Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yapacağı görüşme hakkında, "Söz konusu vatansa gerisi teferruattır" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısının ardından, gazetecilerin sorusunu yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na, Devlet Bahçeli'nin CHP'ye yönelik Twitter üzerinden yaptığı eleştiriler ve yarın ikili arasında daha önceden planlanmış görüşme anımsatılarak, bu durumda Devlet Bahçeli ile görüşüp görüşmeyeceği soruldu.

Kılıçdaroğlu, "Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır." karşılığını verdi.

"SARAYDA ODA KAPMA MUHALEFETİ DEĞİL"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bizim tarihe, ülkemize, bayrağımıza, çocuklarımıza karşı sorumluluğumuz var. Biz muhalefeti, bu sorumluluk anlayışı içinde yapıyoruz. Sarayda oda kapma muhalefeti değil vatan, millet, bayrak mücadelesi yapıyoruz." dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına, Diyarbakır'daki terör saldırısında şehit olan polislere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa dileyerek başlayan Kılıçdaroğlu, Ortaköy'deki terör saldırısının faili Abdülkadir Masharipov'un yakalanması dolayısıyla da güvenlik güçlerini tebrik etti.

Kılıçdaroğlu, "Güvenlik güçlerimize, özellikle İstanbul'daki polis arkadaşlarımıza yürekten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Onları hep beraber alkışlıyoruz." diye konuştu.

Polislerin zor şartlarda görev yaptığını, günün 24 saati çalıştığını belirten Kılıçdaroğlu, polise, askere sıkılan her kurşunun, millete sıkılmış demek olduğunu vurguladı.

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Terörü her yerde ve her ortamda lanetledik, yine lanetliyoruz. Hep birlikte, onurumuzla, dik duruşumuzla mücedele edeceğiz. Onlar terörle bizi yıldırmaya çalışacaklar, yılmayacağız, inançlarımızdan asla ödün vermeyeceğiz. Türkiye'yi ve halkımızı sonuna kadar savunacağız. Ülkemizi seviyoruz. Birliğimizi ve bütünlüğümüzü savunuyoruz. Cumhuriyetimizi korumak istiyoruz, demokratik parlamenter sistemimizin güçlenmesini istiyoruz. Nasıl polis arkadaşlarımız Reina katilini yakaladılarsa aynı başarıyı Adil Öksüz için de bekliyoruz. İnşallah onu da yakalar, adaletin önüne çıkarırlar."

"ONLARIN GÜCÜ BİZE YETEMEZ, BİZ HAKLIYIZ"

TBMM Genel Kurulunda Anayasa Değişikliği Teklifinin birinci tur oylamalarının tamamlandığına işaret eden Kılıçdaroğlu, başta partisinin grup başkanvekilleri olmak üzere tüm milletvekillerine CHP'ye yakışan çalışma ve mücadelelerinden dolayı teşekkür etti.

CHP'nin İçtüzük'ten kaynaklanan haklarını kullandığını ancak baskıya ve hukuk dışı yaklaşımlara maruz kaldığını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Öyle aymazlar çıktı ki bir kadın milletvekiline saldıracak kadar kendinden geçenlere rağmen onurlu mücadelemizi sürdürdük. Baskılar bizi yıldıramaz, zaten onların gücü de bize yetemez, biz haklıyız." şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, CHP'nin mücadelesinin Türkiye'nin bekası için olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bizim mücadelemiz bayrak mücadelesi. Bizim mücadelemiz cumhuriyet mücadelesi, vatan mücadelesi. Onun için söylendi, biz de söylüyoruz; söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Bizim mücadelemiz budur. Bizim tarihe, ülkemize, bayrağımıza, çocuklarımıza karşı sorumluluğumuz var. Biz muhalefeti bu sorumluluk anlayışı içinde yapıyoruz. Sarayda oda kapma muhalefeti değil vatan, millet, bayrak mücadelesi yapıyoruz. Hırslarımızı tatmin etmek için siyasi bir mücadele yapmıyoruz. Önyargılarımızla siyaset yapmıyoruz. Öç alma duygusuyla, hele hele Cumhuriyet'ten öç alma duygusuyla siyaset yapmıyoruz. Biz, 'Ben ve yandaşlarım kazansın. Gerisi hiç önemli değildir' anlayışıyla siyaset yapmıyoruz. Herkes kazansın, zenginliği eşit paylaşalım, onurla paylaşalım diye siyaset yapıyoruz. Zenginin çocuğu bedel ödesin, askere gitmesin, fakir fukaranın çocuğu askere gitsin diye siyaset yapmıyoruz. Siyaset terörle mücadeleyse hepimiz, birlikte yapalım. Ankara'daki beylerin çocukları askere gitmeyecek, Fırat Kalkanı'na gitmeyecek, eksi 30 derecede terörle mücadele etmeyecek, fakir fukaranın çocuğu gidecek, bunun adına da siyaset diyeceksiniz. Böyle siyaset yere batsın diyorum."

"ALLAH SİZİ AFFEDER DE MAĞDURLAR SİZİ AFFEDECEK Mİ"

İktidar sahiplerinin yanlış yapmaması için çok uyarıda bulunduklarını, ancak uyarılarının dikkate alınmadığını savunan Kılıçdaroğu, bugün gelinen noktada tüm uyarılarının haklı olduğunun ortaya çıktığını öne sürdü.

Kılıçdaroğlu, "Bir Allah'ın kulu çıkıp, elini vicdanına koyup, 'CHP'nin şu konudaki eleştirisi haksızdır' diyemez. Doğrunun yanında olduk, savunduk, doğru yasa getirdiklerinde destek verdik. Çünkü doğruyu savunmak bizim görevimiz ama yanlışın karşısında durmak da bizim görevimiz. Siyaset, yönetenler hata yaparsa bunun faturasını vatandaş ödüyor." dedi.

