Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Atatürk Havalimanı'nda 28 Haziran 2016'da 45 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısıyla ilgili 46 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, terör örgütü DEAŞ'ın Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısına ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda hazırladığı 262 sayfalık iddianamenin incelemesi, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapıldı.

Mahkemece kabul edilen iddianamede, sanıkların "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" ve "tasarlayarak öldürme" suçlarından 46 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede, sanıkların ayrıca "silahlı terör örgütüne üye olma", "terör örgütü kurma ve yönetme", birden çok "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs etme" ve birden çok "nitelikli mala zarar verme" suçlarından toplam 2 bin 132 yıl ile 3 bin 342 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Terör saldırısında yaralanan 163 kişi ile malına zarar verilen 44 kişi de iddianamede "müşteki" sıfatıyla yer aldı.

Terör saldırısını gerçekleştiren 3 saldırgan hakkında ise öldükleri için takipsizlik kararı verildi.

İDDİANAMENİN DETAYLARI BELLİ OLDU

DHA'nın haberine göre, Atatürk Havalimanı'nda 28 Haziran 2016'da terör örgütü DAEŞ tarafından gerçekleştirilen saldırıya ilişkin hazırlanan 257 sayfalık iddianamenin detayları belli oldu. Saldırıyı gerçekleştiren ve aynı evi paylaşan 3 DEAŞ'lı bombacı teröristin saldırıdan önce Atatürk Havalimanı'nda Haziran ayında farklı günlerde 3 kez keşif yaptıkları ortaya çıktı. Atatürk Havalimanı'a giderken bindikleri taksinin şöforüne “Antalya'ya tatile gidiyoruz" diyen 3 teröristin, saldırı esnasında çevreye gelişi güzel ateş ettiklerini ve güldükleri de tanık polisin beyanıyla iddianameye yansıdı.

POLİSLER ŞÜPHE ÜZERİNE TAKİBE BAŞLADI
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Başsavcıvekili Ömer Faruk Aydıner tarafından hazırlanan iddianamede 28 Haziran 2016 tarihinde üzerlerinde koyu renkli mont bulunan DAEŞ Terör örgütü mensubu intihar bombacısı Vadım Osmanov, Rakhım Bulgarov ve kimliği tespit edilemeyen bir şüphelinin, saat 21:20'de Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali Gidiş katına 34 TEE 96 plakalı araç ile geldikleri belirtildi. Şüphelilerden Vadım Osmanov ve kimliği tespit edilemeyen diğer şüphelinin saat 21:28'de dış hatlar terminal gidiş katı B giriş kapısından terminale girdikleri, şüphelilerden Rakhım Bulgarov'un ise (Beyaz çantalı, şapkalı şüpheli) ikinci katta bulunan otopark içerisine girdiği, bu sırada 2 polis memurunun şüphe üzerine Rakhım Bulgarov'u takip etmeye başladığı anlatıldı.

POLİSE ATEŞ ETTİ
Polis memurunun şüpheli Rakhım Bulgarov'un kontrol amaçlı durdurduğu belirtilen iddianamede şüphelinin polise ateş ettiği, akabinde dış hatlar geliş katı A çıkış kapısı yönüne doğru koştuğu bu noktada saat 21:51'de üzerindeki bombayı (birinci patlama) patlattığı belirtildi.

VURULAN TERÖRİST KENDİNİ PATLATTI
Dış Hatlar Gidiş katı B kapısından giren Vadım Osmanov ve kimliği tespit edilemeyen diğer şüpheli iki ayrı noktaya ayrıldığı ifade edilen iddianamede, şüphelilerin yanlarında bulunan uzun namlulu kalaşnikof marka silahları çıkarıp etrafa ve güvenlik noktalarına ateş etmeye başladıkları kaydedildi. Kimliği tespit edilemeyen (turuncu giyimli ve şapkalı) şüphelinin pasaport kontrol noktası kısmında polis tarafından vurulduğu, şahısın vurulması ile birlikte yere düştüğü, yerdeyken kendisini patlattığı (ikinci patlama) anlatıldı. Şüpheli Vadım Osmanov'un (siyah giyimli ve kapüşonlu) dış hatlar ikinci kattaki yürüyen merdivenleri kullanarak geliş yolcu karşılama salonuna inerek orada kendisini patlattığı (üçüncü patlama),tespit edildiği belirtildi.

