Özel: 12 liderle ilk mutabakata vardık
TBMM'de partisinin grup toplantısına katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 12 siyasi parti genel başkanıyla yaptığı görüşmenin ardından varılan ilk mutabakatı açıkladı. Özel, "Siyasi parti liderleriyle yaptığımız görüşmeler sonucunda geldiğimiz noktada, belediye meclis üyelerinin, milletvekillerinin, bakanların, Cumhurbaşkanının, bürokrasinin içindeki herkesin, mal varlığını bildirmesi gerektiği konusunda mutabakata vardık. Bir siyasi ahlak yasasını getireceğiz" dedi
Meclis'te, partisinin grup toplantısında kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, haftalık değerlendirmesinde özetle şunları söyledi:
"CHP grubundan milletvekillerimiz adına, 81 ilde baba ocağını tüttüren il başkanlarımız adına umudu CHP iktidarında bulmaya gelenlere selam olsun, hepiniz hoş geldiniz. 12. siyasi parti ziyaretimizi tamamladık. Sayın genel başkanlara parti siyaseti yapmaya gitmedik. Karşımızda da milleti düşünen siyasi parti liderlerini bulduk. Bu milletin huzurunu, refahını düşünen tüm genel başkanlara da teşekkür ediyoruz.
2018'den bu yana bitmeyen bir ekonomik kriz yaşıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçilmesiyle birlikte kurumların, kuralların hiçe sayıldığı, Meclis'in sesinin kısıldığı bir sürecin içinde demokratik olarak ve ekonomik olarak bir gerileme yaşadık. Birisinin yanlış ekonomi ve faiz politikasıyla ekonomi zayıfladı. Merkez Bankası'nın başkanları laf dinlemiyor diye değiştirildi. Fatura hep milletimize kesildi.
Bizim tek haneli olması gereken enflasyonumuz yüzde 80'lerden döndü. Yabancı yatırımcı gelmedi, yerleşik olanlar bile paralarını dışarı çıkarmaya çalıştılar. Dünya devleri paralarını, yatırımlarını Balkan ülkelerine kaydırdılar. Son olarak da 19 Mart 2025'te yapılan sivil darbeyle 60 milyar dolar satıldı, yabancı yatırımcı ülkeyi terk etti. Bu iktidar, milletin ekmeğini küçülten bir iktidardır.
Eskiden ekonomik krizler yaşandığı yıllarda anılırdı, şimdi yılı yok çünkü bitmek bilmiyor. Kronik çoklu kriz ortamındayız. İran savaşına da hazırlıksız yakalandık. Yoksullukta, yüksek enflasyonda, işsizlikte, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Hukukta da adaletsiz bir iktidarla muhatabız. Bu yönetim ekonomiye en ağır zararın verildiği 19 Mart darbesinin sonuçlarıyla yüzleşmekten kaçıyor ama dünyadan da bunu gizleyemiyor. Mehmet Şimşek, slaytlarla 1 Mart'ta yaptığı sunumda diyor ki 19 Mart'a çoklu şoklar dönemi.
Bu dönemde Mehmet bey, 60 milyar doları sattığımız için ekonominin kırılgan olduğunu söylüyor. İran savaşında, 50 milyar dolarlık rezervle ancak bu kadar tutabildik sonra benzini, mazotu yansıttık diyor. Mehmet Şimşek'in yurt dışında anlattığı bu gerçekle Türkiye'de yüzleşemiyorlar. Savaş enflasyonu niye bir tek sende oluyor diyene de geçen yıl harcadık biz onları diyor. Türkiye'de savaşlasyon yoktur darbeflasyon vardır. Milletin yoksullaşmasına neden olan Tayyip Erdoğan'ın Ekrem İmamoğlu ve CHP'den korkmasıdır.
Sonra sattık sattık yerine koyduk diyorlar. 2025'de Merkez Bankası'nı 1 Trilyon lira zarara uğratmışlar. Merkez Bankası pandemiden korumak için bir savaş çıkar zarar edebilir mi eder. Ama açıkça söylüyorlar biz asıl zararı Ekrem İmamoğlu'nu içeri aldığımız dönemde gördük. İktidarı teslim etmemek için her şeyi göze alıp mücadele veriyor. Milletin menfaatini her şeyin üzerinde tutan, kişilerden kurtulup, ülkeyi Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki gibi yönetecek bir iktidar yönetmeli biz iktidara talibiz.
