Volkswagen'in Türkiye planında sedan ihtimali
Volkswagen'in Türkiye'de üretim için Doğuş Otomotiv ile masaya oturması, otomotiv sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Henüz hangi modellerin üretileceği açıklanmazken, Doğuş Otomotiv İcra ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu'nun Temmuz ayında HT Spor'da yayımlanan OtoSpor programında Passat Sedan ve Jetta hakkında yaptığı açıklamalar da yeniden önem kazandı. Bilaloğlu, Türkiye'de sedan modellere yönelik ilginin devam ettiğini vurgulayarak, "Yine de umut kesilmez; belki bir gün sedan modeller yeniden Türkiye'ye döner" demişti. Henüz yatırımın büyüklüğü, üretim yeri ve hangi modelleri kapsayacağı açıklanmazken, gelişmenin Alman markanın küresel üretim stratejisindeki değişimle aynı döneme denk gelmesi dikkat çekiyor. Yiğitcan Yıldız yazdı...
Volkswagen'in Türkiye'de otomobil üretme ihtimali yıllar sonra yeniden gündemde.
Doğuş Otomotiv, 30 Ekim'de Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamada, Volkswagen Grubu şirketleriyle Türkiye'de binek otomobil üretim seçeneklerinin değerlendirilmesine yönelik bir niyet mektubu imzalandığını duyurdu.
Henüz yatırımın büyüklüğü, üretim yeri ve hangi modelleri kapsayacağı açıklanmazken, gelişme Alman markanın küresel üretim stratejisindeki değişimle aynı döneme denk geldi.
Volkswagen'in Çin'de geliştirdiği otomobilleri farklı pazarlara taşımaya hazırlanması ve maliyet baskısı nedeniyle Almanya'daki faaliyetlerini yeniden yapılandırması, Türkiye'de nasıl bir üretim modeli oluşturulabileceği sorusunu gündeme getiriyor.
Bu noktada Doğuş Otomotiv İcra ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu'nun yaklaşık üç ay önce OtoSpor'da Passat Sedan ve Jetta hakkında yaptığı açıklamalar da yeniden önem kazanıyor.
NİYET AÇIKLANDI, SIRA YATIRIMIN DETAYLARINDA
Doğuş Otomotiv tarafından önceki gün KAP'a yapılan açıklamada, Volkswagen'in binek otomobillerin Türkiye'de üretilmesine yönelik seçeneklerin değerlendirilmesi amacıyla Volkswagen Grubu şirketleriyle niyet mektubu imzalandığı bildirildi.
Şirket, olası iş birliğiyle Türkiye pazarına katma değerli ve yeni teknolojilere uygun ürünler sunulmasının ve otomotiv sanayisinin gelişimine katkı sağlanmasının hedeflendiğini açıkladı.
Ancak niyet mektubu, Volkswagen'in Türkiye'de kesin olarak üretime başlayacağı anlamına gelmiyor.
Taraflar, yatırımın hangi tesiste gerçekleştirileceği, üretim kapasitesi, yatırım tutarı, üretim yöntemi veya hangi modellerin kapsama alınacağı konusunda henüz ayrıntılı bilgi paylaşmadı.
PASSAT VE JETTA 'YERLİ' OLABİLİR Mİ?
Volkswagen'in Türkiye'deki üretim arayışı, Avrupa'da artık sunulmayan ancak farklı pazarlarda satışına devam edilen modellerin Türkiye'de üretilip üretilemeyeceği sorusunu da beraberinde getirdi.
Alman marka, Avrupa'da sedan modellerin sayısını azaltırken Çin ve Orta Doğu gibi pazarlarda farklı ürün stratejileri izlemeye devam ediyor.
Volkswagen'in geçmişte Türkiye pazarında önemli satış rakamlarına ulaştığı Passat Sedan ve Jetta modelleri de bu açıdan dikkat çekiyor.
Doğuş Otomotiv İcra ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, temmuz ayında OtoSpor programında konuğumuz olmuş ve iki modelin Türkiye'deki geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.
Bilaloğlu, Passat Sedan ve Jetta'nın artık Türkiye'de satılmamasına rağmen bu modellere yönelik ilginin devam ettiğini ve yeniden satışa sunulmalarının istendiğini belirtmişti.
