Elektrikli otomobiller, otonom araçlar ve yeni ortaya çıkan irili ufaklı üreticiler, küresel otomotiv sektöründeki rekabeti tarihinde görülmemiş biçimde artırdı.

Bunun sonucu olarak, otomotiv devleri birbirleri ile girdiği yarışta teknolojileri ile öne geçmek için Ar-Ge çalışmalarına milyar dolarlar harcarken, bir yandan da rakiplerine göz kırpar hale geldi.

Ford ile Volkswagen'in (VW) açıkladığı işbirliği ise bu durumun en net örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Söz konusu iki otomotiv devi sürücüsüz ve elektrikli araç geliştirme çalışmalarını birlikte yapacaklarını geçtiğimiz günlerde duyurdu. İki marka daha öncede ticari araçlarını birlikte üretmek için anlaşmaya varmıştı.

Dünyanın en büyük otomobil üreticisi ile ABD'nin en büyük ikinci otomobil devinin vardığı anlaşma, sektörde olup bitenler hakkında da ipuçları veriyor.

14 MİLYAR DOLAR HARCADILAR

Öyle ki, otomotiv sektörü gelişen teknolojiler, hava kirliliği, fosil yakıt rezervlerinin azalması, tüketici beklentilerinin değişmesi gibi etkenler yüzünden görülmemiş bir dönüşüm yaşıyor.

Bu değişime ayak uydurmak isteyen üreticiler ise, 2010 yılından beri otonom sürüş ve mobilite teknolojilerine 14 milyar dolarlık yatırım yapmış durumda.

Söz konusu teknolojilerin henüz pazara sunulmamış olması da, milyar dolarlar harcayan üreticilerin bilançolarını delerek karlılıklarını olumsuz etkilemiş vaziyette.

Gelinen noktada, Ford ve VW işbirliğinin bir tercih değil, her iki üretici içinde bir zorunluluk olduğunu söyleyebiliriz.

Bu çerçevede, VW'nin elektrikli otomobilleri için geliştirdiği platformun iki marka tarafından kullanılacağını, yıllardan beri hafif ticari araç ve pick-up üretiminde uzmanlaşan Ford'un ise VW'ye bu alanda teknoloji ve şasi sağlayacağını hatırlatalım.

Bu yönden bakıldığında, her iki üreticinin de kazan-kazan anlaşmasına imza attığı net bir biçimde görülüyor.

Sektördeki gelişmeler takip edildiğinde, Ford ve VW işbirliğinin buzdağının görünen kısmı olduğunu belirtelim. Buzdağının suyun altındaki kısmına ise gelin birlikte bakalım.

RAKİPLER ORTAK OLDU

Otomotivde, 100 yıllık rakiplerin, ortaklığa yada işbirliğine gitmesi yeni bir durum değil.

Geçmişte Daimler-Chrysler, GM-Fiat ve BMW-Rover gibi ortaklıklar otomotiv sektöründe görülmüştü.

Fiat Chrysler Automobiles (FCA) içinde benzer bir durum söz konusu.

Fakat, teknoloji firmaları ile otomobil üreticileri arasındaki işbirlikleri daha önce karşımıza çıkmazken, sözünü ettiğimiz dönüşüm günümüzde bu gibi işbirliklerini mümkün kılıyor.

Japon otomotiv devi Toyota'nın bir startup olarak 10 yıl önce yola çıkan Uber ile gerçekleştirdiği işbirliği bu durumu gözler önüne seriyor.

Buna göre, iki üretici otonom araç geliştirme konusunda birlikte hareket ediyor.

Toyota elektrikli araçların bataryaları konusunda ise Suzuki, Subaru ve Mazda ile yola devam ediyor. 

Öte yandan, Alman rakipler BMW ve Daimler otonom araç programlarını birlikte yürütmeye karar verirken General Motors (GM) da Honda ile söz konusu alanda işbirliğine gitti.

BMW, otonom araç platformu geliştirmek üzere de Intel, Continental, Aptiv ve Magna ile de ortaklık yaptığı biliniyor. Alman marka beşinci nesil elektrikli sürüş teknolojisi içinde Jaguar Land Rover ile görüşme halinde.

Koreli üreticiler Hyundai ile Kia ise şimdilik otonom alanında yalnız kalmış gibi görünse de, işbirliği yapacak marka bulmak için kolları sıvamış durumda.

YÜZLERİNİ ÇİN'E DÖNDÜLER

Aynı durum İtalyan-Amerikan ortaklı Fiat Chrysler Automobiles (FCA) için de geçerli. Zira FCA mayıs ayında Fransız rakibi Renault'a aynı çatı altında birleşmeyi teklif etmiş fakat bu teklifi Fransızlar tarafından kabul görmemişti.

Bir diğer Fransız üretici PSA da, FCA'nın kaderini paylaşıyor. Henüz hiç bir üretici ile işbirliği açıklamayan PSA, 2017 yılında GM'den Opel'i satın alarak ses getirmişti.

Dünyada yakın bir zamana kadar otomotivin kalbinin attığı Avrupa, ABD ve Japonya'dan üreticiler, Çin ile de bağları kuvvetlendirmeye başladı. 

Daimler'in BMW ile ortak çalışmalar yaptığını söylemiştik. Alman marka diğer bir yandan da Çin'in en büyük otomotiv üreticilerinden Geely ile ortaklık halinde. Geçmişte, Volvo ve Lotus'u satın alarak ses getiren Geely, Daimler'in de en büyük hissedarı konumunda.

BMW de, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama ile Whatsapp'ın Çinli versiyonu WeChat'in yaratıcısı Tencent ile otonom araçlar konusunda işbirliğine gittiğini duyurdu.

İki büyük Alman markanın yüzünü doğuya dönmesi otomotiv sektörünün geleceği açısından kritik öneme sahip. Zira, otomotiv şirketleri ile teknoloji dünyasının ilişkisi çok eskiye dayanmıyor.

Yakın bir zamana kadar Silikon Vadisi'nin kapısını çalan otomotiv şirketlerinin Çin'e yönelmesi, otomotivde yeni merkezin neresi olacağı hakkında ise ipuçları veriyor.

 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri