Soğuk hava, sıcak çorba ve artan açlık: Vücut ne anlatıyor?
Kışın gelen açlık hissi sadece sofrayla ilgili değil. Vücut, soğukla birlikte daha fazla enerji harcarken beyin "yakıt al" komutunu daha sık veriyor. Peki bu süreç nasıl işliyor?
ABONE OLKış aylarında artan iştah, irade eksikliğinden çok akıllı bir bedenin sinyali. Soğuk hava, metabolizmayı ve hormonları etkileyerek yeme isteğini artırıyor.
Bedenin görünmez sobası, hormonların fısıltısı ve evrimden kalan bir refleks
Kış geldiğinde sadece kabanlarımız kalınlaşmaz; iştahımız da sessizce büyür. Bir kase çorba, fırından yeni çıkmış ekmek ya da “bir parça” çikolata… Soğuk günlerde midenin daha sık konuşmasının tesadüf olmadığını bilim söylüyor. Peki beden, termometre düştüğünde neden “yakıt lazım” diye sinyal veriyor?
Soğukla karşılaşan vücut, ısısını sabit tutmak için daha fazla enerji harcar. Bu sürece termogenez denir. Özellikle kahverengi yağ dokusu (brown fat), soğukta adeta bir soba gibi çalışarak kalori yakar ve ısı üretir. Daha çok enerji yakmak, daha çok yakıt ihtiyacı demektir. Yani iştah artışı, bedenin “ısınma faturası”dır.
İştahın arkasındaki görünmez orkestra hormonlardır. Soğuk havalarda ghrelin (açlık hormonu) artma eğilimindeyken, leptin (tokluk hormonu) sinyali görece zayıflayabilir. Sonuç nettir: Beyne giden mesaj “Bir şeyler yemelisin” olur.