Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Genellikle nazardan korunmak, bereket getirmek veya şans çekmek amacıyla taşınan bu figür, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) kızı Hz. Fatıma’ya atfedilerek manevi bir zırh gibi görülür. Ancak İslam inancının temeli olan Tevhid (Allah’ın birliği) ilkesi, yaratılmış herhangi bir nesneden medet ummayı kesin çizgilerle reddeder. Koruyucunun sadece Allah olduğu bir inanç sisteminde, metal veya camdan yapılmış bir el figürüne sığınmak, dinen son derece hassas ve riskli bir konudur. Bu nedenle, boynunda veya evinde bu sembolü taşıyan müminlerin zihninde "Acaba batıl bir inanca mı saplanıyorum?" sorusu belirir.

"Fatma Ana Eli" figürü, aslında İslamiyet’ten çok daha önceki medeniyetlere, antik Mezopotamya ve Mısır kültürlerine kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Yahudilikte "Miryam'ın Eli", Hristiyanlıkta "Meryem'in Eli" olarak da bilinen bu sembol, zamanla İslam coğrafyasında kültürel bir sentez geçirerek Hz. Fatıma ile özdeşleştirilmiştir. Ancak tarihi ve dini kaynaklar incelendiğinde, Hz. Fatıma’nın böyle bir sembolü kutsadığına veya insanlara korunma aracı olarak tavsiye ettiğine dair hiçbir sahih bilgiye rastlanmaz. Dolayısıyla bu figür, dini bir emir veya sünnet değil, tamamen kültürel bir kabul ve gelenektir.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