Bir kantincinin veresiye defterinde çocukların kaşarlı tost borcunu görüyorsunuz. 8 yaşında, 15 yaşında evlatlarımızı veresiye defterine düşürüp kendi sefalarını sürenleri bu milletin elinden hiçbir şey kurtaramayacak. Yüksek gıda enflasyonunda, dünyada 3'üncüyüz.
Sayın Babacan da başka bir bilgiyi hatırlattı. Pandemide dünyada gıda enflasyonu oldu ve dünyadaki gıda ortalaması yüzde 45, Türkiye'de ise pandemiden bu yana 5 yılda gıda enflasyonu yüzde 850 artmış olduğunu söyledi. İran savaşta, Güney Sudan da iç savaşta, sonra da Türkiye sıralamada sondan üçüncü geliyor.
Çiftçiye 2 milyar TL destekleme veriliyor bunun 320 katını, 640 milyar TL'yi ise hükümet faize veriyor. Bankadan para çekene uygulanan bileşik faiz yüzde 95 durumunda. Artık vatandaşın, borcu borçla çekinmesinin mümkün olmadığı, sanki sanal kumar çetelerinin arasına düşmüş bir durumda olduğunu söylememiz gerekir.
12 partiyle yaptığımız görüşmenin en önemli kısmı, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizdi. İran ile ilgili kısa, orta ve uzun vadeli olarak ne yapılması gerektiğini konuştu. Ekonominin çıkış noktasında önemli görüşmelerimiz oldu. Bir atasözümüz var mesela, Melih Gökçek yargılanmadan hiçbir belediye başkanı yargılanamaz. Siyasi ahlakta karnesi en kırık olan partinin herkese ahkâm kesmesi insanı acı acı gülümsetiyor.
Siyasi parti liderleriyle yaptığımız görüşmeler sonucunda geldiğimiz noktada, belediye meclis üyelerinin, milletvekillerinin bakanların, Cumhurbaşkanının, bürokrasinin içindeki herkesin mal varlığını bildirmesi gerektiği konusunda mutabakata vardık. Bir siyasi ahlak yasasını getireceğiz yutkunanlara, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne hodri meydan diyeceğiz.
Bu ülkede hukukun üstünlüğü olacak mı olmayacak mı, bu konuda rekabet olmaz. Yargıyı kullananlara karşı ortak mücadele edilmelidir. Biz iktidar olunca, kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı, medyanın hayata geçirilmesini gerçekleştireceğiz. Birisinin, Tayyip Erdoğan'ın karşısına geçip neden topu kesiyoruz demesi gerekir. Kaybettiğinde topu alıp kaçanlardan olmamalıyız diyebilmelidir. Ya atanmışların ve hanedanların yanında bu ayıba ortak olacaksınız ya da otokrasiye karşı demokrasi için bizim yanımızda olacaksınız.
Anayasa malın, canın, namusun ve birlikte yaşamanın güvencesidir. Hepimizin borçlu olduğu bu Anayasa'nın altında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün imzası var. Toplum sözleşmesidir bu. Daha iyisini istersek hep birlikte yaparız. Ben bu sayfasına inanmıyorum. Ben bu sayfayı istemiyorum dersen, Anayasal düzen gitti mi her şey gider. AYM bağlayıcılığını kabul etmeyip öbür sayfadan güç alamazsın.
AYM, Can Atalay'ı, Tayfun Kahraman'ı, Kavala'yı, Selahattin Demirtaş'ı bırak demiş. Anayasayı tanımama krizi yaşıyoruz. Millet sesini duyurmak istiyor. Erken seçim diyoruz, yokuz biz diyorlar. 5 yıl boyunca her şeyi ben yapacağım, ben karar vereceğim diyor.
