Hayatın İpuçları serisinin 3. kitabı okuyucularla buluşuyor
Pladis Yönetim Kurulu Başkanı ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker'in büyük ilgi gören Hayatın İpuçları-Zor Konuların Yalın Anlatımı serisinin 3. kitabı okuyucularla buluşuyor. Ülker'in LinkedIn sayfası ve kişisel blogunda paylaştığı makalelerden oluşan kitaplar okuyuculara hem Türkiye'nin en önemli iş insanlarından birisinin hayat tecrübelerinden istifade etme hem de değişen dünyanın hayatımıza soktuğu yeni kavramları anlama fırsatı sunuyor. Yazı yazma amacının çok okunmak veya dikkat çekmek olmadığını belirten Murat Ülker "Nasıl ki ben başkalarının bakış açısından bir şeyler öğreniyorsam, belki benim bakış açımın da birilerine faydası olur diye umuyorum" ifadelerini kullandı. Bunun yanında söz konusu serinin ilk İngilizce kitabının da baskısı yapıldı
Pladis Yönetim Kurulu Başkanı ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker'in kişisel blogu ve LinkedIn hesabında yayımladığı makalelerden oluşan Hayatın İpuçları-Zor Konuların Yalın Anlatımı serisinin 3. kitabı okuyucularla buluştu. Serinin ilk kitabı 7, ikinci kitabı ise 6 baskıya ulaşırken daha global bir kitleye ulaşmak için söz konusu makaleler 'Hints For Life-Simple Explanation of Complex Topics' ismiyle İngilizce olarak da basıldı.
Sabri Ülker Vakfı Yayınları tarafından yayımlanan kitapların ortaya çıkış hikayesini düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaşan Murat Ülker çok satan bir yazar olmak veya dikkat çekmek için değil öncelikli olarak kendisini geliştirmek için yazdığını ifade etti.
İLK MAKALENİN KONUSU TELE ÇALIŞMA
2020 yılında koronavirüs salgını sebebiyle eve kapanıldığında daha çok okumaya, daha çok araştırmaya zaman kaldığını belirten Ülker "Ki bu da benim istediğim bir şeydi, uzun süredir okumak için kendime ayırdığım makaleler, kitaplar kenarda duruyordu.Bu arada da şirketimizi yeni döneme hazırlayacak projeler hayata geçirmeye uğraşıyorduk. Yeni döneme uyum sağlama konusunda yeni okumalar yapmak gerekiyordu. O günlerde harıl harıl “tele-work” konusunu okuyup öğrenmeye çalışıyordum ve proje gruplarındaki arkadaşlarımla paylaşayım diye tuttuğum notlardan yazı yazmaya karar verdim. Zaman da biraz fazla olunca ortaya 5-6 sayfalık yazı çıktı. Yazı fena olmadı gibi geldi, o zaman da Linkedin’de daha kısa ve linkli postları seyrek olarak paylaşıyordum. 'Şunu makale olarak koyayım bakalım ne olacak' dedim. 31 Mayıs 2020’de 'Tele Çalışma: Her işte bir hayır vardır' başlığıyla yazıyı koydum. Koyuş o koyuş. Aynen yazıya böyle başladım" ifadelerini kullandı.
Söz konusu makaleyi paylaşmasıyla beraber takipçilerimle bir iletişim başladığını belirten Ülker . "2 Haziran 2020’de yine özellikle The Economist dergisindeki bir yazıdan etkilenerek “İş Yaşamında Plaza İmparatorluğu’nun Sonu: Tele Çalışmanın Önlenemez Yükselişi” başlıklı bir yazı daha yazdım. Peşinden 'Uzaktan çalışma: Güven, iş birliği ve teknoloji' demektir başlıklı bir yazı yazdım. Çalışma arkadaşlarımın yazılarımı okumaları, yorum yapmaları, üzerinde tartışmaları da işi çok verimli bir hale getirdi" dedi.
DEVAMI İÇİN BEKLENTİ OLUŞTU
Araştırmayı ve yazı yazmayı kendisine iş edinince diğer bütün işlerinde olduğu gibi bu konuda da planlı çalışmaya ve önce Linkedin analitik temposuna kendisini uydurmaya karar verdiğini belirten Ülker sözlerine şöyle devam etti:
"Şunu anladım ki kendinize bir okuyucu hedef kitlesi yaratınca onların da sizden belirli sürede tekrar yazı yayınlamanız beklentisi oluyor. Sosyal medyanın yarattığı interaktivite ortamıyla da yazı üzerinden aranızda bir iletişim dili gelişiyor. Bunu yaşayarak anlamak da takdir edersiniz ki çok sayıda marka sahibi olarak benim için de büyük bir kazanım oldu. Çünkü günün sonunda markalarımız da tüketicileriyle böyle iletişim toplulukları oluşturmak ve orada kendilerini var ederek kalıcı ilişkiler kurmak istiyorlar."
ZAMANLA HATIRALAR DA EKLENDİ
"Haftalar ilerledikçe iş konusundaki yazılarımın yanına, toplantı izlenimleri, konferanslar, iş yaşamı hatıralarım eklendi. Sanırım bu biraz da bilinçaltında deneyimlerimden öğrendiklerimi geleceğe bırakma motivasyonundan ileri geliyor. Özellikle babamla ilgili, ailemle ilgili anılarımı paylaşmanın, hem bizim kuşaklara hem de gençlere çok yararlı olduğunu da görüyorum. Bazı anıları da sadece kendim için ve hatırlamış olmak için yazıyorum. Yaşlanıyorum sanırım, nostalji zevk veriyor."
