Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Politika SON DAKİKA: CHP Genel Başkanı Özgür Özel Rize'de açıklamalarda bulunuyor | Rize haberleri | Son dakika haberleri

        Rize'de, 108'incisi düzenlenen, "Millet iradesine sahip çıkıyor" mitingine katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, özetle şunları söyledi:

        "Güzel Rize, vakit geldi artık söz Rizelinin ağzında. Bizi burada ağırlayan, bağrına basan Rize'ye selam olsun. Ardeşen'e, Güneysu'ya, Fındıklı'ya, Rize'nin yiğit insanlarına, cesur insanlarına selam olsun hoş geldiniz şeref verdiniz. Bugün buraya samimiyetimizle geldik. Tüm haksızlıklara karşı sizin vicdanınıza sığınmaya geldik. Rize'de birlikte duruşun karşısında saygıyla eğilmeye geldik.

        Rahmetli Mesut Yılmaz'dan bu yana bu kalabalığı gördüğümüz bu meydanı sadece CHP'lilere yoramayız. Burada Türkiye'nin demokrasisine sahip çıkanlar var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet Cumhuriyet'in sandığına sahip çıkanlar bugün bu meydanda. Birçok siyasi partinin il başkanları beni birlikte karşıladılar. Rize'nin bütün demokratlarına selam olsun. 1977'de Rize'yi sandıkta almıştık, 1980'de silahla, darbeyle elimizden aldılar. Şimdi yine bir darbe girişimiyle yürüyüşümüzü durdurmaya çalışanlar var.

        REKLAM

        Değerli Rizeliler, bana bakarsanız Türkiye bugün bu meydandaki iktidar değişimini görüyor. Geriye bakmayın, ileriye bakın. Çay üreticisini ezenlere, balıkçıları sömürenlere değil geleceğe, iktidara bakıyoruz. Atatürk, Rize'ye çok önem verdi. En önemli bürokratlarından birini, Zihni Derin'i görevlendirdi. Rize'nin bereketli topraklarını çay fideleriyle tanıştırdı. 1924'te çayın önü açıldı. Her şartta İsmet Paşa tarafından da çay üreticisi desteklendi. Çay üreticisinden emeği sömürülecek bir fedakârlık istenmedi.

        CHP ne yaptı diyenlere söylüyorum, CHP, Rize'yi çayla tanıştırıp Rizelilere çayla ekmek sağlayan partidir. Rize'yi seviyoruz, Rizelileri seviyoruz. Bu kentten oy alanlar, seçim günlerinde bu kente yüzlerini geçim günlerinde sırtlarını dönmeyi tercih ettiler. 210 bin aile, yaklaşık 1.5 milyon insan çayla geçimini sağlıyor.

        "ÇAYIN KİLOSU 40 LİRA OLMALI"

        Çay, 35 liradan alınsın dedik, 25 lira verdiler. Bir kilo çayın maliyeti 31 lira ve Rizeliler bu yıl hiç olmazsa 40 TL fiyat bekliyor. Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bir kilo çay satan, 2 ekmeği alıp koltuğunun altına alıp gidebilmelidir. Çayda sömürüye son diyoruz. Bu slogan 1970'lerden beri söylenen bir slogandır. Biz iktidar olduğumuzda çay üreticisi için neler yapacağımızı kanun teklifi olarak Meclis'e sunduk ve orada beklemektedir. İktidar olunca çay üreticileri için yeni bir kanun çıkaracağız ve taban fiyattan alıp garantisi sözü vereceğiz.

        Bu iktidar 5 şirkete her türlü garantiyi veriyor. Yol yapana geçiş garantisi veriyor ama çay üreticisine alım garantisi veremiyor. Çaya ilan edilen taban fiyatın, yüzde 10'u kadar da destekleme verilecek. Kaçak çayla etkin mücadele edilecek. Ülkenin zorlukları olabilir ama atılacak onlarca doğru adım var. Her defasında bir bahane buluyorlar ve sizden fedakârlık isteniyor.

        Bankalar promosyon parası vermeye razıyken bu olanak sizden alınıyor. Sayın Erdoğan'a sesleniyorum, yukarıdan bakmayın, bu insanları ezilecek karınca olarak görmeyin. Karıncanın arkadaşı var o da Cumhuriyet Halk Partisi'dir. 10 bin Çay Kur işçisine kadro sözü, devlet sözümüzdür, namus sözümüzdür.

        Acele kamulaştırma, milli güvenliğin tehdit durumunda, Anayasa tarafından Cumhurbaşkanına verilmiş bir yetkidir. Önemli bir yere radar konulacaksa, oranın parasını verip acele kamulaştırabilirsin ancak yol yapıyorum diyerek acele kamulaştırıyorsun vatandaş susuyor. İyidere-İkizdere yolunda acele kamulaştırma mağdurlarına sorunlarını çözeceğimizin sözünü veriyoruz. Mağdur olan başvuracak ve kanun önünde haklarını alacak.

        Kıyı balıkçılığıyla uğraşanların bellerini yüksek masrafların büktüğünü biliyoruz. Denizcilik ve Balıkçılıktan sorumlu bir bakanlık bizim iktidarımız döneminde olacak ve bu sorunların hepsi çözülecek. Rize'de, 110 bin emekli var. Açlık sınırı 35 bin TL, en düşük emekli maaşı 20 bin TL. Ortalama emekli maaşı 23 bin TL. Yoksulluk sınırı ise 113 bin TL. Yoksulluktan kurtulmak için 5 emeklinin bir araya gelip birleşmesi gerekiyor. Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşı, 1.5 asgari ücretti. Bugün en az 42 bin TL alması gerekir emeklinin.

        Beğenmedikleri Ecevit döneminde emekli maaşı 8 çeyrek altın alırken, şu an emekli maaşıyla 2 çeyrek altın alınabiliyor. Bir yıllık enflasyonu Erdoğan, yüzde 16 diye yaptırdı. Dört ayda bu enflasyon oranını yakaladı. Maaşlara yapılan zamlar yutuldu. Emekli maaşı, 20 bin TL olmuştu, 3 bin TL eriyerek 17 bin TL'ye düştü. Asgari ücret 3 ayda, 263 ekmek kaybetmiştir. Hemşerileri dahil tüm emekçiler bu iktidardan kurtulmak için dua ediyorlar. Esnaf kurtulmadan hiç kimse kurtulmaz. İşçi kurtulmadan, işveren kurtulmaz, polis kurtulmadan öğrenci kurtulmaz, emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz.

        Siyaset öncelik belirleme işidir. Türkiye'nin kaynakları doğru planlandığında her şeye yeter. Siyaset buna karar verir. Biz adil bir vergi sistemiyle çok kazanandan çok az kazanandan az vergi alınmasını savunuyoruz. Bir fabrikatörle bir asgari ücretli aynı dolaylı vergiyi ödemekte bu da vergi tahsilatının yüzde 65'ine denk gelmektedir. Biz bu düzeni alt üst edeceğiz. Çok kazanacağız, birlikte kazanacağız ancak hakça bölüşeceğiz. Yeniden çiftçiyi milletin efendisi yapacağız. Bundan sonra vergiyi tabandan değil tavandan alacağız ve bu meydana yayacağız.

        "EMEKLİYE 28 BİN TL İKRAMİYE VERECEĞİZ"

        Faize 867 milyar, çiftçiye 60 milyar destekleme veriyorlar. Hiçbir gencin karı koca da çalışsa da ne araba ne de ev alma imkanı kalmadı. Arabanın kendisi 1.2 milyon TL ama üzerine konulan vergi 1.6 milyon TL. Böyle adaletsiz bir vergi düzeni olmaz. Asgari ücreti, insanca bir seviyeye çıkartacağız. Bu artışı küçük esnafın sırtına bırakmayacağız. Tüm emeklilere bayramda bir asgari ücret ikramiye vereceğiz. İkramiyeyi biz önerdik, 3 yıl beklediler ve seçim döneminde onlar da ikramiye vermeye başladılar. Kurbanlık koç 25 bin TL olmuş, ikramiye olarak verdiği para ise 4 bin TL. Biz bir asgari ücret diyoruz, emekliye 28 bin TL ikramiye vereceğimizi söylüyoruz.

        CHP iktidarında kimsesizlerin kimsesizi olacağız. Ayrıca CHP iktidarında öğrenciler bir öğün sıcak 3 kap yemek yiyecek ve tertemiz su içecek. Atatürk'ün partisinin iktidarında hiçbir çocuk tuvaletin musluğuna ağzını dayayıp su içmeyecek. Okul yemeği de su da ücretsiz olacak. Gençler tarikatların yurtlarına mahkum kalmayacak. CHP iktidarının ilk yılında TOKİ, yurtlar inşa edecek ve öğrencinin barınma sorunu kalmayacak. Belediyelerimize bin kreş yapacaksınız hedefi koyduk daha 2 yılda 746 kreş sayısına ulaştık. CHP, halkın partisidir ve halkın iktidarını kuracaktır.

        Rize'nin topraklarının yüzde 82'si maden ruhsatlarına açmış durumdalar. İkizdere, Çamlıhemşin, Fındıklı, Pazar büyük bir tehlikeyle karşı karşıyalar. Ardeşen'de her siyasi görüşten insanlar bir araya gelip mücadele başlattılar şimdilik geri adım attırdılar. Çayeli'nde de itiraz yükselmiş durumda. Buradan selam olsun Çayeli'ne. Sizinle birlikte direneceğiz sizinle birlikte bu maden yıkımına karşı çıkacağız. Biz CHP olarak ne madene ne madenciliğe karşıyız. Ama suları kurutmadan, toprağı zehirlenmeden yapılsın madencilik. Rize'nin güzelim ormanlarının talan edilmesine izin vermeyeceğiz.

        Rize'nin ağacını, deresini yandaşlara ezdirenleri günü gelince hesaba çekeceğiz. Buradan Havva Ana'yı selamlıyorum. Havva Ana karşısına çıkan jandarmaya, 'Kaymakam kim vali kim devlet benim devlet benim' demişti. Bu çevre mücadelesi İkizdere'den Muğla Akbelen'e uzanıyor. Orada da bir muhtar var, İkizköy'ün muhtarı Necla Işık. Kendisi annesi ve evladıyla birlikte direniyor. Ağaçlara sarıldığı için kızı, kamu görevlilerine mukavemetten cezaevine atıldı Esra Işık. Biz de burayı izleyen Esra Işık'ı selamlıyoruz.

        Bir ülkede adalet olmazsa orada bereket olmaz. Mahkemelerde adalet olacak. Ülkemizde büyük bir adaletsizlik hüküm sürüyor. Bir yılı aşkın süredir Ekrem İmamoğlu, hapiste tutuluyor. 8 ay iddianame bekledi. Tek bir kanıt ortaya çıkmadı. Ekrem başkan ve arkadaşlarımız o duruşmada, yargılanmıyorlar adeta kendilerine iftira atanları yargılıyorlar.

        Erdoğan da benzer suçlamalarla yargılandı. Bir gün olsun kapısına polis dayandı mı, tutuklanıp hapse atıldı mı? Yargılamalar son bulduktan sonra kendisi cezaevine gitti. O günün mağduru bir zalime dönüştü. AK Partili 500 belediye başkanına soruşturma izni verildi. Peki neden arkadaşlarımız ailelerinden, evlatlarından uzak bırakılıyorlar. Görevlerini yapamıyorlar.

        Biz ilk günden beri canlı yayınlayın dedik. Ne zaman bomboş iddianame geldi o zaman canlı yayından caydılar. Bir aya kalmaz insan içine çıkamayacaklar diyordu. 14 ay geçti insanların içindeyim ve Rizelilerin gözlerinin içine bakıyorum. Haklı ve haksız artık ayrı taraftadır. Milletin beklediği tek şey adaleti sağlayacak olan seçim sandığıdır. Sayın Erdoğan Rize senden sandık istiyor.

        "ÇAMURU ÜZERİMİZE ATMAYA ÇALIŞIYORLAR"

        15 Temmuz Meydanı'ndan sesleniyorum, o gün nasıl demokratsak bugün de 19 Mart darbesine aynı inançla direniyoruz. Akın Gürlek tam 16 tane tapu biriktirmiş. 19 yıldır görev yapıyor, bu kadar sürede 10 savcının aldığı parayı alsa böyle bir servet yapması mümkün değil. Göreve gelmeden İzmir'de, Ankara'da acayip pahalı evler almış. Şimdi bu çamuru bizim üzerimize atmaya çalışıyorlar.

        Akın Gürlek, kriptolu telefonla konuşup Tayyip Erdoğan'ın sesini kayda alıyor. Suç olacak her şeyi ona onaylatıyor. Bir bankada kasa tutmuş, onları orada istifliyor. Bugün Ankara'da o banka, o banka da o kasa da kapalı. İçişleri Bakanlığı karar aldırabilir; o bankayı açtırabilir ve ilerisi için o hafıza kartlarına el konulabilir. Bunu yaparsan büyük bir hatadan dönersin memleketi kurtarırsın. Akın Gürlek'i haysiyet cellatlığına devam ettirirsen bundan sonra tövbeni Allah kabul eder mi bilmiyorum ama millet kabul etmeyecek.

        Bir iş insanı olan belediye başkanının tüm mallarına el koyuyorlar ve Özgür'e iftira et mal varlığını verelim, seni bırakalım diyorlar. Akın Gürlek'e söylüyorum. Hodri meydan mal varlıklarımızı açacağız, birinci derece yakınlarımızın hesaplarını, banka hareketlerine bakacağız. Şu kadar leke varsa ben 1 dakika durmam var mısın? Bana iftira attırmak için milleti malıyla tehdit eden Akın'a söylüyorum ya o iftiraları ispat edeceksin ya da iftiracı olarak tarihe geçeceksin.

        Erdoğan'a sesleniyorum, bir tarafta senin aparatın bir tarafta da milletin mücadelesi. Bir tarafta iftiracı Akın, onu savunmak için tek bir bakan bile bulamadın. Rizelilere soruyorum, iktidar olmak için hep birlikte yürümeye var mısınız. Rize'nin yolu açık olsun, hepimizin yolu açık olsun."

        ÖNERİLEN VİDEO

        Bugün Ne Oldu? 7 Mayıs 2026'nın haberleri: Kübra'nın cansız bedenine ait parçalar barajda bulundu, Karahan'dan enflasyon ve para politikası açıklaması

        Günün öne çıkan haberlerini Helin Genç "Bugün Ne Oldu?"da anlatıyor... KÜBRA'NIN CANSIZ BEDENİNE AİT PARÇALAR BARAJDA BULUNDU Faili meçhul kayıplarla ilgili yapılan yoğun çalışmalar gündemimizde. Burdur'da 30 Nisan'dan bu yana haber alınamayan 30 yaşındaki Kübra Yapıcı cinayete kurban gitti. Ormanda...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