Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTÜRK SPOR | MERİÇ MÜLDÜR

Dünkü yazımızda Şenol Güneş’in takımdan ayrılmanın eşiğine geldiğinden bahsettik. Bugün de hocadan devam edelim. Çok enteresan takıntıları var Şenol Hoca’nın... Ümraniye’de sandalye düzeninden, masa örtülerine kadar her şeye eli değiyor. Demek ki yapısı böyle. Fatih Terim, Mustafa Denizli çok mu farklı? Demek ki büyük hocalar hep böyle. Demek ki Şenol Güneş’in genetiğinde var, saygı duymak gerekir. Ama öyle bir şey duydum ki kulaklarıma inanamadım. Yine birileri ipe sapa gelmez yakıştırmalar yapacak olsa da yazmak zorundayım. Bu ülkede futbol dünyasında insanlar kafalarına taş düşse Aziz Yıldırım’dan biliyorlar ya meğer Şenol Hoca’da da bu takıntı had safhadaymış. Örnek mi? Hemen yazalım...

YÖNETİCİLER BİLE ŞAŞIRIYOR...
Ligin 19 haftası. Beşiktaş lider. Trabzon ile zorlu bir 90 dakikaya çıkacak. Bir maçı eksik ve Fenerbahçe’nin soluğunu ensesinde hissediyor. Ligin ilk devresindeki maçı Trabzon 2-1 kazanmış, Beşiktaş ikinci maç için Trabzon’a gidiyor. Bordo-Mavililer bu sezon bekleneni veremese de şampiyonluk virajında tehlikeli bir dönemeç Trabzon deplasmanı. Ama hava şartları, kar kış kıyamet. Beşiktaş kafilesini taşıyan uçak olumsuz hava şartları nedeniyle Trabzon Havalimanı’na inmekte zorlanıyor. Uçak havada tur atarken Şenol Hoca’dan, yöneticiler de dahil herkesi şaşırtan bir tepki geliyor: “Bunu Aziz Yıldırım yaptırıyor!.” Takım Trabzon’a ulaşmasına ulaşıyor da haliyle maç erteleniyor.

YİNE HERKES HAYRET İÇİNDE
Bir başka seyahat.. Takım bu kez İstanbul’a dönüşte Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş yapıyor. Ancak uçak her zamanki gibi körüğe yanaşmıyor da havalimanındaki yoğunluk nedeniyle açığa park ediyor. Şenol Güneş’in ağzından çıkan sözler yine herkesi hayretler içinde bırakıyor: “Bu havaalanının işletmecisi Fenerbahçe’nin eski yöneticisi. Bu işte Aziz Yıldırım’ın parmağı vardır!” Hocanın bu çıkışlarını ciddiye mi alsak, Karadenizliler’in esprili kişiliğine mi yorsak bilemedim. Beşiktaşlı yöneticiler, ciddiye aldığına göre demek ki Şenol Hoca’da da ciddi ciddi Aziz Yıldırım takıntısı var.

FUTBOLCULAR: "BİZİ ARENA'YA GÖTÜRÜN
Beşiktaş Vodafone Arena’nın yapımı sürüyor, işçiler 24 saat mesai yapıyor, stadı sezon bitmeden yetiştirmek için harıl harıl çalışıyordu. Fikret Orman son 3 maçı yeni statta oynamak istediklerini ısrarla söylerken, bazı cepheler başkanın yanlış yolda olduğunu ileri sürüyor, bu planın takıma zarar vereceğini dile getiriyordu. Yani “Stadı yıkamaz, yapamaz” diyenler şimdi de farklı bir yıpratma, yıldırma politikası uyguluyordu. Açılış günü yaklaştıkça heyecan da artıyordu. Tam da bu aralar Kasımpaşa maçı vardı. Yönetim ise bu maç öncesinde tesislerde değil de otelde kamp kararı aldı. Şenol Güneş’in talebi üzerine... Futbol takımı Kasımpaşa sınavı öncesinde Swissotel’de kampa girdi. Yani Vodafone Arena’nın 500 metre ilerisindeki otelde. Futbolcular stadın son halini merak ettiler ve görmek istediklerini söylediler. Başkan da talimat verdi, takım otobüsle stada geldi.

YÖNETİMDEN HOCAYA, OTEL VETOSU

Fakat bu bile eleştiri konusu oldu. Kasımpaşa mağlubiyeti futbol takımının Arena ziyaretine bağlandı! Dolayısıyla da başkana. Hemen ardından da Vodafone Arena’nın açılış maçı olan Bursaspor karşılaşması geldi çattı. Şenol Hoca Kasımpaşa maçında olduğu gibi kalan 3 maç için de otelde kamp istediyse de bu önerisi “yüksek maliyet, gereksiz masraf” gerekçeleriyle kabul görmedi. Başkan, hocaya şu mesajı iletti: “Takım Vodafone Arena’ya gelirken semtin içinden geçsin. O havayı koklasın, o duyguyu yaşasın. Bu takım da bunu ilk kez görecek, yaşayacak futbolcular var.”

"GÖNÜL RAHATLIĞI İLE ALIN"
Stoper faciaları çok sezon Beşiktaş’a pahalıya mal olmuştur. Yıllardır şansı yaver gitmez stoperler konusunda. Bu sezon da öyle oldu. Ersan Gülüm’e ciddi bir talip çıkınca yönetim riski de göze alıp kilit isimlerinden birini elden çıkarmak zorunda kaldı. Ama Beşiktaş bu. Ersan gönderilirken Rhodolfo’ya güveniliyordu. Şanssızlık bu ya ertesi günü Rhodolfo sakatlandı, sezonu kapattı. Allah’tan Marcelo hamlesi yapılmış da işler sarpa sarmadı. Marcelo’nun transferi de nokta atışı oldu. Riskli de bir transferdi ama işler yolunda gitti. Riskliydi çünkü iyi futbolcu da olsa küme düşme potasındaki, ligin son sırasındaki bir takımda oynuyordu. Alman Bundesliga’da Hannover 96’da. Beşiktaş’ın kurmayları da haliyle tereddüt yaşıyordu. Bu tereddütü gideren isim Hannover takımının eski hocası Tayfun Korkut oldu.

MİLOSEVİC GİTTİ BREZİLYALI GELDİ
Scout ekibinin lideri, başkanın danışmanı Fikret Demirer, Marcelo konusunda Tayfun Hoca’ya danıştı. Tayfun Korkut’un yanıtı, “Çok paranız varsa istediğiniz ismi alın. Ama paranız yoksa Marcelo’yu gönül rahatlığıyla alın” oldu. İşte bu sözler Marcelo’ya Beşiktaş’ın kapılarını açtı. Gayet de mantıklı bir alışveriş ile. Milosevic, Hannover’e verildi, karşılığında Marcelo geldi.