OECD Ticaret ve Tarım Direktörü Jansen: Türkiye'nin kritik minerallerde potansiyeli muazzam
'OECD Kritik Mineraller Forumu' OECD İstanbul Merkezi'nde gerçekleştirildi. Etkinlik için Türkiye'de bulunan ve Habertürk'ten İrem Kuşoğlu Görgü'nün sorularını yanıtlayan OECD Ticaret ve Tarım Direktörü Marion Jansen, OECD tarafından hazırlanan 'Kritik Hammaddelere Yönelik İhracat Kısıtlamaları Envanteri'nin 2026 Güncellemesi' başlıklı çalışmasının ayrıntılarını anlattı. Forumun İstanbul'da düzenlenmesinin tesadüf olmadığını belirteren Jansen Türkiye'nin stratejik önemine vurgu yaparak "Türkiye'nin potansiyeli muazzam" derken, küresel ticaretin geleceği hakkında uyarılarda bulunarak "İhracat kısıtlamalarının kullanımı artmaya devam ediyor. Bu, üst üste kısıtlamaların arttığı 15. yıl; yani bu eğilim tam 15 yıldır aralıksız sürüyor. Bu hiç de iyi bir haber değil" ifadelerini kullandı
'OECD Kritik Mineraller Forumu' OECD İstanbul Merkezi'nde gerçekleştirildi.
Açılış törenine OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da katıldığı etkinlikte, OECD tarafından hazırlanan ‘Kritik Hammaddelere Yönelik İhracat Kısıtlamaları Envanteri’nin 2026 Güncellemesi’ başlıklı çalışmasının lansmanı da gerçekleştirildi.
Etkinlik için Türkiye'de bulunan OECD Ticaret ve Tarım Direktörü Marion Jansen de, Habertürk Enerji Editörü İrem Kuşoğlu Görgü'ye etkinliğin ve lansmanın ayrıntılarını aktardı.
"TÜRKİYE'NİN KRİTİK MİNERALLERDE POTANSİYELİ MUAZZAM"
Jansen, forumun İstanbul'da düzenlenmesinin tesadüf olmadığını belirterek Türkiye'nin stratejik önemine vurgu yaptı ve "Türkiye'nin potansiyeli muazzam; OECD olarak bu forumu burada gerçekleştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
Jansen Türkiye'nin bu potansiyelinin arkasında pek çok sebep olduğunu ifade ederken "İlki, sizin de belirttiğiniz gibi, kritik ham maddelerin hem ham madde hem de işleme aşamasında tedarikçi olması; ikincisi, geçiş sürecinde bir kolaylaştırıcı rolü üstlenmesi. Üçüncüsü ise, ki buna tekrar değineceğim, projelerin finansmanı konusu" dedi ve sözlerine şu şekilde devam etti:
"Tedarik konusuna gelecek olursak; Türkiye halihazırda belirli kritik ham maddelerin önemli bir tedarikçisi konumunda. Burada ilk özellikle bor minerali aklıma geliyor ancak oldukça önemli nadir toprak elementi rezervleriniz de bulunuyor. Dolayısıyla lojistik ve transit geçiş güzergahı olma noktasında çok daha önemli bir aktör haline gelme potansiyeli yüksek. Türkiye'nin Asya ile Avrupa, Afrika ile Avrupa ve Afrika ile Asya arasında bir köprü olduğunu anlamak için sadece tarihe ve coğrafi konumunuza bakmak yeterli. Yani bu alanda kesinlikle devasa bir potansiyel var. Bahsettiğim üçüncü unsur olan finansman tarafında ise; OECD bünyesinde Resmi Destekli İhracat Kredileri Düzenlemesi’ni yürütüyoruz; Türkiye de bu düzenlemenin bir üyesi ve gelecekte bu mekanizmanın, kritik ham madde yatırımlarının finansmanında çok daha büyük bir rol oynamasını bekliyoruz."
"İHARACAT KISITLAMALARI ARTMAYA DEVAM EDİYOR, BU İYİ HABER DEĞİL"
OECD tarafından bugün yayımlanan 2026 Kritik Ham Maddeler İhracat Kısıtlamaları Envanteri raporuna değinen Jansen, küresel ticaretin geleceği hakkında uyarılarda bulunarak "İhracat kısıtlamalarının kullanımı artmaya devam ediyor. Bu, üst üste kısıtlamaların arttığı 15. yıl; yani bu eğilim tam 15 yıldır aralıksız sürüyor. Bu hiç de iyi bir haber değil" ifadelerini kullandı.
Fark ettikleri bir diğer detayın bu kısıtlamaları giderek daha fazla ülkenin uyguluyor olması olduğunu ifade eden Jansen "Yeni kısıtlamalar getirme konusunda en aktif olan ülkeler; verileri toplamaya başladığımız 2010-2011 yıllarında bu alanda hiç aktif olmayan ülkelerdi. Yani ihracat kısıtlamaları çok daha geniş bir alana yayılmış durumda. Bu da kritik ham madde ticareti açısından iyi bir gelişme değil. Üçüncü unsur ise, en ağır ihracat kısıtlaması türlerinin giderek daha fazla kullanılması. Özellikle 'ihracat yasakları' kullanımında çok keskin bir artış görüyoruz. Bu, kritik ham maddelere erişimin tamamen durdurulması anlamına geliyor. Bu durum hem kritik ham madde ticareti hem de tedarik zincirlerinin dayanıklılığı için kötü haber niteliği taşıyor" dedi.
"AB TEDARİK KAYNAKLARINI ÇEŞİTLENDİRDİ, ANCAK KONU HALA ZORLU BİR MESELE"
Jansen, röportajda son olarak tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artırmak için finansal iş birliğinin ve standartların önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Son yıllarda iki şey değişti. Birincisi, kritik ham madde piyasaları hem ham madde hem de işleme aşamasında giderek daha fazla yoğunlaştı. İkincisi ise, daha önce de belirttiğim gibi, giderek daha fazla ülke kritik ham maddelere erişimi durdurmak için ihracat kısıtlamalarına başvurmaya istekli hale geldi. Tüm bunlar, tedarik zinciri dayanıklılığı için kötü haberler.
Bugün yayımladığımız 'Kritik Ham Maddeler Üzerindeki İhracat Kısıtlamaları Envanteri' raporumuza göre AB, zaman içinde bu kısıtlamalardan daha az etkilenir hale geldi. Bunu da tedarik kaynaklarını çeşitlendirerek başardı. Ancak çeşitlendirme hala zorlu bir mesele olmaya devam ediyor.
Yapılması gereken; madencilik, işleme aşaması veya her ikisinde birden yeni yatırım projelerini hayata geçirmek için farklı aktörleri bir araya getirmek ve finansman tarafını organize etmektir. Tabii ki OECD perspektifinden bakıldığında; kritik ham maddelerin tedarik zinciri ve son kullanımı boyunca OECD üyelerinin uygulanmasını beklediği standartları karşılamak için de birlikte çalışmak gerekiyor."