“ŞAHISLAR ELLERİNDE BULUNAN EKMEKLERİ YİYEREK TERMİNALE DOĞRU HIZLI HIZLI GİTTİLER"
Bombacı 3 şüpheliyi Atatürk Havalimanı'na getiren taksinin şoförü Mahmut Bağış'ın tanık olarak alınan ifadesine de iddianamede yer verildi. Bağış ifadesinde “Topkapı istikametine seyir halinde bulunduğum bir sırada pastane önünde bekleyen hatırladığım kadarı ile zayıf yapılı iki tanesi uzun boylu montlu, bir tanesi kısa boylu, üzerinde tişört bulunan şahıslar bana el etti. Bende durdum. Kısa boylu beyaz tişörtlü elinde su şişesi bulunan şahıs ön tarafa bindi. Uzun boylu montlu şahısların bir tanesinin elinde askeri çanta ve su bulunan şahıs ile elinde küçük el çantası ve su bulunan şahıslar taksinin arkasına bindi. Şahıslar aksanlı bir şekilde Türkçe konuşarak 'Airporta kaça götürürsün' dediler. Ben de '40 TL' diye yanıt verdim. Benimle pazarlık yapmaya kalktılar. Ben de 'Ancak kurtarır' deyince 'tamam' dediler. Hemen akabinde havalimanına doğru seyir haline geçtim. Yolda şahıslarla biraz sohbet ettik, ben kendilerine 'Nereye gidiyorsunuz' diye sordum. Öndeki şahıs bana az Türkçesi ile 'Antalya'ya tatile gidiyoruz 'diye cevap verdi. Bu sırada ellerinde bulunan ekmeği yiyorlardı. Havalimanına tam vardığımızda, önde oturan şahıs 'Bizi Dış Hatlar 2. Perona bırak' demeleri üzerine ben de kendilerini Dış Hatlar Gidiş Terminalin'de bulunan birinci kapıya geçtim. 2. kapının yanında boşluk alana yanaşarak şahısları indirdim. Şahıslar ellerinde bulunan ekmekleri yiyerek Terminale doğru hızlı hızlı gittiler" diye ifade verdi.

POLİS, BOMBACI EYLEMCİ İLE KARŞILAŞTI
Atatürk Havalimanında bombacı eylemci ile bir polis memuru tanık olarak alınan ifadesinde “Görevli olduğum 28 Haziran 2016 günü saat 21:40 sıralarında Atatürk Havalimanı Dış Hatlar bölümünde şu an kiminle birlikte görev yaptığımı hatırlayamadığım görev arkadaşım ile birlikte şüpheli şahıslar üzerinde çalışma yaptığımız esnada whatsapp üzerinden cep telefonumuza grup amir vekilimiz bir fotoğraf gönderdi. Bu fotoğraftaki şahısın montlu ve şapkalı olmasından ve yaz mevsiminde mont giyinmesinin şüpheli bir durum olmasından dolayı şahsı bulmaya yönelik çalışma yapmamız istendi. Whatsapp üzerinden gelen fotoğrafta arkası dönük vaziyette montlu ve şapka takmış bir şahıs vardı. Şahsa yönelik yaptığımız çalışmalarda resimdeki şapkalı ve montlu şahısı Dış Hatlar geliş katı A girip kapısı yanında kaldırım üzerinde yürürken gördük. Şahısın üzerinde siyah renkli mont, siyah renkli şapka ve omzunda küçük bir çanta vardı. Görev arkadaşım ile birlikte takip etmeye başladık" dedi.

“KİMLİĞİNİ ÇIKARACAĞINI DÜŞÜNDÜĞÜM SIRADA ÇANTADAN TABANCA ÇIKARDI VE ÜZERİME ATEŞ ETTİ"
Tanık Polis, “Şahıs dış hatlar gidiş katı otoparkında olan asansöre yöneldi. Bu esnada ben cüzdanımı çıkartarak şahısa polis olduğumu söyledim ve şahısa kimliğini sordum. 'Şahıs bana kimlik mi?' diye söyleyince ben de 'Evet' dedim. O esnada omzunda asılı bulunan çantaya elini sokarak kimliğini çıkartacağını düşündüğüm sırada çantadan tabanca çıkardı ve üzerime ateş etti. Bana 3 el ateş edildiğini hatırlıyorum. Sırt üstü yere düştüm. 3 tane havalimanı çalışanı olan temizlikçi gördüm. Onlara doğru 'Yardım edin' diye bağırdım. Yerde yatarken kafamı döndürüp şahsa baktığımda şahıs hızlı adımlarla giderken ben karşılık vermek için silahımı çıkarmaya çalıştığım sırada aniden döndü ve bana doğru 1 el daha ateş etti. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Bana ateş eden şahıs 175 cm boylarında, esmer tenli, hafif sakallı, kafasında şapka olduğundan saçlarını göremediğim bir şahıstı" diye ifade verdi.

