Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ceyda ERENOĞLU / GAZETE HABERTÜRK

Ülkemizde tip 2 diyabetin cerrahi tedavisi olarak bilinen ‘metabolik cerrahi’ ameliyatlarında özellikle son 5 yılda önemli gelişmeler var. Bunlardan biri Türkiye’nin yaklaşık 1300 hastayla dünyanın en yüksek 2’nci sayısına ulaşmış olması. Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik, “Metabolik cerrahi ameliyatlarıyla sadece tip 2 diyabetten değil, diyabetin beraberinde getirdiği hipertansiyon, kilo, kan yağlarının yüksekliği, uyku apnesi ve nöropati gibi sorunlardan kurtulup böbrek hasarlarının önüne geçilmesi mümkün” diyor. Operasyonlar yüzde 92’nin üzerindeki başarısıyla diğer organların da korunmasını sağlıyor. Peki ya bu ameliyatı geçirenler? İşte onların anlattıkları:

Tarık Küçük (44) Kadriye Küçük (41)

‘KARI-KOCA BU AMELİYATI KIZIMIZ İÇİN OLDUK'

Tarık-kadriye küçük çiftinden tarık bey nisan 2014’te, kadriye Hanım ise Ocak 2015’te ameliyat olmuş. tarık küçük, kendilerini ameliyata götüren süreci şöyle anlatıyor: “ben 10, eşim 9 yıldır diyabet hastasıydık. ameliyat kararını 8 yaşındaki kızımızla daha uzun ve kaliteli zaman geçirebilmek için aldık. ameliyata girerken aklımda hiç tereddüt yoktu. Her geçen gün daha kötüye giden bir süreç yaşıyordum. bir yere tatile gidecek olsak bir çanta dolusu ilaç taşımak zorundaydım. Diyabet nedeniyle üzerimdeki yorgunluk hissinden kurtulamadığım için kızımın isteklerine yetişemiyordum. ameliyattan sonra kızıma bisiklet sürmeyi öğretmem yaşamımın en büyük mutluluğuydu. bu operasyonu geçirmeseydim bu eforu harcamam mümkün değildi. ameliyattan önce 7 yıl ensülin kullandım, eşim de hamilelik dönemini ensülinle geçirdi. Şu an ikimiz de diyabetle ilgili bir şey kullanmıyoruz. bu hastalıktan tamamen kurtulduk.”

Sibel Pensoy (49)

‘TAM UMUDUM BİTMİŞKEN YAŞAMIM DEĞİŞTİ'

Sibel Pensoy, kendisini ameliyata götüren süreci şu sözlerle anlatıyor: “16 yıllık diyabetim yüksek trigliseridle başladı. Çok uzun zaman sporla ve diyetle idare ettim. Diyeti bırakınca şişmanlıyor, sürekli spor yapmama rağmen kilo problemimle baş edemiyordum. Kliniklerde en çok karşılaştığım soru ‘Alkol bağımlısı mısınız?’dı, çünkü santrifrüjde kanım bembeyaz bir renk alıyordu. 4 yıl önce annemi kaybetmemle birlikte her şey kontrolümden çıktı. Bu süreçte tamamen bıraktım kendimi. Toparlanma dönemimde bir arkadaşımdan metabolik cerrahi ameliyatlarını duydum. İlk tetkikler için Alper Bey’in (Çelik) yanına gittiğim gün kalp krizi geçirdim. Bu kriz nedeniyle operasyonum 1 yıl ertelendi. Bundan kısa süre önce de kanser olduğumu öğrenmiştim. Rahmimin alınması gerekiyordu ama şeker değerlerim çok yüksek diye ameliyata giremiyordum. Artık klasik tedavi süreçlerini takip etmek istemiyordum. İlaçlar vücudumda ödem yaratıyordu. Terliyor, nefes almakta zorlanıyordum. Trigliserid değerlerim 2400, 3 aylık kan şekeri ortalamalarım 8.8’di. Ameliyat olduktan 3 gün sonra diyabetle ilgili her şeyi bıraktım. 1 ay sonraki kontrollerimde trigliserid değerlerim 2400’den 2000’e düştü. Sonraki aylarda da 230’a indi. Hâlâ düşüyor. Yaşamımı değiştiren bu ameliyatın Türkiye’de yapılıyor olması tip 2 diyabetliler için büyük bir şans.”

OBEZİTE CERRAHİSİ İLE KARIŞTIRMAYIN

‘İleal interpozisyon’ ve ‘transit bipartisyon’ adlarıyla gerçekleştirilen metabolik cerrahi ameliyatlarının sadece uygun görülen tip 2 diyabet hastalarına yapıldığını (tip 1 diyabetlilere uygulanamıyor) ve obezite cerrahisiyle karıştırılmaması gerektiğini unutmayın! ensülin depoları tükenmemiş ve tedaviye rağmen kan şekeri kontrolünü sağlayamayan hastalar bu ameliyatların adayları arasında yer alıyorlar.