Avrupa’da Türk fındığına karşı insan emeği sömürüsü yapıldığı ve aflatoksinli olduğu yönündeki iddialara sert tepki gösteren Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, bu tür karalama propagandalarının sık sık yapıldığını söyledi

Her sezonda Batılı alıcı ülkeler tarafından Türk fındığının satın alınmasıyla ilgili masa başında pazarlık gücünü artırabilmek için böyle iddiaların gündeme geldiğini hatırlatan FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, Türkiye’nin organik tarım ve insan hakları konusunda Avrupa’ya örnek olacak çalışmalar yaptığını söyledi.

Bayraktar yaptığı açıklamada, “Türkiye, son yıllarda fındık üretimi yapılırken, iyi tarım, organik tarım uygulamaları konusunda çok özenli davranıyor. Mevsimlik işçi olarak gelen ailelerin çocukları ise özel eğitime tabi tutuluyor. Onlar için sosyal alanlar oluşturuluyor. Bu nedenle eski iddiaların ısıtılıp tekrar gündeme getirilmesi çok doğru bir şey değil. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki Avrupalı fındık alıcıları masa başında pazarlıkta ellerini kuvvetlendirmek için bu tür iddiaları ortaya atarak kara propaganda yapıyorlar. Bir örnek vermek gerekirse 2004 yılında 'aflatoksin var' diye 2004 yılı ürünümüzü almak istemeyen Avrupalılar, 2004 yılı sonunda zirai don yaşanınca 2001 yılında depolarımızda bekleyen fındığın tozunu bile aldılar. Ancak Türk fındığına karşı yapılan bu kara propaganda karşısında siyasetçilerimiz, Sivil Toplum Kuruluşlarımız, fındığımızı anlatma konusunda zayıf kalıyoruz, haklı meselemizi anlatamıyoruz. Bir de yabancı alıcılara bu tür iddialarla pazarı etkileyecek boşluk alanlar bırakıyoruz. Dolayısıyla bunlarda bu açık kapıyı devamlı zorluyorlar. Sonuç olarak bu tür iddialar doğru değildir” dedi.

"MÜDAHALE ALIMI YAPAN KURUM PİYASAYA AYNI SEZONDA FINDIK SÜRMEMELİ"

Serbest piyasada fındık fiyatının düşmesinde etkili olan nedenleri de sıralayan FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar, “Avrupalı alıcıların yaptığı kara propagandanın fındık fiyatlarının serbest piyasa da düşmesinin kısmet etkisi vardır ama temel anlamda müdahale alımları yapan kurumun fındığı piyasaya sürüp sürmemesinden kaynaklıdır. Şöyle ki müdahale alımına kurum müdahale alımı yaptığı sene içerisinde fındığı tekrar piyasaya süreceğini söylüyor. Dolayısıyla pazarda piyasayı oluşturan aktörlerin 3-5 ay sonra fındık bulamama gibi bir derdi olmuyor. Maalesef böyle olunca da ürünün piyasaya daha hızlı indiği süreçte daha ucuza alma gibi bir çaba içerisine giriyor. Eğer piyasadan ucuz fiyata istediği kadar fındık alamazsa biliyor ki sezonun ikinci yarısında ya da ortasında müdahale kurumundan fındık alma şansı var. Bu durum serbest piyasada fiyatların düşmesinde ciddi bir etkendir. Müdahale kurumunun sezon içerisinde aldığı ürünü tekrar aynı yolla piyasaya süreceğini söylemesi ciddi bir etken. Bir de suçlamak için değil, tespit için söylüyorum ki 2009 yılından beri devlet kendi tekelindeki fındığı yurt dışındaki bir firmaya bıraktı. Onlar istediği gibi fiyat belirliyor. Bakın devlet fiyatı 17 liradan açıkladı, piyasa 15,5 liradan açıldı ama üç günde fındık fiyatı 13,5 liraya düştü. Bunu arz, taleple, pazara çok fındık inmesiyle açıklamak, izah etmek, irtibatlandırmak çok doğru değildir” diye konuştu.