Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke referanduma ilişkin açıklamalarda bulundu. Böke açıklamasında tüm haklarını kullanacaklarını belirterek Meclis'ten çekilmenin de bunlar arasında olabileceğini söyledi.

MYK'DA 'MECLİS'TEN ÇEKİLME DOĞRU DEĞİL' KARARI

Bu açıklamanın ardından yeni bir açıklama Levent Gök'ten geldi. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, partilerine, toplumun değişik kesimlerinden Meclis'ten çekilme önerisi geldiğini belirterek, "Ancak yapılan MYK değerlendirmesinde böyle bir kararın uygun olmayacağı kararına varılmıştır. CHP, elindeki bütün meşru imkanları kullanarak, Gazi Meclisi sonuna kadar koruma kararlılığı içinde olacaktır." dedi.

Habertürk TV'den Ömer Topsakal'ın edindiği bilgilere göre CHP'nin MYK toplantısında Meclis'ten tam çekilme, uyum yasalarının görüşmelerine katılmama gibi pek çok olasılık değerlendirildi. Levent Gök'ün de açıkladığı üzere toplantıda sine-i millet ve sonucunda ortaya çıkacak olan ara seçim kararı doğru bulunmadı.

CHP'de Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan toplantının ardından İl Başkanları ve Parti Meclisi toplanacak ve son karar bu toplantılarda alınacak.

KILIÇDAROĞLU'NDAN 'YÜZDE 50' İSTEĞİ

Edinilen bilgilere göre, Kılıçdaroğlu MYK toplantısında ayrıca referandumda yüzde 49 değil, yüzde 50 ifadesinin kullanılmasını istedi.

Kılıçdaroğlu toplantıda "Seçmenin yarısı bizi çok sevdi diğer yarısı da tanıdıkça çok sevecek" ifadelerini kullandı.

AK PARTİ'DEN 'SİNE-İ MİLLET' AÇIKLAMASI

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP Sözcüsü Selin Sayek Böke'nin 'sine-i millet kararını gündeme aldıklarını' sözlerine cevap verdi. Turan, "Ben ümit ediyorum CHP'nin kendi yöneticileri bu tarza demokratik olmayan bu dile bir ayar verecektir, bu gidişata bir 'dur' diyecektir. Bu dil demokrasiyi zehirleyen bir dil, milletten yetki almayan bir yaklaşımın dili" dedi.

BÖKE NE DEMİŞTİ? 

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, MYK Toplantısının gündemini ve kesin olmayan referandum sonuçlarına ilişkin konuştu.

"İlan edilen bu referandum sonucunu tanımıyoruz, tanımayacağız da. Her türlü zorluğa, baskıya, korkutamaya göğüs gererek sandığa gitmiş ve oyunu dürüstçe kullanmış olan cesur milyonların sorumluluğunu biz taşıyoruz. Bu sorumluluğu taşıdığımızın da bilincindeyiz.

"MİLYONLARA SESLENİYORUM"

Her türlü zorluğa rağmen, oyuna ve iradesine sahip çıkan milyonlara sesleniyorum, hepimizin oyunu sonuna kadar ve her ne olursa olsun, hep birlikte savunacağız. İrademizin bir oldu bittiyle çalınmasına asla izin vermeyeceğiz. Bu referandum, bu iradenin ortaya çıkmasına imkan verecek biçimde yenilenmelidir, tekrar edilmelidir. Birileri, bizim buralardan geri adım atacağımızı, bu oldu bittiyi kabul edeceğimizi, gayrimeşruluğu meşru sayarak yola devam edeceğimizi sanıyorsa, büyük bir yanılgı içerisindeler. Bu referandum tekrar edilecek. Biz, yeni anayasa varmış gibi davranmayacağız. Biz, asla bu oyunun parçası olmayacağız. Biz, oldu bittilere asla boyun eğmeyeceğiz. Bu doğrultuda bütün hukuki yolları ve her türlü meşru demokratik hakkı kullanacağımızdan kimsenin en ufak şüphesi olmasın. Türkiye demokrasiye sahip çıktı, milyonlar ve biz sahip çıkmaya devam edeceğiz."

SEÇİMİN MEŞRUİYETİ TARTIŞMALI

Böke, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"Her türlü meşru demokratik hakkı kullanacağınızı söylediniz. Sine-i millet bu seçenekler arasında mı?" sorusu üzerine, Böke, "Her türlü deyince, bunun içerisine Meclisten çekilmek de girer, Mecliste çalışmaya devam etmek de girer. Biz, kurullarımızda bütün bunları değerlendirerek ama iradeye sahip çıkmamıza imkan verecek doğru adımı atarak, Türkiye'de demokrasiyi mutlaka yaşatacağız. Yetkili kurallarımız bu değerlendirmeleri yapmak üzere önümüzdeki günlerde detaylı toplantılarını yapmaya başlayacaklar. Gayrimeşru bir sonucu meşrulaştıracak hiçbir adımın parçası olayacağız." ifadesini kullandı.

YSK'NIN OLASI KARARI

Böke, "YSK'dan nasıl bir karar çıkmasını bekliyorsunuz? Beklentinizin aksi bir karar çıkarsa ne olacak?" sorusuna karşılık, milletin iradesinin ortaya çıkmasına imkan verecek bir hukuk ve demokrasi beklentilerinin olduğunu belirtti.

