Turizmciler fiyatlardan çok yanlış algının rezervasyonları olumsuz etkilediğini söylüyor
Tatil sezonu yaklaşırken Ege'de rezervasyonlardaki durağanlık tartışılıyor. Turizmciler, fiyatların sanıldığı kadar yüksek olmadığını; asıl sorunun hizmet-fiyat dengesi ve yurt dışı tatil algısıyla rekabet olduğunu belirtiyor. Esra Toptaş yazdı
Okulların kapanmasına kısa bir süre kala tatil sezonu da hareketlenmeye başladı. Yaz aylarının en çok tercih edilen bölgeleri arasında yer alan Ege’de ise rezervasyonlar, fiyatlar ve yurt dışı tatil alternatifleri yeniden gündeme geldi. Turizmciler, Bodrum, Marmaris ve Alaçatı gibi gözde destinasyonlarda fiyatların sanıldığı kadar yüksek olmadığını, asıl meselenin doğru hizmet-fiyat dengesi ve oluşan algı olduğunu belirtiyor.
Murat Akbal (turizmci)REZERVASYONLARDA DURAĞANLIK VAR
Turizmci Murat Akbal, bu sezon Bodrum ve Marmaris bölgesinde otelcilerin gündemindeki en önemli konunun doluluk oranlarındaki beklenmedik durağanlık olduğunu söyledi.
Akbal’a göre bu durumun temel nedeni fiyatlardan çok kamuoyuna yansıyan yanlış ve eksik bilgiler. Bölgede ciddi bir talep düşüşü yaşanmadığını belirten Akbal, “Bölge hâlâ geniş bir bütçe yelpazesinde rekabetçi fiyatlarla hizmet sunuyor. Asıl sorun arz-talep dengesi değil, potansiyel misafirin zihnindeki algı” değerlendirmesinde bulundu.
EGE’DE FİYATLAR NASIL?
Akbal, Ege’nin gözde tatil merkezlerinde güncel fiyat tablosunun sanıldığı kadar yüksek olmadığını belirterek haziran ayı fiyatlarına dikkat çekti.
Buna göre Bodrum’da denize sıfır konaklama seçenekleri 2.000-3.000 TL bandında yer alırken, deniz manzaralı otellerde fiyatlar 3.000-4.500 TL aralığında değişiyor. Alaçatı’da ise konaklama fiyatları 2.400-5.000 TL bandında seyrediyor.
Her şey dahil sistemde fiyatlar 5.000-6.000 TL’den başlarken, butik otellerde bu rakam 10.000 TL’ye kadar çıkabiliyor. Yarım pansiyon seçeneklerinde ise fiyatlar 8.000 TL’den başlıyor.
YURT DIŞI DAHA AVANTAJLI MI ALGILANIYOR?
Ege’deki fiyatlara rağmen yüksek sezonda bazı yurt dışı paket tatillerinin kişi başı 8.000-9.000 TL’ye varan fiyatlarla daha avantajlı algılandığını belirten Akbal, bu noktada algının belirleyici olduğuna dikkat çekti.
Akbal’a göre Türkiye’deki tatil bölgeleri yalnızca fiyat üzerinden değil, hizmet kalitesi, beklenti yönetimi ve doğru tanıtım stratejisiyle değerlendirilmek zorunda.
HİZMET-FİYAT DENGESİ ÖNE ÇIKIYOR
Akbal, algı sorununun tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirterek, bazı işletmelerde hizmet kalitesiyle fiyat arasındaki dengenin doğru kurulamamasının tüm bölgeye mal edildiğini ifade etti.
Rakip analizlerinin sağlıklı yapılmaması, mevsim normallerinin üzerinde oluşan beklentiler, hava ve deniz suyu sıcaklığının henüz istenen seviyeye ulaşmamış olması gibi etkenlerin de rezervasyon kararlarını etkilediğini söyledi.
JEOPOLİTİK GELİŞMELER BELİRSİZLİK YARATIYOR
Bölgeyi dolaylı olarak etkileyen jeopolitik gelişmelerin de tatil planlarında etkili olduğunu belirten Akbal, İsrail-İran-ABD hattındaki gerilim ve buna bağlı enerji fiyatı dalgalanmalarının genel belirsizlik algısını büyüttüğünü dile getirdi.
Bu tür gelişmelerin özellikle tatil planı yapma aşamasındaki misafirlerin karar süreçlerinde temkinli davranmasına yol açtığı ifade ediliyor.
“YANLIŞ BİLGİYLE GELEN MİSAFİR GERİ DÖNMÜYOR”
Turizmci Murat Akbal, yanlış bilginin ve beklenti yönetimindeki hataların uzun vadede bölge turizmine zarar verebileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir misafir yanlış bilgiyle gelip beklediğini bulamazsa, bir daha dönmüyor; üstelik çevresine de anlatıyor. Yanlış fiyatlandırma ve tutarsız hizmet politikaları, kısa vadede belki birkaç rezervasyonu kurtarır ama uzun vadede ülke markasına zarar verir.”
ASIL RAKİP YURT DIŞINDAKİ ALGI
Akbal, Ege turizminin yalnızca bölgedeki oteller arasında bir rekabet içinde olmadığını vurgulayarak, asıl rakibin yurt dışı destinasyonlarının oluşturduğu güçlü tatil algısı olduğunu söyledi.
“Bugün bizim asıl rakibimiz komşu otel değil, yurt dışındaki destinasyonların kurduğu güçlü algı. Bunu yanlış fiyatlandırmayla değil, doğru hikâye ve doğru hizmetle kırabiliriz” diyen Akbal, sektörün uzun vadeli başarı için güven, kalite ve doğru iletişim üzerine odaklanması gerektiğini belirtti.