Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Fiskos ‘Gri karakterleri canlandırmayı seviyorum'

        HT MAGAZİN / Ece SARUHAN

        ‘KARDEŞLERİ' olarak nitelendirdiği Serhat Teoman ve Emre Erkan ile birlikte kurduğu GET Yapım'ın ‘Pragma' adlı oyununda tanıştım Buğra Gülsoy ile. Rol aldığı dizilerdeki performansı bana her zaman çok samimi gelirdi. O gün kuliste uzun uzun sohbet ettik. Ardından değişik mecralarda bu sohbetin devamı geldi. Zaman bana, Buğra'nın samimiyeti konusunda yanılmadığımı gösterdi. İçten bir adam Buğra, iletişimi çok kuvvetli. İçindeki dilinde olan tiplerden. Neşeli, eğlenceli, göründüğü gibi olmayı ya da olduğu gibi görünmeyi becerebilenlerden biri. Hem yetenekli hem de hayata, dostlarına, sevdiklerine karşı hakikatli. Ekranda da, sahnede de, hayatta da duyguların hakkını veren biri. 2 sezon boyunca ‘Kuzey Güney'in Güney'i olarak izledik kendisini. Bu sezon ise başrolünü Funda Eryiğit ile paylaştığı yeni dizisi ‘Eski Hikaye' ile TRT'de. Hem dizi hem de bayram bahanesiyle buluştuk Buğra ile... Bana bir kez daha "İyi ki bu adamı tanıdım" dedirtti sıcak sohbetiyle...

        Peş peşe rol aldığın dizilere bakıyorum da; ‘Unutulmaz', ‘Fatmagül'ün Suçu Ne?', ‘Kuzey Güney'... Hepsi çok izlenen işlerdi. Özellikle ‘Fatmagül'ün Suçu Ne?'nin özellikle sana, Kaan Taşaner'e, Engin Öztürk'e şans getiridiğini düşünüyorum ben. Hemfikir miyiz?

        İnsanlar beni ‘Unutulmaz' ile tanımaya başladı. ‘Fatmagül'ün Suçu Ne?' bizim için bir şans olarak değerlendirilebilir. Tabii Ay Yapım buna bir şans olarak bakmıyordur. İnce eleyip sık dokuyor, çok güzel oyuncu kadrosu oluşturuyorlar. Dizinin başarısında kadro kadar senaristlerimiz Ece Yörenç ile Melek Gençoğlu'nun da payı vardı. Kalemleri çok güçlü, çok güzel karakter yaratıyorlar. Canlandırdığım Vural karakterini çok seviyordum. Ardından ‘Kuzey Güney' geldi. Güney'i oynarken daha da çok keyif aldım.

        Anladığım kadarıyla düz adamlar yerine içinde farklı renkler barındıran karakterleri canlandırmayı seviyorsun...

        Evet, duygu derinlikleri çok olan karakterleri oynamayı çok seviyorum. Ece ile Melek'in kalemini sevmemin nedeni de bu. Onlar gri, hem iyi hem de kötü yönleri olan karakterler yaratıyorlar. Karakterin duygusunu ve psikolojisini ön plana çıkarıyorlar. İçimizden insanları yazıyorlar. Ben de ne tam anlamıyla iyi ne de tam anlamıyla kötü olan, içinde birçok psikoloji barındıran gri karakterleri oynamayı seviyorum. ‘Eski Hikaye'deki Mete de öyle biri.

        Güney çok beddua aldı biliyorsun değil mi? Kuzey ve Cemre'ye yaptıklarını gördükçe ben bile ah ediyordum. Sonra da "Allah'ım ne olur ucu Buğra'ya dokunmasın" diyordum.

        Evet, özellikle kardeşine kötülük yapan bir adam olduğu için çok beddua alıyordu Güney. Biliyorsun dizinin sonlarına doğru ayağımı kırdım. O dönem "Güney'in aldığı beddualar bana da mı işledi?" diye düşündüm. Şaka bir yana Güney'in kendine göre nedenlerden dolayı hastalıklı bir hale dönüşüşünü gösterebilmek çok keyifli bir maceraydı benim için.

        Bu bahsettiğimiz dizilerin üçü de çok izlendi. Özellikle ‘Kuzey Güney' hep zirvedeydi. Bu kadar başarılı işlerden sonra yeni bir projeye başlarken, bu başarı üzerinde "Şimdi ne olacak?" baskısı yaratıyor mu?

