Şemdin Sakık'tan şaşırtan istek
Ergenekon Davası'nda tanık olarak ifade veren Şemdin Sakık'ın son isteği...
AHT MUHABİRİ ZÜLFİKAR ALİ AYDIN'IN HABERİ
Ergenekon Davası'nda gizli tanık Deniz olduğu ortaya çıkan Şemdin Sakık, dün gerçek kimliğiyle ifade vermeye devam etti. Sakık, Öcalan'ın Şam'dan getirilmesinin tamamen kendisinin geliştirdiği plan çerçevesinde olduğunu belirterek, "Pişmanlık yasasından faydalanmak için dilekçe verdim. Benim için dağa gidiyorsanız, gitmeyin mesajı verdim. Örgütün içinde benimle birlikte hareket eden insanlar, korkularından teslim olmadılar ama örgütü bırakıp ya Kuzey Irak'a ya da Almanya'ya yerleştiler" dedi. 15 yıl sonra cezaevinden çıkacağını ifade eden Sakık,, askere gidererek, Kürt gençlerine 'ordu sizindir, askerlik yapın mesajı' vereceğini söyledi.
"TANIK OLARAK DİNLENİRLEN TERÖRİST SIFATIM YOKTUR"
Silivri Cezaevi Yerleşkesi'nde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen 265'i tutuklu 274 sanığın yargılandığı Ergenekon Davası'nın dünkü 256'ncı duruşmasında anlatımlarına devam eden Sakık, tanıklığıyla ilgili tepkiler olduğunu bu konuda birşeyler söylemek istediğini belirterek, "Tanık olarak dinlenirken terörist sıfatım yoktur. Bana eski terörist diyebilirsiniz, geçmişi suçlarla dolu diyebilirsiniz ama şu anda suç işliyor diyemezsiniz. Öcalan'ın Şam'dan getirilmesi tamamen benim geliştirdiğim plan çerçevesinde oldu. Pişmanlık yasasından faydalanmak için dilekçe verdim. Benim için dağa gidiyorsanız, gitmeyin mesajı verdim. Örgütün içinde benimle birlikte hareket eden insanlar, korkularından teslim olmadılar ama örgütü bırakıp ya Kuzey Irak'a ya da Almanya'ya yerleştiler" dedi.
"ASKERE GİDECEĞİM"
"Nasip olursa 15 yıl sonra özgürlüğüme kavuşacağım" diyerek sözlerini sürdüren Sakık, "Çürük raporu alma, bedelliden yararlanma imkanım olmasına rağmen sembolik değeri olsun diye askere gitmeyi düşünüyorum. Bu ordu Türkiye'nin ordusudur. Askere gidererek, Kürt gençlerine 'ordu sizindir, askerlik yapın mesajı' vereceğim" diye konuştu.
"OLUK OLUK KAN AKACAKTI"
"Ergenekon, Balyoz ve KCK davaları olmasaydı bugün kan oluk oluk akacaktı. Bu nedenle hayırlı bir iş yaptığıma inanıyorum" iddiasında bulunan Sakık şunları söyledi:
"1993 yılında esas yaşanan o felaketten büyük zarar gören ordunun kendisidir. Ordu bir çok generalini, albayını, yarbayını kaybetti. Bunun ortaya çıkarılmasını istemek orduya hizmettir, orduyu yıpratmak değil. Silahsız askerlerini kaybetti. Göreve geldiklerinde bunların akıbetinin araştırmaları gerekirdi. Asker arkadaşlığı, yoldaşlık bunu gerektirir. Onlar bunları gizlediler. Bizi burada konuşturan onların tutumudur. Herşeyi biliyorlar ama gizliyorlar. Gizledikleri içinde başkaları açıklıyor."
