İşte çarpıcı bir hayatın öyküsü..
Ufuk Güldemir hastalığının ardından ilk kez Habertürk dışında bir kanala konuk oldu.
Ufuk Güldemir hastalığının ardından ilk kez Habertürk dışında bir kanala konuk oldu. Duayen gazeteci Güneri Cıvaoğlu, Şeffaf Oda’da,Türk Medyası’nın mücadeleci ismi, Ufuk Güldemir’i ağırladı.
Ufuk Güldemir, yıllardır Washington’da gazete temsilciliği yaptı...Türkiye’nin en çok okunan gazetelerini, en çok izlenen televizyonların haber merkezlerini yönetti. Sonra mücadeleci ruhunun sesini dinledi, bildiği yoldan gitti ve kendi medyasını kurdu, patron oldu… ÖLÜME TOKAT Ve amansız bir hastalığın pençesine düştü. Pes etmedi. Mücadele etti. Tam her şey bitiyor deniyordu ki ölüme sıkı bir yumruk attı ve hayata yeniden sarıldı. GÜLDEMİR GİTARIYLA ‘ŞEFFAH ODA’ DA Başarılı gazeteci Ufuk Güldemir, kanser olduğunu nerede ve nasıl öğrendi? Zor günlerinde ne hissetti, neler yaşadı? Ölümcül hastalığın üstüne kararlılıkla nasıl gitti, kimlerden güç aldı? Hastalığı nasıl alt etti? Avcılık tutkusu ona neler kazandırdı? Hayattan beklentileri neler?
Öldükten sonra Haber Türk’ün önünden hangi şarkıyla uğurlanmak istiyor? Eşi Gaya piyanoyla ne çaldı… Ufuk Güldemir gitarıyla ona nasıl eşlik etti? Usta gazeteci ve medya patronu Ufuk Güldemir hastalık sürecinde yaşadıklarını, kanseri yenme öyküsünü ve çok özel sırlarını duayen gazeteci Güneri Cıvaoğlu ile paylaştı… Programın sürpriz isimleri ise: Sedat Ergin, Hasan Cemal, Gülgün Feyman, Melih Meriç, Uğur Ergun, Murat Ongun, Serfinaz Ergun, Vahit Alpata, Akın Öngör, Taki Doğan ve Ufuk Güldemir’in kızı Su… oldu. En yakınındakilerden Ufuk Güldemir’e anlamlı mesajlar geldi… Ufuk Güldemir, en yalın hali ve tüm içtenliğiyle hayatını usta gazeteci Güneri Cıvaoğlu’na araladı… İŞTE O ODADAKİ SÖYLEŞİDEN ÇARPICI ÖZETLER… Güldemir; “Ailem kanser oluyor ama buna teslim olmuyorlar. Ben de kanser olduğumu öğrendiğimde, “Bunu yeneceğim, teslim olmayacağım.” dedim. Ölümlü insan gibi yaşamayı öğrendim. HABERTÜRK’ün kuruluşunda da bu var… Cıvaoğlu: Hasan Cemal sana başka işler önerdi. ‘Sen şunu yap..’ diye . Ama sen istemedin.. Güldemir; Ben öyle bir iş yapmalıydım ki, başarılı olursam beni kimse kovmasın. Cıvaoğlu; Hastalığınla ilgili olarak ‘Neden ben” diye sordu mu?’ Güldemir; Evet, ama sonra bundan vazgeçiyorsunuz. Mantığıma diyorum ki bu soruyu sorma.. Ölümsüzlükten ölümle tanıştım. Bir de ölümlü olmayı öğrenmek… Cıvaoğlu; İsyan patlaması oldu mu? Güldemir: İsyan patlaması oldu. O günlerde çok iyi mesajlar aldım. Arkadaşlarım bana dostluklarını hissettirdi. Bunu koparma kararı aldığımda iyileşme süreci başladı. Koparamıyorsunuz. Ama yok edebiliyorsunuz. Bu kararı aldıktan sonra dönüşüm başladı. Ölümlüyüm… Kanserle yaşamayı öğrendim. Kanserle yaşanabilir. Geriletip, itip, küçültüp mücadele edebilirsiniz. Kimin neden öleceği belli olmaz Cıvaoğlu: Kader ile yazgı arasındaki fark bu… Kader inancın, doğanın çizdiği bir şey.. Yazgı senin yazdığın… Güldemir: Bu benim içimden geçen iki kelimeyle ifade ettiğim bir hayat… İlk sonuç pankreas tümöründe küçülme, metastaslarda gerileme. Karaciğer tümörleri durdu. Yoğunluğunu kaybetti. Kanser dokuları yerini nasırımsı dokulara bıraktı. Cıvaoğlu: Sana uygulanan ilaç?.. Güldemir: Bu 3 ilacı ilk kez denediler… 15 kişide denendi. Beni gören iki Türk doktoru da bu tedaviyi önermişlerdi. Bu tedavide olumlu sonuçlar alındı. Cıvaoğlu: ‘Başarıl genel yayın müdürlüğünün sırrı nedir?” Güldemir: Sabahları yürüyeceksin… Oksijen alacaksın… Sabahları yürümek, temiz havada dolaşmak, hafta sonunda ava gitmek… Doktor şaşırıyor diyor ki ‘aynı ilaçlarla yatağa düşenler var…” Ben ava gittim. Gaya ile birlikte Alaska’ya gittik. Muhteşem bir yer. Alaskalılar ‘Allah’ın ülkesi’ diyor. Ömer Borovalı’nın yardımıyla bulduğumuz bir organizasyona katdıldık. Ben sadece iş hayatımı değil hobilerimi de hırsla yaptım. Cıvaoglu: Şu Markopolo… Güldemir: Dünyanın en iyi koyunu… Öküzün sırtında bir hafta, Pamirlerde… İş gibi yaptığımın farkındayım.. Biraz kepenk kapatmak lazım…Ben gece gündüz çalışan bir insanım… En erken gelir, en geç çıkardım. Arkadaşlarım şaşırırlardı. Ama biraz kepenkleri kapatmak lazım… Daha yavaş giderdi her şey. Öyle yapmalıymışım her şeyi hızlı yaptım… Kanser de hızlı geldi… Cıvaoglu: Allah gecinden versin… Öldüğünde ne yapılması gerektiğini önceden yazdım diyorsun… Güldemir: Benden sonrası tufan diyemezsiniz. Benden sonra HABERTÜRK’ün önünde tören yapsınlar. Frank Sinatra’nın My Way’ini çalsınlar istiyorum… Bir çok insan kendi yolundan yapıyor... Ama bu yol benim yolumdu bunun bilinmesini istedim.
Gaya sıkı bir Schopen’ci. Evimizde piyano var. Nadir Nadi’yi çok iyi anlıyorum. ‘Mozart’ın ilk namelerini duyduğumda ruhumu hoşluk kaplıyor’ derdi yazdığı kitapta.. Aynen öyle… Ben eskiden beri gitar çalarım… Zaman zaman doğum günümde alınan yeni gitarımla Gaya’ya eşlik etmeye çalışıyorum…