        İster istemez böyle bir psikoloji oluşuyor ama ben reyting nasıl ölçülür, nedir bilmiyorum. Bazen çok güzel işler izlenmeyebiliyor. Ben oyuncu olarak hikayeye ve karakterime bakıyorum. Benim işim oynamak. Sadece sevdiğim, inandığım hikayelerin ve karakterlerin peşinden gidiyorum.

        SEVGİ BÜTÜN YARALARI İYİLEŞTİRİR'

        'Eski Hikaye' karanlıkla aydınlığı buluşturan bir dizi. Bir yanda intikam, diğer yanda sıcak mahalle ilişkileri var. Seni çeken bu iç içelik mi oldu?

        Evet. Senaristimiz Levent Cantek çizgi romancı. Serüven yazmayı çok iyi biliyor. Kendimi bir çizgi roman kahramanının serüvenlerini oynuyor gibi hissediyorum. Hikayede dediğin gibi karanlık dünya da var, aydınlık dünya da. Ayrıca her karakterin kendi içindeki karanlığı ve aydınlığı da görüyoruz. Karakterler arasında ana hikayeye bağlanan bir zincir var. Hiçbir karakter hikayeden kopmuyor. Yani dizinin yazımını da kurgusunu da çok sevdim. Dizi kendi kitlesini oluşturmaya başladı bile.

        Dizide Mete aşk ve intikam arasında kalacak. Hiç intikam ateşiyle yandığın bir dönem oldu mu hayatında?

        Hayır. Ben intikamın acıları pekiştireceğini düşünüyorum. Ama bu konuda ahkam kesmek istemem bir başkasının sevdiğim birine zarar vermesi psikolojisini bilmiyorum. Bunu deneyimlememiş biri olarak intikam bana acıyı dindiren bir şey olarak gelmiyor.

        İntikam acı verir, peki ya aşk? Aşk iyileştirir mi?

        Aşk değil sevgi diyelim. İnsanlar birbirlerini severse geçmişi unutup iyileşebilirler. Sevgi, merhamet, empati ve vicdan bütün yaraları iyileştirir.

        Bir de şöhreti sorayım sana. Çocukken Ankara'da kendini superman zanneden bir deliyi oynamışsın. Hayatın içinde de sektörde de çok var böyle egolarına kapılıp uçan süpermanlerden. Genç yaşta gelen şöhret sende hiç bu hissi yarattı mı?

        Bende hiç olmadı o duygu. Oyunculuk bir ego işidir ama o egoları dengelemezsen sana zarar verir. Eğer şöhrete oynuyorsan, tek amacın ünlü olup tanınmaksa ileride bunun çok zararını görürsün. Ama sadece işini yapmak ve onunla varolmak istiyorsan egonu dengelersin ve zarar görmezsin. Oyunculuk benim mesleğim. Ben şöhrete ve üne değil, oyunculuğa ve kendimi geliştirmeye oynuyorum. Babam bana hep "Kendini hiçbir zaman insanlardan üstün görme" derdi. Ben böyle eğitildim ve bu sayede hiçbir zaman şöhreti merkeze koymadım. Ailem bana samimiyeti öğretti. Ben de şöhrete ve üne oynamak yerine samimi kalmayı tercih ettim hep.

        İlişki adamıyım'

        Aşkta ne istediğini çok net bilen ve yaşadığı ilişkilerin arkasında durabilen bir adam olduğunu düşünüyorum. Öyle misin?

        Ben hayatım boyunca hep hislerimle keskin kararlar verdim. Kararlarımın bazıları doğru oldu, bazıları yanlış ama hiç pişmanlık duymadım, arkama dönüp bakmadım. İlişki adamıyım. İlişkilerimi hakkını vererek yaşamayı seviyorum. Birini bulup, ötekini bırakayım diye düşünmedim asla. Sevginin paylaştıkça aşka dönüşeceğini düşünüyorum. İlk görüşte aşktan çok paylaştıkça aşık olmaya inanıyorum. Evcimen bir adamım.

        Bir keresinde kadının gözlerindeki masumiyet ve merhametin seni etkilediğini söylemiştin. Anladığım kadarıyla duygusalsın da...

        Ben insanların karakterlerinin yüzlerine, özellikle de gözlerine yansıdığını düşünüyorum. O yüzden gözlerdeki ifade benim için önemlidir. İnsanın içinde ne varsa dışarıya o yansır. Güzel kadın severim ama iç güzellik de gerçekten önemlidir benim için.