Cezaevinde 16 kitap ve binlerce makale yazdığını kaydeden Sakık, kitaplarında Kürtler'e ve Türkiye genelinde insana ait olan herşeye verdiği zararı işlemekti. İnşallah bu kitaplarım bazılarını aydınlatır. Bunun iyi bir sey olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
LAMİA BAKSİ'Yİ CEMİL BAYIK ÖLDÜRDÜ
Ergenekon Davası'nda tanıklık yapan Şemdin Sakık, bir sanığın sorusu üzerine PKK içindeki iç infazları örnekle anlattı: "Lamia Baksi, Kürt Yazar Mahmut Baksi'nin kızkardeşiydi. İsveç'ten gelip, örgüte katıldı. Katıldığı yıl İsveç Başbakanı Olof Palme öldürülmüştü. Öcalan, Baksi'nin İsveç tarafından ajan olarak örgüte gönderildiğini düşünüyordu. Lamia Baksi, Hakurk Kampı'na götürüldü. Burada Cemil Bayık tarafından öldürülüp, bir taşın altına konuldu. Baksi'yi, o dönem sorguda olduğum için karşımda bulunan bir yerden geçirip, götürdüler. Sonra bu olayla Öcalan beni ilişkilendirdi. Mahmut Baksi'nin de katıldığı bir programda 'Senin kızkardeşini Şemdin gibi çeteciler öldürdü' dedi. Mahmut Baksi başta bu infazı Öcalan'ın yaptığını düşünüyordu. Sonradan Öcalan'ı öven bir kitap yazınca araları düzeldi."
İTİRAFÇININ KATKISI GENERALDEN FAZLA
Sakık itirafçılarla ilgili bir soru üzerine de "İtirafçıların PKK karşısında sağladığı katkı bir generalin yaptığından çok daha fazladır" diye konuştu.
PERİNÇEK: 'KARAYILAN 4 MİLLETVEKİLLİĞİ TEKLİF ETTİ'
Sakık'ın ifade verdiği sırada duruşmalardan yasaklı olan Doğu Perinçek de salona getirildi. Perinçek'in örgüt içindeki konumunu sorduğu Sakık, "Ben örgütün 9 kişilik polit bürosunda değildim. Yani 9'uncu adam bile olamadım ama Merkez Komite üyesiydim" yanıtını verdi. Perinçek'in "1991 yılında SHP tarafından o zaman PKK'ya teklif edilen 22 milletvekili için Murat Karayılan, beni Ankara'daki partiye ait telefondan arayıp, 4 milletvekili teklif ettiği. Bizim bunu reddettiğimizi biliyor musunuz?" deyince Sakık, "Biliyorum ama neden kabul etmediğinizi bilmiyorum. 1980'e kadar örgütle düşmandınız. Sonra Bekaa'ya gelip kardeş oldunuz. Ben de bunun nedenini bilmiyorum?" diye konuştu. Perinçek de "Bilmeyecek bir şey yok. Biz Kürde sırtımızı dönmedik. PKK'nın Amerika tarafından kullanılmasını engellemek için görüştük" diye karşılık verdi. Perinçek daha sonra MİT'ten PKK'nın milletvekilliği teklifiyle ilgili telefon kaydının istenmesini talep etti. Perinçek, Sakık'a soru sorarken açıklamalar yapması nedeniyle Başkan Hasan Hüseyin Özese tarafından salondan çıkarıldı.
Gün boyu anlatımları süren Şemdin Sakık, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'in sorularını da yanıtladı. Teröristlerin eğitim düzeylerinin lise ve üniversite olduğunu belirterek, ''Şimdi şu sorulmalı: Şiddet bu kadar eğitimli insanı nasıl bu yola götürüyor? Şimdi halk arasında yine aynı üslupla konuşulmaya devam ediyorlar. Ama kimseler çıkıp bu şiddetin 50 bin eğitimli insanı götürdüğünü söylemiyor. Bunu kimse dile getirmiyor. Keşke bunu sorsalar. Öcalan'ın buna cevabı olmazdı'' diye konuştu.
TÜRK DÜŞMANLİĞİ HİÇ BİR ZAMAN GELİŞMEDİ
Türkiye'deki teröristlerde Türk düşmanlığının hiçbir zaman gelişmediğini ifade eden Sakık, ancak Abdullah Öcalan'ın böyle bir kaygısının olmadığını, ''Aleyhimizdekiler arasında bomba patlatmak hakkımızdır'' dediğini söyledi. Sakık, ''Açıkça söyleyeyim, bizim 'ölürken başkalarının ölmemesi' düşüncemiz yoktu. Hatta bize bu konuda yazılı emir verilmişti. Gidin Diyarbakır'a 500 kişiyi öldürün. 'Lojistik desteğimiz yok' diyorsunuz, 'gidin koruyucuların köyüne, onların tavuklarına varana kadar her şeylerini alın' derlerdi. Apo, aleyhtarlarının içinde kimyasal bomba bile patlattırır'' dedi.
