemler de katkıyı artırsa daha da güzel bir lig izleriz.

FAİK ÇETİNER: KADROYA ÖNCE ONUN İSMİ YAZILIR
Valbuena’yı bugün Beşiktaş, Galatasaray ya da Başakşehir’e versek, maçlara ilk 11’de mi başlar yoksa kulübede mi? Aykut Kocaman, F.Bahçe kadrosunu yaparken önce Valbuena’yı yazmalı, sonra diğer 10 kişiyi. Karabük maçında hamle filan yapmadı. Valbuena’yı almak zorundaydı ve aldı. F.Bahçe şampiyonluğun en büyük adayıdır. Tabii Kocaman frene basmazsa!

BU SEZON TARİHE GEÇEBİLİR
Gelirler arttı, yönetici profilleri değişti, iş bilen insanlar görev başına geldi. Teknik direktörler hadlerini bilerek oynuyorlar. Yabancı transferlerinde başarılı oldular. Zirveye de renk ve heyecan geldi. Başakşehir’in istikrarı belli. Kayseri ve Göztepe’nin çıkışları suni değil. İyi bir teknik adamları var ve iyi yönetiliyorlar. Rıza Çalımbay zaten tartışılmaz. Bu sezon tarihe geçecek bir sezon olabilir.

ATİLLA TÜRKER: KOCAMAN HAKLI ÇIKTI AMA...
Aykut Kocaman haklı çıktı ama şöyle de bir durum var. Fenerbahçe ilk haftalarda niye bu kadar puan kaybetti! Yine de biz bardağın dolu tarafından bakalım ve son haftalardaki performanstan dolayı Kocaman’ı kutlayalım. Valbuena konusunda Kocaman’a hak veriyorum. Unutulmasın ki, aynı Kocaman, aynı Valbuena’yı ilk haftalarda her maçta 90 dakika oynattı. Sonraki haftalarda yine ilk 11’de sahaya sürdü, 60-70 dakika oyunda tuttu. Kocaman bu oyuncudan nasıl yararlanabileceğini çok iyi gördü. Maçın ikinci bölümünde oyuna giren Valbuena, hırs yaparak ve yaratıcılığı- nın ortaya koyarak maçın kaderini değiştirebiliyor. Bu hırsını maçın tamamına yayarsa ve fizik gücünü artırırsa 90 dakika forma giyebilir. Ligdeki kalite ve bu güzel birlikteliği birer cümle ile özetlemek isterim. Fenerbahçe 3 Temmuz yaralarını önemli ölçüde sardı. Galatasaray müthiş harcamalar yaptı. Başakşehir güzel bir projeyle çok yol aldı. Trabzonspor geç de olsa açıldı. Beşiktaş ise akılcı yönetim anlayışıyla alkışlanacak bir başarı yakaladı.

İBRAHİM YILDIZ: ‘KURTARICI’ OLARAK GÖRÜYOR
Sezon başında alınan puanlar bir çok kişiyi şaşırttı. Kocaman, 3 puanlık sistemi ve rakipleri değerlendirerek bir öngörüde bulundu. Haklı çıktı. Şampiyon adaylarının sayısı bir anda çoğaldı. Fenerbahçe ve Trabzonspor’un adı geçmezken, şimdi onlar da bu yarışın en önemli adayı oldular. Valbuena yeteneği tartışılmaz bir oyuncu. İyi bir altyapısı var. Sonucu etkileyecek özelliklere sahip. Bazı maçlarda topla çok fazla oynaması eleştirilmişti. Kocaman farklı bir kişiliği olan hoca. Sistem adamı. Valbuena’yı kendince yola getirdi. İlk 11 yerine sonradan oyuna alıp, hem rakiplerin oyun düzenini bozuyor hem de oyuncusunu “Kurtarıcı ol” diye motive ediyor...

KALİTELİ OYUNCULAR TAKIMLARI GÜÇLENDİRDİ
Önceki yıllara göre, kalitenin artmasında en önemli etken gelen yabancı oyuncular. Her takım da çok iyi, yetenekli ve üst düzey futbolcular var. Takımların güç dengesi birbirinden çok uzak değil. Eskiden olduğu gibi 3 büyükler artık sahaya kesin favori olarak çıkamıyor. İkinci yarı, daha çekişmeli ve güzel maçlar izleyeceğiz. Bu tabloda Başakşehir, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzon hatta Göztepe şampiyonluk yarışının içinde. Uzun yıllardır bu kadar çok şampiyon adayı olan bir lig olmamıştı.

BÜLENT YAVUZ: 90 DAKİKA OYNASA YIKIP GEÇER
İgor Tudor, Galatasaray takımını acemiler mangasına çevirince Aykut Hoca’ya da fırsatı verdi. ‘Suni’ sözü hem Galatasaray’ı çomakladı hem de Fenerbahçe’ye moral aşıladı. Nitekim gelinen nokta Aykut Kocaman’ın haklı çıkardı, yoksa Fenerbahçe’nin teknik direktörü falcı değil, kâhin hiç değil. Valbuena çok klas bir oyuncu. Maçta kıpır kıpır... Bir o yana bir bu yana. Rakip oyuncuların aklını başından alıyor. Şut atmadaki hüneri de ortada. İlk onbir oynamalı. 45 dakikada ortalığı kasıp kavuruyorsa 90 dakikada yıkıp geçer.

KALİTELİ OYUNCU ÇOK
Bu sezon çok sayıda kaliteli ve yetenekli yabancı oyuncular var ligimize. Yabancı sınırlamasının kalkması 4 büyükler dışındaki takımlara bir kadro zenginliği sağladı. Maçta kazanılan 3 ve 1 puan için gelen paralar iştah kabartıyor. Türk Hocalar kendilerine çeki düzen verdiler. Artık çok daha bilgili otoriter ve çağdaşlar. Hakemlerimiz de bu çekiş- meli zevkli ve bol gollü sezonda zaman zaman hatalar yapsalar da oyunu akı- şına bırakıyorlar bozmuyorlar. Çağdaş ve Avrupailer. Sözün özü: Herkes işini yaparsa ortaya güzel bir pasta çıkıyor