“MERMİ ÇEKİRDEĞİNİN KULAĞIMIN HEMEN YANINDAN GEÇTİĞİNİ HİSSETTİM"
Atatürk Havalimanında bombacı eylemci ile karşılaşan polis memuru Süleyman Atakur Olay günü şüpheli şahısları takip ettiklerini belirterek whatsapp üzerinden arkadaşlarıma hemen buraya gelin şeklinde mesaj yazdığım esnada iki şahıs ayaklarının hemen dibinde bulunan çantalardan uzun namlulu silahlar çıkardıklarını gördüm. Ben bu esnada elimdeki telefonu yere attım ve silahımı çektim. Ancak ben ateş etmeye fırsat bulamadan şahıslar ateş açmaya başlamışlardı. Şahıslardan birisi benim silah çektiğimi görünce silahın namlusunu bana doğrulttu ve ateş açtı. Hatla gelen mermi çekirdeğinin kulağımın hemen yanından geçtiğini hissettim ve o anki refleksle kendimi yere attım. İlk etapta vurulduğumu zannettim. Şüpheli şahıs da böyle zannetmiş olacak ki bana doğru ateş etmeyi kesti ve koşarak uzaklaştı" dedi.

“ÇEVREYE GELİŞİ GÜZEL ATEŞ AÇIYORDU VE BUNU YAPARKEN DE GÜLÜMSÜYORDU"
“Zaten ateş ederken de koşuyorlardı" diyen Polis Memuru Atakur, “Çevreye gelişigüzel ateş açıyordu ve bunu yaparken de gülümsüyordu. Kısa bir süre sonra ayağa kalktım. Etrafıma baktığımda insanlarm yerde yattıklarını, bazılarının vurulmuş olduklarını gördüm. Çevredekilere şahısların ne tarafa gittiklerini sorduğumda kimseden cevap alamadım. Herkes şok halindeydi. Çok kısa bir süre sonra 2 defa kısa aralıklarla patlama sesi duydum. O esnada arkadaşları aradım, yardım istedim. Patlama anını görmedim, sadece sesini duydum. Olaydan dolayı herhangi bir yaralanmam olmadı. Olaydan dolayı olayı gerçekleştiren ve azmettiren şahıs ya da şahıslardan davacı ve şikayetçiyim" şeklinde konuştu.

3 TERÖRİST ATATÜRK HAVALİMANINDA KEŞİF YAPMIŞ
Şüpheli 3 bombacı eylemcilerin Fatih'de aynı evde ikamet ettikleri, Fatih'teki adresinden alınan biyolojik bulgular ile patlama bölgesinden alınan bulguların örtüştüğü belirtilen iddianamede, şüpheli bombacıların 03 Haziran 2016, 08 Haziran 2016 ve 23 Haziran 2016 tarihide Atatürk Havalimanı'nda keşif yaptıklarının güvenlik kamerasına yansıdığı da belirtildi.

16 ŞÜPHELİ RUSYA VATANDAŞI
16 şüphelinin Rusya vatandaşı olduğu belirtilen iddianamede, diğer şüphelilerinde Çeçenistan, Cezayir, Tunus, Mısır, Suriye ve Türkiye vatandaşı olduğunun tespit edildiği belirtildi. Şüphelilerin en büyüğü 50 en küçüğü 20 yaşında olduğu da iddianamede kaydedildi.

TABANCA, UZUN NAMLULU SİLAH VE KALAŞNİKOF KULLANMIŞLAR
İddianamede, DEAŞ'lı teröristelerin saldırıda kullandıkları mühimmat ve silahlara ilişkin de bilgi verildi. Tabanca, uzun namlulu silah ve kalaşnikofun kullanıldığı saldırıda, şarjörlerin birbirlerine bantla yapıştırıldığı belirtildi.