Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTÜRK MAGAZİN / Arif HÜR
Kariyeri boyunca ‘Bir Bulut Olsam’, ‘Dürüye’nin Güğümleri’, ‘6 Mantı’ ve ‘Aşk Zamanı’ gibi dizilerde karşımıza çıkan Burcu Binici, şu sıralarda rol aldığı ‘Babaların Babası’ filmiyle gündemde. Yönetmenliğini Raşit Çelikezer’in üstlendiği filmde İnci adındaki bir balerini canlandıran Binici, 14 yaşından beri çalıştığını söylüyor. Oyuncu olana kadar ilaç mümessilliği, bankacılık hatta garsonluk bile yaptığını açıklayan Binici’nin güzel sanatlardan mezun olduktan sonra rahmetli Meral Okay’la tanışması ona oyunculuğun kapılarını açmış. Güzel oyuncuyla film üzerinden başlayan sohbetimiz pek çok konuya uzandı...


‘Babaların Babası’ vizyonda. Nasıl bir film bekliyor bizleri?
Mafya âleminin karanlık ve kirli dünyasını esprili ve farklı bir dille beyazperdeye aktardık. Mafya âlemini tiye aldığımız keyifli, eğlenceli bir film oldu diyebilirim. Filmi çektiğimiz 1.5 aylık süre zarfında çok eğlendik. Sıkıntılı günlerden geçtiğimiz şu dönemde insanlara bütün dertlerini unutturacağız. İnsanlar filmden ağızları açık bir şekilde çıkacaklar, bunun garantisini veriyorum. Kahkaha garantili bir film oldu.

Filmin kadrosuna nasıl dahil oldunuz?
Bir gece 01.30 sularında yapımcımız Selin Altınel ve sonrasında yakın dostum İsmail Demirci beni aradılar ve balerin rolünü oynayacak kişiyi bulmakta zorlandıklarını söylediler. Dansçılık geçmişim olduğu için “Yapabilir misin” dediler. Bende koştura koştura sete girdim.

Canlandırdığınız İnci Çetin karakterinin balerin olması dışında ne gibi özellikleri var?
Berk’i oynayan İsmail Demirci’nin sevgilisiyim. Mafya babasının kızıyım. İnci, aşırı dominant olduğundan Berk benim yanımda çok pasif bir karakter olarak kalıyor. İnci, tipik mahalle kızı.

Burcu’nun, İnci’yle benzeşen ve farklı yönleri nedir?
Ben de İnci gibi eski dansçıyım. 15 sene boyunca çeşitli halk oyunlarını oynadım. Karakter olarak ikimiz de ‘erkek Fatma’yız diyebilirim. Fakat benim babam o kadar zengin değil. İnci’nin ailesi yalıda oturuyor ama bizimkiler emekli evinde oturuyorlar.

Halk oyunlarında yer almanın oyunculuğuna katkısı ne yönde oldu? Oyunculuğun yanı sıra bu mesleği de devam ettiremez miydiniz?
5 yaşından 20 yaşına kadar halk oyunlarında yöresel danslar yaptım. Şu an dansçılığa istesem de dönemem. O ciğer, o nefes yok artık. Halk oyunlarında yer almamın oyunculukta çok faydası oldu. Bir kere setin tozunu toprağını yutunca vazgeçemiyorsun.

Kafam ‘erkek Fatma’ mevzusuna takıldı. Çocukluğunuzdan beri mi böyle yoksa hayat şartları mı sizi böyle yaptı?
Ailem tarafından erkek gibi yetiştirildim. İyi ki de öyle yetiştirilmişim. Baksana ülkemizde ciddi anlamda sapıklık var. Sapıklıktan artık midem bulanıyor. Bu ülkede kadınların kendini koruması için bir yanının erkek gibi olması lazım. Tacizden korunmak için bütün kız çocuklarını erkek gibi yetiştirmeliyiz. Sonra bir de erkekler erkeksi tavırları olan kadınları beğenmiyor. Niye erkek gibiyiz acaba bir düşünsenize! Bu ülkede yaşayan kadınlar erkek gibi olmalı. Kapalı da giyinsen açık da giyinsen sana yalnızca ‘et’ olarak bakan bir güruh var. Tacizden sokakta yürüyemez hale geldik.

Oyunculukta kuralları olmadığını dile getiren Burcu Binici, işin şöhret kısmıyla ilgilenmediğini söylerken, “Sette kaprisli insanlara alerjim var” diyor.

‘MERAL OKAY ELİMDEN TUTTU’


Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?

Oyuncu olmam Meral Okay sayesindedir. İlkay Doğan ve Mine Güler, Meral Abla’ya beni anlatmışlar. O da ‘İyi bakalım gelsin’ demiş. Meral Abla benim elimden tuttu, oyunculuk eğitimi aldırdı, güzel insanlarla tanıştırdı. Hayalini kurmadığım mesleği yapıyorum sayesinde.

Hem kariyer hem de kişisel anlamda geleceğe yönelik hayalleriniz nedir?
Zamanında Meral Okay sayesinde tanıştığım Şener Şen’le aynı projede yer alıp onun kızını oynamayı çok isterim. Benim için babaların babası Şener Şen’dir.

Rol aldığınız dizilerde türkü seslendirdiğinize şahit olmuştuk. Bunu bir single veya albümle taçlandırmayı düşünüyor musunuz?
Ortaokul, lise ve üniversitede şan okumuştum. Türkü söylemeyi seviyorum ama sahneye çıkmaya fobim var. Hobi olarak kalacak yani.

‘SERSERİ RUHLU BİR KADINIM’


Kendinizi nasıl tanımlarsınız?
Serseri ruhlu bir kadın olarak tanımlayabilirim. Karadenizli olmanın etkisiyle çok pozitifimdir. Enerjim yüksek, insanları güldürebilirim.

Setten arta kalan zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yemek yapmaktan çok keyif alıyorum. Bir tarafım Karadenizli, bir tarafım Erzurumlu olunca iyi yemek yapmak kaçınılmaz oluyor. Başta mıhlama ve mantı olmak üzere pek çok hamur işini seve seve yapıyorum. Sporumu ve kitaplarımı da ihmal etmem. Bunların dışında workshop’lara ve dublaja gidiyorum.

'ŞİMDİLİK EVLENMEYİ DÜŞÜNMÜYORUZ'


Meslektaşınız Ahmet Kayakesen’le 1.5 yıldır süren bir birlikteliğiniz var. İlişkinize ilişkin neler söylersiniz? Evlenmeyi düşünüyor musunuz?

Çok şükür, Ahmet iyi ki var. O benim en yakın arkadaşım. Birbirimize her daim destek olduğumuz için keyifli bir ilişkimiz var. Evlenmeyi şimdilik düşünmüyoruz, iyiyiz böyle. Evlilik nasip kısmet işi. Evlendikten sonra çocuk sahibi de olmayı isteriz ama daha maddi anlamda elle tutulur bir şeyimiz yok.

Romantizmi sever misiniz?
Her kadın gibi severim. Ahmet’le romantik taraflarımız var ama uçlarda değil, tadında. Çünkü aşkı tadında yaşamak lazım.