Kasımpaşa - Fenerbahçe maçı yazar yorumları
Süper Lig'de 16. haftanın kapanış maçında Fenerbahçe, Kasımpaşa'ya konuk oldu. Sarı-lacivertli takım, Thiam (2) ve Ferdi'nin attığı gollerle sahadan 3-0 galip ayrılmayı başardı. Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Kasımpaşa'yı 3-0 mağlup ettiği maçı değerlendirdi
ÖMER ÜRÜNDÜL
Dün gece Fenerbahçe'de önemli eksikler vardı. Bazı oynayanların da maç eksiklikleri. Ama bir de dün gece şansı da vardı. Çünkü rakibi kendilerine oranla daha ciddi sıkıntı içindeydi. Kadro derinliği olmayan Kasımpaşa'nın beş ilk 11 oyuncusu yoktu. Fenerbahçe, erken skor avantajı buldu. Bundan sonra en doğru taktik plan, savunma güvencesini ön planda tutmaktı. Geride geniş alan bırakmadılar. Mecburiyetten yapısına hiç uygun olamayan sol bek olarak görevlendirilen Sadık doğru bir tercihle sadece asli defansif görevine odaklandı. Yusuf Erdoğan'a adeta adım attırmadı.
İlk devrenin en istekli ve hareketli ismi Thiam bir kaçırdı, iki de gol attı. 2. yarıda F.Bahçe aynı oyun planına devam etti. Kasımpaşa, erken yediği golden sonra geride tedbiri bırakmayan F.Bahçe karşısında maç öncesi düşündüğü geniş alan kontrataklarına hiç fırsat bulamadı. Yerleşmiş savunmaya hücum edince de pozisyon bulamadılar.
Sonuçta F.Bahçe mutlak kazanmak zorunda olduğu karşılaşmadan 3 puanla ayrıldı. Mert Hakan'da fiziksel kıpırdanma var ama yeterli değil. Ozan hastalık geçirmesine rağmen sezon başından beri iyi çalıştığı için yine mümkün olduğunca koştu. Güzel bir gol atan Ferdi, bu kadar eksik varken bile niye son dakikalarda girdiğini iyi düşünüp bir öz eleştiri yapması lazım.
Gelelim Pelkas olayına… Sezon başından beri Erol Bulut'u bu konuda eleştiriyorum. Pelkas'ın gerçek yeri 10 numara. Kesinlikle kanat forvette başarılı olamaz diye. Dün gece 10 numara pozisyonunda ne kadar faydalı olacağını gösterdi. Aslında Sosa hazır olsaydı Bulut, Pelkas'ı Sinan Gümüş'ün yerinde oynatırdı.
ALİ GÜLTİKEN
Futbolda oyuncuları doğru yerde kullanmak en önemli şeylerden bir tanesidir. İyi oyuncu olmak ayrı bir şey, iyi oyuncunun kendini en iyi hissettiği pozisyonda oynaması farklı bir şey. Çünkü futbol performansa dayalı bir oyun. Performans dediğiniz şey de oyuncunun kendini rahat ve etkili hissettiği yerde oynaması ile ortaya çıkar.
Erol hoca kararları ile dün akşam maça ciddi derecede etki etti. Thiam'ın santrforda oynatılması, Pelkas'a 10 numara pozisyonunda görev verilmesi ve iki kanat oyuncusu Valencia ve Sinan'ın kenarlarda oynatılması ile F.Bahçe forvet pozisyonunda çok ciddi işlerlik kazandı. Bu işleyiş de hem pozisyonları hem de ilk yarıda golleri getirdi.
Sezon başından bu yana Fenerbahçe'nin en büyük sıkıntısı forvet hattını oturtamamasıydı. Burada birçok oyuncu ile alternatifli seçimler yaptı. Fakat birkaç maç dışında zorlandığını gördük. Sebebi, bahsettiğimiz doğru fonksiyondaki oyuncuların seçimiydi. Bir de santrforda Samatta, Cisse ve Ademi arasında gidip gelmesi oldu. Ama dün akşam gördük ki Thiam da bu rekabetin içerisinde 'Ben de varım' dedi.
İşin savunma yönündeyse Gustavo'nun merkezde oynaması, kulübedeki Lemos'a hâlâ güven oluşmadığını gösteriyor. Sadık'ın son dakika Novak'ın yokluğunda solda şans bulması oyun içerisinde F.Bahçe savunmasına da ayrı bir güvenlik getirdi. Belki hücum anlamında çok fazla etkinliği olmadı ama F.Bahçe'nin rakibe çok pozisyon vermemesinde önemli bir katkısı oldu. F.Bahçe çok fazla oyuncuya sahip olmanın bazen avantajlarını bazen de seçimde zorlanarak dezavantaj yaşadığı süreci dün akşam Kasımpaşa galibiyeti ile başka bir evreye taşıdı. Hem takım içi oyuncu rekabetini hem de gelecek adına ümitlerini büyüttü.
