Doğu Ekspresi ile Ermenistan Sınırına

15.01.2016 - 16:58 | Güncelleme:

Hızlı tren ülkesi olma yolunda ilerleyen ülkemizde, emektar Doğu Ekspresi'nde başlayan yolculuk Ermenistan sınırında bulunan Ani Harabeleri'ne kadar uzandı. İstanbul'dan Kars'a 11 şehire uğradığım yolculuk toplamda 30 saat sürdü

Serhan Sevin/HABERTURK.COM

ssevin@haberturk.com

Memleketlerine, memleketlilerine kavuşma arzusu içerisinde yer alan tren yolcuları bavulları, bohçaları, yatakları, erzakları ile birlikte iniyorlar vapurdan Haydarpaşa İskelesi'ne. İstanbul'a giriş ve çıkışın simgesi olan Haydarpaşa Garı'nın o efsane merdivenlerinden ağır adımlar Doğu Ekspresi'nin hareket düdüğünün duyulması ile birlikte hızlanıyor. Hareket memurunun işareti ile eş zamanlı olarak trenin içine adım atan yolculardan kimileri kompartımanlarına, kimileri koltuklarına kendilerini atarken kimileri de tıklım tıklım dolu vagonun bir köşesine çömelerek başlatıyor Doğu Ekspresi yolculuğunu' benzeri bir girişle hikayeme başlamayı inanın çok fazla isterdim. Tren yolculuğu denince akla gelen ilk istasyon olan Haydarpaşa Garı yerine doğu yolculuğuna Pendik'ten başlamak benim açımdan bir hayli tuhaf oldu.



Yaklaşık 4 buçuk saat süren hızlı tren yolculuğu sonunda Ankara'ya ulaşıyorum. Saatler 18.00'ı gösterirken insanlar sevdiklerini Haydarpaşa yerine Ankara Garı'ndan uğurlamak için ellerini sallamaya başlıyor. Hayır duaları, iyi yolculuklar temennilerinin ardından hızlanarak ilk durağı olan Kırıkkale'ye doğru yol almaya başlıyor doğunun emektar treni. Ülkemizde Yüksek Hızlı Tren ağının yaygınlaşması ve havayolu ulaşımının artması sonucundan artık eskisi kadar sık tercih edilmeyen Doğu Ekspresi, Kurtalan ve Vangölü Ekspresi ile birlikte uzun mesafede son eski tip trenler olarak kabul ediliyor.

Genelde acelesi olmayan, kafa dinlemek isteyen, yolculuğu gerçekten seven insanların kullandığı Doğu Ekspresi'nde dileyenler Ankara'dan Kars'a 1000 km boyunca, minimum 25 saat aralıksız kafa dinleme imkanına sahipler. Tren şefi Doğu Ekspresi'nin giderlerinin Dünya Bankası tarafından karşılandığını ve kırk tane de hızlı tren gelse Doğu Ekspresi'ni kimsenin emekli edemeyeceğini söyleyerek bir nevi eski tip tren sevdalılarına müjde veriyordu.



Ankara-Kars arasında 1080 kilometrelik demiryolu hattı bulunuyor

Öğrencilik yıllarımda Eskişehir-Sivas arasında kullandığım bu trende ilk defa yataklı vagonda yolculuk edeceğim gerçeği beni heyecanlandırmıyor değildi. Trendeki yataklı kompartımanlar küçük ama şirindi. Katlanabilir bir ranza, mini buzdolabı, açılıp kapanabilir masa, musluk ve en önemlisi geniş bir pencere.Bunların dışında temiz çarşaflar ve bez terlikleriniz odanızda sizi bekliyor. Açlığı bastırması için trene binmeden önce alınan Ankara simidi, yemekli vagonun hayalleriyle yenilirken, restorant hayali kompartımana gelen kondüktörün 'Sizlere daha iyi hizmet verebilmek için yemekli vagonlar 15-20 günlüğüne tadilatta' cümlesi ile bir anda balon gibi söndü. Kemal Sunal'ın 'Köyden İndim Şehire' filmi misali kalan simitle vedalaştıktan sonra trenin diğer vagonlarını dolaşmak için yola koyuldum.


