Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Seda Zeynep Köse sizler için Yalova'ya gitti

        Seda Zeynep KÖSE / HABERTURK.COM

        szk@haberturk.com

        Kısa bir aranın ardından, yeşili ile, denizi ile, şifalı suları ile hayli cazip bir tatil rotasından “merhaba”…

        Bu kez durağımız İstanbul’a sadece 1 saat uzaklıktaki gizli cennet Yalova. Aslında daha çok feribotlarla geçişler için kullandığınız bir nokta. Peki çoğu kez bu sebeple kullandığınız Yalova’yı hiç merak ettiniz mi? Bence etmelisiniz neden mi? İşte tüm cazip yönleriyle Yalova.

        #yataytekli#galeri#450124#center#

        Yalova, termal turizminin ön plana çıktığı bir şehir olmasının yanı sıra, Atatürk’ün de çok sevdiği ve daha çok dinlenmek için tercih ettiği bir lokasyon. Bu anlamda da, tarihi bir öneme sahip. Her şeyden önce, deniz ulaşımının da önemli bir parçası. Yalova’ya Pendik ve Yenikapı’dan feribotlarla ulaşım çok kolay. Pendik’ten ortalama 40 dakika, Yenikapı’dan ise yaklaşık 75 dakika gibi bir sürede ulaşım mevcut. Araçlı veya araçsız seyahat etmek mümkün. Yenikapı’dan araç ve sürücü dahil geçiş ücreti 91 TL. Araçsız geçiş ücreti ise, 20 TL. Pendik’ten araç ve sürücü dahil geçiş ücreti 76 TL., araçsız geçiş ücreti 11 TL. Tabii bu ücretler kişi sayısı ve sefer saatine göre değişebiliyor. Bununla birlikte yaklaşık 40 dakika süren bir yolculukla Kartal – Yalova hattındaki deniz otobüslerini de kullanabilirsiniz.

        Yalova merkeze geldiğinizde, eğer araçsız iseniz, hemen İdo’nun yan tarafında bulunan ve pek çok yere ulaşım sağlayan minibüsleri kullanabilirsiniz. Örneğin, Çınarcık Yalova merkezden minibüs ile, 25 dakika sürüyor ve ücret sadece 3.50 TL. Termale ise, yaklaşık 15 dakikalık bir yolculuktan sonra ulaşıyorsunuz, minibüs ücreti 3 TL. Aracınız ile gitmeyi tercih ederseniz, bu süre daha kısalıyor elbette.

        Ben, Yalova merkezi sonraya bırakarak, direk Çınarcık’tan başlamayı tercih ettim. Çınarcık, yaz sezonunda, yerli ve yabancı turistler tarafından rağbet gören, şirin, küçük bir sahil kasabası olmasına rağmen gece hayatı ile de bir o kadar iddialı.

        Çınarcık’taki ilk durağım, beach konsepti ile ön plana çıkan Kum Plajı oldu. Kum plajına sahilden yürüyerekte, yine bu hatta çalışan minibüsleri kullanarakta ulaşabilirsiniz. Burada, yan yana bir çok “beach club” bulunuyor. Gündüzleri deniz ve plajdan yararlanırken, akşamüstünde başlayan Akdeniz ve Ege kıyıları trendi “happy hour party”leriyle de ilgi çekiyor. Beach’lerde giriş ücreti ücreti yok, şezlong, şemsiye, aquapark kullanımları için ekstra ücret ödüyorsunuz. Tabii ki, ücretsiz halk plajlarını da kullanabilirsiniz.

        Neyse efendim, Çınarcık’ta çok sayıda pansiyon ve bungalow tarzı konaklama noktası mevcut. Tabii otellerde var. Pansiyonlarda gecelik ücret ortalama 70 TL. civarında. Otellerde ise, gecelik ücret, 120 – 130 TL. arasında değişiyor.

        Çınarcık’a Yalova aktarmasız gelmekte oldukça kolay, İdo veya özel deniz taşımacılığı yapan teknelerle, Bostancı’dan direk olarak ulaşabiliyorsunuz. Yaz boyunca her gün sefer koyulmuş, sabah 09.00’daki seferle gidebilir, akşam 18.30’daki seferle dönebilirsiniz. Yolculuğunuz yaklaşık 1 saat 40 dakika sürüyor. Ücretler 14 – 16 TL. arasında değişiyor.

        Gelelim yeme – içme hadisesine. Çınarcık’ta bu anlamda, çok fazla alternatife sahipsiniz. Ama Çınarcık’a gittiğimde özellikle nerelere gitmeliyim diye sorarsanız, asırlık çınar ağacının gölgesinde, serinleyebileceğiniz Çınaraltı’nı ve taze balıkları ve mezeleri ile tatil severlerin seçimi olan Liman Restaurant’ı tavsiye ederim.

        Çınarcık’tan tekrar Yalova merkeze dönüyor ve diğer bir popüler durak olan Termal’e gitmek üzere hareket ediyoruz. Termal, yani antik dönemdeki adıyla “pythia”, taa Romalılar devrinden beri sağlık merkezi olarak kullanılan, Atatürk’ün 1929 yılında gelişi ile de, bugünkü halini alan bir turizm sağlık merkezi. Bugüne dek, milyonlarca kişiye şifa olmuş, termalin şifalı suları, M.Ö. 2000 yılında yaşanan bir yer sarsıntısı sonucu ortaya çıkmış. Günümüzde de çok fazla rağbet gören sağlık merkezlerinden biri.