İLKER YAĞCIOĞLU
Zorlu Ocak ayı fikstürüne Kasımpaşa maçıyla başlayan Fenerbahçe tabiri caizse çok fazla zorlanmadan 3 puanın sahibi oldu. Hafta arası oynayacağı Alanyaspor maçı öncesinde moral kazandı. Çok yüksek bir tempoda bir maç olmadı ama Fenerbahçe defansif yönden hiç zorlanmadan maçı tamamladı. Bunda bütün oyuncuların takım savunmasına katkı vermesi önemli bir rol oynadı.
Kanatlarda Sinan çok çalıştı. Sol bekte oynayan Sadık rakibin en etkili oyuncusu Yusuf'u sahadan sildi. Mert yine en çok mücadele eden oyunculardandı. Ama gecenin en başarılı isimleri Pelkas ve Thiam'dı. Pelkas'ın forvet arkasında oynadığı zaman Fenerbahçe'nin hücum aklı olacağını gördük. Thiam da ligdeki ilk gollerini atarak bundan sonraki süreçte "Ben de varım" dedi.
Gelelim gecenin olayına... F.Bahçe maçı kazandığı için belki çok gündeme gelmeyecek ama ilk devre olan yüzde yüz bir penaltı pozisyonu var. VAR'daki Zorbay Küçük'ün muhakkak çağırması gereken pozisyonda neden çağırmadığını merak ediyorum. Bu standartsızlık devam ettiği müddetçe hiç kimse hakemlere güvenmez. Bu tartışmaların da sonu gelmez.
OKTAY DERELİOĞLU
Fenerbahçe, Kasımpaşa maçından önce oynadığı Başakşehir galibiyetiyle özgüven kazanmıştı... Fenerbahçe zirveden kopmamak adına Kasımpaşa karşısında kazanmak zorundaydı. İki takımın kadrolarını gördükten sonra Fenerbahçe'nin galibiyete daha yakın olan taraf olduğu net olarak gözüküyordu. Nitekim maç başladıktan sonra Fenerbahçe oyunun her alanında rakibinden üstündü.
İlk golden sonra da daha da rahatladılar. F.Bahçe'nin 3-0'a rağmen hücumda daha üretken olmasını beklerdim ama yine de bu tip maçlarda puan kaybetmemek önemli. Fenerbahçe, Başakşehir'den sonra Kasımpaşa'yı da geçmeyi başardı. Ancak Erol Bulut'un bu maçın analizini iyi yapması gerekiyor. Önemli eksikleri olan bir takıma karşı hücumda daha etkili bir Fenerbahçe izleyebilirdik. Sonuçta kazanan her zaman haklıdır. Bu futbolun gerçeği...
REHA KAPSAL
F.Bahçe'nin eksikleri olduğu gibi Kasımpaşa'nın da eksikleri vardı. Tabii ki Paşa'nın eksikleri, kadro derinliği fazla olmadığından saha içinde hissedildi. Erol Bulut hem Covid olan, hem Covid'den dönen hem sakatlıktan dolayı savunma merkezinde, sol sol kenarda ve de orta sahada bu bölgenin oyuncusu olmayın isimleri tercih etti. Bu da ister istemez oyun kalitesini etkiledi.
Daha fazla bireysel oyuncularla rakip yarı alanda problemi çözme düşüncesiyle kurgulanan oyun tercihi vardı. Özellikle de takımda belirleyici tek oyuncu olan, rakip yarı alanda orta saha-hücum bağlantısını kurabilecek Pelkas, maçın F.Bahçe'nin lehine gelmesinde baş aktördü. Yeri geldiğinde de pas oyununa çok fazla müsait oyuncu olmadığından orta sahaya gelip yardım etti. Savunmanın önünden aldığı toplarla takımını hücuma çıkarttı.
F.Bahçe'de oyunculara bakıldığında top tekniği yüksek, oyunu kuracak oyuncu Pelkas'tı. Daha önce sol çizgide oynaması da doğru değildi. Oynayacağı tek yer santrfor arkasıydı. Thiam'la iyi bir ikili oyun oynadılar. F.Bahçe, oyuncu özelliklerine bakıldığında kaleye daha hızlı gidebilen oyunu tercih etti.
Eldeki kadroya bakıldığında doğru tercihti. F.Bahçe, belki ön alan baskısı yapmadı, topa çok sahip olarak oynamadı ama nasıl skor alacağını bilerek galip gelmeyi başardı. Belki hala istenilen, sağlam, tutarlı, sürdürülebilir, her hafta gelişen bir oyun bulunamadı fakat eksikler geldikten sonra takımın son halini görmek gerekir. Bu kadar eksik kadroyla ve de kesin galip gelmesi gereken bir maçta rakibe hemen hemen hiç pozisyon vermeden farklı bir skorla maçı tamamlamak önemliydi.
Saha içindeki motivasyonu ve kazanma isteğini üst seviyeye çekmek, eldeki oyuncularla galip gelebilmek için oyun bulmak, belirli süre sıkıntılı gittikten sonra Başakşehir galibiyetinden sonra Kasımpaşa'da galibiyetten başka bir skor almak da kritikti. Böyle günlerde bazen teknik direktör olarak burda göstereceğiniz beceri çok önemlidir. Oyunu erteleyip skora oynarsınız. Erol hocanın da yaptığı tam olarak buydu. Çünkü 'zorluklar en iyi öğretmendir.'