        Bir süredir Nilüfer Gürbüz ile birliktesin. Nasıl gidiyor ilişkiniz?

        İyi gidiyor, mutluyuz, her şey yolunda.

        Kıvanç çirkin adamı çok güzel oynadı'

        Kıvanç Tatlıtuğ'un yakışıklılığı her zaman herkesin dilindeydi. ‘Kuzey Güney'deki performansıyla oyunculuğu da konuşulmaya başlandı. Nasıldı Kıvanç ile karşılıklı oynamak?

        Ben Kıvanç'ın oyunculuğunu ‘Aşk-ı Memnu'da oynarken de çok beğeniyordum. ‘Kuzey Güney'de çirkin adamı çok güzel oynadı bence. 2 sene boyunca kardeş gibiydik. Karşılıklı sahnelerimizi çok seviyordum, izleyicilerimizden de Kuzey ile Güney'in bağırış çağırış sahnelerine bayıldıklarına dair yorumlar alıyorduk. Kıvanç çok yetenekli, kendini yakışıklılığa ya da şöhrete vurmak yerine oyunculuğa adayan biri. Çok daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum. ‘Kuzey Güney'in cast'ı çok iyiydi. Herkes rolüne çok uygundu ve aramızda hiçbir zaman ufacık bir sorun bile çıkmadı. Ben Öykü'nün de (Karayel) oyunculuğunu çok beğeniyorum. Öykü'yü yolda görsen, "Ne tatlı kız" dersin. Tiyatro sahnesinde ve ekranda ise o tatlı kız devleşiyor. Oyunculuğun büyüsü budur. ‘Eski Hikaye'deki rol arkadaşım Funda Eryiğit'in oyunculuğunu da çok beğeniyorum.

        Bayramlarda annem abim ve beni ikiz gibi giydirirdi'

        Unutamadığın bir bayram anın var mı?

        Bayramlarda bütün aile Ankara'da olurduk. Büyüklerin evine gidilirdi. Annem beni ve ağabeyim Onur'u ikiz kardeş gibi giydirirdi. Papyon takardık, saatlerimize kadar aynıydı her şeyimiz. İkimiz de isyan ederdik bu duruma. Her evde şeker yer, bütün akrabalarımdan harçlık toplardım. Aile ziyaretlerinden sonra tüm mahalleyi de turlardık şeker toplamak için. Ben 82 doğumluyum. Sokakta oynayabilen son nesildenim. Biz kaykayımızı, uçurtmamızı kendimiz yapardık. Bu nesle yetişebildiğim için çok şanslıyım. Çünkü oyun dürtüsü ve paylaşım vardı. Biz mahallede oyun üreterek büyüdük.

        Yeni oyun mahzende geçecek'

        Gelelim tiyatroya. GET Tiyatro'nun ilk oyunu ‘Pragma'da seri katilleri bir hücrede buluşturdunuz. Oyun iki sezon kapalı gişe oynadı. Serhat'ın ve senin tanınırlığının da bunda payı olduğunu düşünüyorum. Haklı mıyım?

        Televizyon aracılığıyla çok fazla insana ulaşıyoruz. Bunların arasında belki de hayatları boyunca tiyatroya gitmemiş olanlar da var. Beni televizyonda görüp oyunuma gelenler elbette ki vardı ve bu beni çok mutlu ediyordu.

        Serhat ve Emre ile iş ortaklığınızın yanı sıra kardeş gibisiniz öyle değil mi?

        Biz 2008'de tanıştık. Ben çok evcimen bir adamımdır. Çok arkadaşım vardır ama boş zamanlarımda dostlarımla birlikte olmayı tercih ederim. İkisi de dosttan öte kardeş gibi benim için. Tiyatroda çok kavga ettiğimiz oluyor ama çıkışta birlikte kahve içerken her şey unutuluyor. Her konuda birbirimize dobra dobra gerçekleri söyleriz. O yüzden hiç bırakmıyoruz birbirimizi.

        Bu sezon yeni oyun var mı?

        Biz içimize sindiği zaman oyun yapıyoruz. Oyun önce içimizde pişmeli. Biliyorsun ‘Pragma'yı bir camın içinde oynamıştık, bu kez mahzenin içinde geçen bir oyun yapacağız. 3 kişi bir mahzende olacağız, yine yer altı ve sıkışmışlık duygusu var. Ama oyun şubata mı çıkar, önümüzdeki sezona mı bilmiyorum.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