Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Edebiyat Sarsıcı bir ilk roman: 'Adımı Deniz Koydular'

        Daha önce yayınladığı kitapları ve gazeteci kimliğiyle tanınan Demet Cengiz, ilk romanı Adımı Deniz Koydular-“Kuşlar boynumuza asıldığında…” ile yeniden okurların karşısında. Biri doğudan (bir kardelen olan Deniz Yıldız), diğeri batıdan (James Rowe) iki hırpalanmış çocuk öyküsü anlatan romanı gerçek hikâyelerden esinlenerek kaleme alan Cengiz, kitabını tüm 'hırpalanmış çocuklar'a adamış. Kitapta Deniz Yıldız ve James Rowe'un doğdukları andan birer yetişkin olarak hayatın zorlu sınavlarını vermesine kadar geçen uzun bir dönemi anlattığını belirten Cengiz, "Ailelerinin çok fazla bir şey yapmadığı bu çocuklara ben bir şeyler yapmak istedim. Kitapta aile içi sevgisizlik anlatılıyor. Sevgisizlik bütün kötülüklerin kaynağıdır" diyor.

        İnkılâp Kitabevi'nden çıkan romanda, Deniz ve James'in öykülerinin arka planında, Türkiye’den ve dünyadan dönemin önemli olaylarına da yer veren Demet Cengiz şunları söylüyor: "Çocuk istismarı, taciz, şiddet, tecavüz, ensest, ihmal… Kadına karşı şiddet, ayrımcılık, ırkçılık… Pek çok konuda pek çok kişinin çok dikkatsiz konuştuğunu düşünüyorum. Zaten konuşma dilimiz oldukça problemli. Küfür etmeden, argo konuşmadan kimse kendini ifade edemiyor. Dilimiz sert ve kaba… Herkeste bir başkasına laf yetiştirme sevdası var. Ülkede siyaset de bu çarklar arasında dönüyor. Bu nedenle sorunları çözmekten çok laf ebeliği yapılıyor. 'Küçüğün rızası var' denmiş bir ülke burası. Böyle rahatsız edici bazı cümlelere romanda yer verdim."

        Kitabı okuyanların ilk tepkisinin 'sert ve sarsıcı' olduğunu ifade eden Cengiz, "Yazarken de sertti, okurken de sert" deyip ekliyor: “Üniversitedeki hocam Ünsal Oskay, tavsiye ettiği kitaplardan öğrenciler “Hocam, kitap çok ağır” diye şikayet edince “Kitap ağır değil siz hafifsiniz” derdi. Gerçek olaylardan esinlenerek kurguladığım bir roman. Evet, sert ama bizim okumaya dayanamadığımız, yazarken perişan olduğumuz acıları insanlar gerçekten deneyimliyor. Birazcık o insanlara empati yapabilirsek ne ala! 'Ay ne korkunç!' diyoruz, tiksiniyoruz ama tecavüzcüsüyle evlendirilen bir kadının nasıl bir hayat sürdüğüne dair en ufacık bir fikrimiz var mı? Sorunların hep kadınların kendilerinden, bedenlerinden, zihinlerinden ödün vererek çözülmesini isteyen ikiyüzlü bir toplum var."

        Şurada Paylaş!

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