Volkswagen'in küresel stratejisi kapsamında iki modeli Avrupa pazarından çektiğini hatırlatan Bilaloğlu, bu kararda Avrupa'da sedan otomobillere yönelik talebin azalmasının etkili olduğunu anlatmıştı.
Türkiye'nin Avrupa standartlarına uygun otomobillerin satıldığı bir pazar olması nedeniyle Passat Sedan ve Jetta'nın Türkiye'deki satışlarının da bu stratejiden etkilendiğini ifade etmişti.
'ALMANYA'DAN BİLE FAZLA SATILIYORDU'
Bilaloğlu'nun OtoSpor'daki açıklamalarında dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Passat Sedan'ın Türkiye'deki satış başarısı olmuştu.
Bilaloğlu, önceki nesil Passat Sedan'ın dünyada en fazla Türkiye'de satıldığını, satış rakamlarının Almanya'nın bile üzerinde olduğunu söylemişti.
Passat Sedan ve Jetta'nın yeniden Türkiye'ye gelme ihtimaline ilişkin ise "Yine de umut kesilmez; belki bir gün sedan modeller yeniden Türkiye'ye döner" ifadelerini kullanmıştı.
Bilaloğlu'nun bu açıklamayı yaptığı tarihte Volkswagen'in Türkiye'de üretim seçeneklerini değerlendirmek üzere imzaladığı yeni niyet mektubu henüz duyurulmamıştı.
ÇİN'DEKİ TEKNOLOJİLERİNİ DÜNYAYA AÇIYOR
Volkswagen'in Türkiye'deki üretim arayışının gündeme geldiği dönemde, şirketin küresel stratejisinde de önemli bir değişiklik yaşanıyor.
Alman üretici, bugüne kadar Çin pazarı için geliştirdiği otomobil ve teknolojileri farklı ülkelere taşımaya hazırlandığını geçtiğimiz günlerde duyurdu.
Volkswagen, Çin'deki yerel ortaklarıyla geliştirdiği teknolojileri önümüzdeki yıllarda farklı pazarlarda satışa sunacağı yeni nesil modellerde kullanmayı planlıyor.
Şirketin yeni stratejisinde Güney Amerika, Güneydoğu Asya ve Afrika pazarları öne çıkarken, Çin'de üretilen otomobillerin Güney Amerika ve Afrika'ya ihracatının artırılması da hedefleniyor.
Bu yaklaşım, Volkswagen'in Çin'i yalnızca büyük bir satış pazarı olarak değil, daha düşük maliyetlerle teknoloji ve otomobil geliştirebileceği küresel bir merkez olarak değerlendirdiğini gösteriyor.
Bununla birlikte şirketin Çin'de geliştirdiği yeni platformları Avrupa ve Kuzey Amerika pazarlarına taşıma planı şimdilik bulunmuyor.
Türkiye'de olası bir üretim operasyonunun bu stratejinin parçası olup olmayacağı ise henüz bilinmiyor.
MALİYET VE SENDİKA BASKISI
Volkswagen'in yeni üretim arayışlarının arka planında, şirketin karşı karşıya olduğu finansal sorunlar da bulunuyor.
Alman otomotiv grubu, 2026'nın üçüncü çeyreğinde 5.9 milyar Euro faaliyet zararı açıkladı.
Maliyetlerini azaltmak amacıyla kapsamlı bir yeniden yapılanma süreci yürüten şirket elektrikli ID. Golf modelinin Wolfsburg'daki ön geliştirme çalışmalarını da askıya aldı.
Öte yandan, Volkswagen'in Almanya dışındaki yatırım planları sendikaların tepkisini çekiyor. Son olarak Audi'nin ABD'de planladığı fabrika yatırımı da çalışan temsilcilerinin itirazlarıyla karşılaştı.
Bu tablo, Volkswagen'in Türkiye'de değerlendirdiği olası üretim yatırımında maliyetlerin yanı sıra Almanya'daki sendika dengelerinin de önem taşıyabileceğini gösteriyor.
2019'DAN FARKLI BİR YATIRIM MODELİ
Volkswagen'in Türkiye'de üretim seçeneklerini yeniden gündeme getirmesi, 2019 yılında Manisa'da kurulması planlanan ancak daha sonra iptal edilen fabrika yatırımını da hatırlatıyor.
Alman üretici, o dönemde yaklaşık 1 milyar euroluk yatırımla Türkiye'de yeni bir fabrika kurmayı değerlendirmişti.