GÖZYAŞI OLUNCA ÖCALAN'IN KEYFİ YERİNE GELİRDİ
Terör kamplarında, ''Şemdin Sakık teslim oldu. Yiyecek ekmeği bile yok. Hücrede tek başına yaşıyor'' diye eğitimler verildiğini anlatan Sakık, ''Öcalan'ın nasıl değiştiğini sahaya bakarak anlayabiliriz. Ne zaman gözyaşı olursa keyfi yerine gelirdi, ne zaman normalleşme olsaydı keyfi kaçardı'' dedi.
DARBECİLER TERÖRİSTLERDEN DAHA SUÇLUDUR
Darbeciliğin olumlu olduğu yönünde izlenimler bırakıldığını ifade eden Sakık, ''Kamuoyunda öyle bir propaganda oluşturuldu ki, bir kişi terör suçlusu olarak ilan edildi mi silah patlamasa bile o en büyük canidir. Ama darbeci denildiğinde, darbecilere sempati duyuluyor. Çünkü böyle bir izlenim yaratıldı. Bilerek ağzımdan tek bir yalan söz çıkmaz. Kürtçüydüm ama dağa çıkmak hiç aklımda yoktu. Yapılanlar sonucunda tek başıma dağa çıktım. Darbeciler halkın yüzde 30-40-50 oyunu almış iktidarları ortadan kaldırmak için harekete geçmişlerdir. Bu nedenle insani olarak darbecilerle teröristleri değerlendirdiğimizde darbeciler daha suçludur'' şeklinde konuştu.
ÖCALAN CAN KORKUSUYLA HERŞEYİ ANLATTI
Öcalan'ın, yakalandığında can korkusundan bildiği her şeyi anlattığını ifade eden Sakık, ''Karşısına ölüm riski çıktığında her şeyi söyledi. Suriye'deki ilişkilerini deşifre etti. Ancak devlet üzerinde durmadı, o başka" ifadesini kullandı. Dönemin yetkililerine şiddete son vermek isteniyorsa Öcalan'ın Şam'dan çıkması gerektiğini söylediğini aktaran Sakık, ''Bana bunun nasıl olacağını sordular. Ben de 'Birkaç tabur askeri Hatay'a gönderin. Önemli bir komutan da ziyarette bulunsun. Gerekirse Suriye tarafına birkaç havan atılsın. Hafız Esed buna dayanamaz' dedim. Yetkililer gittiler, havan atmaya bile gerek kalmadan Apo Suriye'den çıkmak zorunda kaldı. Ancak Kenya'da yakalanmasıyla ilgili bir şey bilmiyorum'' dedi.
KÜRT ŞİDDETİ MEDYADAKİ SOLCULARIN DURDURULMASIYLA MÜMKÜNDÜR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bir mektup yazdığını ifade eden Sakık, ''Mektupta 'Kürt şiddeti ne İmralı ne de Oslo ile çözülür. Askerle de çözülecek bir sorun değil. Ancak medyada kümelenmiş solcuların durdurulmasıyla mümkündür. Bir de dağdakilerin inmesiyle Kürt şiddeti çözülür' dedim. Kürt sorunu da başka birşeydir'' şeklinde konuştu.
TÜRKİYE'NİN EN GÜVENİLİR ADAMIYIM
Öcalan'a 1996'da Şam'da, yapılan suikast girişimiyle ilgili bilgisi olmadığını kaydeden Sakık şunları kaydetti:
"Tansu Çiller'in, başbakanken, 1995 yılı seçimlerinden önce Öcalan'ı Türkiye'ye getirip bir kafes içinde gezdirmek istediğini devlet bana söyledi. Paris'te bulunduğum sırada Mesut Yılmaz ve dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de bunu bana bildirdi. Türkiye'nin en güvenilir adamıyım. Çiller'in böyle bir planı vardı ve devlet bu planı bana bildirdi. Ben de Paris'te Kürtlerin takıldığı bir kafeye giderek, bunu yüksek sesle söyledim. Bu kadar. Benim bu şeylerle ilgim yok.''