Yeşim Ceren Bozoğlu'nun eridi! 52 kilo vermişti...
Verdiği kilolarla adından söz ettiren oyuncu Yeşim Ceren Bozoğlu, tatil sezonunu açtı. Mide küçültme ameliyatının ardından adeta bambaşka birine dönen 46 yaşındaki Bozoğlu, yeşil mayosu ile kamera karşısına geçti
Rol aldığı 'O Hayat Benim' için kilo alan ünlü oyuncu Yeşim Ceren Bozoğlu (46), dizinin final yapmasının ardından mide küçültme ameliyatı olmuştu. Aynı zamanda uyguladığı diyet sayesinde 58 kiloya kadar düşen Bozoğlu, tatil sezonunu açtı.
ESKİ HALİNDEN ESER KALMADI
17 Mayıs'a dek sürecek olan tam kapanma dönemini fırsat bilerek şehir dışına çıkan oyuncu, denizin ve sıcak havanın tadını çıkardı. Tatilinden kesitleri de takipçileriyle paylaşmayı ihmal etmeyen Yeşim Ceren Bozoğlu, yeşil mayosu ile objektif karşısına geçti. Eski halinden eser kalmadığı görülen Bozoğlu'nun fit ve neşeli halleri dikkatlerden kaçmadı.
"BABAM BENİ TANIMADI"
Ünlü oyuncu, kilolarıyla alakalı şu açıklamalarda bulunmuştu:
Zayıfladıktan sonra havaalanına annem ile babamı almaya gittim. Annem ile babam beni tanımadı. Babam birkaç kez yanımdan geçti. 'Baba ben buradayım' dedim, öyle tanıdılar. Ben şu an kendimi 23 yaşımda hissediyorum ama bunu sadece kiloya bağlamıyorum. Hayatımı daha iyi yönettiğimi düşünüyorum. Kendimi daha pozitif, daha dişi hissediyorum. 110 kilodan 58 kiloya düştüm, toplamda 52 kilo verdim. Kalbiniz güzelse kilo hiç önemli değil. Ben yapı olarak utangaç bir insanım oyuncu olmamın sebebi de o utangaçlığımı üzerimden atmak içindi.
"VALLAHİ BENİ ALAN YAŞADI"
Karantina sürecinde sık sık mutfağa giren Yeşim Ceren Bozoğlu, hazırladığı yaprak sarmaların fotoğrafını yayınlamıştı.
Bozoğlu, konuyla ilgili, "Vallahi beni alan yaşadı. Koronavirüs sen nelere kadirsin. Bir dolma sarmadığım kalmıştı. O da oldu mu, oldu" ifadelerini kullanmıştı.
"HAKARET ETMEK BİZE SERBEST!"
Son dönemde verdiği kilolarla gündeme gelen Yeşim Ceren Bozoğlu, takipçilerinden gelen saygı sınırını aşan yorumlarla ilgili düşüncesini paylaşmıştı.
Oyuncu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer vermişti:
Ne tuhaf değil mi? Sokakta görsek 'Merhaba'mızın olmadığı insanlara, sadece 'Takip et' butonuna basmak kadar bir 'emek' (!) verdikten sonra, onların hayatlarına, fikirlerine, duygularına dair, paylaştıkları her şeyle alakalı otorite kesiliyoruz. Bu hakkı kendimizde görüyoruz.
Eleştirmek, yargılamak, saldırmak hatta hakaret etmek artık bize serbest. Neden? 'Takip et' butonuna basmışız çünkü bir kere... Aman ne emek, ne çaba... Buradaki sanal dünyanın iletişimini önemsiyorum.
"ÜZÜLÜYORUM"
Gerçek hayat cesaretinin ötesinde bir korkusuzluk veriyor insanlara. Bu özgürlük ve korkusuzluğun sınırlarını merak ettiğim için paylaştıklarımı yoruma açık tutuyorum.
Az da olsa, aleni hakaret veya nefret söylemi içerenler hariç, eleştirileri de silmiyorum. O tarz yorumların sahiplerine baktığımda ise genellikle profilleri ve iletişimleri kapalı. Cama taş atıp, üst mahalleye kaçan çocuklar gibiler.
Gözlemim şu; 'Klavye delikanlılığı' artık ciddiye almadığımız bir durum, evet. Gülüp, geçerken sadece üzülüyorum o insanlara. Bedelini ödemeden şiddet uygulamak, korkakça bir zavallılık hali malum. Samimiyetle üzülüyorum.
"KALBİN YUMUŞAR MI?"
Buradan tek dileğim; buna ihtiyaç duyan insanların o öfkelerinin karşılarındakine değil, kendilerine yönelik olduğunu fark etmeleri. Yargıladığımız her ne ise bizde fazlası ile var çünkü. Üzeri örtülü sadece. Korktuğun, kaçtığın, dayanamadığın her ne ise dön kalbine.
Bir daha bak, senin içinde ne var da tahammül edemiyorsun? Aksi takdirde en kötü, en yanlış, en kabul edilemez olana bile şefkat duyuyor olmalıydık. 'Yaratılanı severim, yaratandan ötürü' desem... 'Yargı sadece 'O'na mahsustur' desem... Anlar mısın belki? Kalbin yumuşar mı bir ihtimal, belki?
Yeşim Ceren Bozoğlu'nun eski hali
Yeşim Ceren Bozoğlu'nun şimdiki hali