Dünya basın tarihinde ilk: Seyredilen gazete
Habertürk ilklere imza atmaya devam ediyor
Gazete Habertürk, bugünkü sayısında yayınlanan 'Habertürk'ten Okurlara Mektup Köşesinde' gazetenin gerçekleştirdiği yeniliklerle ilgili son gelişmeleri ve medyada fark yaratan tavrına dair görüşlerini okurlarıyla paylaştı.
İşte o mektup:
"Sizlere geçtiğimiz haftalarda beyan etmiş; “Ayrıntıları ilerleyen günlerde sizlerle paylaşacağız” demiştik. “2009 Yılında Dünyanın En İyi Gazetesi Ödülü” için dünyadan aday gösterilen 6 gazeteden biri HABERTÜRK oldu. Tarihte ilk kez bu ödülün finalistleri arasına kalan tek Türk gazetesi olan HABERTÜRK’ün de aday gösterildiği bu ödül, 21 Nisan’da sahibini bulacak. Daha 1. yılında böylesine uluslararası çapta bir “Kabul edilirlik” görmek elbette ki bizlere gurur veriyor. Sevgili okurlarımız, HABERTÜRK, 11 Nisan Pazar günü, yine Türk basın sektörüne çağ atlatan bir gelişmeye imza koydu. Tam 6 ayrı firma yine dünya basın tarihinde bir ilki gerçekleştirerek “3 boyutlu ilan”larını okurlarımızla
buluşturdu. Diğer gazetelerin hayal bile edemeyeceği bu teknolojik gelişme; dünya basını tarafından da mercek altına alınmış durumda. 11 Nisan Pazar günü HABERTÜRK alanlar Digiturk; Ant Yapı; Teknik Yapı Holding; Peugeot; Teknosa ve Avea’ya ait ilanları 3 boyutlu olarak görebildiler. Böylece Türk basınında artık sadece “bakılıp geçilen” değil; “seyredilen ilanlar” dönemi de
başlamış oldu. Daha önce yine HABERTÜRK, okurlarına “kokulu ilan” farklılığını da yaşatmış ve bir devrime daha imza koymuştu. 3 boyutlu “seyredilen ilan”
vererek ilanverenler arasında da ayrışan Digiturk; Ant Yapı; Teknik
Yapı Holding; Peugeot; Teknosa ve Avea’ya cesaretlerinden ötürü teşekkür ederiz. Gazetenizin bir misyonunun da ülkeyi ve gazete okurunu “devrim”
gibi farklılıklara alıştırmak olduğunu biliyor ve bu anlamda “farklılığımızı” daha da çok ortaya koyacağımızı ifade ediyoruz.
Değerli okurlarımız,
HABERTÜRK sadece endüstriyel farklılığının getirdiği imkânlarla bugün “Türkiye’nin en etkili gazetesi” unvanını almadı elbette. Sadece reklamlarında veya belirli zamanlarda verdiği eklerdeki 3 boyutlu baskıyla fark yaratmadı
tabii ki. Habere, günlük rutin akışın içindeki farkları bulan bakış açısıyla; siyasetin nabzını birkaç yerinden tutmak gibi “unutulmuş” gazeteciliğiyle de ön planda. Sadece ilanlara değil haberlere, siyasi analizlere, aykırı köşe yazılarına da 3 boyutlu bakmayı bilebildiği; “bir tarafa yanaşmadan” da habercilik
yapılabileceğini kanıtlayabildiği için bugün bulunduğu noktada. Henüz 14. ayına bile girmemiş bir gazete olarak 60 yıllık, 40 yıllık, 25 yıllık diğer gazetelerin arasından sıyrılıp Türkiye’nin “en çok konuşulan”; “TV haber bültenlerine
en çok haber veren”; “en etkin”; “en tarafsız”; “en tutarlı” gazetesi
konumundayız. Gücümüzü özgürlüğümüzden aldığımız sürece bu tavrımızın hiç sekteye uğramayacağını belirtmek isteriz.
Üretim kalitesi; “haber odaklı etkinlik” ve “unutulmaya yüz tutmuş sorgulayan habercilik” dışında bir başka farklılığımız daha var ki aslında bu farklılığımızdan
rahatsızız. Bu konuda tek olmaktan mutlu değiliz. Türk basınında ilk kez bizim uyguladığımız ve sürekli dile getirdiğimiz bir başka konu da “bağımsız tiraj denetimi”. Satış rakamlarımızı şişirmeden, okura ve reklamverene yalan söylemeden, bastığımızdan fazla sattığımızı iddia edecek kadar acizleşmeden de “büyük gazete” olunacağını ispat ettik. Bu çağrımıza ulusal ve
uluslararası reklamverenler derneklerinin çağrıları da birbirini izledi.
Ancak görüyoruz ki başlarda birkaç gazeteden cılızca çıkan “Biz de satışımızı
denetlettirmeye hazırız” sesleri giderek yok oluyor. Diğer gazeteler “Yalan söylemeyin” seslenişimize rağmen kulaklarının üstüne yatıyor. Ancak bu düzenin böyle daha fazla devam etmeyeceğine olan inancımızla bu konuyu seslendirmeye devam edeceğiz. “Yalana son verin. Satış rakamlarınızı bağımsız
kuruluşlara denetlettirin” çağrımızı bir kez daha tekrarlar, siz sevgili
okurlarımıza iyi haftalar dileriz."