İktidarı Ergenekon, Balyoz davaları konusunda uyardıklarını, yapılanın yanlış olduğunu söylediklerini anımsatan Kılıçdaroğlu, ülkeyi yönetenlerin bu uyarıları dikkate almadığını, daha sonra ise "Hata yapmışız, bir kumpasa teslim olduk." dediğini ifade etti. Faturayı vatandaşın, masum insanların ödediğini belirten Kılıçdaroğlu, FETÖ konusunda da uyarılarına kulak asmayan iktidarın şimdi "Yanıldık, Allah bizi affetsin." dediğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Allah sizi affeder de mağdur olan kullar sizi affedecek mi?" diye sordu.

Dış politikada benzer bir durumun söz konusu olduğunu, Türkiye'nin yanlış politikalarla dış dünyadaki itibarını kaybettiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"IŞİD'i kanka belledik. 'Yapmayın, etmeyin' dedik. 'Türkiye'yi terör örgütleriyle aynı düzeye çekmeyin' dedik. 'Siz Baas'çısınız, bilmezsiniz' dediler. Şimdi Ortadoğu'nun kabile şefleri bile kafa tutuyor. Ses bile çıkaramıyorlar. Faturayı hep birlikte ödüyoruz. Sorumlusu 15 yıldır bu ülkeyi yönetenler. Mavi Marmara olayını düşünün. 'Yapmayın, etmeyin' dedik. 'Gazze'ye gideceğiz, ablukayı kaldıracağız' dediler. Vatandaşlarımız hayatlarını kaybettiler. Bütün söylediklerimizi yuttuk. 20 milyon dolara koskoca Türkiye'nin itibarını sattılar. Şimdi 'Yanlış yaptık' diyorlar. 20 milyon dolara koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarı satılır mı? Bu soru henüz cevaplanmış bir soru değildir."

"BU ÜLKENİN KURTARICILIAR VARDIR"

Kılıçdaroğlu, Hükümetin ekonomi konusundaki uyarılarına da duyarlı yaklaşmadığını, işsizliğin, doların, benzin ve mazot fiyatlarının arttığını, tüm kesimlerin ekonomik sıkıntı içinde olduğunu savundu.

Türk lirasının bir kuruş değer kaybetmesi halinde bunun reel sektöre maliyetinin 2 milyar 100 milyon lira olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bugüne kadar 168 milyar liralık bir kayıp var. Bununla dört tane GAP yapılırdı. Suriye lirası karşısında bile Türk lirası değer kaybetti. Türkiye'nin geldiği nokta budur." şeklinde konuştu.

İktidarın eğitim politikasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, başında milli kelimesi bulunan bakanlığın icraatlarının her bakana göre değiştiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Eğitim politikalarını şimdi baştan sona değiştiriyorlar. Yeni müfredat. Ne yapacaklarmış? Atatürk'ü, İnönü'yü kaldıracaklarmış. Kendi tarihine saygı duymayan bir siyasal iktidar, Türkiye'yi temsil edemez. Önce kendi tarihine saygı duyacaksın. Bu ülkenin kurtarıcıları, mücadele edenleri vardır. Neden kendi tarihinden kaçınıyorsun, neden utanıyorsun?" diye konuştu.

Ülkede bir yönetim boşluğu bulunduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, vatandaşın pek çok sorunla boğuştuğunu, ancak iktidarın tek derdinin başkanlık sistemini getirmek olduğunu öne sürdü.

"NEDEN İLLA BAŞKANLIK"

CHP olarak ülkenin sorunlarını çözme noktasında iktidara her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirten Kılıçdaroğlu, ancak Hükümetin ne yapacağını bile bilmez bir durumda olduğunu öne sürdü.

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Yönetemiyorsan ayrılacaksın kardeşim, yönetemiyorsan istifa edeceksin. Şimdi vatandaşın dikkatini başka yöne çekiyorlar. Esnafın, çiftçinin, sanayicinin, işsizin derdiyle kimse ilgilenmiyor. Hükümet de ilgilenmiyor. Neyle ilgileniyorlar? İlla başkanlık getireceğiz. Bir kişinin arzusu var, illa onu yapacağız. Parlamento günde 12, 13, 14 saat çalıştı. Niçin? İlla başkanlığı getireceğiz. Hangi kanunu istediniz de çıkaramadınız? Hangi kararı almak istediniz de alamadınız? Hepsini yaptınız. Tek başına iktidar değil misiniz? Siz ülkeyi yönetmiyor musunuz? Peki niye başkanlık? İki yıldır fiili başkanlığın ülkeyi nereye getirdiğini hepimiz biliyoruz. Neden illa başkanlık? Demokratik parlamenter sistemle ne alıp veremediğiniz var? Halk size oyu verdi, 'Gelin tek başınıza ülkeyi yönetin' dedi. Peki ne oldu? Parlamenter sistemden niye vazgeçiyorsun? İlla otoriter bir başkanlık sistemi olacak. Bütün yetkileri bir kişiye vereceğiz. Üst akıldan şikayet eden siz değil misiniz? Demiyor musunuz, 'Türkiye'yi üst akıl bu hale getirdi' diye. Şimdi kendi üst aklınızı kendiniz yaratıyorsunuz. Bütün yetki bir kişiye verilir mi? Akıl yok mu? Yüce Yaradan, 'Aklınızı kullanmıyor musunuz' diye sormuyor mu? Niye aklınızı kullanmıyorsunuz? Niye bir kişiye bütün aklınızı ihale ediyorsunuz?"

CHP'nin tarafsız bir cumhurbaşkanından yana olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, ancak getirilmek istenen sistemle partili cumhurbaşkanını tarafsız olamayacağını savundu.