        Termal’e vardığımızda ilk ziyaret etmek istedim nokta Atatürk Köşkü oldu. Bu ziyaret esnasında öğrendiğim birkaç ilginç detayı da paylaşmak isterim. Köşk, 1929 yılında, sadece 38 gün gibi kısa bir süre içinde inşa edilmiş. Ulu Önder, burası için, yeni mobilya alınmasını istemediğinden, Osmanlı’dan kalan mobilyalarla dekore edilmiş. Sadece yaz aylarında kullanıldığı için, iki katlı köşkün ısıtma sistemi yok, yalnız yüksek duvarları nedeniyle oldukça serin bir ortama sahip. Atatürk, kahvaltılarını yalnız yapmayı severmiş, bu yüzden köşkte yer alan mütevazi bir oda bunun için dekore edilmiş. Ata’nın, toplamda 27 kez kaldığı köşkün içerisinde görüntü almak yasak olduğundan, görsel paylaşamıyorum, ama, siz mutlaka gidip görmelisiniz.

        Bu özel mekandan ayrılarak, Termal’in ferah havasını soluyarak küçük bir yürüyüş yapıyor, soluklanmak için Çınar Hotel’in kafesine geçiyoruz. Serin ve küçük bir molanın ardından, termalin meşhur mide suyunun bulunduğu alana geçiyoruz. Mide suyu gibi, ayak ve göz suyu da mevcut. Bu isimlere bakarak, kaplıca suyunun sadece belli uzuvlara iyi geldiği kanısına kapılmayın, inanın bu sular her derde deva.

        Kaplıca havuzlarına gelince, burada otellerin kendi banyoları ve özel banyolar bulunuyor. Kurşunlu banyosu bunlardan biri. Kurşunlu Banyo ve açık havuzdan 1,5 saatliğine faydalanma bedeli hafta içi 28 TL., hafta sonu ise 30 TL. 5-7 yaş arası çocuklar için 15 TL. ödüyorsunuz. Özel aile banyolarının kullanım ücretleri ise 30-45 TL. arasında değişiyor. Şayet masaj veya kese gibi hizmetlerden yararlanmak isterseniz, 20- 30 TL. daha ödüyorsunuz.

        Termal Otel ve Çınar Hotel’de konaklama gecelik çift kişilik oda fiyatı 270 TL. Bu ücrete sabah kahvaltısı ve havuz kullanımı da dahil. Konaklama için diğer otellerin yanı sıra, biraz daha lüks bir tercih yapmak isterseniz, Limak Thermal Boutique Otel’i tercih edebilirsiniz. Gecelik konaklama ücreti kişi başı 295 TL. den başlıyor.

        Termal’e geldiğinizde, buradan 20 dakikalık bir yolculukla ulaşabileceğiniz, bir doğa harikası olan Sudüşen Şelalasi de ziyaret edebileceğiniz duraklar arasında yer alıyor.

        Termal’den yine minibüs yolculuğu ile Yalova merkeze geçiyoruz. Yalova merkezinde de, rahatlıkla ve ücretsiz kullanabileceğiniz bir plaj bulunuyor. Yürüyüş yolundan, Yalova Marina’ya ilerlediğimiz yolda, Yalova Kent Müzesi’ni ve Yalova’nın ilk vapuru olan İnkilap Vapur’unu ziyaret ediyoruz.

        Akabindeki ziyaret noktamız, Yalova ile özdeşleşen Yürüyen Köşk oluyor. Yürüyen Köşk’ün hikayesi oldukça anlamlı, Atatürk Bursa’ya yapacağı seyahat için deniz yoluyla Yalova’ya geçerken, şu an köşkin bulunduğu yerdeki ulu çınar ağacını görüyor ve hayran kalıyor, hemen burada bir küçük köşk yapılmasını istiyor. Köşk 22 gün gibi kısa bir sürede tamamlanıyor, Ata yaklaşık bir sene sonra köşke gittiğinde, çınar ağacının dallarının köşke değdiği için kesileceğini öğreniyor. Ağaca zarar verilmesine şiddetle karşı çıkarak, köşkün kaydırılmasını istiyor ve bunun üzerine köşkün temeline, tramvay rayları yerleştirilerek, köşk kaydırılıyor. Bu yüzden, köşke yürüyen köşk deniyor. Olmazsa olmaz ziyaret noktası diyorum. Gidin ve görün lütfen.

        Ve Amsterdam ilhamlı “bir umuttur Yalova” objesine varıyoruz. Hemen arkamızda Yalova’nın meşhur balıkçıları bulunuyor. Denize sıfır, eşsiz manzaraya sahip mekanlarda bir Yalova ziyafeti çekin derim. Balıklar taze, manzara şahane.

        Marina’nın hemen yanındaki, diğer sahil tarafında yer alan yeşillikler içerisindeki parkta küçük bir mola daha veriyoruz.

        Yalova’daki son durağımız Yalova’nın ve Yalova’lıların vazgeçilmezlerinden biri haline gelen Yalova Marina oluyor.

        #yataytekli#video#144465#center#

        * Yalova’ya neden gelmelisiniz?

        * İstanbul’a çok yakın.

        * Ulaşım kolay ve ekonomik.

        * Günübirlik hafta sonu kaçamakları için çok ideal.

        * Balıkları taze, denizi temiz, şehir içinde kolay seyahat ediliyor.

        * Konaklama ücretleri makul, araçlı ve araçsız fark etmeksizin 2-3 günlüğüne bile tatil yapabilirsiniz.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