"Arka Sokaklar setinde yepyeni şeyler öğreniyorum"
Genç oyuncu Ezgi Çelik, 23 yıllık oyunculuk kariyerini ve büyük ilgi gören oyunu 'Kalp Düğümü'nü HT Magazin'e anlattı
Bu sezon Arka Sokaklar kadrosuna Doktor Esma karakteriyle dahil olan Ezgi Çelik, genç bir oyuncu olmasına rağmen çocuk yaştan beri piyasanın içinde olan deneyimli bir isim. Çelik, ‘Arka Sokaklar’ setini, 23 yıllık oyunculuk kariyerini ve büyük ilgi gören oyunu ‘Kalp Düğümü’nü HT Magazin’e anlattı
Kariyerinize 7 yaşında başlamışsınız, 23 yıldır oyunculuk yapıyorsunuz. Henüz çocuk yaşta sahneye çıkmak hayatınızı nasıl etkiledi?
Yedi yaşından itibaren beş sene boyunca Şehir Tiyatrosu’nda bir yandan eğitim alıp bir yandan sahneye çıktım. 12 yaşında ‘Kral Oedipus’ oyununda ilk kez profesyonel olarak sahneye çıktım. İstanbul Şehir Tiyatroları lise boyunca devam etti, ardından Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na girdim. 7 yaşından bu yana kesintisiz oyunculuk yapıyorum. Yaşıtlarım okul dışındaki bütün vakitlerini oyunlarla geçirirken ben oyun provası, şan dersi, piyano dersi, ezber gibi şeylerle uğraşıyordum. Bizim aldığımız eğitimde devamlı öğretilen şey, bunun bir oyun değil ciddi bir meslek olduğuydu. Çok disiplinli olmamız gerektiği, oyuncunun mesaisinin asla bitmediği, bunun 24 saat süren bir uğraş olduğu öğretildi.
‘PANIK HALINDE ÜRETIYORUZ’
Dokuzuncu sezonunda Doktor Esma karakteriyle ‘Arka Sokaklar’ kadrosuna dahil oldunuz. Kemikleşmiş bir ekibe dahil olmak nasıl hissettirdi?
Bunca zamandır devam eden bir diziye girmek önce hafif bir gerginlik yarattı. Sette başka bir sistem işliyor, tekniği, hızı... ‘Arka Sokaklar’ rol aldığım sekizinci dizi, sette bambaşka ve yepyeni şeyler öğreniyorum. Öğrenmem gereken o kadar çok şey vardı ki gerginliğim uzun sürmedi.
‘Arka Sokaklar’ın başarısının sırrı ne sizce?
Hız. Ekranda başka hiçbir dizide olmayan bir tempo görüyorsunuz. Seyircinin sevdiği şey bu bence.
Dizilerin her daim reyting savaşının ortasında olması ve kalktı kalkacak endişesi sizi nasıl etkiliyor?
Oyuncu olarak karakterimin ve dizinin akıbetini bilmek istiyorum elbette. Yarın işsiz kalabileceğini bilerek çalışmak moral bozucu. O gerginlik ve stres setteki herkesin moralini düşürüyor.
Dizi setinde oyuncu olarak sizi en çok rahatsız eden şey?
Şikâyet. Setteki herhangi birinin şikâyet halinde olması enerjimi düşürüyor ve tahammül edemediğim bir şey. Bu sette de tiyatroda da böyle. Şikâyet edilecek bir şey olmadığından değil ama kimseye bir faydası da yok.
Ekranda iyi oyunculuğun az rastlanır bir şey haline gelmesi çalışma şartlarından mı kaynaklanıyor?
Panik halinde proje üretiliyor. 10 tane kötü senaryo yerine 3 tane iyi senaryo olsa, yazan da yöneten de oynayan da işini içine sinerek yapsa farklı olabilir. Bir oyuncunun bu şartlarda iyi oyunculuk sergilemesi çok zor. Bir bölümde iyi oynasa bile aynı enerjiyi her hafta ortaya koyması pek mümkün değil. Enerjin yüksek oluyor, o haftaki senaryo beklediğin gibi gelmiyor. Ya da senaryo çok iyi ama oyuncunun pili bitmiş. Bu çalışma şartlarında insanlardan her hafta yüksek performans beklemek akıl kârı değil.
Craft Tiyatro’nun ‘Kalp Düğümü’ oyununda sahneye çıkıyorsunuz. Oyun başladığı günden beri kapalı gişe oynuyor. Nedir seyirciyi bu oyuna çeken?
Kalp Düğümü çok iyi bir oyun oldu. Rejisiyle, dekoruyla, oyunculuklarıyla. Melisa Sözen’in ilk tiyatro deneyimi ve şahane oynuyor. Erkan Kolçak Köstendil ve Melisa Doğu da öyle. İpek Bilgin prova sürecinden bu yana hepimize çok destek oluyor.
‘GÜZELLIK yeterli değil’
Dizi piyasasındaki güzellik takıntısını neye bağlıyorsunuz?
Sadece güzellikle bu işin yapılabileceğine inanmıyorum. Oyunculuk eğitimi olmadan dizilerde oynayanların mutlaka başka artıları var ve o yüzden tercih edildiklerini düşünüyorum.
‘Lale Mansur’a HAYRANDIM’
Çocuk oyuncu olarak ‘Düş Gezginleri’ filminde rol aldınız. O günleri nasıl hatırlıyorsunuz?
Atıf Yılmaz, Lale Mansur ve Maral Oğuz’un küçüklüklerini oynayacak iki çocuk oyuncu arıyordu. Şehir tiyatrosundaki hocalarımızdan Neşe Erçetin Atakan’a başvurmuş. Lale Mansur’un çocukluğunu oynadım. O setten şahane hatıralarım var. Sekiz yaşındaki bir çocuk için her şey çok etkileyiciydi. Lale Mansur benim o yaşta gördüğüm en iddialı ve güzel kadınlardan biriydi. “Ben de böyle olmak istiyorum” diye düşünmüştüm, Lale Mansur’a hayrandım. Atıf Yılmaz, bana da Lale Mansur ya da Meral Oğuz’dan farklı davranmamıştı, bundan çok etkilenmiştim.
Çocuk oyuncu olarak sahip olduğunuz heyecanı bugün hâlâ muhafaza ediyor musunuz?
Halihazırda rol aldığım ‘Kalp Düğümü’ oyunu ve ‘Arka Sokaklar’ dizisi var. Çekimden ya da oyundan önce “Bir insan kendine bunu nasıl yapar, haletiruhiyesiyle nasıl bu kadar oynar” diye düşündüğüm oluyor. Bu kadar iniş çıkış yaşamak kolay değil. n Bir oyuncuda sizi etkileyen şey nedir? Yeni bir şey görmek. Oyuncunun canlandırdığı karakterle ilgili bulduğu bir fikir. Oyuncunun şahsını değil de karakteri izlemek keyif veriyor. Sahnede ya da ekranda karakter yerine oyuncunun kendisinden izler görmek zevksiz oluyor.