Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Spor Futbol Diğer Zlatan Ibrahimovic'in unutulmaz vukuatları! - Futbol Haberleri
        16

        "En iyi olduğumu bilmem için Ballon d'Or'a ihtiyacım yok."

        17

        "Onyewu'yu dövdükten sonra göğüs kafesimden bir kemik kırıldı ancak buna değdi."

        18

        Kendisini kasıtlı sakatladığını söyleyen Van der Vaart'a: "Eğer yalan söylemeye devam edersen iki bacağını birden kırarım. Üstelik bu kez kasıtlı."

        28

        "Capello bana Juventus'ta topa en iyi kimin vurduğunu sordu. Ona 'Nedved ya da Del Piero'mu?' diye sordum. o İse 'Hayır. kaleci antrenörü. Çünkü her gün 1000 kez topa vuruyor" diye cevapladı. O günden beri her gün şut çalışırım."

        29

        "İlk başlarda Guardiola benim için 'fena değil'di. Ancak daha sonra antrenman alanının yanına bir ambulans getirmelerini çünkü her an onu öldürebileceğimi söylemiştim."

        30

        "Mourinho eşimle ilk tanışmasında ona 'Helena tek bi görevin var: ona uykusunu aldır ve iyi besle." demişti. Aklındaki her şeyi söyler, onun için ölebilirim."

        37

        "Barcelona'ya transfer olmak gibi bir hayalim hep vardı. Ancak bazı şeylerin hayalde kalması gerektiğini anladım."

        38

        "Guardiola, Messi ortada oynamak istiyor diye beni yedek buraktı ve takımın dışına itti. Bu ise beni daha da güçlendirdi."

        39

        "Barcelona'dayken Guardiola'ya kel kafasını kaşırken ona: 'Sen korkağın tekisin ve Mourinho'yu kıskanıyorsun. Cehennemin dibine git!' dedim. Onun yerinde olsam ben bunları söyledikten sonra telaşlanırdım."

        43

        "Beckham transferiyle beraber PSG sadece daha güçlü bir takım haline gelmedi, ayrıca daha yakışıklı oldu."

        44

        ”Menajerim yok! Menajerler sadece kötü futbolculara takım bulmak için vardır. Büyük kulüpler direkt olarak bana gelebilir.”

        45

        “Soyunma odasında Guardiola’nın bana sanki istenmeyen çocukmuşum gibi bakmasına uyuz oluyordum. Saçma bir ortamdı. Bir süre sonra gene o filozofik saçmalamalarına başlardı. İleri derece salakça konuşuyordu. Yok kanmış, yok gözyaşıymış, termiş.”