Manisa'daki tesiste Volkswagen Passat ve Skoda Superb modellerinin üretilmesi, yıllık yaklaşık 300 bin araçlık kapasiteye ulaşılması ve 4 bin kişilik istihdam oluşturulması hedefleniyordu.
Ancak proje, küresel otomobil talebindeki gerilemenin ardından 2020 yılında iptal edildi.
Aradan geçen altı yılın ardından gündeme gelen yeni süreçte ise farklı bir iş birliği modeli söz konusu.
2019'daki projede Volkswagen'in doğrudan fabrika yatırımı öne çıkarken, bu kez Doğuş Otomotiv'in de taraf olduğu bir üretim iş birliği değerlendiriliyor.
Doğuş Otomotiv'in dahil olduğu bir yatırım süreci, Volkswagen'in doğrudan yeni fabrika kurmasına kıyasla farklı bir maliyet yapısı oluşturacaktır. Böylece VW'nin Almanya dışındaki yatırımlarda karşısına çıkan senndika 'engeli'nin de önüne geçilebilir.
"MADE IN EU" BELİRLEYİCİ OLACAK
Tüm bu gelişmelerin Avrupa Birliği'nin otomotiv sanayisine yönelik yeni üretim kurallarının tartışıldığı bir döneme denk gelmesi de dikkat çekiyor.
Almanya ve Fransa'nın 'Made in Europe' yaklaşımında uzlaşmasının ardından Türkiye'nin Avrupa üretim ekosistemindeki konumu yeniden gündeme geldi.
Türkiye, Avrupa Birliği ile yaklaşık 30 yıllık Gümrük Birliği ilişkisine ve güçlü otomotiv tedarik zincirlerine rağmen yeni düzenlemenin belirli hükümlerinin dışında kalma riskiyle karşı karşıya.
Bu durum, Türkiye'deki mevcut fabrikaların gelecekteki yeni model ve yatırım kararları açısından önem taşıyor.
Türkiye'nin yeni düzenlemenin dışında kalması halinde, burada üretilecek otomobillerin Avrupa yerine farklı coğrafyalara yönelik modellerden seçilmesi ihtimali güçlenebilir.
Bu noktada Doğuş Otomotiv'in yurt dışındaki faaliyetleri de önem kazanıyor.
Şirketin Azerbaycan, Irak ve Suriye'de Volkswagen binek otomobillerinin distribütörlüğüne yönelik girişimleri, Türkiye'de kurulabilecek bir üretim veya montaj operasyonunun yakın coğrafyaya yönelik faaliyet gösterme ihtimalini gündeme getiriyor.
30 YIL SONRA YENİ BİR OTOMOBİL YATIRIMI
Volkswagen'in Türkiye'de üretim seçeneklerini yeniden değerlendirmeye başlaması, Alman markanın küresel stratejisindeki değişimle birlikte ele alındığında daha geniş bir anlam kazanıyor.
Bir tarafta Çin'de geliştirilen otomobillerin farklı pazarlara taşınması, diğer tarafta maliyetlerin azaltılması ve Almanya'daki üretim faaliyetlerinin yeniden yapılandırılması bulunuyor.
Doğuş Otomotiv ile imzalanan niyet mektubu ise Türkiye'nin bu dönüşümde yeni bir rol üstlenip üstlenemeyeceği sorusunu gündeme getiriyor.
Bu noktada yalnızca hangi modellerin üretileceği değil, üretimin hangi pazarlara yönelik gerçekleştirileceği de önem taşıyor.
Ali Bilaloğlu'nun OtoSpor'daki Passat Sedan ve Jetta açıklamaları, Türkiye'de sedan otomobillere yönelik talebin devam ettiğini ortaya koyarken, Volkswagen'in Çin'deki modellerini farklı pazarlara taşıma stratejisi de yeni ihtimalleri beraberinde getiriyor.
Özetle, Volkswagen'in küresel üretim ağını yeniden şekillendirdiği bu dönemde, Türkiye'nin yakın coğrafyaya yönelik yeni bir üretim merkezi olarak değerlendirilme ihtimali bir hayli yüksek görünüyor.
Tüm bunların yanında, Doğuş Otomotiv'in hamlesinin en önemli yanı ise Türkiye'ye yaklaşık 30 yıl aradan sonra ilk büyük ölçekli yabancı binek otomobil üretim yatırımının gelmesinin önünü açabilecek olması.
Maden