Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Şimdiki çocuklar bilmez! Tabletlerden önce onlar vardı: 80'ler ve 90'ların unutulan sokak oyunları
        2

        SAKLAMBAÇ

        Belki de en klasik oyun… “Sobeee!” diye bağırmak, ebe tarafından yakalanmadan sobelenmek, en iyi saklanma yerini bulmak… Saklambaç sadece bir oyun değil, strateji ve sabır işiydi.

        3

        KÖREBE

        Gözleri bağlanan ebe, diğer oyuncuları yakalamaya çalışırdı. Sesler, kahkahalar ve kaçışlar arasında yön bulmak kolay değildi. Bu yüzden körebe, denge ve dikkat isteyen bir oyundu.

        4

        İSTOP

        Top havaya atılır, bir oyuncunun adı söylenirdi. O kişi topu kapana kadar diğerleri kaçardı. “İstop!” diye bağırıldığında herkes donardı. Ardından gelen atış, oyunun kaderini belirlerdi.

        YAKAN TOP

        İki takım, ortadaki oyuncuları topla vurmaya çalışırdı. Kaçmak, eğilmek, sıçramak… Yakan top, hız ve çevikliğin ön plana çıktığı oyunlardan biriydi.

        5

        SEKSEK

        Kaldırıma çizilen kareler, bir taş ve denge… Tek ayak üstünde ilerlemek, çocuklar için hem eğlence hem de tatlı bir rekabetti.

        6

        BEŞ TAŞ

        Beş küçük taşla oynanan bu oyun, el becerisi ve koordinasyon gerektirirdi. Her aşaması farklı bir zorluk içerirdi.

        YEDİ TAŞ (TOMBİK)

        Bir takım taşları dizer, diğer takım top atarak dağıtırdı. Amaç hem taşları yeniden dizmek hem de rakipten kaçmaktı.

        7

        UZUN EŞEK

        İki takım arasında oynanan bu oyunda; bir takım öne doğru eğilerek arka arkaya dizilir ve ‘’eşek’’ olur, diğer takım ise sırayla koşup oluşturulan bu eşek üstüne atlardı.

        Amaç, alttaki takımın çökmesine neden olmak ya da üstte dengede kalmayı başararak oyunu kazanmaktı. Denge, dayanıklılık ve takım uyumu gerektiren, oldukça hareketli ve rekabetçi bir sokak oyunuydu.

        BİRDİRBİR

        Bir oyuncu eğilir, diğerleri üzerinden atlamaya çalışırdı. Her turda yükseklik artar, atlayışlar daha da zorlaşırdı.

        8

        MAHALLE MAÇI

        Sokakların vazgeçilmezi ise şüphesiz mahalle maçlarıydı…

        İki taş kale olur, üç korner bir penaltı sayılır, topun sahibi oyunun kaderini belirlerdi. Tanju, Rıdvan, Metin, Ali, Feyyaz, Hagi, Hakan, Hami gibi dönemin popüler futbolcularının adı alınırdı. Bu maçlar sadece bir oyun değil, rekabetin ve dostluğun iç içe geçtiği küçük turnuvalardı.

        9

        MENDİL KAPMACA

        İki grup karşı karşıya dizilir, ortadaki mendili kapmak için oyuncular hız ve reflekslerini konuştururdu.

        DEVE-CÜCE

        Bir oyuncu ‘deve’ ya da ‘cüce’ komutunu verir, diğerleri doğru hareketi yapmak zorunda kalırdı. Şaşıran ya da yanlış yapan oyundan çıkar, en sona kalan kazanırdı.

        Basit kurallara sahip olsa da refleks, dikkat ve odaklanma gerektiren eğlenceli bir grup oyunuydu.

        10

        GAZOZ KAPAĞI OYUNU

        Biriktirilen gazoz kapakları adeta hazine değerindeydi. Yere dizilen kapaklar, bir taş yardımıyla vurularak kazanılmaya çalışılırdı. İsabet ve strateji gerektiren bu oyun, çocuklar arasında tatlı bir rekabet yaratırdı.

        11

        MİSKET (BİLYE)

        Toprağa açılan küçük çukurlar, renkli misketler ve ustalık… Özellikle erkek çocuklarının favorisi olan bu oyun, ciddi bir “koleksiyonculuk” ruhu da taşırdı.

        ÇELİK ÇOMAK

        Biri kısa, diğeri uzun iki çubukla oynanırdı. Amaç, yerdeki kısa çubuğu uzun çubukla havaya kaldırıp olabildiğince uzağa fırlatmak ve ve belirlenen hedeflere göre puan toplamaktı. Hem dikkat hem de el becerisi gerektiren çelik çomak, sokakların en rekabetçi oyunlarından biriydi.

        12

        SADECE OYUN DEĞİLDİ

        O dönem oynanan sokak oyunları sadece oyun değildi. Çocuklara takım çalışması, hızlı karar verme, sosyal iletişim, rekabet ve dayanışma gibi birçok beceri kazandırıyordu.

        Liderlik ve problem çözme yeteneklerini güçlendirirken fiziksel hareketi artırıyordu.

        13

        BUGÜN NEDEN YOKLAR?

        Bugün bu oyunların çoğunu sokakta görmek neredeyse imkansız. Bunun başlıca nedenleri ise şöyle:

        Dijitalleşmenin çocukluk deneyimini değiştirmesi,

        Güvenlik endişeleri nedeniyle çocukların sokaktan uzaklaşması,

        Şehirleşmeyle birlikte oyun alanlarının azalması,

        Ailelerin zaman ve kontrol anlayışının değişmesi,

        Artık çocuklar sokakta değil, ekran başında sosyalleşiyor. Bu da fiziksel oyunların yerini dijital alternatiflere bırakmasına neden oluyor.