Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
Yiğitcan Yıldız

Otomotiv sektörü koronavirüs salgınına rağmen son yılların en hareketli dönemini yaşıyor.

Tüketici tarafındaki talep her ne kadar Türkiye otomotiv pazarını Nisan ayında Avrupa ikinciliğine yükseltse de, salgın nedeniyle üretimlerin aksaması bayilerin talebe yetişememesine yol açıyor.

Haliyle, sıfır araç bulamayan tüketici de soluğu ikinci el araçta alıyor. İşte tam da bu noktada devreye giren fırsatçılar, talepteki artışa bağlı olarak ellerindeki ikinci el araçları sıfırlarından daha pahalı olarak satmaya çalışıyorlar.

Gelişmeler, bazı modellerin ikinci el fiyatını sıfır kilometre fiyatının neredeyse yüzde 50 üzerine taşımış durumda.

Analiz şirketi Cardata'nın verilerine göre, Audi A7'nin 2020 model yılına ait 10 bin kilometre yapmış ikinci el fiyatı 1 milyon 224 bin TL seviyesinde alıcı beklerken, aynı aracın bayideki sıfır kilometre fiyatının 857 bin TL seviyesinde olduğu görülüyor. Rakamlar, bu modelin ikinci el fiyatının sıfır kilometreye göre yüzde 43 daha pahalı olduğunu ortaya koyuyor.

Mercedes'in hafifi ticari modeli Vito'da da tablo benzer. 2 yıllık 30 bin kilometredeki bir Vito'nun ikinci el piyasasındaki fiyatı 259 bin TL iken, bayide sıfır kilometre Vito'nun fiyatı ise 182 bin TL seviyesinde. Her iki Vito'nun motor, şanzıman ve donanım özelliklerinin aynı olduğunu da belirtelim.

Bu gibi örnekleri farklı markaların farklı modelleri ile çoğaltmak mümkün. Zira, birçok modelin ikinci el fiyatı sıfır kilometre fiyatının üzerinde. Cardata'nın verilerinden hazırlanan tabloda, bu durum net bir şekilde görülüyor.

Tabloda, ikinci el fiyatının sıfır kilometre fiyatından en az yüzde 15 daha yüksek olan modellere yer verildiğini de belirtelim.

'BÖYLE BİR DÖNEMİ İLK DEFA YAŞIYORUZ'

Gelişmeleri Habertürk'e değerlendiren Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın, ikinci el araç fiyatlarındaki yükselişin devam edebileceğini belirtti.

İkinci elde fiyatları düzenleyecek bir mekanizmanın bulunmadığına işaret eden Yalçın, "Otomotiv sektöründe çatı örgütler, “Türkiye İkinci El Araç Güven Endeksi” oluştururlarsa kimse tek bir ilan sitesine muhtaç kalmaz. Koronavirüs sürecinde 250 bin adete yakın araç üretilemedi. İkinci el fiyatını belirleyen en büyük faktör de zaten bu. Cebinde parası olan ve sıfır kilometre araç satın almak isteyen bir vatandaş bayiden istediği aracı bulamadı. Haliyle, ikinci ele yöneldi. Galeriler de bundan faydalandı ve fiyatları yükseltti. Bağımsız satıcılar da aynı şekilde" dedi.

Yalçın, sektördeki gelişmeler doğrultusunda ikinci el aracın yatırım aracına dönüştüğünü de vurgulayarak, "1 senelik döviz ve altın ikinci el araç kadar kazanç getirmedi. İkinci el aracın bu dönemde yatırım aracına dönüştüğünü gördük. İlk defa böyle bir dönemle karşılaşıyoruz" diye konuştu.

Bundan bir yıl önce dolar kurunun 5.74 TL, euro kurunun ise 6.54 TL olduğu göz önüne alındığında, ikinci el araç fiyatlarındaki 1 yıllık artışın döviz kurlarındaki artışı geride bıraktığı görülüyor.

Öyle ki, Cardata'nın verilerine göre son bir yıl içinde bazı modellerin ikinci el fiyatları yüzde 40'ın üzerinde artarken, döviz kurlarındaki artış yüzde 20'yi bulmuyor.

Sonuç olarak, koronavirüs salgını fabrikaların kapandığı ve satışların azaldığı küresel otomotiv sektörünü sarstığı gibi, tüketici talebinin canlı olduğu Türkiye'de ikinci el araç piyasasını adeta yerinden oynattı.

Önümüzdeki dönemde üretimlerin artacak olmasının ikinci el araç piyasasına nasıl yansıyacağını ise bekleyip göreceğiz.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri