Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Trabzonspor'un Fenerbahçe ile şampiyonluk mücadelesi verdiği 2010-2011 sezonunda bordo-mavili takımın kadrosunda bulunan Engin, kariyerini Spor Toto 2. Lig'de şampiyonluk mücadelesi veren İstanbulspor'da sürdürüyor.

Engin, "Trabzonspor ile 1, Galatasaray ile 2 şampiyonluk yaşadım, İstanbulspor ile de inşallah kariyerimdeki 4. şampiyonluğumu kazanacağım" dedi.

Engin, 2010-2011 sezonunda Trabzonspor'un şampiyonluk kupasını kaldırmayı hak ettiğini belirterek, "İstedikleri kadar inkar etsinler 2010-2011'in şampiyonu Trabzonspor'dur. 'Bir şey yapmadık' deseler de orada farklı şeyler var, o bizi ilgilendirmiyor ama şampiyon olduğumuzu çok net biliyoruz. Bu da zaten hem Trabzon'da hem de Türkiye'de herkesin hafızalarına çok temiz bir şekilde kazındı. Bu saatten sonra insanlar kendilerini aklasalar da bu umurumuzda değil. Bize hak ettiğimiz şampiyonluğu tam anlamıyla yaşatmadılar ama biz o şampiyonluğu yaşadık" diye konuştu.

"SÜPER LİG'E ÇIKIP FUTBOLU BIRAKMAK İSTİYORUM"
Engin, Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup'ta en yakın rakiplerinin 5 puan önünde son 8 haftaya lider girdiklerini belirterek, şunları söyledi:

"5 puanlık, çok büyük bir avantajımız var. Bunu da en iyi şekilde değerlendirmek ve sezon sonunda hedefimiz olan şampiyonluğa ulaşmak istiyoruz. İnşallah Allah'ın izniyle bu olacak. Takımın yaş olarak en büyük ismiyim. Genç kardeşlerime tecrübelerimi aktararak yardımcı olmaya çalışıyorum. Burada yardımcı antrenör gibi bir pozisyondayım. Sağ olsun hocamız da arkamda duruyor."

Futbol kariyerinde hiçbir zaman başarısız bir takımda bulunmadığını aktaran Engin, "Futbol yeteneklerime kimsenin bir şey diyebileceğini sanmıyorum. Çünkü nerede olduysam, elimden gelenin en iyisini yaptım. Hakkım yendi ama yine de 'Önemli değil' dedim. Tabii ki bazı şeylerin farklı olmasını isterdim. Birkaç büyük başarıya daha imza atabilirdim ama şu an tek hedefim var, İstanbulspor gibi köklü bir kulüpte inşallah bu sene 1. Lig'e seneye de İstanbulspor ile Süper Lig'e çıkıp futbolu bırakmak istiyorum" şeklinde konuştu.

"YABANCI SINIRININ KALKMASI KALİTEYİ DÜŞÜRDÜ"
Engin Baytar, Süper Lig'de bazı maçları, ortaya konulan kötü futbol nedeniyle yalnızca 5-10 dakika izleyebildiğini dile getirdi.

Türk futbolunun eski hırslı yapısının olmadığını vurgulayan Engin, şu ifadeleri kullandı:

"Saha içinde hırsı görmeyince taraftar da gelmek istemiyor. Bu nedenle tribünler boş kalıyor. Yabancı sınırlamasının kaldırılması Türk futbolunun kalitesini düşürdü. Takımlara bakıyorsunuz üçer yerli futbolcu var. Kadrolara bakıyorum, sanki maç İspanya'da oynanıyor. Milli takıma futbolcu seçeceksiniz nereden seçeceğini bilmiyorsunuz. Oynanan futbol kimseye keyif vermiyor. Bir tek Beşiktaş futbol olarak herkesi tatmin ediyordur. Bir de ikinci yarıdan itibaren Trabzonspor iyi oynuyor."

Türkiye'de kulüplerin kötü yönetildiğini ifade eden 33 yaşındaki futbolcu, "Türkiye'de çoğu kulübün neden ekonomik kriz yaşadığı belli. Gereksiz transferler, gereğinden fazla para harcamalar, 500 bin dolarlık adama 2,5 milyon dolar vermeler, 4 milyon dolar verip 6 ay idmana çıkarıp sonra ülkesine geri göndermeleri çok gördük. Sonra kulüp batıyor. Yapılan bu kadar yanlış iş üzerine hala tecrübe kazanmayıp aynı hatayı yapıyorsanız, bu hata değildir, yanlıştır. Hatanın affı vardır ama yanlışın affı yoktur" değerlendirmesinde bulundu.

"ALEX'İN GÖNDERİLMESİNE ÇOK ÜZÜLMÜŞTÜM"
Türkiye'de gördüğü yetenekli futbolcular konusunda değerlendirme yapan Engin, şöyle konuştu:

"Alex'i çok beğeniyordum. Alex, futbolu yüzde 80 beyni, yüzde 20 ayaklarıyla oynuyordu. Heykelinin dikilmesinden 2 hafta sonra Fenerbahçe'nin Alex'i göndermesine çok üzülmüştüm. Yıllarını Fenerbahçe'ye vermiş bir futbolcuyu bu şekilde göndermeleri çok ağırıma gitti. Drogba'dan çok şey öğrendim, Sneijder de futbol vizyonu çok geniş bir insan. Hamit benim çocukluktan arkadaşım, karşılıklı çok oynamıştık. Birlikte oynamadım ama Hagi her zaman büyük futbolcu. Tabi bir de Emre Abi çok yetenekli. Bana göre hala Türkiye Ligi'ndeki en yetenekli futbolcu. Büyük takımlara koyun, oradaki 20 yaşındaki gençten daha etkili olabilir."

"SAHADAKİ AGRESİF TAVIRLARIMDAN PİŞMAN DEĞİLİM"
Engin Baytar, saha içinde zaman zaman agresif hareketler sergilediğini ancak bunların hiçbirinin sebepsiz olmadığını belirtti.

'Kimsenin üstüne durup dururken saldırmadım' diyen Engin, "Sahadaki agresif tavırlarımdan pişman değilim. Örneğin, Sivasspor maçında kaleci Borjan'a kafa atmışım, beni önce eleştirdiler, sonra pozisyonu izlediklerinde Borjan beni itip, bileğime bastı, neredeyse ayağımı kırıyordu. Yanına gittiğimde de İngilizce küfür etti, refleks olarak o hareketi yaptım. Kimsenin üstüne durup dururken saldırmadım, ya bir tahrik ya da bir küfür vardır. Taraftarlar her zaman sahip çıktı ama yöneticiler sahip çıkmadı" şeklinde düşüncelerini ortaya koydu.

Engin Baytar, Galatasaray'da oynadığı dönemde takım arkadaşı Yiğit Gökoğlan ile birlikte arabanın içinde para saçtıkları görüntünün de çok abartıldığının altını çizerek, şöyle konuştu:

"Sosyal medyadan paylaşılmış bir şey, insanlar neden bu kadar tepki gösterdi anlamadım. Sonuçta biz paraları yakmadık veya şehir ortasında koşarken milletin suratına fırlatmadık. Bize gelen videoya karşılık, şaka amaçlı biz de bir video gönderdik. Ana haberlere çıktık ve kadro dışı kaldık. Burada kulüp bize sahip çıkabilirdi. Bunlar bizim oyuncumuz abartılacak bir şey yok diyebilirlerdi. Size sosyal medyada paylaşılan öyle videolar gösterebilirim ki, bizimkisinin lafı olmaz."