Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Moda esra şencebe, basketbol, moda, aslı öztürk

        Aslı ÖZTÜRK/HT CUMARTESİ

        Esra Şencebe, 13 yaşında başladığı basketbol kariyerine bu sezon ara verdi. Son dönemde giyim tarzı ve güzelliğiyle sık sık gündemde olan basketbolcuyla moda, güzellik ve geçtiğimiz hafta sona eren Dünya Basketbol Şampiyonası’nı konuştuk.

        Esra Şencebe, Türkiye’de pek az sporcuya nasip olacak başarıları yakalayan bir basketbolcu... 13 yaşında Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde başladığı basketbol kariyeri boyunca Türkiye’nin 3 büyük spor kulübü olan Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş formalarını giydi. 20 yıldır sahalarda ve oynadığı her kulüpte çok sevildi. Şencebe, bu sezon basketbola ara verdi. Bu bir veda mı yoksa bir dinlenme süreci mi henüz kendisi de karar vermiş değil. Ancak son dönemde giyim tarzı ve güzelliğiyle sık sık gündemde. Başarılı basketbolcuyla moda, güzellik ve geçtiğimiz hafta sona eren Dünya Basketbol Şampiyonası’nı konuştuk.

        Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ta oynadınız. Bir kulüpten diğerine geçerken problem yaşadınız mı?

        Hiç zorluk çekmedim. Gittiğim her kulüpte çok iyi karşılandım. Bu kadar üst seviyelerde spor yapıp ezeli rakip olan kulüplerde yıllarca oynayabilmem tamamen giydiğim formayı hakkıyla taşıyabilmemden ve sonuna kadar mücadele etmemden kaynaklanıyor.

        Yeni takımınıza adapte olamadığınız oldu mu?

        Herkes gibi benim için de transfer dönemleri zordu. Hayattaki en zor şey belirsizliktir. O yüzden oynayacağım takım belli olur olmaz kendimi mental olarak buna hazırlarım. Zaten yıllardır bu ligde oynadığım için gittiğim her takımda da tanıdığım insanlar oldu. Zorluk çekmedim.

        Kendinizi en çok hangi kulübe ait hissettiniz?

        Klişe gelecek ama her kulüpte farklı tecrübeler edindim. Çok güzel seneler geçirdim. Birini seçip “Ona aidim” diyemem.

        Bu sezon herhangi bir kulüple anlaşmadınız. Devam etmeyecek misiniz?

        Kararsızım. Basketbola yıllarca emek verdim fakat yoruldum. Geçiş sürecindeyim. Bu sezonun devre arasına kadar “Çok özledim, geri dönmeliyim” diye düşünmeye başlarsam yeniden dönerim.

        Modayla ilgili bir planınız var mı?

        Yönelmek istediğim konularla ilgili kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Aktif sporculuk hayatımda da modayla yakından ilgilendim. Henüz netleşmemekle beraber moda blogu hazırlığım var.

        Giyim tarzınızla haber olmanızın da sebebi bu herhalde...

        Kumaşlara, renklere büyük bir zaafım var. Renkler ve dokular arasındaki uyumu sağlamak en büyük hobim. Bunu yapmak beni çok motive ediyor. Tabii ki bu da giyim tarzıma yansıyor. Giyiniş tarzımın haber olması beni mutlu ediyor. ‘GÜZEL KADIN GÜLENDİR’

        En güzel kadın sporcular arasında gösteriliyorsunuz...

        Hakkımda böyle düşünülüyor olması beni onore ediyor.

        Sizin ‘güzel kadın’ tanımınız.

        Güzel kadın gülen kadındır. Yaşadığı her şeyin bir sebebi olduğuna inanıp bunu kabullenmiş ve durumundan memnun kadındır.

        Her şey altın orana bağlı değil yani...

        Güzellik enerjidir, kendini iyi ifade edebilmektir. Yüz ya da vücudumuzdaki orantı bizi güzel ya da çirkin yapmaz. Gülüşü, bakışı ya da sohbeti güzel gösterir.

        Siz kendinizi güzel hissetmek için neler yaparsınız?

        Kendime güvenirim. Çünkü eğer özgüvensizseniz en pahalı kıyafeti de giyseniz en iyi makyajı da yapsanız taşıyamazsınız.

        Siz bu özgüveni hangi kıyafetlerle perçinliyorsunuz?

        Kıyafetlerimi günlük olarak belirlerim. Ruh halimin giyim tarzıma etkisi büyük. Renk konusunda takıntım yok. Sadece tek renk giyinmemeye özen gösteririm. Simsiyah giyinmişken kırmızı bir çanta ya da kıyafetimi hareketlendirmek için bir şapka kullanırım. Ayrıntılar önemlidir.

        Örnek aldığınız biri var mı?

        Belli kalıplarda olmaya karşıyım. Gözümün gördüğü, aklıma yatan her şeyden ve herkesten esinlenebilirim. Ünlü markalar ve modacıları da takip ederim, sokaktaki bir kadın da bir anda ilham kaynağım olabilir.

        ‘Avrupa Şampiyonası’na bile gidemiyorduk’

        Kadın Milli Basketbol takımımız Dünya Şampiyonası’nda 4. oldu. Ev sahibi olduğumuz şampiyonada aldığımız bu derece sizce başarı mı?

        Türkiye’deki kadın basketbolu başarı çıtasını her sene artırıyor. Türkiye ligi, Avrupa’daki en iyi liglerden biri. Yabancı oyuncuların da oynamaktan keyif aldığı bir lig. Geçmiş yıllarda Avrupa Şampiyonası’na bile gidemiyorduk. Bu sene elde ettiğimiz derece bence iyi bir başarı.

        Yarı final maçında İspanya bizden 10 sayı gerideyken bir anda öne geçti. Motivasyonumuzu kıran sebep neydi sizce?

        Basketbol saniyelerle hatta saliselerle oynanan bir oyun. Bu sebeple saniyelik bir motivasyon düşüklüğü maçın momentumunu değiştirebiliyor. İspanya Milli Takımı’ndaki Alba Torens geçen sezondan takım arkadaşımdı. Ligde de maçın seyrini değiştirebilen bir oyuncuydu, yarı finalde de öyle.

        Bsketbol Türkiye'nin dünya çapında başarılı olduğu spor dallarından biri. Eskiden durum farklıydı ama şimdi gereken değer veriliyor gibi.

        Geçmiş zamanda futbol dururken basketbol konuşulmazdı bile. Kazanılan başarılarla birlikte seyirci arttı. Basının ilgisi de insanları basketbola yöneltti.

        Aynı şey kadın basketbolu içinde geçerli mi peki?

        Biz de hâlâ eksikler var. Kadın basketboluna gösterilen ilgi kazanılan başarılarla paralel değil. Televizyon ve gazetelerde sadece derbilere yer veriliyor. Oysaki daha çok yayın yapılsa aileler de maçları izler, çocuklar da basketbola sempati duyar.

        Kız çocukları da basketbola teşvik edilmiş olur...

        Evet, bu sebeple öncelikle aileleri teşvik etmek gerekir. Bu da basını daha iyi kullanmamız gerektiği anlamına gelir. Ebeveynler iyi birer basketbol seyircisi olursa çocuklarını da basketbola yönlendirirler.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