Eskiye nazaran trendeki belirgin farklardan birisi doluluktu. Tren 2 yataklı ve 4 kuşetli vagondan oluşurken, geçmiş yıllarda tıklım tıklım olan trende hatırı sayılacak kadar boş kompartıman ve koltuk vardı. Özellikle doğu illerine yapılan sık ve ucuz uçak seferleri, Doğu Ekspresi'ne olan talebin düşmesindeki en büyük neden. Göze çarpan bir diğer büyük değişiklik ise trendeki multimedya aygıtlar. Yaklaşık 10 yıl önceki Doğu Ekspresi yolculuklarında  okumak, uyumak ya da dışarısını seyretmenin alternatifi sadece mp3 çalarlardı. Bu üç aktiviteyi gerçekleştirdikten sonra muhtemelen de trende canınız sıkılırdı. Bugün ise neredeyse her koltukta dizüstü bilgisayarlar, tabletler... Akıllı telefonlara değinmiyorum bile. Hatta insanlar kendilerini o kadar kaptırmış ki okumak, uyumak ya da dışarısını seyretmek yerine sadece tablet ve bilgisayarlar ile ilgileniyorlar. Tabiki ilk defa doğayı bu kadar yakından görme şansı olan çocuklar hariç.



Aradan geçen saatlerinde ardından tren 02.30'da Kayseri'ye, 05.30'da ise Sivas'a ulaşıyor. Uykuda geçen saatlerin ardından gün ışımaya başlayınca dışarısının beyaza bürünmüş olduğunu görüyorsunuz. 31 Aralık gecesi yağan kar Orta ve Doğu Anadolu'da hala erimemiş, tersine özellikle şehir merkezlerindeki kar buza dönüşmüştü. Karın beyazı ile doğanın renkleri iç içe geçince dışarıdan inanılmaz manzaralar ortaya çıkıyor. İlk defa yataklı vagonda yolculuk etmenin heyecanı ve sevinciyle insan yolculuk boyu yatağın içinden, yorganın altından çıkmak istemese de yemekli vagonun olmama gerçeği Erzincan Garı'nın buzlu yollarında büfeye kadar pijama ile koşmanıza neden oluyor.

Erzincan'ın ardından camdan dışarı baktığınızda gördüğünüz kahverengi tonlar yerini beyaza bırakmaya başlıyor. Erzurum'dan itibaren beyazdan başka renk görmek neredeyse imkansızlaşıyor. Büfeden aldığım bayat poğaçaları düğünlerde verilen 25 kuruşluk meyve suyu eşliğinde yedikten sonra tekrar bir tren turu yapıyorum. Ezurum'dan sonra büyük ölçüde boşalan vagonlorda kalanların ya zorunluluktan, ya kafa dinlemek isteyenler ya da maceraperestlerden oluştuğunu anlamak için ufak bir selamlaşma yeterli oluyor. Özellikle İstanbul'da okuyan 4 kişilik bir arkadaş grubunun finallerin bitmesini Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz turu yaparak kutlamaya başladıklarını görünce, kendim de dahil çoğu üniversite öğrencisinin tatillerini ne kadar boş geçirdiği gerçeğiyle yüzleşiyorum.



Trene binişimin ardından tam 26 saat ardından kondüktörün 'Kars'a yaklaşıyoruz' diye bağırmasıyla kompartımanın içinde eşyalarımı tekrar çantama doldurmaya başlamıştım ki pencereden 'Kars' tabelasını gördüm. Kars garında tabiri caizse toprak ya da asfalt yerine buzla kaplıydı. Garın ışıkları yerdeki buzdan etrafa yayılırken bir günün üzerinde süren Doğu Ekspresi yolculuğum da sona ermiş oldu. Kondüktör ve trenle vedalamanın ardından bir buz hokeyi oyuncusu edasıyla otelin yolunu tuttum.



Kars küçük, küçük olduğu kadar şirin, şirin olduğu kadar da tarihi bir kent olarak göründü benim gözüme. İstanbul'un kalabalığından, karmaşasından, gürültüsünden sonra Kars'ın sessizliği, tenhalığı ve çok soğuk olmasına rağmen temiz havası insana ilaç gibi geliyor. Oldukça eski zamanlara dayanan Rus Kültürü şehrin sokak ve binalarına yansımış durumda.  Kars caddeleri Baltık tipi de diyebileceğimiz Rus mimarisine sahip çok sayıda binaya sahip. Bu binaların şehir merkezindeki kısmı elden geçirilerek özel ya da kamu kurumlarına tahsis edilirken, kenar mahallelerde kalan kısmı ise bakımsızlıktan dökülür vaziyette. Kars belki de şimdiye kadar gördüğüm en geniş kaldırımlara sahip. Caddeler üzerinde neredeyse caddenin kendisi kadar kaldırımlar yer alırken bu özelliğin de Ruslardan kaldığı belirtiliyor. Hayvancılığın önemli olduğu Kars'da hayvan sahipleri hayvanlarını sabah erken saatlerde şehir merkezinde kurulan pazara getirirken, öğle saatlerinden itibaren de geldikleri yolu geri dönüyorlar.



