Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat '40'tan genç 20 harika Türk yazar'dan biri

        HT GAZETE / ÜMRAN AVCI

        Türkiye’nin genç ve önemli yazarlarından biri Hakan Günday. Newskweek’in "40'tan genç 20 harika Türk yazar" listesindeki 'haklı' yerini buldu. Tuna Kiremitçi’nin "onun gibi yazmalıyım" dediği ve kıskandığını söylediği biri aynı zamanda. Hakan Günday’la edebiyat üzerine genel bir söyleşi için bir araya gelmişken 2009’da yazdığı son romanı 'Ziyan' üzerine konuşmadan edemedim. Atatürk’e suikast girişiminde bulunduğu için idame dilen Ziya Hurşit’le bir eri buluşturduğu kitabı için,"Ziya Hurşit'i yazmak nereden geldi aklınıza?" diye sorunca, "Ziya Hurşit benim büyük büyük amcam olur" demez mi? Röportajın rengi de değişti tabii. Hurşit’in Atatürk’e suikast girişiminde bulunmasını 'kamikaze' olarak tanımlayan Günday, "Tanışsaydım neden yaptın?' diye sormak isterdim" diyor...

        Romanlarınızdaki karakterleriniz üzerine konuşmak istiyorum önce. Sıkıntılı tipler hemen hepsi...

        İçinde bulunulan durumdan rahatsızlık duyan insanlar olduklarını düşünürsek bu tiplerin seçilme nedeni, içinde bulunulan durumları tartışabilmek. Herhangi bir sıkıntısı olmayan, herhangi bir yeri ağrımayan birisinden bahsediyorsak o zaman hastalığın kendisine ulaşmak zaten mümkün değil. Ancak rahatsız biri, canı yanan birini ele alırsak onun içinde bulunduğu durumu tartışabiliriz. Yani en iyi durumdakinin vaziyeti bizi ilgilendirmiyor.

        Yaraları bu kadar çok görmek için yaralar üzerine de düşünmek gerekir...

        Günlerce önümü görmeden, yürüdüğüm yerden hiç haberdar olmadan yürüyebilirim ancak bir an içinde herkes gibi ben de soluduğum nefesin ne kadarının gerçek olduğunu sormaya başlayabilirim. Hayat insanı hep meşgul tutmaya yönelik tasarlandığı için insanın dünya üzerindeki yaşamı sorgulamaya pek zamanı yok. Sorgulayabilmeniz için hayatın arka kapısından çıkıp o kapıyı kilitleyip orada kalmanız lazım.

        'Ziyan'a gelmek istiyorum... Ziya Hurşit ne zaman ilgi alanınıza girdi?

        Ziya Hurşit’in ilgi alanıma girdiği ilk an onun benim büyük büyük amcam olduğunu öğrendiğim andır. O andan sonra ve hayatını nasıl geçirdiğine dair birkaç bilgi edindikten sonra haliyle yıllar sonra da hayatımı hikâyeler yazarak kazandığım gün geldiğinde onunla ilgili bir metin yazmam gerektiğini de düşündüm. Hakkında çok az evrak bulunan birisi hakkında hayal kurmak şarttı ve o hayali kurup onu bir roman kahramanı haline getirmeyi tercih ettim.

        Büyük büyük amcanız olduğunu ilk nasıl öğrendiniz?

        Normal ilerleyen yaşlarda aile içinde geçen konuşmalardan öğrendim. Bunun haricinde bir de bir kütüphanede rastladığım ağabeyinin yazdığı Ahmet Faik Günday’ın 'Hayat ve Hatıralarım2 kitabını görünce oradan bağlantıyı kurdum. Kendisi de ikinci Meclis’te milletvekiliydi. Hem kütüphanelerden hem de aileden öğrendim yani.

        Sizce nasıl bir insandı Ziya Hurşit ve neden böyle bir eylemin içinde yer aldı?

        Öncelikle o yıllara dönmeniz lazım onu tamamen anlayabilmemiz için. Mustafa Kemal Atatürk’ün toplum içinde yarattığı etkinin ne kadar büyük ve güçlü olduğunu bir an için hayal edersek onun yapmak için yola çıktığı şey veya öyle olduğu söylenen işin ne olduğunu da biraz anlarız. Çünkü burada bir devlet adamına suikastten bahsetmiyoruz. Burada bir toplumun babasına suikastten bahsediyoruz. Dolayısı ile bırakın saldırıyı ona gelmeden önce yapmış olduğu muhalif çıkışlar dahi onun konuya kesinlikle duygusal bakmadığına kanıttır. Bu konuya çok daha soğukkanlı ve çok daha analiz ederek baktığını görürüz. En azından muhalefet ettiği konularda. Bu konularda hesaplar kitaplar yaparak kendince (doğru veya yanlış) karşı çıktığını görüyoruz. Yani bir peşin hükmü yok.