İbadetin de hayatının önemli bir parçası olduğunu belirten Ülker İslamiyet, müslümanlık, Kur’an-ı Kerim ve Hadisler konusunda da çok okuma yaptığını belirtti. Bu konularda da zaman zaman yazıları olduğunu belirten Ülker "Örneğin 20 Aralık 2020’de yazdığım Doğum Günü, Cadılar Bayramı, Şükran Günü, Noel, Yılbaşı yazısı bu konudaki ilk yazımdır. Yeri gelmişken 20 Nisan 2021’de yazdığım İslamiyeti Seçen Caz Müzisyenleri ise çok sevdiğim yazılarımdan biridir. Okumanızı öneririm" dedi.
Murat Ülker bunun yanında zaman içerisinde önemli ilgi alanlarından birisi olan sanat hakkında da yazılar paylaşmaya başladığını söyledi. Birçok klasik, çağdaş ressamın eserlerine hakim olduğunu, bazılarının da koleksiyonunda yer aldığını belirten Ülker "Koleksiyonumuzda yer alan eserlerinden de yola çıkarak, çok önemli bir ressamımıza dair bir yazıyla sanat yazılarına başladım. 21 Ocak 2021 tarihli yazımın başlığı 'Hoca Ali Rıza ve eserleri' idi" bilgisini paylaştı.
Deneyimli iş insanı kitaplarını yazmaktaki temel amaçlarından birisini ise "Nasıl ki ben başkalarının bakış açısından bir şeyler öğreniyorsam, belki benim bakış açımın da birilerine faydası olur diye umuyorum" sözleriyle açıkladı.
METAVERSE YAZISINI KULLANMAYAN SİTE KALMADI
Kitapta yer alan makaleler Ülker'in geçmiş tecrübe ve araştırmaları kadar genişleyen ilgi alanlarını da yansıtıyor. İş yazılarının gündemi takip ederek çeşitlenmeye başladığına dikkat çeken Ülker "Metaverse konusunda yazdığım yazı, çok günceli yakalayınca alıp kullanmayan internet sitesi kalmadı. Oysa ben Metaverse yazısını da, kendimi güncellemek için tuttuğum notlardan yazmıştım. Aynı şekilde NFT yazısı da böyle çıktı."
İLK KİTAP 7. BASKISINI YAPTI
Bir gün bir arkadaşının çocuklar rahat okusun diye yazılarını ciltlettiğini belirten Ülker sözlerine şöyle devam etti:
"Çok hoşuma gidince bunu sosyal medyada paylaşarak teşekkür ettim. Sabri Ülker Vakfı’ndaki arkadaşlarım da bunu görmüşler, bu çoğaltma kitaptan yola çıkarak yazılarımı kitaplaştırmaya karar vermişler. O zaman kadar hiç istemedim, kim “basalım” dediyse de şiddetle karşı çıktım. 'Zaten sosyal medyada, blogda var isteyen okur' diye düşünüyorum. Ama kabul ediyorum, basılınca benim de hoşuma gitti. İlk kitap 7, ikinci kitap 6’ıncı baskısını yaptı, burada da 3’üncü kitabın ilk baskısı için toplandık."
'BAŞIMIZA GELENLERİ ŞEFFAFLIKLA ÖYKÜLÜYORUM'
"Yazılar böyle peş peşe gelip akmaya başlayınca ister istemez işletme gündemimizdeki birçok konudan da yazılarımda samimiyetle söz ediyorum. Ürünlerimiz, yatırımcılarımız, pazarlama faaliyetlerimiz, reklamlarımız, arge çalışmalarımız, gıda ve beslenme üzerine kitaplar, araştırmalar, Sabri Ülker Vakfı’nın Türkiye’de, ABD’de yaptığı çalışmalar, çocuklara yönelik bastığı ve sattığı kitaplar; hepsi radarıma giriyor ve eğrisiyle doğrusuyla hepsini yazıyorum. Başımıza gelenleri şeffaflıkla öykülüyorum."
'İŞ İLE HAYAT BİRBİRİNDEN KOPUK DEĞİL'
Yazı ile kendini ifade etmek, fikir paylaşmak ve ihtiyacı olanın öğrendiğini hissetmenin insanın kendisini iyi hissetmesini sağladığını vurgulayan Ülker sözlerini şöyle tamamladı:
"İşte tam da doğru nedeni yakaladım. Yazı yazmamın, yazılarımı çeşitlendirmemin, şirketler ilgili anılara, aile yazılarına, aile anılarına yer vermenin, marka gazeteciliği sayılacak paylaşımlar yapmamın tek nedeni var kendimi iyi hissetmek. Güncel kalmak, gelişmek bana kendimi iyi hissettiriyor. Aslında bu kadar basit. Kimileri diyor ki sen iş adamısın, işini yazsana. Ben iş ile hayatın birbirinden kopuk olduğuna inanmıyorum. Hayatta ne varsa işte de o vardır. Bu yüzden hayatta ilgi alanlarımız ne kadar geniş olursa işimizde de bakış açımız o kadar geniş olur. Üstelik yazmaktan keyif de alıyorum. O yüzden devamı da gelecektir inşallah."