Kars denildiğinde farklı kültürlerden bahsetmemek hemen hemen imkansız. Kars'ın 55-60 km dışarısında bulunan Ani Harabeleri ise bu kültür sentezinin en önemli örneği. Otelden çıkıp harabelere doğru yol almak istediğimde ise beni kötü bir sürpriz bekliyordu. Kars'ın kalbi olan bu harabelere ne bir dolmuş, ne bir belediye otobüsü ne de bir servisin olduğunu öğrenince çok şaşırdım. Çevre halkıyla konuşunca kışları harabelere sadece özel araçla ulaşabileceğimi öğrendim. Bunun üzerine Kars Belediyesi'nin yolunu tuttum. Sağolsun Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Turgay Kaya ve görevli arkadaşım İlkay Güven'in destekleri sayesinde Ani Harabeleri'ne ulaştım.



Ani Harabeleri oldukça geniş bir alana yayılmış durumda. Türkiye-Ermenistan sınırında bulunan harabelerin bir kısmı bizim topraklarımızda yer alırken diğer bir bölümü de Ermenistan sınırları içerisinde. Harabelerin bulunduğu bölgenin tam ortasında Türkiye-Ermenistan sınırını oluşturan Aras Nehri'nin Arpaçay kolu bulunuyor. Hemen karşınızda bulunan Ermenistan'ın köylerini çıplak gözle rahatça görebiliyorsunuz.

Zamanında 1001 Kilise Şehri ya da 40 Kapılı Şehir olarak da adlandırılan bu harabelerde günümüzde şehir surları, bir camii ve 8 kilise ayakta duruyor. Akkoyunlular, Selçuklular, Roma ve Bizans İmparatorlukları, Osmanlı İmparatorluğu gibi daha çok sayıda kültüre ev sahipliği yapan, 1000 yıldan daha eski olan bu şehir ilgisizlik ve bakımsızlıktan her geçen gün çürüyor. Kars'ı Kars yapan ve toplu taşıması dahi bulunmayan Ani Harabeleri için umarım Kültür ve Turizm Bakanlığı en kısa zamanda harekete geçer.



Üç gün süren Doğu Ekspresi ve Kars macerası Kars Havaalanı'nda sona erdi. Dediğim gibi Kars'ın sakinliği, doğallığı, sessizliği ve insanının sıcaklığı sizi esir alsa da eve dönüş gerçeği ile yüzleşmeden sizlere birkaç not verebilirim;



-Kafa dinlemek istiyorsanız kesinlikle Doğu Ekspresi artık tam size göre

-Trene binmeden önce yemekli vagon olup olmadığını kesinlikle sorun. Yoksa Ankara'dan Sivas'a kadar aç gidebilirsiniz.

-Kars bizlere anlatıldığı gibi aşırı derecede soğuk değil. İç Anadolu'da büyüyen bir insan göre -10 derece sıcaklık kışın normal.

-Toplu taşıma kullanmanızı tavsiye etmem çünkü Kars yürüyerek şehir turu yapabileceğiniz kadar küçük ve güzel bir şehir.

-Harabeleri görmek istiyorsanız kesinlikle Kars'a gitmeden önce araç kiralayın. Taksiyle gitmekten çok daha ucuza mal oluyor.

-'Piti' diye yöresel bir yemek var. Kuzu etini haşlanmış olarak sevenlere önerebilirim.

-Kars Kalesi'ni ve kalenin bulunduğu mahalleyi kesinlikle gezmelisiniz.

-Dönüş için Kars kaşarı alabilirsiniz fakat ben bu kaşarın lezzet bakımından bir süpergücünü göremedim.

-Eğer yataklı vagondaysanız uçak yolculuğu tren yolculuğundan daha yorucu. Aktarma sizin için sorun teşkil etmeyecekse dönüşünüzü de trenle yapmanızı öneririm.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?