        Neden duygusal bakmıyor?

        Çünkü gelişim çağı yurtdışında gerçekleşmiş. Dolayısı ile Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde olan biten konular içerisinde pek bulunmadığından konuyla duygusal bir bağlantısı yok. Konuya daha mantıklı, soğukkanlı bakabiliyor çünkü etkilenmiyor. Bu mantık doğru ya da yanlış tamamen tartışılır. Bu bir bilimin ilgisini çeker. Ben sadece onun ruh halini anlamaya çalışıyorum.

        ■ Ziya Hurşit’i tanısaydınız ne sormak isterdiniz?

        Neden diye sormak isterdim. Bu işin tamamen bir açıklanmasını isterdim. Bu bir kamikaze davranışı. Bu şahsın kendi hayatını bitirme davranışı. Çünkü baktığınız zaman sahip olduğu nitelikler açısından içinde bulunduğu Meclis’te gerçekten ayrılan bir karakter Ziya Hurşit. Yaşıyla da, sahip olduğu bilgiler, aldığı eğitim açısından donanımlı olduğunu biliyoruz. Donanımlı olduğu için geleceğinin parlak olduğunu biliyoruz. Ama bütün bunlardan vazgeçip, tamamen hayatını bitirme noktasına gelmesinin bir sebebi olmalı ve ben onu sormak isterdim.

        Ziya Hurşit’in büyük büyük amcanız olması, sizin hayatınızı ya da Günday ailesinin hayatını olumsuz yönde etkiledi mi?

        Hayır.

        ÇOK DÜZENSİZ VE KISA SÜREDE YAZIYORUM

        Ziya Hurşit’ten Hakan Günday’ın edebiyat dünyasına uzanalım biraz da. Niçin yazıyorsunuz?

        Sıradan bir çizgi filmin bir çocuğun balkondan atlamasına neden olan etkisinin onda birini yetişkinlere verebilmek için romanlar yazıyorum demiştim bir keresinde. Amaç bu.

        Hayatınızdaki en büyük travma nedir?

        Bunu inanın hatırlamıyorum belki de o kadar etkisindeyim ki hatırlamıyorum. O kadar içindeyim ki okyanusu göremiyorum belki de (gülüyor).

        Tuna Kiremitçi sizi ve Ece Temelkuran’ı yazarlık açısından kıskandığını söylemiş. Nedir okurlarınızın söylediği gibi insanları kevgire çeviren?

        Bunu bilemiyorum. (kahkaha atıyor) Çünkü ben çalakalem yazıyorum. Başlangıçta herhangi büyük bir amacım olmadığı için bu böyle. Ünlü yazar Harry Mulisch neden yazdığına dair açıklamasında, "Çünkü yazacağım şeyi merak ediyorum" der. Ne yazacağımı ben de biliyorum. Kelimeler yoluyla varacağım noktayı merak ediyorum.

        Zor musunuz kendinize yönelik eleştirilerde?

        Evet. Hiç beğenmediğim çok şey vardır. Bir daha asla dönüp bakmak istemediğim çok satırlar, cümleler vardır. Yazarken size çok akıllıca gelen ancak üstüne üç nefes çektikten sonra dünyanın en aptal cümlesi olduğunu fark etmeniz gibi. Ben çok düzensiz yazıyorum. Kısa sürede yazıyorum ve sonra da pek bir şey hatırlamıyorum.

        ZİYA HURŞİT KİMDİR?

        1890 Çamlıhemşin doğumlu. Türk siyasetçisi. 1920 yılında Lazistan milletvekili olarak I. TBMM’de yer aldı. Yozgat İstiklal Mahkemesi üyeliği yaptı. Ancak Mustafa Kemal’le görüşleri ayrıldı. İkinci dönem milletvekili seçilemedi. 16 Haziran 1926’da İzmir’de Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya karşı suikast hazırlığı yapmakta olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Suikastin arkasında TBMM’nin tek muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası içindeki bir grubun olduğu anlaşıldı. Bu parti kapatıldı, Ziya Hurşit ve arkadaşları İstiklal Mahkemesi’nce idam cezasına çarptırıldı. Ziya Hurşit, 14 Temmuz 1926’da 13 kişiyle birlikte idam edildi.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