"AGİT'in raporunun ve buna yönelik tepkiler"in hatırlatıldığı Böke, "Türkiye'de yıllardır serbest seçimler yapıyor ve bunca yıllık tarih içerisinde ilk defa bir seçimin meşruiyeti hem ulusal hem de uluslararası düzeyde tartışmalı hale geldi. Dünyanın gözünün önünde geldi. Türkiye'ye bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok." değerlendirmesini yaptı.

AGİT gözlemcisinin seçimleri izlemeye Türkiye'nin davetiyle geldiğini vurgulayan Böke, "Siz, bu daveti yaptıktan sonra, yapılmış olanları gözlemleyip, bunu açıkça ifade edenlere 'Haddini bil' diye suçlayıcı bir tavır ortaya koyduğunuzda, suçu kabullenen ve itiraf eden bir siyaseti de ortaya koymuş oluyorsunuz." dedi.

"İTİRAZLAR REDDEDİLİRSE..."

"İtirazlarınızın reddedilmesi durumunda, kesin sonuçların açıklanmasıyla, uyum yasaları TBMM'ye gelecek. Bu görüşmeler sırasında Mecliste bulanacak mısınız? Başbakan Yıldırım, 'Halkın kararına itaat edin, rahat edin' dedi, bu konuda ne diyeceksiniz?" sorusuna Böke, "İtaat etmemiz gereken tek şey var, o da demokrasi. Demokrasi, sadece oy kullanmayı değil, oyun özgürce kullanılmasını sağlamaktan, kullanılan oyların sayılmasından, orada hukuksuzluğun ve hilenin yapılmasına engel olmak için seferber olmaktan geçer. Biz, bu prensiplere itaat etmeye devam edeceğiz." yanıtını verdi.

Böke, bunun bir siyasi parti meselesi olmadığını, milyonların oyunun gasbedilmesine karşı milyonların ortak olduğu bir mücadele olduğunu bildirdi.

"CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da referandumla ilgili 'tanımıyoruz' açıklaması yaptı. Bununla tam olarak neyi anlatmak istiyorsunuz?" sorusuna Böke, "Sayılmamış, mühürsüz, sandıkta defaatle kullanılmış oylar... Bir Milli Piyango bileti alıyorsunuz, onun arkasında damgası yoksa, Milli Piyango bileti olmuyor. Milletin iradesini ortaya koyacağı bir sandıktan bahsediyoruz ve arkasında mühür olmayan bir kağıt parçasına 'milletin iradesi' diyoruz. Doğrusu bu, iradesini kullanmak için cesaretle sandığa gitmiş, bütün baskıya göğüs germiş olan milyonları yok saymanın ta kendisidir." karşılığını verdi.

"CHP HER ŞEYİ YAPTI"

"16 Nisan'daki referandumda, kaç sandıkta CHP görevlisi vardı? Oy verme işleminin ardından kaç tutanak CHP tarafından imzalandı?" sorusuna karşı Böke, 10 binlere yaklaşan okuldan, mühürsüz oy olduğuna dair CHP'ye ihbar geldiğini, bunu ilgililere ilettiklerini dile getirdi. Böke, CHP'nin oylara sahip çıkılması için gereken her şeyi yaptığına değindi.

Böke, "Bazı sandıklarda, CHP'li sandık müşahitlerinin 'mühürsüz oylar sayılsın' kararına imza attığı ifade ediliyor. Bu konuda size gelen bilgi var mı?" sorusu üzerine, CHP'nin bu konuyla ilgili değerlendirmeyi yaptığını, gelecek günlerde bunu paylaşacağını belirtti.

"MYK'da sokak protestoları gündeme geldi mi?" sorusuna Böke, "MYK'da Türkiye'nin yaşadığı süreci ve ihlalleri konuştuk. Demokrasiyi yıkma girişimine karşı vatandaşın, siyasetçinin demokratik haklarını kullanarak, bu demokrasiye sahip çıkmasına karşı konuşan herkes bu yıkıma ortak oluyordur. Bu demokratik hakka sahip çıkan yaklaşımdan üzüntü duyanlar, demokrasiyi yok etmeye çalışanlardır. Bu açıklamalardan üzüntü duyuyoruz." yanıtını verdi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN SÖZLERİNE TEPKİ

Böke, "Cumhurbaşkanı Erdoğan, referandumla ilgili futbol benzetmesi yaparak, 'Önemli olan maçı almaktır' dedi. Bunu nasıl değerlediriyorsunuz?" sorusu üzerine, "Bu ifade, çok talihsiz bir ifade. Bu ifade bir kez daha toplumu bölen, ayrıştıran, kutuplaştıran siyasi yaklaşımın pekiştiğini ve devam ettiğini gösteriyor." ifadesini kullandı.

Meselenin Türkiye meselesi olduğunu vurgulayan Böke, şunları kaydetti:

"Mesele, Türkiye meselesi olduğu için burada kazananın Türkiye olacağı bir sonuç için siyasi mücadele vermek gerekirdi. Oysa Sayın Cumhurbaşkanının kullanmış olduğu bu cümleler, meseleyi bir Türkiye meselesi olarak görmediğinin, meseleyi bir siyasi iktidar meselesi olarak gördüğünün bir kez daha itirafıdır."