Anayasa'nın 78. Maddesi var, TBMM'de vekil sayısında boşalma olması durumunda ara seçim yapılır diyor. Yapılabilir demiyor, net yazıyor; yapılır yazıyor. Ama birisi Madde 77'ye göre ben Cumhurbaşkanı olacağım ama 78'i tanımayacağım. Can Atalay milletvekiliyse buraya gelmedi, değilse Hatay'da seçim yapılmalıdır. Ömer Çelik diyor ki seçimlerde büyük bir zafer kazanacağız. Afyonkarahisar, Kastamonu, Kırıkkale, Kocaeli, İstanbul 1. Bölge'de seçime gelebiliyorlar mı gelemiyorlar. Hiçbir sözlerini tutmadılar. CHP, bütün anketlerde Türkiye'nin birinci partisi.
CHP bu seçimi millet için istiyor. Bu milletin sesini duyurmak, gerçek beklentisini duyurmak için bu ara seçimi istiyoruz. 1960'dan beri Demirel'in, Ecevit'in, Erbakan'ın, Türkeş'in ve Özal'ın kaçmadığı bir erken seçimden kaçmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Muhalefette bir özgüven patlaması, karşımızdaki iktidarda ise dizlerin titremesi söz konusudur.
ID numaraları verilmiş 16 tane tapu adresleri var. Bu taşınmazların hangi tarihte Adalet Bakanı'nın üzerinde olduğu görülüyor. Akın Gürlek ile ilgili yaptığım açıklamanın üzerinde haftalar geçti. Bir tek Cumhurbaşkanı, kendisine, 'Özgür Özel'e cevap verme' dedi çıkıp onu söyledi. 20'inci kez soruyorum Bakan Kurum'a, bu ID'leri girince gerçek ortaya çıkıyor mu çıkmıyor mu? Bu millete karşı nasıl susuyorsunuz.
2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku'nun annesinin feryadını duymuş Bedriye Teyze'yi dinlemiş, onlarca heyetimiz Tunceli'ye gitmiş olarak olayla ilgili başlatılan soruşturmayı gerçekten çok önemsiyor ve tüm sır perdesinin kalkmasını istiyoruz. Bu noktada da emeği olan başsavcılara, polislere büyük başarılar diliyoruz. Verilen çabaları da destekliyoruz. Adalet Bakanı şu dosyayı açıp operasyon verin diyemez.
Basın danışmanı not yolluyor, Akın Gürlek harekete geçti ibaresi kullanılması ve haber metinlerinde yer almasını istiyoruz diyor. Bir annenin acısını, bir siyasi üzerinden konuşulması için bilgi notları oluşturuluyor. Abdülhamit Gül ve Bekir Bozdağ'a, eski adalet bakanlarına, Akın Gürlek'in basın danışmanı gönderdiği notta, Gülistan Doku dosyasının tozlu raflardan indiğini ve ucu nereye varırsa varsın çözüleceğini belirtiyor. Bana söylemiyor bunları size söylüyor hadi verin bakalım cevabını.
Ara seçim istemeyin savaş var diyorlar. Savaş var konuşmayın diyorlar ama öbür taraftan Bursa Büyükşehir'e operasyon yapıyorlar. 500 kişiyi dolandırmış bir meczubun ifadesiyle sandıkla alamadıklarını cübbeyle almışlardır. Bu artık siyaset değildir, yarışmalı siyaset değil, tenezül siyasetidir. Bunu ilk seçimde Bursa da Aydın da yerin dibine gömecektir. Ümit Erkol Ankara il başkanımız, Ankara il başkanımız olduğu için tutuklanmıştır. Kooperatifte imza yetkisi yoktur. Hangi AK Partili kooperatif suçundan içeri girmiştir. Ümit Erkol, Ankara il başkanımız olmasa kendisine bir soru sorulacak mıydı?
İstanbul'a, kayyumsu bir şey atadınız. Binasına saldırdınız. Ankara'da ve İzmir'de il başkanlarımızı tutukluyorsunuz. CHP'nin belediye başkanlarını içeri atıyorsunuz. Biz size bu çirkefliğin hesabını da soracağız. Son sözüm şudur Türkiye ne zaman sıkışmışsa bir sandıkta nefes almıştır. Türkiye'nin nefes almaya ihtiyacı vardır. Bu ara dönemden çıkışın yolu ara seçimdir. Yürüyeceğiz, durmayayacağız, gerekirse boynumuzu vereceğiz ama asla bunlara boyun eğmeyeceğiz. Bu ülkeyi kurtarmak için boynumuz kıldan incedir. Boynumuzu vereceğiz ve boynumuzu eğmeyeceğiz."